Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/988

Karar No

2026/115

Karar Tarihi

10 Şubat 2026

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/988 Esas
KARAR NO : 2026/115
DAVA : İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki))
DAVA TARİHİ : 27/10/2025
KARAR TARİHİ : 10/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin dava dilekçesini özetle; Müvekkilinin -------- İli, -------- İlçesi, --------- Mahallesi, ------- Ada, --------- Parsel, -------- Blok,------- Kat, ------- Bağımsız Numaralı taşınmazın maliki olduğunu, iş bu taşınmazın 30/05/2019 tarihinde --------- yevmiye numarası ile müvekkili tarafından satış yoluyla edinildiğini, dava konusu taşınmaza davalının alacaklı olduğu 30/05/2019 Tarih, --------- Yevmiye No, 30/05/2020 tarihine kadar süreli ve 250.000,00 TL bedel ile ipotek tesis edildiğini, bahse konu ipotek şartların oluşmasına rağmen haksız olarak terkin edilmediğini, müvekkili --------- dava konusu taşınmazı davalı taraf yetkilisi --------- tarafından devri gerçekleştirirken aslında şerhin kendisiyle alakalı bir borç ilişkisi değil; 3. Kişi olan '---------' adında bir şahıs nedeniyle şerhin kurulduğunun belirtildiğini, bu gerçekliğin müvekkil ile davalı şirket yetkilisi --------- arasında --------- Mesajlaşmalarında mevcut olduğunu şerhin asıl saiki 170.000,00 TL'den oluştuğunu, müvekkilinin yanılmasına sebebiyet verecek şekilde 250.000,00 TL olarak tapu şerhine işlendiğini, bu yanılmaya sebebiyet veren davalı şirket ve yetkilisinin sunmuş oldukları mesaj kayıtlarında görüleceği üzere asıl borcun 170.000,00 TL olduğunu kabul ettiğini, kalan bakiye 80.000,00TL 'nin gerekirse nakit olarak alındığını beyan edeceklerini taahhüt ederek, şerhi kaldırma yönünde beyanda bulunduklarını, asıl borç ilişkisi olan 170.000,00 TL müvekkil tarafından 31/05/2019 tarihinde 75.000,00 TL, 31/05/2019 Tarihinde 45.000,00 TL ve 04/09/2019 tarihinde 50.000,00 TL olacak şekilde davalı şirket adına kayıtlı İBAN adresine ödemeyi yaptığını, her ne kadar ödemelerin şerhin terkin tarihi olan 30/05/2020 tarihinden önce yapılmış olsa da ipoteğin fekki 5 yıllık süre geçmesine rağmen sağlanmadığını, müvekkilinin yurt dışında ikamet ettiğini, tapu işlemleri esnasında işbu davaya konu olan taşınmazı edinme amacıyla ülkemizde bulunduğu sırada davalı şirketin vaatlerine itimat ettiğini, ülkemizde işleyişin bu yolla ilerlediği ifade edilmesi sebebiyle tüm samimiyetiyle güvenmiş fakat güveni kötüyle kullanarak yanıltıldığını, 80.000,00 TL fazla olan ipotek miktarının fark etmeden imza atmasına sebebiyet verildiğini, defalarca mesajlaşmalarda bu bakiyenin kendisine ait olmadığını davalı şirket beyan etmişse de ipotek 5 yıllık süreye rağmen terkin edilmediğini, taşınmaz üzerinde bulunan ipoteğin süreli bir ipotek olduğunu, süresinin 30/05/2020 tarihinde son bulduğunu, Türk Medeni Kanunu Madde 883’e göre “Alacak sona erince ipotekli taşınmazın maliki, alacaklıdan ipoteği terkin ettirmesini isteyebilir” şeklinde olup; borcun sona ermesi hâlinde, borçlunun ipoteğin terkin edilmesini istemesi, bu talebine cevap alamaması hâlinde dava açma hakkı olduğunu, müvekkilinin taşınmazı üzerinde tesis edilen ipoteğin terkini hususu --------- Noterliği’nin 07/10/2025 Tarih ve --------- Yevmiye No’lu ihtarnamesi ile davalıya ihtar edilerek süre verildiğini, ihtarnamenin davalıya tebliğini müteakiben ipoteğin sulh ile terkin edileceği inancıyla taraflarınca yaklaşık 1 ay beklenmesine rağmen davalı ipoteğin terkini için hiçbir işlem veya girişimde bulunmadığını, müvekkilin davalıya karşı sözleşmeden veya protokolden kaynaklı herhangi bir borcu da bulunmadığı açıkça görüldüğünü, davanın kabulüne ------- İli, ------- İlçesi, --------- Mahallesi, ------- Ada, ------- Parsel, ------ Blok, ------- Kat, --------- Bağımsız Numaralı No’da kayıtlı taşınmaz üzerindeki, 30/05/2019 Tarih ve 250.000,00 TL Bedelli İpoteğin Kaldırılmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesini özetle; Davacının talebinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, söz konusu ipoteğin fek edilmemesinin sebebi davacının halen müvekkil şirkete borcunun bulunması olduğunu, ancak taraflar arasında akrabalık ilişkisinin bulunması sebebiyle ipoteğin fek edildiğini, tapu sicil müdürlüğünden akıbet sorulduğunda söz konusu ipoteğin kaldırılmış olduğunun mahkemeye bildirileceğini, davaya konu ipoteğin kalkmış olması sebebiyle davanın konusu kalmadığını, her ne kadar davacının ipoteğin fekkine yönelik talebi haksız ve hukuk dışı ise de ipoteğin müvekkil şirket tarafından iyi niyete dayalı olarak kaldırılmış olması sebebiyle konusuz kalan davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Talep; -------- İli --------- İlçesi --------- Mahallesi -------- ada --------- parsel, -------- Blok, ------- katı -------- bağımsız numaralı taşınmazda tesis edilmiş olan 30/05/2019 tarih ve --------- yevmiye numaralı ipotekli satışı işleminden doğan 250.000,00 TL bedelli ipoteğin kaldırılması, aksi kanaat halinde ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunun veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nın 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin, diğeri içinde ticari iş sayılması davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır.Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemelerce re'sen incelenir. Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur. Türk Ticaret Kanununun 3. Maddesinde , "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." düzenlemesi getirilmiştir. TTK'nın 14. maddesine göre " bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir." Aynı Kanunun 17. maddesi hükmüne göre de ; iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir." düzenlemesi yer almaktadır. HMK Madde 2’ye göre, “Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk mahkemesidir.”Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek yapılan incelemede ; davacı vekili -------- İli, --------- İlçesi, -------- Mahallesi, -------- Ada,------- Parsel,------- Blok, ------- Kat, -------- Bağımsız Numaralı taşınmaza davacının malik olduğunu, iş bu taşınmazın 30/05/2019 tarihinde -------- yevmiye numarası ile satış yoluyla edinildiğini, dava konusu taşınmaza davalının alacaklı olduğu 30/05/2019 Tarih, --------- Yevmiye No, 30/05/2020 tarihine kadar süreli ve 250.000,00 TL bedel ile ipotek tesis edildiğini, bahse konu ipotek şartların oluşmasına rağmen haksız olarak terkin edilmediğini, dava konusu taşınmazın davalı yetkilisi --------- tarafından devri gerçekleştirirken aslında şerhin kendisiyle alakalı bir borç ilişkisi değil; 3. Kişi olan '---------' adında bir şahıs nedeniyle şerhin kurulduğunun belirtildiğini beyan ederek -------- İli -------- İlçesi --------- Mahallesi ------- ada -------- parsel, -------- Blok, -------- katı --------- bağımsız numaralı taşınmazda tesis edilmiş olan 30/05/2019 tarih ve --------- yevmiye numaralı ipotekli satışı işleminden doğan 250.000,00 TL bedelli ipoteğin kaldırılması talep etmiş olup yargılama sırasında davalı vekili ipoteğin kaldırıldığını beyan etmiştir. Davacı vekili ise ipoteğin davadan sonra kaldırıldığını yargılama gideri ve vekalet ücretin talebi bulunduğunu beyan etmiştir. Somut olayda uyuşmazlık mesken niteliğindeki taşınmaz üzerindeki ipoteğin fekkine ilişkin olup İpoteğin tescil tarihi itibariyle davacının tacir kaydının bulunmadığı , ipotek konulan taşınmazın mesken niteliğinde olması nedeniyle iş bu davacın nispi ticari dava olmadığı, kanunda sayılan mutlak ticari davalardan da olmaması nedeniyle işbu dava açısından ticaret mahkemelerinin görevli olduğundan bahsedilemeyeceği, bu durumda HMK'nın 2.maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde genel görevli mahkemeler olan asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE,
2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli --------- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tefhim/tebliği ile İHTARINA,
4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ----------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle karar verildi. 10/02/2026

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim