Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/527

Karar No

2025/138

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/527 Esas
KARAR NO: 2025/138
DAVA: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/05/2017
KARAR TARİHİ: 13/02/2025

----------- sayılı kaldırma kararı ile dava dosyası Mahkememiz esasına kaydedilmekle yapılan yargılama neticesinde;

DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 15/05/2017 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalının 5 farklı iş kalemi için görüşme yaptığını, davalının bu işler için teklif aldığını, bu işlerden hidrolik ırgatların tamir ve revizyonu için yazılı mutabakat sağlanabildiğini, zemin tarma işi ise fiilen yürütüldüğünü, diğer iş kalemleri için tlklif verildiğin ancak yazılı mutabakat sağlanmadığını ve fiilen işe başlandığını,müvekkili tarafından söz konusu işler için konsolide bir maliyet/kar marjı öngörülerek bazı iş kalemlerinde çok düşük teklifler verilmiş olmasına karşın bilahare davalı tarafından teklif aşamasındaki görüşmelerden büyük ölçüde farklılık içeren sözleme metinleri ve fiyat teklifleri sunulduğundan işlerin yapımına başlanamadığını, yapılan kısmi ödemeler nedeniyle 2 iş kalemi konusunda anlaşma bulunduğunun zimmen kabulünde olduğunu, hidrolik ırgat tamir ve revizyon işi için yazılı sözleşme bulunmasına rağmen dvalının ödeme yapmayarak anlaşmayı inkar yoluna gittiğini, 500.000 TL + KDV bedelli olarak mutabakat sağlanan hidrolik ırgat tamir ve revizyonu işi için sadece 200.000 TL tutarında ödeme yapıldığını, fiilen yapılmış olan ve kerhen birim fiyatı bedeli kabul edilmiş olan tarama işi için davalı tarafça verilen cevabi ihtarnamede yine borcun inkar edildiğini beyanla, davalıdan müvekkilinin alacaklı olduğu tutarın tespitine, bu alacak tutarından şimdilik 10.000 TL'nin ihtarname tarihinden itibaren işleticelek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.-Davacı vekili Mahkememize sunduğu 08/09/2017 havale tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle: Dava dilekçesini tekrarla davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili 21/07/2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf ile Hidrolik Irgat tamiri konusunda sözlü anlaşma sağlandığını ve hizmet bedeli olarak 200.000,00 TL avans ödemesi yapıldığını, davacı hizmet verdikçe bedelini müvekkilinin davalı şirkete peyder pey ödemeyi taahhüt ettiğini, taraflar arasında dava dilekçesinde iddia olunduğu gibi, 500.000,00 TL+KDV şeklinde imzalanmış bir sözleşme kesinlikle bulunmadığını, dava dilekçesi ekinde sunulan ve taraflarca imzalandığı iddia olunan sözleme ile müvekkili şirketin bağlı olmadığını, sözleşmede müvekkili şirket kaşesi ya da yetkili imzasının yer almadığını, davalı ile bir sözleşme imzalanmadığını, götürü usulde iş başına ödeme yapılacağının kararlaştırıldığını, davacı şirketin, hizmet bedeli olarak yatırılan bedel ile söz konusu iş için taşeron ----------- isimli bir firma ile anlaştığını, davacı şirketin 18/10/2016 tarihine kadar yaptığı işin bedelinin aldığı avanstan fazla olduğu düşüncesinde olduğundan 18/10/2016 18/10/2016 tarihli maili ile işe devam etmek istemediğini bildirdiğini, davacının 18/10/2016 tarihli tercihli fesihe davet yazısı gönderdiğini, müvekkilinin de tercihini yaparak 02/11/2016 tarihli cevabı mailini gönderdiğini, müvekkilinin ödediği avansın dışında bir ödeme yapmayacak, karşı taraf da ekstra bir bedel talep etmeyecek, aldığı bedelin faturasını kesince, müvekkilinin de KDV'sini ödeyeceğini, fakat mutabık kalınan noktadan sonra, aradan aylar geçtikten sonra davacı şirket bir ihtarname ile ek ödeme talebinde bulunduğunu, iş ilişkisinin davacının fesihe daveti ile sona erdirildiği ve 200.000,00 TL için faturanın müvekkili şirkete gönderilmesi durumunda ilgili faturanın KDV tutarının ödeneceğinin bildirildiğini, iş ilişkisinin davacı şirket ile sona erdirilmesinden sonra, davacının işi gereği gibi yapmamış olmasından dolayı müvekkili davacının taşeronu olan firmaya işin tamamlanması için 51.852,02 TL ek bedel ödemek zorunda kaldığını, davacının yaptığı işin bedelini fazlasıyla almış olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:-20/09/2016 tarihli teklif sureti,
---------- Noterliğinin 08/03/2017 tarih ---------- yevmiye nolu ihtarname sureti,
---------- Noterliğinin 29/03/2017 tarih ----------- yevmiye nolu ihtarname sureti,
-Mail yazışmaları,
---------- Bankasının 15/08/2016 tarihli alıcısı ------------Ş. Olan 200.000 TL bedelli dekont sureti,
-Fatura suretleri,
---------- D.iş sayılı dosyasından alınan 23/03/2017 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; Belirtilen tarihte yapılan keşif sonrasında değerlendirme ve hesaplamalar sonucunda davaya konu işin yapılmayan kısmının tutarının maktuen 83.200 TL olduğu, tüm işin toplamda piyasa fiyatları araştırılarak maktuen 318.300 TL olduğu, yapılan işlerle ilgili tutarın ise belirtilen bu rakamların farkı olan 234.800 TL'ye karşılık geldiğini beyan ve rapor etmiştir.
-Mali Müşavir, Borçlar Hukukçusu ve Gemi Makineleri Yüksek Mühendisi bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 19/10/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacının davalıdan, dava tarihi itibariyle, 250.000 TL + KDV tutarında bakiye iş bedeli alacağı bulunduğu; bu alacağın talep gibi, davacının 08.03.2017 tarihli ihtarnamesini tebliği tarihinden işletilecek, talep gibi avans faizi ile birlikte tahsili gerektiği" sonuç ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
-Mali Müşavir, Borçlar Hukukçusu ve Gemi Makineleri Yüksek Mühendisi bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 27/05/2019 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; " kök raporda vardığı kanaatlerde bir değişiklik olmadığı" sonuç ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava, hidrolik ırgat tamiri ve revizyonu işinden kaynaklanan eser sözleşmesine dayalı alacağın tespiti ile şimdilik 10.000,00 TL'nin tahsili istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasında kurulduğu ihtilafsız olan ticari ilişki uyarınca 24/06/2016 tarihli teklif başlıklı sözleşmenin davalı tarafından 25/06/2016 tarihinde 500.000,00 TL + KDV bedeli kabul edilerek imzalanıp imzalanmadığı, ticari ilişkinin bu sözleşmedeki şartları uyarınca kurulup kurulmadığı, davacı tarafından yapılan işin bedelinin tamamının ödenip ödenmediği, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı ve tarafların karşılıklı mutabakat ile ödenen avans ve KDVsi dışında başka ödeme yapmaması konusunda anlaşarak sona erdirip erdirmedikleri olarak tespit edilmiştir.
Davacı taraf ---------- D. İş sayılı dosyası ile delil tespiti talebinde bulunmuştur. İşbu dosya ile bilirkişi heyetinden 23/03/2016 tarihli rapor aldırılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde; taraflar arasında hidrolik ırgat tamiri ve revizyonu işinin yapımı hususunda sözlü anlaşma sağlandığı, bu hususta taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, davacı tarafın eser sözleşmesi kapsamında üstlendiği işin %90'lık kısmını tamamladığı, davacı tarafça işin bedelinin yazılı delil ile ispatlanamadığı, sözlü sözleşmeye göre işin bedelinin piyasa fiyatlarına göre belirlenmesi gerektiği, taraflar arasında sözlü olarak anlaşılan işin yaklaşık rayiç bedelinin 500.000,00 TL + KDV olduğu, davacı tarafından tamamlanıp teslim edilen %90'lık kısmının bedelinin 450.000,00 TL + KDV olduğu, davalı tarafından işin karşılığı olarak 200.000,00 TL'nin ödendiği, bakiye 250.000,00 TL + KDV bedeli alacağı kaldığı gerekçesiyle bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. ---------- kaldırma ilamı ile" .... mahkemece, davacı yüklenicinin ibralaşma sonrasında da işi devam ettirerek tamamladığına yönelik iddiası yeni bir akdi ilişkinin kurulduğuna yönelik olduğundan bunun ispatlaması halinde alacağın varlığı belirlenip tutarı hesaplandıktan sonra ihtilafsız ödemeler düşülerek sonuca göre karar verilmesi gerektiği, yüklenici tarafından akdi ilişkinin varlığı ispat edilemediği ancak bu işlerin yüklenici tarafından yapıldığının ispatlanması halinde, yapılan işin miktarının ve bedelinin 6098 sayılı TBK'nın 526 ve devamı maddelerinde düzenlenen vekaletsiz iş görme hükümlerine göre yapıldığı yıl serbest piyasa fiyatları uyarınca (piyasa rayiçlerinde KDV ve yüklenici karı dahil olduğundan yeniden eklenmemesi) hesaplattırılarak gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olmuştur." şeklindeki gerekçe ile Mahkememiz ilamının kaldırılmasına karar verilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ; Davacı yüklenici davalı iş sahibi ile hidrolik ırgat tamir ve revizyon işi için anlaşma yaptıklarını, 500.000 TL + KDV bedelli olarak mutabakat sağlanan işi için sadece 200.000 TL tutarında ödeme yapıldığını belirterek bakiye bedelin tespiti ile şimdilik 10.000,00 Tl'nin tahsilini talep etmiş, davalı iş sahibi, davacı taraf ile "Hidrolik Irgat tamiri" konusunda sözlü anlaşma sağlandığını ve hizmet bedeli olarak 200.000,00 TL avans ödemesi yapıldığını, davacı hizmet verdikçe bedelini müvekkilinin davalı şirkete peyder pey ödemeyi taahhüt ettiğini, taraflar arasında dava dilekçesinde iddia olunduğu gibi, 500.000,00 TL+KDV şeklinde imzalanmış bir sözleşme kesinlikle bulunmadığını, götürü usulde iş başına ödeme yapılacağının kararlaştırıldığını, yaptığı işin karşılığının ödendiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı yüklenici; sözleşmeye konu işi tamamlayarak teslim ettiğini iddia ederek alacağın tahsilini talep etmiş, davalı iş sahibi ise taraflar arasında yapılan mutabakat sonucu ibralaştıklarını, yapılan iş kadar 200.000,00 TL'nin ödendiğini, kalan işlerinde kendileri tarafından tamamlatıldığını beyan etmiştir. Mahkememizce yapılan keşif sonucu alınan bir bilirkişi raporuna göre işin %90 oranında tamamlandığı, yapılan işin piyasa rayiçlerine göre 450.000+KDV olduğu kabul edilerek ihtilafsız olan 200.000,00-TL ödeme mahsup edilerek davacının 250.000,+ KDV alacağı olduğu tespit edilmiş ise de taraflar arasındaki mail yazışmalarına göre işin taraflarca ibralaşmak suretiyle tasfiye edildiği, bilirkişi raporuna göre ibralaşmadan sonra da işe devam edildiği anlaşılmış olup davacı vekiline dava dosyasına sunulan ibralaşma sonrasında işe devam edip etmediği, işe devam etmesi durumunda yeni bir akdi ilişkinin kurulup kurulmadığı hususunda beyanda bulunması ve buna ilişkin tüm belgeleri sunması için süre verilmiş davacı vekili beyanında 18/10/2016 ve 02/11/2016maillerin hukuken ibralaşma sayılmasının mümkün olmadığını, bunun yanında, 09.11.2016 tarihinde davalıya gönderilen mail uyarınca "kalan işlerin tamamlanması ile ilgili yükümlülüğün devam edip etmediğine dair davalı tarafından bilgilendirmede bulunulması" talep edilmiştir. Bu mail dahi davalı taraf ile davacı arasında bir ibralaşma olmadığının ve iş ilişkisinin bitmediğinin kanıtı olduğunu 09.11.2016 tarihli mail uyarınca; taraflar arasında ibralaşma olmaması nedeniyle %90 oranında tamamlanan işin davacı tarafından tamamlandığı karinesinin dikkate alınmasını, işin müvekkil tarafından tamamlanmadığı iddiası varsa bu iddiayı davalı tarafın ispatla mükellef olduğu hususunun gözetilmesi hususunda beyanda bulunmuştur. Dosya kapsamına ve özellikle taraflar arasındaki mail yazışmalara göre işin taraflarca ibralaşmak suretiyle tasfiye edildiği, her ne kadar davacı vekili 09.11.2016 tarihinde davalıya gönderilen mail uyarınca kalan işlerin tamamlanması ile ilgili yükümlülüğün devam edip etmediğine dair davalı tarafından bilgilendirmede bulunulmasını talep edildiğini beyan etmiş ise de davacı tarafından gönderilen 18/10/2016 tarihli maile davalı tarafından 02/11/2016 tarihinde cevap verildiği ve aradaki ilişkinin sonlandırıldığı ,davacı tarafından gönderilen 09.11.2016 tarihli mailde ise 18/10/2016 tarihli maile cevap verilmediği belirtilerek dönüş beklendiği anlaşılmış olup davacı tarafından taraflar arasındaki ibralaşmadan sonra yeni bir akdi ilişkinin kurulduğu hususunda bir belge sunulmadığı yine Mahkememizce alınan bilirkişi raporuna göre ibralaşmadan sonra da işe devam edildiği anlaşılmış ise de yüklenici tarafından yeni bir akdi ilişkinin varlığı ispat edilemediği gibi bu işlerin yüklenici tarafından yapıldığı hususu da ispatlanamamıştır. Davalı vekili ibralaşmadan sonra işin farklı bir firma tarafından devam ettirildiğine yönelik beyanı da gözetildiğinde %90 oranında tamamlanan işin davacı tarafından tamamlandığı karinesinin kabulünün mümkün olmadığı ,işe devam edildiğinin ve işin tamamlanan kısmının davacı tarafından yerine getirildiği iddiası ispat yükünün davacı da olduğu kanaatine varıldığından davacının ibralaşmadan sonra yeni bir akdi ilişkinin kurulduğu hususunda ya da tamamlanan işin kendisi tarafından yapıldığı iddiasını da ispata elverişli delil sunulmaması nedeniyle davacının ispatlanamayan davasının reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan, başlangıçta peşin olarak alınan 170,78 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 444,62‬ TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca resen yatıran ilgili tarafa iadesine,
6-Davalı tarafından yapılan posta ve dosya masrafı yargılama gideri olan 31,50 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı (e duruşma ile), davalının vekilinin yüzüne karşı (e duruşma ile) HMK Ek Madde 1/3. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ---------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
13/02/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim