Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/956
2026/96
4 Şubat 2026
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/956 Esas
KARAR NO : 2026/96
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 02/12/2022
KARAR TARİHİ : 04/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı Vekili Dava Dilekçesinde; Davacı ---------Ş. tarafından -------- numaralı Nakliyat Emtia Katılım Abonman Sigorta Poliçesi ile sigortalanan sigortalı --------Ş.'ye ait -------- içme suyu projesinde kullanılacak ---------- boru cinsi emtiaların 22.01.2020 -05.02.2020 tarihleri arasında 25 farklı tıra yüklenerek -------- ---------, -------- davalı sorumluluğunda nakliyesi esnasında hasara uğradığını, Konu emtiaların taşınmasına ilişkin CMR Belgeleri ; Gümrük Beyannameleri ; Menşe Şahadetnameleri ve Navlun Faturaları tanzim edildiğini, Davacı sigortalısına ait emtiaların, alıcı firmanın nihai varış adresine teslimat öncesi yapılan kontrollerde emtialarda hasar tespit edildiğini, Emtialara yönelik yapılan kabul incelemesinde, fiziksel hasarlara ek olarak 7 km borunun da kayıp olduğu tespit edildiğini, Taşınan boru hasar/kayıplarına yönelik teslim tarihinde tutulan Denetim Raporu---------, taşımanın kusurlu olduğu ve emtiaların kabul edilemez nitelikte olduğuna yönelik detaylı tespitler içerdiğini, Taşıma başlamadan tüm araçların yüklemeleri öncesinde kalite kontrolleri ile yükleme sırasında sayım ve istif durumlarının uygun ve eksiksiz olduğu Yükleme Gözetim Raporu ile tespit edildiğini, Bu nedenle emtiaların nakliye esnasında hasara uğradığı tartışmasız olduğunu, Sigortalıya ait emtiaların nakliye esnasında hasara uğraması sonucu oluşan sigortalı zararı, davacı şirket tarafından tanzim edildiğini, Söz konusu hasar ödemesine ilişkin dava dışı sigortalıya yapılan ödemeden sonra alınan İbraname, Mutabakatname ve Tazminat Makbuzu ve Banka Ödeme Dekontu deliller arasında sunulduğunu, Fatura ve yapılan tespitler gereğince sovtaj durumu da dikkate alınarak toplam 82.509,17 EUR sigortalı zararı, davacı şirket tarafından ödenmek suretiyle tazmin edilmiş olup TTK ve poliçe hükümleri, banka ödeme dekontu ve ibraname mutabakatname ve tazminat makbuzu, halefiyet kuralları ve sigortalının temlik talebi gereğince TBK ilgili hükümleri temlik esasına göre sigortalısının haklarını devralan davacının TTK madde 1472 ve ilgili konvansiyon hükümleri ile davalılara rücu hakkı doğduğunu, dava dışı sigortalı ibraname mutabakatname ve tazminat makbuzu ile toplam 82.509,17 EUR zararını davacıdan tazmin ettiğini ve bu miktar için tüm haklarını temlik ettiğini beyan ettiğini, Davacı sigorta şirketinin ödediği riziko bedelini, halefiyet ilkesi dışında alacağın temliki hükümlerine göre davalılardan rücuen talep hakkı bulunduğunu, Dava konusu 25 adet CMR Belgesinde görüldüğü gibi taşıma davalı ---------- Şti. sorumluluğunda gerçekleştirildiğini, Bu nedenle davalıya işbu CMR Belgelerine istinaden taşıyıcı sıfatıyla tüzel kişilik olarak dava açıldığını, Dava konusu taşımaya ilişkin emtialar araca tam ve sağlam yüklenmiş fakat taşıma esnasında emtialarda hasar meydana geldiğini, Yükleme ve Hasar Fotoğrafları incelediğinde bu husus açıkça görüleceğini, Zira yükleme sırasında çekilen fotoğraflar ile emtianın tam ve sağlam yüklendiği, tahliye sonrası çekilen hasar fotoğraflarında ise emtianın hasara uğradığı görüldüğünü, TTK'nın ve ilgili Uluslararası Konvansiyon hükümleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim edildiği tarihe kadar geçen sürede uğradığı zıya ve hasardan sorumlu olduğunu, Somut olayda ise dosyaya sunulan belgeler ve ekspertiz raporundaki tespitler dolayısıyla hasarın, mevzuatta taşıyıcının sorumlu olduğu belirtilen zaman dilimi içerisinde meydana geldiği taraflarınca ispatlandığını, Ekspertiz Raporu, Hasar Fotoğrafları ve Sair Nakliye Belgeleri ve tüm deliller hasarın oluş şekli, hasar hakkındaki saptamalar, hasarın niteliği ve miktarı konusunda ayrıntılı bilgiler içerdiğini, Sigortacılık Kanunu'nun 22. Maddesinin 17. fıkrasında; aynı maddenin 13. fıkrası uyarınca tarafsız olmak zorunda olan eksperlerin düzenlediği raporun “delil” niteliğinde olduğu belirtildiğini, Sigorta sektörünün vazgeçilmezlerinden biri olan ve Sigortacılık K.22. Maddesinde yer alan ve ''Sigorta Eksperleri Yönetmeliği ile faaliyet gösteren Eksperlerin hazırladıkları rapor Taraflarca aksi ispatlanmadığı sürece delil niteliğindedir." hükmünün göz önünde bulundurulması gerektiğini, Dava konusu taşımalara ilişkin meydana gelen sigortalı zararının rücuen tahsili amacıyla icra takibi; --------- İcra Müdürlüğü ----------- E. icra dosyası ile 12.10.2021 tarihinde başlatılmış olup davalının 08.11.2021 tarihinde borca itiraz ettiği öğrenildiğini, (Borca itiraz dilekçeleri tarafımıza tebliğ edilmediğini), Bu sebeple hukuki süreler korunmakta olup, davalıların itirazına müteakip, 07.11.2022 tarihinde icra dosyası ve tüm fer'ileri için arabuluculuk başvurusu yapıldığını, arabuluculuk süreci 01.12.2022 tarihinde anlaşmama ile sonuçlanmış olup yasal süresi içerisinde işbu davanın açılması gereği doğduğunu davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Vekilinin Cevap Dilekçesini Özetle; Sigorta kanununa göre zaman aşımı süresi 2 yıl olup, davacı yanca bu süre geçtikten sonra huzurunuzdaki dava açıldığını, Ayrıca yine, taraflarınca yapılan itiraz davalı yanca dava dilekçesinde belirtilmiş olmasına rağmen itirazın öğrenilmesinden 1 yıl sonra yani 02.12.2022 tarihinde açılmış olması nedeni İİK göre davanın süresinde açılmamış olması nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, Bu neden ile zaman aşımı definde bulunduklarını, Yine davacı yanca anlaşmama tutanağı dava dilekçesi ile beraber dosyaya sunulmadığını, Dolayısı ile davacı tarafa usulüne uygun olarak süre verilmesi ile sunulmasının istenmesine, sunulamaması halinde davanın usulden reddine karar verilmesini arz ve talep ettiklerini, Davalı ile davacının sigortalı arasında herhangi bir nakliye sözleşmesi söz konusu olmadığından dava konusu tazminata konu olan mallar davalı firma tarafından taşınmadıklarını, Bu neden ile sözleşmenin hiçbir şekilde tarafı olmayan davalı açısından husumet itirazında bulunduklarını ve davanın bu neden ile de reddine karar verilmesini talep ettiklerini, Davalı ile davacı yanın sigortalı arasında herhangi bir nakliye sözleşmesi olmaması nedeni ile davalının herhangi bir sorumluluğu söz konusu olmadığını, Bu konuda mahkemenizce ---------- Gümrük Müdürlüğü'nden talep edilecek cmr ve diğer tüm resmi belgelerin dosyanıza celp edilmesi halinde davalının hiçbir şekilde bu sözleşmenin tarafı olmadığı açıkça görüleceğini, Davalı ile ilgili olarak davacı yanca --------- İcra Müdürlüğü ---------- E. icra dosyası ile icra takibi başlatıldığı zaman davalı sadece bir unvan benzerliğinden kaynaklanmış olabileceği kanaati ile davalı tarafından itiraz yapıldığını, Zira; bu takibe konu alacağa neden olan bir nakliye sözleşmesinin hiçbir şekilde davalı tarafı olmadığını, davalı hakkında bu takip açıldıktan sonra davalı firma tarafından yapılan araştırmaya göre, işbu nakliye ekte sunmuş oldukları CMR'lerden anlaşılacağı üzere davalı hiçbir ilgi ve alakası olmayan firmalar tarafından nakliyesi yapıldığını, ve davalı ile hiçbir ilgi ve alakası söz konusu olmadığını, Ayrıca davalı ile davacının sigortalı arasında böyle bir nakliye sözleşme var olsaydı, davalı tarafından kendisine fatura kesilmesi ve kendisinin davalıya nakliye bedeli ödemiş olması gerektiğini, Mahkemenizce hem davalının hem de dava dışı sigortalı ticari defterlerinde inceleme yapması ile beraber böyle bir sözleşme ve fatura ile ödemenin olmadığı da tespit edileceğini, Bu neden ile davalıya karşı açılan bu davanın itirazları doğrultusunda inceleme yapılarak reddine karar verilmesini talep ettiklerini, Davalıya karşı açılan bu dava yine Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Müdürlükleri dışında yine --------- ve ---------- Gümrük Müdürlükleri'nden de yapılan nakliyenin hangi firma tarafından yapılmış olduğunun sorulması ile dosyanıza gelecek cevaplarla işbu nakliyenin kim tarafından yapıldığı ve davalının hiçbir ilgi ve alakasının olmadığı açıkça ortaya çıkacağını, Davalı tarafından davacının sigortalısı ile hiçbir nakliye sözleşmesi olmadığı gibi, hiçbir şekilde gümrük müdürlüğüne sunulmuş CMR gibi bir evrakı da söz konusu olmadığını, Davacı yanın sigortalısına unvan kullanılarak herhangi bir evrak ve CMR sunulmuş ise, buna itiraz etmekle işbu evraklardaki imzaya açıkça ve kesin olarak itiraz ettiklerini, Böyle bir evrak olması halinde bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini bildirmişlerdir.Davacı Vekili Cevaba Cevap dilekçesini özetle; Dava konusu taşımada emtianın ---------- getirilerek teslimin yapıldığı tarih 12.10.2020'dir. Bu husus dosyada yer alan eksper raporları ile sabit olduğunu, CMR Konvansiyonu m.32'ye uygun olarak eşya teslim tarihi esas alındığında 12.10.2020 tarihinden itibaren 1 yıllık süre içinde 12.10.2021 tarihinde icra takibi başlatıldığını, Davalının zamanaşımı itirazı yersiz olduğunu, Zira davalının icra dosyasına 08.11.2021 tarihli itirazının (itirazlar tarafımıza tebliğ edilmediğini) akabinde 7.11.2022 tarihinde arabuluculuk başvurusu yapılmış olup arabuluculuk süreci 1.12.2022 tarihinde anlaşmama ile sonuçlandığını, Huzurdaki dava 2.12.2022 tarihinde ikame edilmiş olup süresi içinde olduğunu, 6098 sayılı TBK 154. maddesi (818 sayılı mülga BK. 133/2 maddesi) gereğince icra takibi zamanaşımını kestiğini, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ödeme emrine itirazın iptali davası bir müddete tabi olduğunu, Alacaklı bu davayı İTİRAZIN KENDİSİNE TEBLİĞİ (İİK. mad. 62/2) tarihinden itibaren bir yıl içinde açabileceğini, Davalıya Delil No 2'de yer alan CMR Belgelerini kaşeleyip imzalayan ve davacı sigortalısı ile taşıma sözleşmesi kuran TAŞIYICI sıfatına istinaden dava yöneltildiğini, Dosyaya sunmuş oldukları 25 adet CMR Belgesi taşıma ilişkisini ispatlayan belge niteliğinde olup davalının işbu CMR Belgelerini taşıyıcı olarak imzalaması nedeniyle dava konusu taşıma bakımından taşıyıcı sıfatı bulunduğunu, Söz konusu CMR Belgelerinin her birinde davalının kaşesi bulunmakta olup bu kaşede yer alan--------- telefon numarası--------) sisteminden sorgulandığında --------- Şti. Firmasına kayıtlı olduğu görüldüğünü, Sayın mahkemece gerekli görülmesi halinde CMR Belgeleri üzerinde yer alan numaranın araştırılmasını talep ettiklerini, Davalı ---------- tarafından hazırlanmış CMR Belgeleri, davalının taşıyıcı olduğunu kanıtlar nitelikte olduğunu, Nitekim CMR Konvansiyonu m.4'e göre taşıma sözleşmesi, taşımaya ilişkin sevk mektubunun düzenlenmesi ile kurulmuş olacağını, Görüleceği üzere, taşıma sözleşmenin kurulması için sevk mektubu düzenlenmesi yeterli olup ayrıca yazılı bir sözleşmenin akdedilmesi aranmayacağını, Sevk mektubu yani mevcut olayda CMR Belgesi taşıma sözleşmesi niteliğinde olduğunu, Davalının taşıyıcı sıfatıyla yapılan taşıma sırasında meydana gelen her türlü hasardan sorumluluğu bulunduğunu, CMR Konvansiyonu m. 17'ye göre taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumlu olduğunu, Dava konusu taşıma davalı taşıyıcı sorumluluğunda gerçekleştirildiğini, Ancak davalının ağır kusurlu hareketleri neticesinde işbu hasar meydana geldiğini, Dolayısıyla meydana gelen hasar nedeniyle taşıma işlemini gerçekleştiren davalının CMR gereğince sorumluluğu bulunduğunu, Bu husus taraflarınca dosyaya sunulan delillerle ispatlandığını talep ve beyan etmiştir. Davalı Vekili İkinci Cevap Dilekçesini özetle; Davalıya ile davacı yanın sigortalı arasında davacının iddia edildiği gibi bir CMR'si bulunmadığını, Taraflarınca dosyaya sunulan ve resmi gümrük müdürlüklerinde işlem gören CMR'LER olup, bu taşımanın ve CMR ilişkisinin davalı ile alakasının olmadığını ispat eden deliller olduğunu, Bu CMR'LERİN hangi firmalar tarafından gümrük müdürlüğüne sunulduğunun ve nakliye hizmetinin kim tarafından sunulduğunun gümrük müdürlüğünden sorulmasına karar verilmesini arz ve talep ettiklerini, Bu CMR de müvekkilin kaşesi ve numarası kullanışmış ise de, şirket bilgisi ve izni dışında kopyalama yapılarak kullanılmış bulunmadığını, İşbu durumda huzurda açılan dava ile davalıca öğrenildiğini, Bununla ilgili ayrıca savcılığa suç duyurusunda bulunacağını mahkemenize bildirdiklerini, Yine bu CMR'LER de bulunan kaşe davalı tarafından kullanılmadığı gibi, bu kaşedeki imzalarda şirketi temsile yetkili kişiye ait olmadığını, Bu da mahkemenizce yapılacak imza incelemesi ile de ortaya çıkacağını, Ayrıca yine bu nakliye hizmeti için davalı ile davacı sigortalı arasında bir hizmet sözleşmesi olmadığı gibi, yine bu nakliyeye ilişkin davalıya ödenmiş bir bedel de söz konusu olmadığını, Dolayısı ile davacının sigortalısına müzekkere yazılarak nakliye bedelinin ödenmesine ilişkin ödeme bilgi ve dekontlarının dosyanıza celp edilmesini talep ettiklerini, Davacının iddia etmiş olduğu üzere davalı tarafından herhangi bir sevk mukavelesi veya mektubu müvekkil tarafından düzenlenmediğini, Davalı kendisi hakkında icra takibi açılıncaya kadar böyle bir ticari işlemden haberdar dahi olmadığını, Bu neden ile davacının sözleşmenin gerçekleşmiş olduğuna ilişkin iddiasına itiraz ettiklerini ve kabul etmediklerini, davalı firma tarafından düzenlenen bir CMR söz konusu olmadığını, Dolayısı ile davacı yanın tüm iddialarına itiraz ettiklerini ve kabul etmediklerini, Davalı işbu davacının sigortalısı ile herhangi bir şekilde ticari ilişkiye girmediğini, Bu neden hem davalının hem de davacının sigortalısının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; Dava İİK 67. Maddesi gereği itirazın iptaline ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkeme, genel hükümlere göre yapacağı inceleme sonucunda, borçlunun borçlu olduğu kanısma varırsa, borçlunun itirazının iptaline(ve şartları varsa, icra inkâr tazminatına) karar verir .Mahkemenin, kararında (hüküm fıkrasında) icra takip (dosya) numarasını da yazarak borçlunun o icra takibine karşı yapmış olduğu (ödeme emrine) itirazının iptal edildiğini açıkça belirtmesi gerekir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6 ncı maddesi uyarınca; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” Aynı yöndeki düzenleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190 ıncı maddesinin birinci fıkrasında, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." şeklinde ifade edilmiştir. Buna göre ispat yükü, iddia edilen vakıalara dayanan tarafa ait olup, herkes iddiasını ispatla yükümlüdür.Davacı vekili müvekkili tarafından sigortalanan emtiaların, -------- --------- davalı sorumluluğunda nakliyesi esnasında hasara uğradığını ve bir kısmının kaybolduğunu iddia etmiştir. Bu kapsamda sigortalıya ödenen 82.509,17 EUR hasar bedelinin rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talep edilmiştir. Davalı vekili müvekkilinin söz konusu taşıma ile bir ilgisinin bulunmadığını, CMR belgelerinin ve üzerindeki kaşelerin sahte olduğunu, davacı sigortalısı ile aralarında bir sözleşme veya ticari ilişki olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Davacı sigorta şirketinin nakliyat emtia katılım abonman sigorta poliçesi kapsamında sigortalısı olan dava dışı --------Ş.ile davalı arasında -------- --------- olmak üzere taşıma sözleşmesi bulunup, bulunmadığı, var ise davacının dava dışı sigortalısına yaptığı hasar tazminatı ödemesini davalıdan TTK 1472. maddesi uyarınca rücuen talep edip edemeyeceği , edebilecek ise miktarının uyuşmazlık konusu olduğu anlaşılmaktadırSomut olay değerlendirildiğinde davalı taşımayı üstlenmediğini iddia etmiş ise de dosyaya sunulan CMR belgelerinde davalının unvanının yer aldığı ve emtiaların bu belgeler eşliğinde Gürbulak Gümrük Kapısı’ndan çıkış yaptığı anlaşılmaktadır. CMR Konvansiyonu Madde 4 uyarınca, sevk mektubu (CMR) taşıma sözleşmesinin varlığına delil teşkil eder. Davalı tarafın "kaşe ve imza sahteliği" iddiası, resmi gümrük kayıtları ve gümrük beyannameleri karşısında Mahkememizce kabul görmemiş aksini ispata yarar somut delil sunulamamıştır.Emtiaların yükleme sırasında tam ve sağlam olduğu "Yükleme Gözetim Raporu" ile, varış yerinde ise hasarlı ve eksik olduğu "Denetim Raporu" ile belgelenmiştir. Hasarlı boruların modelleri ve bunların ağırlık karşılıkları üzerinden yapılan hesaplamalar, talep edilen tazminat miktarının teknik olarak doğru olduğunu teyit etmektedir.CMR Konvansiyonu m. 17 uyarınca taşıyıcı, malı teslim aldığı andan teslim edinceye kadar meydana gelen hasar ve kayıptan kusur karinesi uyarınca sorumludur. Davalı, bu sorumluluktan kurtulmasını sağlayacak mücbir sebep veya göndericiden kaynaklanan bir kusuru ispat edememiştir. Mahkememizce yukarıdaki değerlendirmeler doğrultusunda dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi heyetinin yaptığı hesaplama hükümde dikkate alınmış, mahkememizce rapor olaya uygun ve kanaat verici bulunmuş, tüm bu açıklamalar ışığında ve sunulan hükme elverişli rapor doğrultusunda hüküm kurulması cihetine gidilmiştir. Takip konusu alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1A-Davanın KISMEN KABULÜNE, davalının --------- İcra Müdürlüğü ---------- esas sayılı dosyasında itirazının iptali ile takibin devamına,
b-Takip konusu alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine
2-Harçlar Yasasına göre alınması gereken 110.469,56 TL'nin başlangıçta alınan 23.337,13 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 87.132,43 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu 23.337,13 TL peşin harç, 80,70 TL başvuru harcı, 34.000,00 TL bilirkişi masrafı, 650,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 58.067,83 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Yargılama sırasında davalı tarafın yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Yargılama sırasında davacı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 244.405,20 TL nispi vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.120,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde dilekçe ile başvurulacak İSTİNAF yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 04/02/2026
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.