mahkeme 2022/48 E. 2023/860 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/48

Karar No

2023/860

Karar Tarihi

28 Aralık 2023

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/48
KARAR NO: 2023/860
DAVA: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/01/2022
KARAR TARİHİ: 28/12/2023

DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 20/01/2022 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle: Davacı aleyhine ------- Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız icra takibi ikame olunduğunu, ödeme emrinin taraflarına ulaşmadığından süresinde itiraz edemediklerini, tebligatın iptali ile ilgili hukuki sürecin halen devam ettiğini, icra takibinin tarafı olan davalı ... ile davacı arasında yapılı herhangi bir mal ya da hizmet sözleşmesi bulunmadığını, davacı tarafından işbu borca karşılık gelecek hiçbir mal ve hizmet alımı yapılmadığı gibi böyle bir talebin de olmadığını beyanla bu nedenlerle davanın kabulüne, davacı yanın borçlu bulunmadığının tespitine, davalının % 20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahküm edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili mahkememize sunduğu 03/02/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle: Davalı yanın dergi-ajans işleri ile iştigal etmekte olduğunu, -------- isimli dergiyi çıkarttığını, davacı tarafın da denizcilik- gemicilik alanında yazılım faaliyetleri yürüttüğünü, davacı tarafın, davalının çıkarmış olduğu --------- isimli dergide kendisine ait reklamların yayınlanması hususunda davalı ile anlaştığını, 2015 yılından itibaren davacıya ait reklamların bu dergide yayınlandığını, davalı yanca düzenlenen faturaların davacı yana gönderildiğini, davacı yanca itiraz edilmeksizin ticari defterlerine kaydedildiğini, yine dosyaya sunulu -------- yazışmalarında da davacı şirket yetkilisinin borcu kabul ederek ödeme yapacağını beyan etmiş, bu nedenlerle davanın reddine, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 18/04/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile özetle ; "Daha önce müvekkil tarafından davalıya ait dergide reklam çıkıldığı bilgisi doğrudur. Müvekkilin reklam talepleri yıllık olup aralarındaki sözleşme sona ermiştir. Müvekkilin talebi doğrultusunda reklam çıkma sona ermiştir. Davalı 2019 yılı Mayıs ayından itibaren müvekkilin hiçbir yazılı ve sözlü talebi bulunmaksızın reklam çıkmaya başlamıştır. Reklam çıkılan dergi dahi müvekkile gönderilmediğinden müvekkilin bu reklamlardan haberi olmamıştır. Aylık 2000 TL lik küçük bir bedel olması ve daha önce yapılmış bir ödeme olması nedeni ile muhasebe tarafından pandemi döneminde uzaktan çalışma yapıldığı dönemde sehven defterlere işlenmiştir. Ancak bu bakiyeler aylar içinde birikerek takibe konu miktara gelince müvekkil doğrudan şirket yetkilisi --------- arayarak ödeme talep etmiştir. --------- kendisine böyle bir talimat verilmediğini, talep olmaksızın reklamları yayınladığını belirtmiştir. Davacı vekilinin ikrar olarak tanımladığı beyan ise "bu defalık ödeme yapalım ama bir daha haberimiz olmadan reklam çıkmayın" şeklinde beyanıdır. Burada müvekkilin kastı açık bir biçimde anlaşılacağı üzere talep olmaksızın çıkılan reklama en azından emeğin karşılığı olarak iyi niyetle belli bir miktar ödeme yapılabileceği yönündedir. İyi niyetle, temiz mali ve adli sicilinde böyle bir konuda dava bulunmasını istememiştir. Ancak devam eden agresif ödeme talepleri karşısında bu haksız ödemeyi yapmaktan vazgeçmiştir. Bu durum sunulan ---------- yazışmasından açıkça anlaşılmaktadır. ---------- yazışmaları incelendiğinde görülecektir ki müvekkilin talebi ve bilgisi dışında reklam çıkıldığı iddiası yalanlanmamış ve" faturalar sabit" denilerek oldu bittiye getirilerek kesilen faturalar haksız talebe tek dayanak gösterilmiştir. Müvekkil açık bir biçimde davalıya bilgisi ve talebi olmaksızın reklamların yayınlandığı defalarca söylenmesine karşın bu konuda reklamlar için talep aldığına ilişkin hiçbir beyanda bulunmamıştır.
Davalı aralarında faturada 2019 yılı Mayıs ayından itibaren dergilerinde reklam çıkılmasına dair bir sözleşme bulunduğunu yahut aynı hususta bir talimat aldığını ıspatla mükelleftir.
Müvekkil şirket tarafından kesilen iade faturasında da iade faturasının gerekçesi açıklanmış aralarında bir reklam sözleşmesi bulunmaksızın ve hiçbir talimat olmaksızın kesilen ve sehven deftere işlenen faturalara ilişkin iade faturası kesildiği belirtilmiştir. Açıklanan nedenler öncelikle ıslah talebimiz kabulü ile, müvekkilin borçlu bulunmadığının tespiti ile, davalı aleyhinde kötü niyetle yapılan ilamsız takibe istinaden yüzde 20 den az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilerek davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi " şeklinde beyanda bulunmuştur.

DELİLLER:---------- 25/01/2022 tarihli müzekkere cevabı,
----------- Vergi Dairesi'nin 25/01/2022 tarihli müzekkere cevabı,
----------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 24/01/2022 tarihli müzekkere cevabı,
----------- Vergi Dairesi'nin 28/01/2022 tarihli müzekkere cevabı,
------------ Esas sayılı takip dosyası UYAP sureti,
----------- Esas sayılı dosyası UYAP sureti,
--------- Vergi Dairesi'nin 19/04/2022 tarihli müzekkere cevabı sunulan BA/BS kayıtları,
-Mali Müşavir bilirkişinin 27/01/2023 tarihli raporu,
-Mali Müşavir bilirkişinin 18/08/2023 tarihli ek raporu,
-Davacı tanığı --------- 23/03/2023 tarihli beyanında; " Ben davacı şirkette ----------- yılından bu yana teknik müdür olarak çalışmaktayım. Davacı şirket bütün tanker ve askeri gemilerin yazılımına ilişkin program işi ile iştigal etmektedir.--------- yılında ----------- Örgütü 2016 ve 2021 yılları arasında mevcut gemilerin ve tankerlerin program sahibi olmasına ilişkin kural koydu. Biz -------- yılında üç tane dergiye reklam verdik. --------- yılında bununla ilgili fuara da katıldı. Kural çıktıktan sonra 2016 yılından itibaren taleplerin azalması ile reklam verme durumlarımız da azaldı. 2019 yılında çıkan pandemiden sonra davacı şirket çalışanları olarak bizler evde çalışmaya başladık. Dolayısı ile böyle bir süreçte posta kutusunda bulunan dergilerin talep görmeyeceğini düşündük. Davalı taraf bu dönemde altı aylık reklam verdiğimizi ileri sürmüş ise de biz böyle bir süreçte reklama ihtiyaç olmadığından buna ilişkin bir talimat vermedik. Hatta işlerimizin yoğun olduğu 2015 yılında dahi bu şekilde altı ay üst üste bir reklam vermedik. Ancak davalı taraf tüm bu hususlara rağmen davacı şirkete fatura kesti. Muhtemelen davalının dergisi boş kaldığından üst üste faturalar keserek gönderildiğini düşünüyorum. Davalı tarafça hazırlanan faturaları sekreter defterlere işlemiş. Bizim de bu faturalara ilişkin bilgimiz olmadı." şeklinde beyanda bulunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, davacının ---------- Esas sayılı dosyasına konu fatura alacağı nedeniyle davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davası ve kötüniyet tazminatı talebine ilişkindir.---------- Esas sayılı dosyasının bir örneği dosyamız arasına alınmış olup incelendiğinde; davalı tarafça davacı aleyhine 28.128,00 cari hesap alacağı ve 3.017,20 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 31.235,20 TL alacak üzerinden ilamsız takip yapıldığı anlaşılmıştır.---------- Vergi Dairesi'nin 28/01/2022 tarihli yazı cevabı ile davalı ... faal mükellef olduğu, 2017 yılından itibaren bilanço esasına göre defter tuttuğu belirtilmiştir. Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır. Menfi tespit davası 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)’nun 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitidir. Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Dayanılan hukuki ilişkinin gerçekten mevcut olmadığı icra takibine maruz kalmadan önce ileri sürülebileceği gibi, icra takibinden sonra da ileri sürülebilir.Dosya kapsamı itibariyle taraf delilleri toplanmış ve tarafların ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup ; Mali Müşavir bilirkişi mahkememize sunduğu 27/01/2023 tarihli raporunda sonuç olarak: "Davacı yan incelmeye gelmemiş, ticari defterlerini ibraz etmemiştir. Takdir mahkemeye aittir. Davalı tarafından incelemeye sunulan 2019-2020-2021 yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, davalı yanın davacı yandan takip tarihi olan 09.12.2021 tarihi itibarıyla 28.218,00 TL alacaklı olduğu, davalı yanın 28.218,00 TL alacağı için 3095 sayılı yasaya (Md.2) istinaden icra takip tarihi olan; 09.12.2021 tarihinden itibaren değişen oranında avans faiz talep edebileceği, davacı yanın takip öncesi temerrüte düşürülmediğinden, davalı yanın takip öncesi işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, tarafların, inkâr tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin mahkemenin takdirinde kaldığı" kanaatinde rapor tanzim etmiştir. Davacı vekilinin inceleme günününden önce yerinde inceleme talebi bulunduğundan davacının defterlerinin incelenmesine yönelik Mahkememizce 03/02/2023 tarihli ara karar oluşturulmuştur.Mali Müşavir bilirkişi mahkememize sunduğu 18/08/2023 tarihli ek raporunda sonuç olarak: "Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan kişi ve adreste davacı yanın ticari defterleri mevcut olmadığından, yine dosyada davacı yanın ticari defterlerinin bulunduğu başkaca yer bilgisi mevcut olmadığından, davacı yanın ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamamıştır" şeklinde rapor tanzim etmiştir. Davacı vekili 19/12/2023 tarihli celsede ek rapor ile de 21/01/2023 tarihinde bildirmiş olduğumuz mali müşavirin ilgili yıllara ait ticari defterlerimizin kendisinde olmadığını beyan etmesi üzerine defterlerimiz ile ilgili olarak herhangi bir inceleme yapılamamıştır. Bu nedenle uygun görülürse defterlerinin incelenmesine ilişkin yeniden ara karar kurulmasını talep etmiş olup Mahkememizce yapılan incelemede; Mahkememizin 15/12/2022 tarihli 4 nolu celsesi ile tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için ara karar oluşturulduğu ve taraflara bu hususta ihtarat yapıldığı, davacı vekilinin 21/01/2023 tarihli beyan dilekçesinin mahkememizin inceleme gününden sonra mahkeme tarafından dosyasına kaydedilmesi nedeni ile söz konusu eksiklik davacı vekilinden kaynaklanmadığı için 03/02/2023 tarihli ara kararı ile davacı vekiline ticari defterlerinin incelenmesine ilişkin ara karar oluşturulduğu ve aynı tarihli bilirkişi teslim tutanağı ile bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verildiği anlaşılmış olup, davacı vekilinin bildirmiş olduğu adreste dava konusu yıllara ait ticari defterler bulunmadığından defterlerinin incelemesinin yapılamadığı ve buna dair ek rapor tanzim edildiğinden davacı vekilinin defter incelemesine yönelik yeniden karar verilmesi talebinin reddine karar verilmiştir. ---------- sayılı ilamı; "...--------- sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır... Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.." şeklindedir. ---------- sayılı, --------- sayılı, --------- sayılı, --------- sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.Vergi Usul Kanunu'nun 229. maddesine göre; fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır. 6102 sayılı TTK 21. maddesi uyarınca ise; ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde Davalı tarafın dergi-ajans işleri alanında faaliyet gösterdiği ve ---------- isimli dergiyi çıkarttığı, davacı tarafın da denizcilik- gemicilik alanında yazılım faaliyetleri yürüttüğü anlaşılmış olup davalı vekil davacı taraf ile --------- isimli dergide kendisine ait reklamların yayınlanması hususunda anlaştığını, -----------yılından itibaren davacıya ait reklamların bu dergide yayınlandığını, davalı yanca düzenlenen faturaların davacı yana gönderildiğini, davacı yanca itiraz edilmeksizin ticari defterlerine kaydedildiğini beyan etmiş ve cevap dilekçesi ekinde --------- isimli dergide yayınlanan reklam nüshalarını sunmuştur.Mali Müşavir bilirkişinin mahkememize sunduğu 27/01/2023 tarihli raporun davalı tarafından incelemeye sunulan 2019-2020-2021 yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, davalı yanın davacı yandan takip tarihi olan 09.12.2021 tarihi itibarıyla 28.218,00 TL alacaklı olduğu, davacı yanın takip öncesi temerrüte düşürülmediğinden, davalı yanın takip öncesi işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı belirtilmiş olup davacı tarafın ihtarlı süreye rağmen inceleme yapılacak yıllara ait ticari defterleri sunmadığı anlaşılmıştır. Yine davacı vekili 27/12/2023 tarihli beyan dilekçesi ile talebi olmadan çıkan reklamlarla ilgili faturaların pandemi döneminde sehven defterlere kaydedildiği beyan etmiş ve davacı tarafından davalı adına 26/11/2021 tarihinde 25.606,00 Tl olarak düzenlenen iade faturasının davalı tarafından -------- Noterliğinin 29/11/2021 tarihli -------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iade edildiği anlaşılmıştır. Bu nedenle yasal düzenlemeler uyarınca faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek kullanan kimse, bu faturanın ticari defterlerine kaydı gereken bir belge olduğunu, mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini, mal yada hizmeti aldığını kabul etmiş sayılmaktadır. Somut dosyada; davacının alacağını oluşturan faturaların, davalıya tebliğ edilmekle birlikte, davalı tarafından süresinde iade edilmediği , davalının incelenen defterlerine göre takip tarihi olan 09.12.2021 tarihi itibarıyla 28.218,00 TL alacaklı olduğu ve ilgili dergi görüntülerinin dosyaya sunulduğu buna karşı davacının defterlerini ibraz etmediği ve iddialarını ispata elverişli bir delilde sunmadığı anlaşıldığından davacının --------- Esas sayılı icra takibinden dolayı davalıya 28.218,00 TL borçlu olduğundan bu miktar üzerinden davanın reddine ,icra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizine hükmedilmesi TBK'nın117 ve TTK 18 maddesi uyarınca icra takip tarihinden önce davalıya temerrüt ihtarı gönderilmesi gerekir. Her ne kadar davalı taraf --------- Esas sayılı icra takip talebi ile 3.017,20 TL işlemiş faiz talep etmiş ise de davalı tarafından davacı borçluya gönderilen bir ihtarname bulunmadığı ve davalının 31/01/2023 tarihli beyan dilekçesinde belirtiği 26/02/2021 tarihli mesaj kaydının davacını temerrütü için yeterli olmadığı ve davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürdüğünü ispat edemediği gibi, taraflar arasında ödeme günü kararlaştırıldığı da ileri sürülmediğinden davacı borçlunun temerrüdünden söz edilemeyeceğinden işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla açılan davanın işlemiş faiz talebi yönünden kısmen kabulüne davalının başlattığı ---------- Esas sayılı icra takibinden dolayı 3.017,20 TL işlemiş faiz yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 72/4. maddesinde, dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Davacının talebi üzerine Mahkememizce 24/01/2022 tarihli ara karar ile icra veznesine yatırılacak paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiği, aynı tarihte teminatın yatırıldığı anlaşılmış ise de davacı borçlu ödeme emri tebligatın usulsüz olduğu iddiası ile icra mahkemesine başvurulmuş olup ---------- no lu kararı tebligatın usulsüz olduğu ve davacının takip dosyasına itirazımızın süresinde olduğuna dair karar verilmiştir. Davacı takipten haberdar olma tarihinin 17/01.2022 olarak tespiti ile aynı tarihli itirazı ile itirazın süresinde yapılmış hale geldiğinden ve takip kesinleşmemiş bulunduğundan dosyaya yatırılan teminat niteliğindeki dosya borcu bakiyesinin iadesini talep etmiş ve icra müdürlüğü tarafından talebinin reddedilmesi üzerine şikayet yolu ile icra hukuk mahkemesine başvurmuştur.--------- E.sayılı kararı ile icra mahkemesi kararlarının uygulanmasında kesinleşme şartının bulunmadığı tespitle dosyadaki teminat niteliğindeki paranın borçluya iadesine karar vermiş ve davacı borçlunun yeniden talebi üzerine --------- Esas ve ---------- tarihli tensip ara kararı ile " ----------sayılı ilamı gereğince dosyamıza yatırılan teminatın borçluya iadesine dair karar verildiği anlaşıldığından dosyamıza yatırılan teminatın borçlu vekiline iadesine " şeklinde karar verilmiştir. Yine icra dosyasının incelenmesinde davalı alacaklı vekilinin 10/08/2023 tarihli takibin kesinleşme talebine karşılık olarak ---------- Esas ve --------- tarihli tensip ara kararı ile "1-Takibin Kesinleştirilmesi talebinin REDDİNE , Takibin durduğu anlaşıldığından talebin reddine .." şeklinde karar verilmiştir. Her ne kadar İİK 72/4 maddesi uyarınca davacının haksız çıktığı reddedilen kısım yönünden davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekmekte ise de açıklanan mahkeme ilamları ile dava konusu icra dosyasındaki takibin kesinleşmediği ,tedbir tarihi itibariyle icra takibinin durduğu ve davacının somut davada kötü niyetin ispat edilemediği anlaşıldığından davacı ve davalı tarafların İİK 72 maddesi gereğince şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-Davacının, davalının başlattığı---------- Esas sayılı icra takibinden dolayı 3.017,20 TL işlemiş faiz yönünden borçlu olmadığının TESPİTİNE, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine,
2-Davacı ve davalı tarafların İİK 72 maddesi gereğince şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli olan 206,10 TL karar ve ilam harcının başlangıçta peşin olarak alınan 533,42 TL harçtan mahsubu ile bakiye 327,31 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine ,
4-Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen 206,10 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu başvurma harcı 80,70 TL, posta ve tebligat gideri 131,55 TL ve bilirkişi ücreti 1.000,00 TL olmak üzere toplam 1.212,25 TL yargılama giderinin davacı yan davasında kısmen haklı çıktığından dava konusunun toplam değerinin kabulle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 117,09 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, arta kalan yargılama masrafının davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca kabul oranında hesaplanan 3,017,20 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
8-Davalı ... yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca ret oranında hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,
9-Karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
10-Mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar devamına , davacı tarafça ihtiyati tedbirin uygulanması için yatırılan teminatın İİK 72/5. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin (e-duruşma yolu ile) ve davalı vekilinin (e-duruşma yolu ile) yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile -------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/12/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim