mahkeme 2021/577 E. 2024/473 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/577
2024/473
21 Mayıs 2024
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/577 Esas
KARAR NO: 2024/473
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 03/09/2021
KARAR TARİHİ: 21/05/2024
DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 03/09/2021 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; 22/04/2020 tarihinde --------- plakalı aracın müvekkili firmaya ait --------- plakalı araca ----------- adresinde arkadan çarptığını, müvekkili şirkete ait aracın şirket bünyesinde kullanılan ticari nitelikteki araç olduğunu, kaza neticesinde müvekkili şirkete ait aracın ------------ servisinde seksen bir (81) gün tamir gördüğünü ve 47.947,77 TL tutarında onarım bedeli oluştuğunu, Tramer bilgilerinin --------- kayıtlarına işlendiğini, müvekkili şirkete ait aracın öncesinde herhangi bir kazası bulunmamakta olup aracın ---------- model olduğunu, oluşan kaza neticesinde müvekkilinin aracı kullanamadığını ve ikame masraflara katlanmak zorunda kaldığını, ayrıca araç üzerinde değer kaybı oluştuğunu, müvekkili şirkete ait araç ticari araç olduğundan sayın mahkemece aracın serviste kalma süresi ve günlük emsal kira bedeli araştırması yapılarak oluşan ticari zararın ve araçta meydana kalan değer kaybının hesaplanması gerektiğini beyan ile, müvekkili şirkete ait --------- plakalı aracın serviste kalma süresi (81 gün) ne karşılık günlük emsal kira bedelinin ve oluşan değer kaybının hesaplanmasını, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla zara tespit edildiğinde arttırılmak üzere şimdilik 1.000 TL maddi tazminat (Değer kaybı ve araçtan yoksun kalınan günlerde oluşan zarar/kira bedelleri) hesaplanan kira bedelleri ve değer kaybı bedelinin zarar doğum tarihinden itibaren ticari faiz ile birlikte hesaplanarak davalılardan alınmasına ve müvekkiline verilmesine, vekalet ücreti ve masrafların davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir.
CEVAP : Davalı ---------Ş. vekili 05/10/2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davası konusu trafik kazası anılan zamanaşımı süreleri geçtikten çok sonra açılmış olduğunu, zamanaşımı itirazları olduğunu, davanın reddi gerektiğini, davacı vekili tarafından ikame olunan davada alacağının sonradan arttırılabileceğinden bahisle şimdilik 1.000,00.-TL olduğu belirtildiğini, ancak davacı tarafından kesin olarak belirlenmiş bir rakam mevcutken kısmı dava açılması kabul edilemeyeceğini, bu nedenle, davanın reddi gerektiğini, kazaya karışan araç için müvekkili şirket tarafından tanzim edilen poliçe kasko sigorta poliçesi olduğunu, davacı yanın taleplerini öncelikle zorunlu mali mesuliyet poliçesini tanzim eden sigorta şirketine yöneltmesi gerektiğini, bu sebeple davacının taleplerinden müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, huzurdaki haksız davanın reddini talep ettiğini, davacının husumeti öncelikle kazaya karışan araç için kaza tarihini kapsayan ZMMS poliçesini tanzim eden şirkete yöneltmesi gerektiğini, huzurdaki davanın husumet yokluğu gerekçesiyle müvekkili şirket yönünden reddine karar verilmesini, müvekkili şirket’in zorunlu mali mesuliyet sigortasından doğan sorumluluğu sigortalının kusuru oranında olduğunu, en doğru ve geçerli tespitin yapılabilmesi için hem --------- dairesi’nden hem de karayolları genel müdürlüğü fen heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması zorunluluk arz ettiğini, davacı tarafın ikame araç bedeli adı altında talep etmekte olduğu tazminattan müvekkili şirketin kasko sigortası poliçesi kapsamında hukuki sorumluluğu bulunmadığını, bu bağldam hukuki dayanaktan yoksun ikame araç bedeli talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, başvuran tarafça ekspertiz raporu’nda tespit edildiği belirtilen değer kaybına ilişkin tutarlar son derece fahiş olduğunu, raporun tarafınca kabulü imkânsız olduğunu, öncelikle araçta meydana gelen değer kaybı bedelinden müvekkilinin sorumluluğu olmadığını, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, aleyhine hüküm kurulması halinde müvekkili şirketin, 2918s. Kanunun 97.maddesi kapsamında başvuru tarihinden 15 gün sonrasına tekabül eden tarihten itibaren ve ancak yasal faizle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğini, davacının değer kaybını öncelikle zorunlu mali mesuliyet sigortacısına yöneltmesi gerektiğini, talep edilen değer kaybı tutarının fahiş, dayanaksız olması ve ikame olunan davanın açıkça kötüniyetli olması sebebiyle davanın reddini, davacı vekilinin kısmi dava açmasında hukuki yararı bulunmadığından davacı tarafa talep tutarının açıklattırılması aksi halde davanın reddini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile değer kaybına ilişkin olarak uzman sigorta eksperinden rapor alınmasını, davayla ilgili tüm giderler ve vekalet ücretinin başvuru sahiplerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:----------- Şirketi'nin 16/09/2021 tarihli müzekkere cevabı ile ----------plakalı araca ait hasar dosyası, ----------- Emniyet Müdürlüğü'nün 16/09/2021 tarihli müzekkere cevabı ile --------- ve ---------- plakalı araca ait trafik tescil kayıtları, ----------- Emniyet Müdürlüğü'nün 25/09/2021 tarihli müzekkere cevabı ile --------- ve ---------- plakalı araçlara ait kaza kaydına ilişkin belgeler, ------------ 22/04/2020 tarihini tramer kayıtları,------------ Şirketi'nin 16/12/2021 tarihli müzekkere cevabı, ------------ Şirketi'nin 21/12/2021 tarihli müzekkere cevabı ile --------- plakalı araca ait 22/04/2020 tarihli kaza nedeni ile yapılan bakım ve tamire ilişkin belgeler, ----------- Şirketi tarafından ----------- plakalı araca ait poliçe kaydı, -Makine Yüksek Mühendisi ve Sigorta ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı bilirkişi heyetinden alınan 02/08/2022 tarihli bilirkişi kök raporda özetle; " Makine Yüksek Mühendisi ve Sigorta ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı bilirkişi heyetinden alınan 02/08/2022 tarihli bilirkişi raporunda "1-Davalı --------- Şirketi nezdinde --------- plakalı vasıtanın ihtiyari mali mesuliyet teminatının mevcut olduğu ve bu teminatın mevcut olduğu ve bu teminatın aracın zorulu mali mesuliyet teminatını aşan kısım yönünden devreye girdiği, 2-Araçta oluşan değer kaybı ile makul süre araç kullanmama sonucu hesaplanan 7000 TL araç kullanım zararının dava dışı ----------- Şirketi nezdinde mevcut zorunlu mali mesuliyet teminat limiti içinde kaldığı, 3-Sayın Mahkemece aracın serviste oranım gördüğü 58 günlük süre yönünden araç mahrumiyetinin oluştuğuna karar verilmesi halinde, 27.000 TL değer kaybı ile 17.225 TL araç kullanım zararı olmak üzere toplam 44.225 TL zarardan, --------- Şirketi nezdinde mevcut zorunlu mali mesuliyet teminat limiti 41.000 TL'nin tenzilinden sonra kalan 3.2525 TL'den ----------- Şirketi'nin sorumlu olacağı, davalı sigorta şirketinin davadan önce temerrüde düşürülmediği" şeklinde rapor ibraz edilmiştir.-Makine Yüksek Mühendisi ve Sigorta ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı bilirkişi heyetinden alınan 23/01/2023 tarihli bilirkişi ek raporu: "Kusur Yönünden: Davalı tarafa sigortalı araç sürücüsü ---------- %100 (Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu,-Dava konusu araç sürücüsü dava dışı ---------- kusursuz olduğu,----------- plaka sayılı araç sürücüsü dava dışı ---------- kusursuz olduğu,Söz konusu kazaya ait ----------- SBM Kaza İhbar Nolu SBM-TRAMER kaydındaki kazaya karışan araç sürücülerinin 82 - MUTABAKAT - ŞİRKETLER ARASI MUTABAKAT ile sonuçlanan kusur durumu değerlendirmesinde de; dava konusu ---------- plaka sayılı araç sürücüsünün kusursuz (%0) olduğu, ------------ plaka sayılı araç sürücüsünün kusursuz (%0) olduğu, diğer ----------- plaka sayılı araç sürücüsünün %100 kusurlu olarak tespit edildiği görülmüş olup, TRAMER kusur durumunun tarafımca tespit edilen kusur durumu ile uyumlu olduğu,Kök Raporda; 22/04/2020 tarihinde meydana gelen olaya ait trafik kazası tespit tutanağındaki tespitler ve olay yeri hasar fotoğraflarının, dava konusu ----------- plakalı araçta meydana gelen maddi hasar ile uyumlu olduğu, (Değer Kaybı Hesaplamasında; Dava konusu ----------- plaka sayılı aracın modeli, yaşı, km'si, kullanılmışlık düzeyi, aracın hasar geçmişinin incelenmesinde dava konusu kazadan öncesine ait sisteme kayıtlı kaza kaydının bulunmadığı hususu, parça-malzeme-işçilik kalemlerinin niteliği, 22/04/2020 tarihli kazaya ait hasar fotoğraflarındaki hasarın şekli ve niteliği ve TRAMER hasar sorgusunda hasar tutarı bulunmadığı hususları da dikkate alınarak Yargıtay Kararları* doğrultusunda değerlendirilmiştir) KTK.m.90'da yer alan "ve genel şartlar"da ifadesi Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği de dikkate alınarak değer kaybı yönünden aşağıdaki yönteme göre sonuç belirlenmiş olup; Serbest Piyasa Koşullarına göre değerlendirmede; Dava konusu --------- plaka sayılı ---------- marka/tip, --------- model araçta oluşan değer kaybı için davaya konu edilen ve davalı tarafın tazmin etmesi istenilen toplam değer kaybı tutarının Yargıtay Kararları doğrultusunda (Aracın serbest piyasa koşullarında dava konusu kazadan önceki 2. el piyasa rayiç değeri ile dava konusu kazadan sonraki onarılmış haldeki 2. el piyasa rayiç değeri arasındaki fark) kaza tarihi itibariyle "ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle"; serbest piyasa koşullarında 27.000,00 TL olabileceği değerlendirilmiş olup, sürücünün kusuruna isabet eden tutar dikkate alındığında; [(27.000,00 TL Değer Kaybı) x %100 kusur oranı] = 27.000,00 TL olabileceği, belirtilmiş olup, Yukarıda detaylıca gerekçeleri ile de açıklandığı üzere; Kök Raporumuzdaki ile ilgili tespitlerimizi değiştirecek nitelikte teknik bir tespit, somut bir veri sunulmadan itiraz edildiği, kök raporumuzdaki tespitlerimizin aynen geçerli olduğu,Aracı Kullanamamak Doğan Zarar Yönünden İtirazları Değerlendirme: KÖK RAPORDA; "Dava konusu aracın hasarının onarımı için gereken makul sürenin* 20 gün olabileceği, bu süre zarfında davacı tarafın aracını kullanamamaktan doğan net zararının kaza tarihi olan 22/04/2020 tarihi itibariyle 7.000,00 TL olabileceği hesaplanmış olup, sürücünün kusuruna isabet eden tutarın;(*Yargıtay Kararlarında belirtildiği üzere onarım için gereken makul süre) (7.000,00 TL Zarar Tutarı x %100 Kusur oranı) 7.000,00 TL olabileceği,--------- servis evraklarından aracın servise dava konusu 22/04/2020 tarihli kazadan 5 gün sonra 27/04/2020 tarihinde teslim edildiği, 18/06/2020 tarihinde 58 gün sonra teslim alındığının anlaşıldığı, bu gecikilen süreler hususundaki nihai takdir elbette Sayın Mahkemede olmak üzere;(58 gün bekleme süresi (gün) x 325 TL/gün = 18.850,00 TL)(53 gün (5 gün geç teslim) bekleme süresi (gün) x 325 TL/gün = 17.225,00 TL) olarak hesaplanmış olup, Kök Raporumuzda; Yargıtay içtihatları da dikkate alınarak hasarın onarımı için gereken makul süre ve günlük kira bedeli kaza tarihi itibariyle tespit edilerek, net zarar hesaplanmış ve kira bedeli ile ilgili görsel örnekler sunularak denetime elverişli hale getirilmiş olup, kök raporumuzdaki tespitlerimizi değiştirecek nitelikte yeni bir bilgi-belge-somut bir veri-teknik bir tespit-sözleşme-fatura vb. dosyaya sunulmadan itiraz edildiği anlaşılmış olup, Hasarın onarımı için gereken makul süre tespit edilerek net zarar hesaplaması yapılmıştır. 20 (gün) x 350 TL/gün = 7.000,00 TL(NOT: Aracın serviste kaldığı süre-bekleme süresi, geç teslim süresi ile ilgili sadece matemetiksel hesaplama yapılmış olup, makul onarım süresi dışındaki bu süreler ile ilgili takdir ve nihai takdir Sayın Mahkemeye bırakılmıştır)
(Ayrıca; dava konusu emsal araçların kiralamasını yapan --------- ----------- ile yapılan telefon görüşmesinde de dava konusu aracın net kira bedelinin kaza tarihi itibariyle 350 TL olabileceği bilgisi alınmıştır.)Sigorta Yönünden;
1-Davalı ---------Ş. nezdinde ----------- plakalı vasıtanın ihtiyari mali mesuliyet teminatının mevcut olduğu ve bu teminatın aracın zorunlu mali mesuliyet teminatını aşan kısım yönünden devreye girdiği ve araç mahrumiyet zararının poliçe teminatı kapsamında bulunduğu,
2-Kök raporda araç mahrumiyet zararının dava dışı ---------Ş nezdinde mevcut Zorunlu Mali Mesuliyet teminatı kapsamında bulunduğu sehven belirtilmiş olmakla, bu yöndeki görüşü revize ettiğimizi, araç mahrumiyet zararının Zorunlu Mali Mesuliyet teminatı kapsamına girmediği, bu nedenle araç mahrumiyet zararı yönünden sorumluluğun davalı ---------Ş'de olduğu,
2-Araçta oluşan 27.000 TL değer kaybının dava dışı ----------Ş nezdinde mevcut Zorunlu Mali Mesuliyet teminatı kapsamında kaldığı, -----------Ş'nin bu nedenle değer kaybından sorumluluğunun oluşmadığı,
3-Makul süre araç kullanmama sonucu hesaplanan 7000 TL araç kullanım zararının ise davalı -----------Ş nezdinde mevcut İhtiyari mali mesuliyet teminat limiti içinde kaldığı ve bu kısım yönünden davalı --------------Ş'nin sorumluluğunun bulunduğu,
3-Sayın mahkemenizce aracın serviste onarım gördüğü 58 günlük süre yönünden araç mahrumiyetinin oluştuğuna karar verilmesi halinde, 17.225 TL araç kullanım zararından, --------Ş. nin sorumlu olacağı,
Davalı sigorta şirketinin davadan önce temerrüde düşürülmediği" şeklinde rapor ibraz edilmiştir.-Makine Yüksek Mühendisi ve Sigorta ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı bilirkişi heyetinden alınan 17/10/2023 tarihli bilirkişi 2. ek raporu: "-----------ş." Vekilinin 16.05.2023 tarihli yazısında "İlgili müzekkere ile talep edilen hususlarda müvekkil kayıtlarında gerekli incelemeler yapılmış olup, müzekkere konusu araca emsal aracın 03/04/2020 tarihinde 157.000,00 TL bedel ile satıldığı tespit edilmiştir." şeklinde belirtilmiş olup, söz konusu yazı cevabının aracın rayiç değeri ile ilgili olduğu, görsel örnekler ile desteklenmediği, kaza sonrası onarılmış haldeki değeri ile ilgili de görsel örnek-bilgi-belge bulunmadığı anlaşılmış olup, söz konusu yazı içeriği ile ilgili değerlendirme ve nihai kararın elbette Sayın Mahkemede olduğu, Kök Raporumuzdaki Değer kaybı ile ilgili tespitlerimizi değiştirecek nitelikte teknik bir tespit, somut bir veri sunulmadan itiraz edildiği, kök raporumuzdaki serbest piyasa koşullarına göre rapor tanzim tarihi itibariyle yaptığımız tespitlerimizin kaza yarihi itibariyle aynen geçerli olduğu" belirtilmiş olup, Aracı Kullanamamak Doğan Zarara İtirazlar Yönünden Yeniden Değerlendirme: Aracı Kullanamamak Doğan Zarar ile ilgili tespitlerimizi değiştirecek nitelikte teknik bir tespit, somut bir veri sunulmadan itiraz edildiği, Ek rapor tanzimi sırasın reel piyasaya yönelik emsal örnek verildiği de dikkate alındığında Ek(2) Rapor tanzim tarihi itibariyle (Kök-Ek) raporumuzdaki tespitlerimizin aynen geçerli olduğu,Sigorta Yönünden; 1.Ek rapordaki görüşlerin aynen korunduğu,değer kaybından davalı---------Ş nin sorumluluğunun bulunmadığı,sadece araç mahrumiyet zararından dolayı ihtiyari mali mesuliyet teminatı kapsamında davalı ----------Şnin sorumluluğu mevcut bulunduğu," sonucuna varıldığı görülmüştür. -Davacı vekilince 15/04/2024 harç tarihli bedel arttırım dilekçesinde özetle; Değer kaybı alacağı olarak 27.000 TL, yoksun kalınan bedel/aracı kullanamamaktan doğan zarar alacağını 7.000,00 TL olarak karar verilmek üzere arttırdıklarını, ortaya çıkan 34.000 TL dava değeri üzerinden eksik harç alınarak davasının arttırmış olduğunu miktarlar çerçevesinde davalıların sorumlu oldukları miktarlar üzerinden kabulüne, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin davalılara sorumlulukları oranında yükletilmesine ve ticari faiziyle tahsiline fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Bedel arttırım dilekçesi davalılara tebliğ edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, trafik kazası sebebiyle oluşan davacının aracında meydana gelen değer kaybına ve kazanç kaybına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Dosyada yer alan belgeler ve yazı cevabının incelenmesi neticesinde ---------- plakalı ----------cinsi aracın davacı şirket adına kayıtlı olduğu, --------- plaka sayılı aracın davalı --------- Şti. adına kayıtlı olduğu ve kaza tarihinde davalı ----------Ş. Nezdinde kasko poliçesi ile sigortalı olduğu ve Mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır.2918 sayılı KTK'nın hükümlerine göre, trafik kaydı "işletenin" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur.Aynı yasanın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un 85. maddesinde ise "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir.2918 sayılı KTK'nın 85. maddesinde, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibinin, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı belirtilmiştir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. madde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur" hükmünü içermektedir.Davacının değer kaybı zararına ilişkin talebinin değerlendirilmesinde tazminat kapsamının ne olduğu konusunda TBK'daki genel hükümlerde bir açıklık yoktur. Bu konuda, Yargıtay'ın müstakar hale gelmiş içtihatları bulunmakta olup, yüksek yargı kararlarında değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki fark olarak tanımlanmakta ve araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra 2. el satış değerinin tespiti ve arasındaki farkın göz önüne alınması gerektiği yerleşik hale gelmiştir. Nitekim, --------- sayılı kanun yararına bozma ilamında da, değer kaybının, işaret edilen bu esaslar dahilinde yapılacak inceleme ile belirlenmesi gerektiği yönünde içtihatta bulunulmuştur.Bu sebeplerle; değer kaybının, objektif değer kaybı esasına göre belirlenmesi gerektiği değerlendirilmiş ve dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Makine Yüksek Mühendisi ve Sigorta ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı bilirkişi heyetinin 02/08/2022 tarihli kök raporu ve ek raporlarında 27.000,00 TL değer kaybı olabileceği, belirtilmiştir. Taraf vekillerinin itirazları değerlendirilmek ve davaya konu poliçeye ilişkin teminatlar yönünden değerlendirme yapılması için dosya tekrar bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve aynı heyet tarafından tanzim23/01/2023 tarihli ek rapor ile tespit edilen tutarlar aynen korunarak davalı sigorta şirketinin sorumluğu yönünden revize edilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılamada ----------isimli firmaya müzekkere yazılarak davaya konu aracın rayiç değeri ile kaza tarihinden önceki ikinci el fiyatlarının sorulduğu gelen cevabi yazı doğrultusunda da dosya tekrar aynı bilirkişi heyetine bu cevabi yazı ile taraf vekillerinin itirazları yönünden değerlendirme yapılması için dosya heyete tevdi edilmiş olup; aynı heyet tarafından tanzim edilen 17/10/2023 tarihli 2 ek rapor ile önceki tespitler aynen korunmuştur.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Makine Yüksek Mühendisi ve Sigorta ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı bilirkişi heyetinden alınan 02/08/2022 tarihli bilirkişi kök rapordaki kusur tespitinin olayın oluş şekli ve trafik kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğu, davalı araç sürücüsünün % 100 kusurlu olduğu anlaşılmış olup Mahkememizce alınan bilirkişi kök ve ek raporundaki değer kaybı hesabının ---------- sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesi ve 92. maddesinin ilgili bentlerinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerektiğinden dava konusu aracın kaza tarihindeki hasarsız ikinci el piyasa değeri ile aracın onarıldıktan sonraki piyasa rayiç bedeli arasındaki farkı değer kaybı olarak belirlemiş olması ve davacıya ait aracın daha önce hasar kaydının bulunmaması nedeniyle değer kaybı hesaplamasının yerinde olduğu yine dava konusu araçta meydana gelen kazanç kaybının belirlenmesinde ihtimalli olarak hesaplama yapıldığı ve bilirkişi heyetine göre tamir için makul sürenin 20 gün olduğu belirtilerek ve günlük tamir süresi ve aracın kaza tarihi itibariyle günlük kira bedeli üzerinden hesaplandığı anlaşılmış olup bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı vekilinin bedel arttırım dilekçesi ile 27.000,00 TL değer kaybı tazminatının, 7.000,00 araç mahrumiyet bedelinin bilirkişi raporu doğrultusunda davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkile ödenmesini talep etmiş olduğu anlaşılmış olup bilirkişi raporu ve davacı vekilinin bedel arttırım dilekçesi doğrultusunda davanın davanın kısmen kabulü ile; dava konusu 27.000,00 TL araç değer kaybı nedeniyle oluşan maddi tazminatından davalı araca ait ZMMS sigorta poliçesi kapsamında limiti aşan kısım olmadığından davalı sigorta şirketinin kasko poliçesi kapsamında sorumluluğunun bulunmadığı bu nedenle davalı sigorta şirketi yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, dava konusu 27.000,00 TL araç değer kaybı nedeniyle oluşan maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ----------- Şti 'den alınarak davacıya verilmesine, dava konusu 27.000,00 TL araç değer kaybı maddi tazminat talebi yönünden dava konusu 7.000,00 TL kazanç kaybı nedeniyle oluşan maddi tazminattın her iki davalının da sorumluluğu bulunduğundan davalı --------- Şti yönünden kaza tarihinden itibaren , davalı -----------Ş. yönünden (sigorta şirketi yönünden kaza tarihindeki poliçe limiti sınırlı olarak) temerrüt tarihi dava tarihi olduğundan dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
Davanın KISMEN KABULÜ İLE;
1-a-Dava konusu 27.000,00 TL araç değer kaybı nedeniyle oluşan maddi tazminatın kaza tarihi olan 22/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı --------- Şti 'den alınarak davacıya verilmesine,
b-Dava konusu 27.000,00 Tl araç değer kaybı maddi tazminat talebi yönünden davalı sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığından davalı sigorta şirketi yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,
c-Dava konusu 7.000,00 TL kazanç kaybı nedeniyle oluşan maddi tazminatın davalı ----------- Şti yönünden kaza tarihi olan 22/04/2022 tarihinden itibaren , davalı -------Ş. yönünden (sigorta şirketi yönünden kaza tarihindeki poliçe limiti sınırlı olarak) temerrüt tarihi dava tarihi olduğundan dava tarihi olan 03/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli olan 2.322,54 TL karar harcından 59,30 TL peşin harcın ve 564,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 1.699,24 TL karar harcının davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 59,30 TL başvuru harcı ve 59,30 TL peşin harç ve 564,00 TL tamamlama harcı toplamı olan 682,60 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan bilirkişi masrafı 2.000,00 TL, dosya masrafı 48,00 TL, posta ve tebligat masrafı 281,50 TL, KEP gideri 4,15 TL olmak üzere toplam 2.333,65 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davalı --------- Şirketi yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T 7/2 maddesi uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalı tarafa verilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
8-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A maddesinin 11 ve 13. fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 1.360,00 TL'nin davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile-------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.