Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2026/155
2026/130
16 Şubat 2026
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/155 Esas
KARAR NO : 2026/130
DAVA : Kooperatif Üyeliğinin Tespiti
DAVA TARİHİ : 27/08/2021
KARAR TARİHİ : 16/02/2026
Mahkememiz --------- Esas sayılı davanın 05/02/2026 tarihli celsenin 3 nolu ara kararı gereğince yukarıda ismi geçen davacılar yönüyle TEFRİK kararı verilerek mahkememiz iş bu dosyasına kaydı yapılan Kooperatif Üyeliğinin Tespiti davasında feragat nedeniyle yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların, davalı arsa sahipleriyle ve/veya arsa sahiplerinin vekilleriyle ya da kendilerinden önceki kooperatif üyeleriyle hisse devrine yönelik olarak yapmış oldukları gerek adi yazılı, gerekse de noter hisse devir sözleşmeleri geçerli olup, esasen davacılar sözleşme imza tarihinden itibaren davalı kooperatifin üyesi durumunda olduğunu, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 14/2. maddesi gereğince, üyeliği devralan kişinin (dava konusu olayda davacıların) aynı Yasanın 8. maddesindeki koşulları taşıması halinde üyeliği iktisapta herhangi bir mahsur olmadığı, bu suretle kooperatif yönetiminin bu devri reddetme hakkının bulunmadığı ve davalı kooperatifin özel statülü bir kooperatif de olmadığı gözetilerek herhangi bir kısıtlılık hali de ileri sürülemeyeceğinden taraflar arasındaki sözleşmenin imzalanması kooperatif payının devri için yeterli olduğunu, Kooperatifler Kanunu 14. maddesinin son fıkrası ile; "Ortaklık devredilebilir. Yönetim kurulu, ortaklığı devralan kişinin ortaklık niteliklerini taşıması halinde, bu kişiyi ortaklığa kabul eder." kuralını getirdiğini ve bu hüküm uyarınca bir kooperatif ortağı, ortaklık hakkını (ana sözleşmede bu hususu kısıtlayıcı bir hüküm bulunmadıkça) bir başka kişiye devredebileceğini, yay devrinin yapılmış olması karşısında, bu paya karşılık gelen taşınmazın mülkiyetinin ilgilisince veya kooperaatifçe payı devralan kişiye devredilmemesi durumunda konu tapu iptal ve tescili davası olarak yargının önüne geldiğini, Kooperatifler Kanunu'nun 2/2. maddesine göre yapılan pay devir, devralan kişiye kişisel hak verdiğini, devralan kişi bu kişisel hakka dayanarak, devraldığı paya ait taşınmazın adına tescilini talep ve dava hakkına sahip olduğunu, kooperatifteki ortaklık payı ve dolayısıyla konut devir edilmiş ise, devir eden eski ortağın da davada taraf olması gerektiğini, zira devreden ortağın mülkiyet hakkını doğrudan ilgilendiren böyle bir talebin devreden ortağın olmadığı bir davada incelenip sonuçlandırılması mümkün olmadığını, ferdi mülkiyete geçilmemiş bir kooperatifte, konutların tahsisine ilişkin ortaklar arasındaki uyuşmazlıkta, ortaklardan birinin kooperatif aleyhine dava açarak dava konusu yapılan konutun aidiyeti yönünde aldığı karar, bu kararda davacı ve/veya davalı olarak gösterilmeyen tarafı da bağlamayacağını, davada da yazılı sözleşme ile kooperatif hissesini devreden ve halen bir kısım tapu payları üzerinde bulunan arsa sahipleri de davalı sıfatı ile davada yer aldığını, --------- Blokun yer aldığı -------- ada--------parsel, gerek ------- Blokun yer aldığı ------- ada -------- parsel numaralı taşınmazlar davalılardan kooperatif ile arsa sahipleri adına paylı mülkiyet halinde ve arsa niteliği ile tescilli olduğunu, mevcut duruma göre göre tapuda bağımsız bölüm yönünden tescile karar verme imkanının bulunup bulunmadığı resmi kurumlardan gelecek yazı ve yaptırılacak keşif ve fen bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını, tapunun iptali ile tesciline karar verilememesi durumunda bile çoğun içinde azda vardır kuralı gereğince, davacıların talepleri yönünde bir haklarının bulunduğunun anlaşılması halinde, inşaatın ruhsat ve onaylı projeleri nazara alınarak, tespit edilecek bağımsız bölümlere tahsis olunması gereken arsa payının belirlenerek, ilerde kurulacak kat irtifakında nazara alınmak şartı ile pay tesciline karar verilmesi mümkün olduğunu, davacıların kooperatif üyeliğinin tespiti, akabinde ilgili bulundukları taşınmazın adlarına tescilini talep etmek zorunluluğu olduğunu, davacıların bulunduğu taşınmazla aynı paftada yer alan ve üzerinde 7 katlı 6 blok apartman dairesi bulunan dava konusu taşınmazların komşu parseli --------- ada-------- parsel numaralı taşınmazda davalı kooperatifçe ferdileşmeye geçilmiş ve malikler adına tapu çıkartıldığını, dava konusu taşınmazlar için de ferdileşmeye geçilmesi ve davacılar adına tapuların tescili hususunda herhangi engelleyici bir durumun bulunmadığını, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 19/1.maddesi hükmüne göre, kooperatif ortaklığı, en az bir payı içerdiğini, mirasçılar arasındaki duruma ilişkin istisna hükmü dışında ortaklık payının bölünemeyeceğine dair kanunun bu hükmü karşısında, birden fazla kişinin aynı pay için ortak olması veya bir payın yarısının başka birisine devri mümkün olmadığını, Kooperatif ortağının vefatı halinde ise tereke tüm hak ve borçları ile bir bütün halinde mirasçılara geçeceğinden vefat eden üyenin mirasçıları da iştirak halinde bu paya ortak olduğunu, dava dilekçesinde vefat eden üyeler belirtilmiş ve vefat eden üyelerin mirasçılık belgesine göre belirlenen mirasçıları davacı olarak gösterildiğini de belirterek, ------- İli,------ İlçesi,-------- Mahallesi--------- mevkii, 2579.92 m2 miktarlı arsa vasıflı -------- ada --------- parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan -------- numaralı bloktaki dairelerden ve yine -------- İli, ------ İlçesi, ------- Mahallesi ------- mevkii, 4161.69 m2 miktarlı arsa vasıflı -------- ada -------- parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan --------- Bloktaki dairelerden adlarına kooperatifçe tahsis edildiğinin tespiti ile ilerde kurulacak kat irtifakında nazara alınmak şartı ile davalılar adına olan tapusunun iptali ile davacılar adına pay tesciline, mümkün olmaması halinde dairelerin yüzölçümlerine karşılık gelen miktarın uygulamadaki tabiriyle arsa tapusu (toprak tapusu) olarak davalılar adına olan tapunun iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE : Dava Kooperatif Üyeliğinin Tespitiisteminden ibarettir. Eldeki dosyanın mahkememizin --------- Esas sayılı dosyasının 05/02/2026 tarihli celsesinin 3 numaralı ara kararı olan------- yönünden davanın TEFRİK edilerek Mahkememizin ayrı bir esasına kaydına, " kararı ile TEFRİK EDİLEREK mahkememizin iş bu ------ Esasına kaydı yapıldığı anlaşılmıştır.
Bir kısım davacılar vekili yargılama devam ederken 10/12/2025 UYAP tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini belirtmiştir. Davacı vekilinin vekaletnamesinde davadan feragat etme yetkilerinin bulunduğu anlaşılmıştır.Davadan feragat HMK'nın 307. ve 311. maddeleri hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen, kesin hükmün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir. HMK 307. maddesi hükmüne uygun olarak davacının davadan feragatının mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Davadan feragat davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olduğundan davanın bu nedenle reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Feragat nedeniyle REDDİNE,
2- Alınması gerekli 732,000 TL harcın davacılardan tahsili ile hazine adına irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına,
4- Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirmediğinden vekalet ücreti yönüyle karar verilmesine yer olmadığına,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde karar verildi.02/10/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.