mahkeme 2025/937 E. 2026/2 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/937

Karar No

2026/2

Karar Tarihi

6 Ocak 2026

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/556 Esas
KARAR NO : 2026/7
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/08/2022
KARAR TARİHİ : 08/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı dava dilekçesinde özetle; Davalılar tarafından aleyhine, gerçekte herhangi bir borcun bulunmadığı halde haksız bir şekilde bedelsiz sentlere istinaden, -------- E. Sayılı ve -------- E. Sayılı icra takip dosyalarıyla icra takibi başlatılmış ve devam ettirilmiş olduğundan iş bu menfi tespit davasını açarak davalılara gerçekte herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitini talep etmiş, ---------- köyünde ikamet etmekte olduğunu, . önceleri çiftçilikle geçimimi sağladığını, ancak, yaklaşık son 15 yıldır beyinle ilgili nörolojik bir hastalığa yakalandığını, rahatsızlığı nedeniyle beyin fonksiyonlarım sağlıklı bir şekilde çalışamaz hale geldiğini, bu sebeple, oğlu ... ---------- E sayılı davası ile kendisine kanuni temsilci olarak atandığını, davalıların aslen kendi köylüleri olduğunu, ... ---------- ikamet ettiğini, ...'un ise, köylerinde ikamet ettiğini, ...” un halen köyle irtibatı devam ettiğini, dolayısıyla karşı tarafın, kendisinin her türlü durumumu ve zayıf yönlerini gayet iyi bildiğini, 2010 yılında önceden tanıdığı ve bildiği ..., oturduğu ---------- köyünde, anneannesinden kalma taşınmazı bulunduğunu ve satacaklarını, dolayısıyla müşteri bulmasını rica ettiğini, müşteri bulması durumunda kendisine de komisyon vereceğini, ancak, kendisine ücretsiz yardımcı olacağına dair söz verdiğini, söz konusu taşınmazın;--------- ili, -------- ilçesi, -------- Köyü, -------- Mevkii, -------- ve --------- parsel numaralı bitişik yan yana parseller olup, toplam yaklaşık 5600 m2 büyüklüğünde arsa olduğunu, söz konusu taşınmaza ... isimli bir müşteri buluğunu, satış protokolü dahi yapıldığını, söz konusu satış protokolüne aracılık ettiğinden dolayı, kendisinin de isminin protokole şahit olarak geçtiğini, ancak söz konusu taşınmazın, miras yoluyla intikal ettirileceği için bütün mirasçılardan vekaletname alınması ihtiyacı olduğunu, bütün mirasçılardan ... adına vekaletnameler alındığını, ancak mirasçılardan bir tanesinin, felçli ve yatalak olduğundan vasi tayin etmek zarureti olduğundan vasi tayin işlemlerinin uzun süreceği anlaşıldığından, ... isimli alıcı, taşınmazı satın almaktan vazgeçtiğini, daha sonra; iki kardeş olan davalılar ... ve ..., taşınmaza müşteri olduklarını, ancak, satıcı ... ve ailesiyle aralarının iyi olmadığından, davalılar ... ve ... bu yerin kendilerine satın alınması konusunda aracılık etmesini istediklerini, taraflar arasında aracılık yaptığını, masraflar hariç dönümü net 33.000,00 TL den toplamda net 185.000,00 TL ye anlaştıklarını, bütün masraflar da alıcı tarafa ait olmak üzere anlaştıklarını, vasi tayin işlemleri ile vesayet makamının satışa izin işlemleri gecikerek uzun sürdüğünden, davalıların kendisini sıkıştırarak kendilerine teminat maksatlı olarak senet istediklerini, kabul etmek istemediğini ancak beyin rahatsızlığından da istifade ederek ısrarla sıkıştırdıklarını, rahatsızlığından dolayı davalılara direnemediğini, ve bütün ısrar ve baskıları ile hatta beyin rahatsızlığını da istismar ederek, hatırladığı kadarıyla bir kaç senede imza attırdıklarını, bu senetleri iki tane olduğunu düşündüğünü, ancak üç senet imzalattıklarını, icra takip dosyasının birinde iki senet, diğerinde ise bir adet senet olmak üzere üç adet senedi icraya koyduklarını, senetleri, tapu devri gerçekleştiğinde iade edeceklerini söylediklerini, ancak , daha sonra rahatsız olan mirasçının vasi tayin işlemleri ile vesayet makamının satışa izin işlemleri tamamlandığını ve tapu devri işleminin, ... adına satış suretiyle gerçekleştirildiği halde, davalılar bu senetleri kendisine iade etmediklerini, üstelik --------- İcra Müdürlüğü'nün --------- E ve --------İcra Müdürlüğü'nün --------- E sayılı icra takip dosyalarından icra takibine koyarak, taşınmazlarını herhangi bir borcu olmamasına rağmen haksız yere haciz ettirdiklerini belirterek, davanın kabulü ile --------- İcra Müdürlüğünün ---------- E. Sayılı ve ---------- İcra Müdürlüğünün --------- E. sayılı icra takip dosyalarından dolayı dosyalarından ve dayandıkları senetlerden davalılara borçlu bulunmadığımın tespitine, icra takiplerinin ve dayandıkları senetlerin iptaline, davalılar haksız ve kötü niyetli bir şekilde kendisini mağdur etiklerinden takip tutarlarının %20'sinden az olmamak üzere haksız takip tazminatına mahkum edilmelerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Yargılama sırasında dava istirdat davasına dönüşmüş ve davacı tarafça icra dosyalarına yapılan toplam ödemeler (437.931,67 TL) üzerinden tamamlama harcının yatırılmış olduğu anlaşılmıştır.

SAVUNMA:Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın, icra takibinden sonra açılmış olan menfi tespit davası niteliğinde olduğunu, bu durumda davaya bakmakla yetkili mahkeme icra takibinin yapıldığı yer mahkemesi olduğundan, dosyada yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, davanın , İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesinde düzenlenen 1 yıllık süre içinde açılmadığından, davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı yönünden de reddi gerektiğini, müvekkili ... tarafından --------- İcra Müdürlüğü'nün--------- Esas sayılı dosyası üzerinden davacı tarafça düzenlenerek müvekkiline teslim edilen 19.06.2010 düzenleme tarihli, 19.12.2010 vade tarihli 120.000-TL tutarındaki bir adet senede istinaden ve --------- Esas sayılı dosyası üzerinden 10.000-TL tutarındaki bir adet senede istinaden olmak üzere, toplam iki adet kıymetli evraka istinaden kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takipleri başlatıldığını, takiplerin kesinleşmesini müteakip, davacı adına kayıtlı -------- İli,--------- İlçesi--------- Köyü,--------- Pafta,--------- Parsel sayılı tarla vasfındaki taşınmazda davacının hissesi üzerine haciz konulmuş, sonrasında ise taşınmazın, --------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Talimat sayılı dosyası üzerinden satış işlemlerine başlandığını, taşınmazın, 27.01.2016 tarihinde müvekkili ... adına ihale edildiğini, ihaleden sonra davacı tarafça ---------- Esas sayılı dosyası üzerinden ihalenin feshi davası açılmış; dava, mahkemenin --------- Karar sayılı ve 14.04.2016 tarihli kararı ile reddedilmiş, davacının karar düzeltme talebinin ----------- sayılı ve 12.10.2017 tarihli kararı ile reddi neticesinde karar 12.10.2017 tarihi itibariyle kesinleştiğini, devamında dava konusu taşınmazın--------- hissesinin,---------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Talimat sayılı dosyasındaki 02.03.2018 tarihli satış yazısı gereğince müvekkil adına tescili talep edildiğini,dava konusu taşınmazdaki 305/1440 hisse, müvekkillerinden ... tarafından cebri icra yolu ile iktisap edildiğini, dava konusu taşınmazın cebri icra sonucu satılmakla davacı adına kayıtlı olmaktan çıkmış, müvekkilinin mülkiyetine geçtiğini, icra takibi sırasında borca ve imzaya herhangi bir itiraz ileri sürmeyen, takip sonrasında teminat yatırmak suretiyle ödemenin durdurulması kararı alınabilecek menfi tespit davasını yasal süresi içinde açmayan davacının, ihaleden 5 yıl sonra huzurdaki davayı açmakla iyi niyetli olmadığını, davacı, aleyhine başlatılan --------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas ve --------- Esas sayılı takip dosyalarında, ödeme emrinin kendisine tebliğinden sonra takibe itiraz etmediğini, benzer şekilde, mahkemece takdir edilecek teminat tutarını ödeyerek, icra veznesindeki ödemenin yapılmamasını sağlamaya yönelik süresi içinde herhangi bir menfi tespit davası da açmadığını, davacı ---------- Esas sayılı dosyası ile görülen boşanma davasında taraf olup, tarafların boşanmasına ilişkin verilen mahkeme kararı davacı ve eşinin mahkemenin gerekçeli kararını kasten tebliğe çıkartmaması sebebiyle kesinleştirilemediğini, bu durumun, icra takipleri nedeniyle cebri icra yolu ile satış neticesinde mülkiyeti müvekkiline geçen taşınmaz üzerine-------- Esas sayılı dosyası üzerine konulan tedbir şerhinin, ilgili tapu müdürlüğünce kaldırılamamasına, müvekkilinin ise söz konusu taşınmazda serbestçe tasarruf edememesine yol açtığını, müvekkilleri aleyhine---------- Esas sayılı dosyası üzerinden, huzurdaki dava konusu icra takiplerinde cebri icra yolu ile satışı yapılarak mülkiyeti müvekkiline geçen taşınmazın tapusunun iptali talebi ile 26.05.2022 tarihinde dava açtığını, davacı kötü niyetle hareket etmekte ve müvekkili adına satış ve tescili gerçekleştirilen taşınmaza ihtiyati tedbir konulması için asılsız ve gerçeğe aykırı beyanlarla her türlü hukuki yola başvurduğunu, davacının iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydı ile, aleyhine başlatılan icra takibine konu senetlerin düzenlendiği tarihte sağlıklı olduğunun bilindiğini, bu hususaı davacı tarafça dosyaya sunulan vesayet kararına ilişkinin açılan dava tarihinin 2014 olduğu hususu ile açıkça ortada olduğunu, davacı yan aleyhine başlatılan icra takiplerine bakıldığında, --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyasına konu kambiyo senedinin; 19.06.2010 tanzim, 19.12.2010 vade tarihli ve 120.000-TL tutarında bir adet senet olduğunun görüldüğünü, diğer bir deyişle davacı, senedin düzenlendiği tarih olan 19.06.2010 tarihinde sağlık problemlerinin olduğuna ilişkin herhangi bir somut delil sunmadığı gibi, vesayet kararının dava tarihi de senetlerin düzenlenmesinden 4 yıl sonra olduğunu, borçlandırıcı işlem tarihinde hakkında herhangi bir vesayet kararı alınmamış olan davacının hastalık nedeniyle boş senet düzenlediğini iddia etmesi hukuken kabul edilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkememizce, davaya konu senetlerin düzenlendiği 21/11/2011 ve 19/06/2010 tarihleri itibariyle davacının fiil ehliyetine sahip olup olmadığının tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor aldırılmış olup, alınan raporda özetle; fiil ehliyetini müessir ve kişide şuur ve harekat serbestisi ile olayları kavrayıp onlardan sağlıklı sonuçlara varabilme yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı veya zeka geriliği tespit edilmediği, dava dosyasının tetkikinde; sorulan işlem tarihlerinde fiil ehliyetini azaltacak veya ortadan kaldıracak mahiyet ve derecede herhangi bir akli arıza içinde bulunduğunu gösteren tıbbi bulgu ve belgeye rastlanmadığı, sorulan işlem tarihlerinde telkinlere mukavim olabileceği, kendi hür iradesi istikametinde serbest olarak eylem ve işlemlere girişebileceği tıbbi kanaatine varıldığı, bu duruma göre; ...’ın davaya konu senetlerin düzenlendiği tarih olan 21.11.2011 ve 19.06.2010 tarihlerinde fiil ehliyetine haiz olduğu yönünde rapor sunulduğu görülmüştür.Tetkik edilen dosya kapsamı bütün olarak değerledirildiğinde;Dava, hukuki niteliği itibariyle, takip konusu senetlerin teminat senedi olduğu, bedelsiz olduğu, senetlerin imzalandığı tarrihte fiil ehliyetinin bulunmadığı iddiaları ile açılmış bir menfi tespit davasıdır.--------- İcra Müdürlüğü'nün -------- Esas sayılı dosyası ile 19/06/2010 tanzim tarihli 19/12/2010 vade tarihli 120.000,00 TL bedelli keşidecisi davacı ----------, lehtarı davalı ... olan senet yönünden alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine kambiyo senetlerine özgü takip yolu ile takip başlatılmış olduğu ve ---------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyası ile 21/11/2011 tanzim tarihli 15/02/2015 vade tarihli 5.000,00 TL bedelli keşidecisi davacı -----------, lehtarı davalı ... olan senet ile 21/11/2011 tanzim tarihli 15/01/2015 vade tarihli 5.000,00 TL bedelli keşidecisi davacı ----------, lehtarı davalı ... olan senetler yönünden alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine kambiyo senetlerine özgü takip yolu ile takip başlatılmış olduğu; dava sırasında davacı tarafından --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyasına 411.976,20 TL, --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyasına 25.995,47 TL ödeme yapılmış olduğu, böylece davanın istirdat davasına dönüşmüş olduğu anlaşılmıştır.Her ne kadar davalı tarafça hak düşürücü süre itirazında bulunulmuş ise de, davacının icra dosyasına yaptığı son ödeme tarihin 10/07/2023 tarihi olduğu anlaşılmakla hak düşürücü sürenin dolmadığı anlaşılmıştır.Davacı 2010 yılında köylüsü ...'in kendisinden-------- İli, --------- İlçesi, --------- Köyü, ------- mevkii, -------- ve -------- parsel numaralı taşınmazlarını satması konusunda yardım istediğini, kendisinin de kabul ettiğini, iki kardeş olan davalıların taşınmaza müşteri olduğunu, söz konusu taşınmazın mirasçılarından biri için vasi tayin ve satışa izin işlemleri nedeniyle satışın yapılamadığını, işlemlerin uzamasından ve kendisinin beyin rahatsızlığından istifade ederek iradesi dışında kendisinden teminat maksatlı senet istediklerini, tapu devri gerçekleştiğinde bu senetleri iade edeceklerini söylediklerini, ancak vasi tayini ve satışa izin işlemlerinin tamamlanmasının ardından tapu devrinin gerçekleştiğini buna rağmen söz konusu senetlerin iade edilmeyerek takibe konu edildiğini, söz konusu senetler nedeniyle borçlu olmadığını iddia etmiştir. Davalı taraf, davalının senetlerin imzalandığı tarihte fiil ehliyetinin olduğunu savunarak iddiaları kabul etmediğini belirtmiştir.
------- İli, -------- İlçesi, --------- Köyü, --------- mevkii, ------- ve--------- parsel numaralı taşınmazların tapu kayıtları incelendiğinde 01/06/2012 tarihli satış ile ... üzerine tescil edildiği anlaşılmıştır.Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, başka bir deyişle bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir sebeple hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir sebeple son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer. Borçluların takibe dayanak senedin teminat olarak verildiği iddiasına dayandıkları ve senet üzerinde teminat senedi olduğuna dair bir kayıt bulunmadığı da görüldüğünden borçluların iddialarının, İİK'nun 169. maddesi uyarınca borca itiraz niteliğinde olup borca itirazın İİK'nın 169/a maddesi kapsamında incelenmesi gerekmektedir.İİK'nın 169/a maddesi uyarınca; borca itiraz halinde, borcun olmadığının veya itfa veya imhal edildiğinin, resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat külfeti borçlulara aittir. ------- – -------- E. ve 20/06/2001 tarih, ------- - -------- E. sayılı kararlarında da benimsendiği üzere, dayanak belgenin hangi ilişkinin teminatı olduğu yazılı belge ile kanıtlanmalıdır. Buna göre belgede, takip dayanağı senede açıkça atıf yapılması zorunlu olup, açıkça atıf yapıldığının kabulü için, senedin, vade ve tanzim tarihleriyle miktarının belirtilmesi gereklidir.Somut davada, davacı- borçlu senetlerin teminat senedi olarak verildiğini iddia ile davalı- alacaklıya takibe konu senet sebebiyle borçlu olmadığını ispat etmek durumundadır. HMK m. 200 gereği bu iddianın senetle ve kesin delillerle ispat zorunlu olup HMK m.201 uyarınca senede karşı tanıkla ispat yasağı bulunmaktadır. Ancak davacı ve davalının savcılık soruşturmasında ve ceza mahkemesi önündeki beyan ve kabullerinin kendilerini bağlayacağı konusunda ihtilaf bulunmamaktadır.
Davalı ... --------- nolu soruşturma dosyasında 02/01/2014 tarihli ifadesinde "...belirtmiş olduğu köydeki arsa için kendisi bize arsanın toplamda 7000 metre kare olduğunu söylemiş ve bunun karşılığında da kendisine 250.000,00 TL yaklaşık üç sene önce ağabeyim ... ile birlikte ödedik. O da bize en kısa süre içerisinde arsanın tapusunu verecekti. Aynı köylümüz olduğu için kendisine güvenmiştik ve bu güven sonucunda parayı kendisine ödemiştik. Fakat şikayetçi bizden parayı aldıktan sonra tapuyu vermedi ve parayı yaklaşık iki sene kullandı ayrıca arsa bize söylediği gibi 7000 metre kare değil de 5400 metre kare olduğu anlaşılmıştır. Yine ayrıca 20.000,00 TL tutarında bizlerden aldığı hayvanları için otların parasını da ödememiştir. Bütün bu olayların sonucunda kendisi ağabeyim ...'a gelerek bir adet 10.000,00TL ve bir adet de 120.000,00 TL senet vermiştir..." Davalı ... -------- nolu soruşturma dosyasında 02/01/2014 tarihli ifadesinde "...belirtmiş olduğu köydeki arsa için kendisi bize arsanın toplamda 7000 metre kare olduğunu söylemiş ve bunun karşılığında da kendisine 250.000,00TL yaklaşık üç sene önce kardeşim ... ile birlikte ödedik. O da bize en kısa süre içerisinde arsanını tapusunu verecekti. Aynı köylümüz olduğu için kendisine güvenmiştik ve bu güven sonucunda parayı kendisine ödemiştik. Fakat şikayetçi bizden parayı aldıktan sonra tapuyu vermedi ve parayı yaklaşık iki sene kullandı ayrıca arsa bize söylediği gibi 7000 metre kare değil de 5400 metre kare olduğu anlaşılmıştır. Yine ayrıca 20.000,00TL tutarında bizlerden aldığı hayvanları için otların parasını da ödememiştir. Bütün bu olayların sonucunda kendisi işyerimize gelerek bir adet 10.000.00TL ve bir adet 120.000,00TL senetleri bana vermiştir..." şeklinde beyanlarda bulunmuşlardır. Davalılar bu beyanları ile menfi tespit davasına ve -------- İcra Müdürlüğü'nün -------- Esas sayılı dosyasına konu 19/06/2010 tarihinde düzenlenen, 120.000,00 TL'lik senedin davacının da dava dilekçesinde belirtmiş olduğu taşınmazın tapusunun devri karşılığında teminat olarak anlaşma uyarınca verildiğini resmi makamlar önünde ikrar ettikleri anlaşılmıştır. Menfi tespit davasına ve ------- İcra Müdürlüğü'nün --------- esas sayılı dosyasına konu 21/11/2011 tarihinde düzenlenen, 5.000,00 'er TL'lik toplamda 10.000,00 TL'lik iki adet senet yönünden ise kendilerinden hayvan için ot alındığına yönelik beyanda bulunmuşlardır.
Söz konusu taşınmazların tapu kayıtlarının incelenmesinden 01/06/2012 tarihli satış ile ... üzerine tescil edildiği anlaşılmış olup davaya ve-------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyasına konu, 19/06/2010 tarihinde düzenlenen, 120.000,00 TL'lik senedin söz konusu taşınmazlarının tapusunun devri karşılığında teminat olarak anlaşma uyarınca verildiğini resmi makamlar önünde ikrar ettikleri anlaşıldığından bu senet nedeniyle davacı tarafından --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyasına ödenen 411.976,20 TL yönünden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.Mahkememizce davacının senetlerin imzalandığı tarihte fiil ehliyetinin bulunmadığı yönündeki iddiaya ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmış olup ATK tarafından düzenlenen raporda davacının senetlerin imzalandığı tarihte fiil ehliyetini haiz olduğu belirtilmiştir. Davalıların soruşturma dosyalarındaki ifadelerinde ot satımı karşılığı verildiğini belirttikleri, davaya ve ---------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- esas sayılı dosyasına konu, 21/11/2011 tarihinde düzenlenen, 5.000,00 'er TL'lik toplamda 10.000,00 TL'lik iki adet senetlerin ise teminat için verildiği veya verildiği tarihte davacının fiil ehliyetinin bulunmadığı ispatlanamadığından bu senetler nedeniyle --------- İcra Müdürlüğü'nün -------- Esas sayılı dosyasına ödenen 25.995,47 TL yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davaya konu senetlerin lehtarı ... olup eldeki menfi tespit davasına konu takip dosyalarının tarafı da sadece davalı ...'tur. Dolayısıyla senetlerde takip dosyalarında alacaklı sıfatı bulunmayan davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE,
Davacının ------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- esas sayılı dosyasına yapmış olduğu toplam 411.936,20 TL ödemenin son ödeme tarihi olan 10/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'tan istirdadına, bakiye talebin reddine,
Davalı ... yönünden açılan davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine,
Karar harcı olan ‭28.139,36 TL'nin peşin harç olarak alınan 2.220,08 TL ile tamamlama harçları ‭5.258,69‬ TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan ‭‭20.660,59‬ TL'nin davalı ...'tan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yapılan toplam ‭7.559,47‬ TL (peşin - tamamlama - başvuru ) harç masrafının davalı ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacı tarafından dava nedeniyle yapılan 1.057,75 TL yargılama giderinin kabul oranı üzerinden hesaplanan ‭994,96 TL'nin davalı ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalılar tarafından dava nedeniyle yapılan 300,00 TL yargılama giderinin ret oranı üzerinden hesaplanan ‭17,81 TL'nin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul miktarı dikkate alınarak takdir edilen 65.909,79 TL vekalet ücretinin davalı ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen miktar dikkate alınarak takdir edilen ‭25.995,47‬ TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'a verilmesine,
Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen ‭45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'a verilmesine,
Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde -------- ile konutta ödemeli olarak davacıya İADESİNE,
Dair, davacı tarafın yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın taraflara tebliğinden 2 haftalık süre içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/01/2026

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim