mahkeme 2025/807 E. 2026/24 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/807
2026/24
13 Ocak 2026
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/807 Esas
KARAR NO : 2026/24
DAVA : İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/08/2021
KARAR TARİHİ : 13/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkil şirketin davalılardan --------- İcra Müdürlüğü'nün --------- E. sayılı takip dosyasının dayanağı olan 10.11.2010 tarihli ve 72.000,00 TL bedelli çek ile 20.12.2010 tarihli ve 66.000,00 TL bedelli çekler nedeniyle alacaklı olduğunu, iş bu çeklerin müvekkil şirket tarafından tahsil için bankaya ibraz edilmiş ise de çeklerin karşılıksız çıktığını, bunun üzerine müvekkil tarafından --------- icra müdürlüğü'nün -------- e. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlular tarafından takibe haksız ve hukuka aykırı şekilde itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, müvekkil şirketin alacağının tahsili amacıyla davalılara karşı --------- icra müdürlüğü'nün-------- e. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine vaki itirazlarının iptali için işbu davayı ikame etmek gerektiğini belirterek davanın kabulüne, davalıların --------- icra müdürlüğü'nün --------- e. sayılı dosyasına vaki itirazlarının iptali ile alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmelerine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; öncelikle usuli açıdan belirtmek gerekirse dava görevli mahkemede açılmadığını, dava dilekçesindeki iddialar incelendiğinde, davacının ticari şirket olduğu ve çekten kaynaklanan bir alacak iddiasından söz ettiği anlaşıldığından davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde açılması gerektiği izahtan vareste olduğunu, dava Asliye Ticaret Mahkemesinde açılması gerektiğinden ve öne sürülen alacak iddiasının çekten kaynaklandığı iddiası dikkate alınarak 7155 sayılı kanunun 20. maddesi ile ttk'ya eklenen ttk'nın 5/a maddesi gereğince böyle bir alacak davası açılmadan önce zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirilmesi mecburi olduğunu, oysa ki somut olarak bu davaya özgü ve davalı müvekkilim ...'ü hedef alan geçerli bir arabuluculuk başvurusu bulunmadığından, zira davacının da dava dilekçesinde böyle bir iddiası mevcut olmadığından davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, icra takibine karşı ileri sürülen yetki itirazında belirtildiği üzere icra takibi yetkili icra dairesinde yapılmadığı gibi huzurdaki bu davada yetkili mahkemede açılmadığını, gerçekten de müvekkilinin yerleşim yerinin kocaeli'nde bulunmasına, takip dayanağı çeklerin verildiği banka şubesinin de -------- bulunmasına, takip dayanağı çeklerin keşide yerlerinin de (ödeme yeri) --------- bulunmasına göre takip yetkili icra dairesine yapılmadığı gibi itirazın iptali davası da yetkisiz mahkemede açıldığını, -------- Asliye Hukuk Mahkemeleri yetkili olmayıp ---------- Asliye Mahkemelerinin yetkili olduğunu, yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, itirazın iptali davalarında diğer genel dava şartlarının yanında özel dava şartı olarak aranan bir hususun da : ' ortada yetkili icra dairesinde açılmış ve usulüne uygun bir icra takibinin bulunması' olduğunu, ortada yetkili icra dairesine yapılmış geçerli ve usulüne uygun bir icra takibi bulunmadığından itirazın iptali davasının özel dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, takibe karşı müvekkili tarafından yapılmış takibe ve borca itirazların tamamı fevkalade yerinde ve isabetli olup itirazlarının kanunen haklı olduğunu ve haksız itiraz olmadığından itirazın iptali davasının reddi gerektiğini, gerçekten de müvekkilinin takip dayanağı çeklerde imzası bulunsa da, müvekkilinin takip dayanağı çeklerden dolayı gerçekte davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, kaldı ki davanın dayanağını teşkil eden eski esası --------- yeni esası ise --------- olan ---------- İcra Müdürlüğü'nün icra takip dosyası incelendiğinde takibin 2 adet çeke dayandırıldığı, anılan çeklerden 72.000,00 tl meblağlısının keşide tarihinin 10.11.2010 olduğu, ve aynı tarihte muhatap bankaya ibraz edildiğini fakat bu tarihten tam olarak 4 yıl sonra yani 10.11.2014 tarihinde icra takibine konulduğunu dolayısıyla anılan çekin ibraz bitim tarihi baz alınarak zaman itibariyle uygulanması gereken 6762 sayılı eski ticaret kanunu'muzun 726/1 md.sindeki 6 aylık zamanaşımı süresinin geçirilmiş olduğunun anlaşıldığını, bu itibarla anılan çekin zamanaşımına uğramış olduğu bu sebeple çekten doğan alacak ve müracaat hakkının düşmüş olduğu anlaşılacağından takibe ve borca yapılan itirazlarının haklı olduğunu ve açılan itirazın iptali davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, takip dayanağı çeklerden 66.000,00 tl meblağlı olanın da keşide tarihinin 20/12/2010 olduğu ve aynı tarihte muhatap bankaya ibraz edildiğini ancak bu tarihten yaklaşık olarak 3 yıl, 10 ay, 20 gün sonra 10/11/2014 tarihinde icra takibine konulduğunu, dolayısıyla çekin ibraz bitim tarihi baz alınarak zaman itibariyle uygulanan 6762 sayılı ticaret kanunumuzun 726/1. maddesindeki 6 aylık zamanaşımı süresinin bu çek bakımından da geçirilmiş olduğu bu itibarla çeklerin zamanaşımına uğramış olduğu bu sebeple çeklerden doğan alacağın ve müracaat hakkının düşmüş olduğu anlaşılacağından takibe ve borca itirazın da haklı olduğunu hatta icra takip dosyasını detaylı incelediğinde icra takip dosyasındaki dosya isteme yazılarından yola çıkarak araştırma yaptıklarında davacı şirketin takip dayanağı çeklerden doğan alacağın zamanaşımına uğratılması nedeniyle takibi başlatan eski vekili -------- karşı -------- E. sayılı davasıyla alacak hakkını zamanaşımına uğratmaktan zarar - ziyan (tazminat) davası açtığı Tüketici Mahkemesi'nin görevsizlik kararı vermesi üzerine, dosyanın -------- E. sayılı davasıyla görülmeye devam ettiğini de tespit etmiş bulunduklarını, bu hususun dahi davacının ne denli kötü niyetli olduğunu ve davanın nasıl bir kötü niyetle açıldığını açıkça ortaya koyduğunu, dolayısıyla dava yalnızca haksız, yersiz ve mesnetsiz olmayıp aynı zamanda kötü niyetli bir dava olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; öncelikle usuli açıdan belirtmek gerekirse davanın görevli mahkemede açılmadığını, dava dilekçesindeki iddialar incelendiğinde, davacının ticari şirket olduğu ve çekten kaynaklanan bir alacak iddiasından söz ettiği anlaşıldığından davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde açılması gerektiği izahtan vareste olduğunu, bu nedenle Mahkememizin görevli olmadığını, görevli mahkemenin ---------- Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bu sebeple TTK 4-5 ve HMK 114/1-c maddeleri gereğince görev dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından açılan itirazın iptali davasının esas bakımından da kötü niyetli, haksız, yersiz ve mesnetsiz olduğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, takibe karşı müvekkili tarafından yapılmış takibe ve borca itirazların tamamı fevkalade yerinde ve isabetli olduğunu ve itirazlarının kanunen haklı olup haksız itiraz olmadığından itirazın iptali davasının reddi gerektiğini, takip dayanağı çeklerden 66.000,00 TL meblağlı olanın da keşide tarihinin 20/12/2010 olduğu ve aynı tarihte muhatap bankaya ibraz edildiği ancak bu tarihten yaklaşık olarak 3 yıl, 10 ay, 20 gün sonra 10/11/2014 tarihinde icra takibine konulduğunu dolayısıyla çekin ibraz bitim tarihi baz alınarak zaman itibariyle uygulanan 6762 sayılı Ticaret Kanunumuzun 726/1. Maddesindeki 6 aylık zamanaşımı süresinin bu çek bakımından da geçirilmiş olduğu bu itibarla çeklerin zamanaşımına uğramış olduğunu bu sebeple çeklerden doğan alacağın ve müracaat hakkının düşmüş olduğu anlaşılacağından takibe ve borca itirazlarında haklı olduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:Uyuşmazlık; davacı tarafça başlatılan-------- İcra Dairesinin ---------- Esas sayılı dosyasında takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.--------- İcra Müdürlüğü' nün ----------- sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Alacaklının ----------- olduğu, borçluların ise ... ile ... oldukları, ilamsız takibe dayandığı, takip konusunun 10.11.2010 tarihli 72.000,00 TL bedelli ve 20.12.2010 tarihli 66.000,00 TL bedelli iki adet çeke dayandığı, hamiline dayalı takip konusu çekte keşidecinin ..., cirantaların ise ... ile alacaklı olduğu görülmekle, takibe itiraz edilmesi üzerine 12/10/2020 tarihli karar ile takibin durdurulmasına karar verildiği yasal süresi içerisinde itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, ibraz edilmeyen ve bu nedenle müracaat borçlularına başvurma imkanı bulunmayan çeklerden kaynaklanan alacağa dayalı başlatılan icra takibine dayalı itirazın iptaline ilişkindir.TTK 796. Maddesi gereği bir çek, düzenlendiği yerde ödenecekse on gün; düzenlendiği yerden başka bir yerde ödenecekse bir ay içinde muhataba ibraz edilmelidir. Hamil, ibraz süresi içinde çeki ibraz ederse ve karşılık da varsa banka, çeki ödemek zorundadır. Karşılık yoksa "karşılıksızdır" işlemi yapılır. Karşılıksız çekten söz edilebilmesi için, bazı koşulların aynı anda bir arada bulunması gerekir. Bunlar; geçerli bir çekin varlığı, çekin ibraz süresi içinde muhatap bankaya ibraz edilmesi, ibraz anında muhatap bankadaki çekle işleyen hesapta karşılığın kısmen veya tamamen bulunmaması ve karşılığın bulunmadığının banka tarafından çek üzerine yazılmış olmasıdır.
Bununla birlikte çeklerde zamanaşımını düzenleyen TTK'nun 814/1. maddesinde, hamilin cirantalarla düzenleyene ve diğer çek borçlularına karşı sahip olduğu başvurma haklarının ibraz süresinin bitiminden itibaren 3 yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı hükme bağlanmış, TTK'nun 818. maddesi delaletiyle çeklerde de uygulama imkanı bulunan TTK'nun 732. Maddesinde ise, hamilin, zamanaşımı süreleri geçtikten sonra 1 yıl içinde keşideciye karşı sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak talep ve dava hakkı bulunduğu belirtilmiştir.
03/02/2012 tarih ve -------- sayılı ---------- yayımlanarak yürürlüğe giren 6273 sayılı Kanun'un 7. maddesiyle değişik 6762 sayılı TTK.nın 726. maddesine göre; “Hamilin; cirantalarla keşideci ve diğer çek borçlularına karşı haiz olduğu müracaat hakları ibraz müddetinin bitiminden itibaren üç yıl geçmekle müruruzamana uğrar. Çek borçlularından birinin diğerine karşı haiz olduğu müracaat hakları, bu çek borçlusunun çeki ödediği veya çekin dava yolu ile kendisine karşı dermeyan edildiği tarihten itibaren üç yıl geçmekle müruruzamana uğrar.”Görüldüğü üzere, 6762 Sayılı TTK.nın 726. maddesinde çek için düzenlenen zamanaşımı süresi altı ay iken 03/02/2012 tarih ve --------- sayılı --------- yayımlanarak yürürlüğe giren 6273 Sayılı Kanun'un 7. maddesiyle süre üç yıla çıkarılmıştır. Yine 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı TTK'nun 6273 Sayılı Kanun'un 8. maddesi ile değişik 814. maddesine göre de çeklerde zamanaşımı süresi üç yıldır.Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere göre, çekler yönünden zamanaşımı süresinin başladığı tarihte hangi yasa yürürlükte ise, o yasada öngörülen zamanaşımı süresinin uygulanması gerekmektedir. Buna göre, çek hakkında ibraz süresinin bitimi ile zamanaşımı işlemeye başlayacağından, çekin ibraz süresinin sona erdiği tarihte geçerli olan zamanaşımı süresinin nazara alınması zorunludur. Açıklanan nedenle, zamanaşımı süresi, 6762 Sayılı TTK.nın 726. maddesini değiştiren 6273 sayılı Kanun'un 7. maddesinin yürürlüğe girdiği 03/02/2012 tarihinden önce ibraz süresi dolan çeklerde altı ay, ibraz süresi bu tarihten sonra dolan çeklerde ise üç yıldır.
Somut olayda, takip konusu çeklerin keşide tarihleri 10.11.2010 ve 20.12.2010 olup, ibraz süresi 6 aylık zamanaşımı süresine tabidir.------- İcra Müdürlüğü'nün -------- yeni esası ise --------- olan icra takip dosyası incelendiğinde; çeklerin 10/11/2014 tarihinde icra takibine konulduğu anlaşılmış, bu durumda dava konusu çekler, takip tarihinde zamanaşımına uğramıştır. Davalı Keşideci ... adına açılan davanın ise, 6762 sayılı TTK.’nun 726/1 maddesi uyarınca ibraz müddetinin bitiminden itibaren 6 aylık zamanaşımı süresinden sonra bu tarihte yürürlükte bulunan 818 Sayılı BK.’nun 66. maddesi hükmü gözetilerek 1 yıllık sürenin de eklenmesi suretiyle takip tarihinde zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla davalı vekilinin zamanaşımı itirazları yerinde görülerek davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Sonuç olarak; takibe konu çeklerin bankaya ibraz süresi geçtikten sonra ibraz edildiği ve zamanaşımına uğradıktan sonra ilamsız icra takibine konu edildiği, zamanaşımına uğramış çekin kambiyo vasfını yitirdiği, süresinde ibraz edilmeksizin zamanaşımına uğrayan bu çeklerin tek başına ilamsız icra takibine konu edinilemeyeceği sonuç ve kanaatine ulaşıldığından davanın zamanaşımı nedeni ile reddine ve davacının kötüniyeti tespit edilemediğinden davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın ZAMANAŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,
2-Kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-)Alınması gereken karar ve ilam harcı 732,00 TL harcın davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.259,27 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.527,27 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı ... tarafından yapılan 105,50 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Davalı taraflar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
7-Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 345. maddesi uyarınca 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer eş değer Mahkemesine verilecek usulüne uygun istinaf dilekçesi ile --------- Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Yasa Yoluna başvurabileceği belirtilerek verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/01/2026
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.