mahkeme 2025/211 E. 2025/588 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/211
2025/588
2 Eylül 2025
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/211 Esas
KARAR NO:2025/588
DAVA: Tazminat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
DAVA TARİHİ: 09/03/2025
KARAR TARİHİ: 02/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davacı şirket tarafından davalı, aynı zamanda ------şase numaralı, -----aracın satın alındığını, aracın ----- plaka numarası ile vekil eden adına tescil edildiğini, müvekkiline ait araç satın alma tarihinden ----çok kısa bir süre sonra ----- tarihinde şirket yetkilisinin kullanımında iken bilinmeyen bir nedenle arızalanıp ve çalışamayacak hale geldiğini, ------ tarihinde çalışamaz halde iken davalıya ait -----yetkili servisinde incelemeye alındığını, Servis iş kaydına; " Şarj elektrik sistem arızası verdi. Araç Kırmızı Elektrik Sistem Arızası verdi. Hareket Etmedi. Tespit, Onarım." şeklinde arıza kaydı oluşturulduğunu, ---- tarihinden itibaren hiçbir bilgi alınamayan süreçte taraflarından 25.11.2024 tarihinde üretici şirket olan --------------- adresine durumu izah eden bilgi ve eklerinin talepleri ile birlikte iletildiğini,ilgili üretici şirketten 04.12.2024 tarihinde maile cevaben; talebe cevap verilmesi için zamana ihtiyaçlarının olduğu belirtilerek en kısa zamanda dönüş yapılacağının ifade edildiğini, servis arıza tespiti ve onarımı için kanuni azami bekleme süresi olan 45 iş günü dolmasına rağmen davalı tarafından herhangi bir irtibat kurulmaması nedeniyle taraflarınca -------------yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıya aracın ayıplı ürün olması nedeniyle iadeye hazır olduklarını belirtilerek satım bedelinin ticari faizi ve diğer masrafları ile taraflarına ödenmesi aksi halde yargı yoluna başvurulacağının ihtar edildiğini fakat ihtarnameye cevap verilmediğini, bu tarihten sonra 19.12.2024 tarihinde distribütör şirket olan davalı --------- iletişime geçtiklerini aracının onarımının tamamlandığını ve aracı teslim alabileceklerini belirten bir elektronik posta iletildiğini, bu mailin iletilmesinin akabinde davalıya ait servis istasyonu ile irtibata geçildiğini, dava konusu aracı teslim alabileceklerini belirterek, ilgili servis istasyonuna mevcut durumun ve onarım kaydının tespiti ve incelenmesi için ------- akademisyenlerinden otomotiv ve elektronik uzmanı bilirkişiler -------tarihinde gidilerek aracın ihtirazi kayıtla teslim alındığını ve henüz çalıştırılmadan ilgili servis tarafından sunulan arıza onarım kaydı ile birlikte uzman incelemesi yaptırıldığını, bilirkişiler tarafından henüz rapor sunulmadan aracın ------ tarihinde (4 gün sonra) aynı arıza şikayeti ile ikinci kez çalışamayacak hale geldiğini, ilgili servise ait çekici marifetiyle tekrar servise götürüldüğünü ve ------ şikayet kaydı ile servise alındığını, ------- tarihinde arızanın giderildiği belirtilerek aracı servisten alabileceklerinin ifade edildiğini ve yine ihtirazi kayıt şerhi ile aracın şirket yetkilisi tarafından teslim alındığını, taraflarından aracın iadesi ile satım bedelinin ödenmesi taleplerine cevap verilmemesi, ve servis onarım için garanti yönetmeliği düzenlemelerine göre beklenmesi gereken azami sürelerin aşılması nedenleriyle ------------ başvuru numarası ile arabuluculuk müracaatında bulunulduğunu, Arabuluculuk kanuni süreci olan toplam 8 haftalık süre geçirilmesine rağmen süreç son güne kadar uzatılarak anlaşmazlık sonucu ile 04.03.2025 tarihinde kapatıldığını, meydana gelen müteaddit arızanın, full elektrikli bir aracın en önemli parçası olan motor batarya ve şarj ünitesi kısmında oluştuğu ve aracın niteliği gereği ------------ olduğu nazara alındığında onarım neticesinde araçtan beklenen fayda ve menfaatin tamamen ortadan kalktığı; tespit ve onarım adı altında azami sürenin çok üzerinde belirsizlikle geçen süreden sonra arızanın tekrarlanması onarımın yapılamadığı, müstakbel bir çok arıza ve aksaklığın ortadan kaldırılmasının mümkün olamayacağı nedenleriyle aracın ayıplı mal olarak kabul edilmesi gerektiğinin şüpheye mahal bırakmayacak biçimde somutlaştığını, belirtilen ayıplı mal ve ayıplı hizmet vasfı, arızanın birden çok kere tekrarlaması ve her defasında onarımın tamamlandığı belirtilerek teslim edilmesine rağmen tekrar kullanamayacak hale geldiğini, satın alınmasının üzerinden henüz iki ay bile geçmeden ilk arızanın henüz --------- iken aracın kullanılamayacak hale gelmesi, tespit ve onarım sürecinin 70 günü aşkın bir süredir devam eden belirsizlik süreci ve akabinde 27.12.2024 tarihinde teslim alınmasının akabinde sadece 4 gün sonra (31.12.2024) ikinci kez tekrar arızalanması ve devam eden süreçte ---------- tarihinde üçüncü kez tekrar arızalanması ile yasal düzenlemeler çerçevesinde araçtan beklenen fayda ve menfaatin tamamen ortadan kalktığı ve kullanamama halinin oluştuğu ve devam ettiğinin açıkça tespit edildiğini, 03.03.2025 tarihinde üçüncü kez tekrar arızalanması nedeniyle servis iş kaydına; "Araç çekiciyle geldi. Araç Elektrik Sistem Hatası Verdi. Araç Çalışmıyor. Tespit, Onarım." şeklinde arıza kaydı oluşturulduğunu, dava konusu aracın ayıplı mal olarak kabul edilmesi gerektiğini, alıcının sözleşmeden dönme ve bu cihette tüm zararların tazminini talep etme hakkı doğduğunu, ayıplı mal ve buna bağlı olarak gelişen süreçte hizmetin de ayıplı olarak ifa edilmesinden mütevellit doğrudan ve dolaylı zararın tahsili için davalıya ödenen satış bedelinin ticari avans faizi ile birlikte ödenmesi ve sözleşmeden doğan doğrudan ve dolaylı munzam zarar dahil tüm zarar kalemlerinin hesaplanarak tazminine karar verilmesi gerektiğini belirterek öncelikle dava konusu ayıplı aracın mevcut durumunun tespiti için Üniversitelerin Makine Mühendisliği bölümlerinde görevli Otomotiv ve Otomotiv Elektrik- Elektronik konularında ve ayrıca değerleme uzmanı bilirkişi heyeti refakati ile davalıya ait servis istasyonunda delil tespiti cihetiyle keşif kararı verilerek rapor alınmasına, dava dilekçesinin kabulü ile, davalı taraftan satın alınan ayıplı -------marka aracın davalıya iadesi ile satış bedeli olan ------ tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, bilirkişi heyetince tespit edilecek mahrumiyet bedeli ve munzam zarar dahil tüm menfi zarar ( ticari avans ve temerrüt halinin karşılayamadığı tüm zararlar) toplamına arttırılmak için şimdilik 10.000,00-TL (HMK md.107 gereği tespit edilecek değere arttırılmak üzere) 'nin ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, dava öncesi sarfedilen tüm yargılama giderleri dahil tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine fazlaya dair tüm talep ve dava haklar saklı kalmak kaydıyla karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı olarak -------- taraf olarak gösterilmiş ise de müvekkili şirketin, ------ marka araçların üreticisi ve ithalatçısı olmadığından huzurdaki dava ile taraflarına husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, dosyada müvekkili şirketin taraf sıfatı bulunmadığını, araç üzerinde bir arıza var ise de bu arızanın dava konusu aracın kullanılması sonucu zaman içerisinde oluşabilecek bir olay olduğunu, otomobillerin kullanıldıkça yıpranan bir yapıya sahip olduklarını, dava konusu aracın satılırken belirli bir garanti süresi ve kapsamı ile satıldığını, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacının iddia ettiği durumu derhal bildirmek yerine, derhal ayıp ihbarında bulunmayarak, huzurdaki davayı ikame ettiğini, bu itibarla davacı, derhal ihbar şartını yerine getirmemiş olup davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesi ile ileri sürülen; davaya dayanak teşkil eden düzenlemelerin somut uyuşmazlığa konu edilmesinin mümkün olmadığını, konu araçta giderilemeyen bir arıza ve/veya servis ihtiyacı söz konusu olmadığını, sağlanan servis hizmeti de teknik kurallara uygun olarak gerçekleştirildiğini, satış bedelinin iadesinin müvekkili şirkete karşı ileri sürülebilecek bir talep olmadığını, varlığı iddia edilen herhangi bir ayıplı hizmet bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde yer alan tüm beyan, iddia ve taleplerinin hukuk dışı olduğunu, davanın reddini talep etiklerini, araçta tespit edilemeyen, çözülemeyen, giderilemeyen bir arıza, imalattan kaynaklanan herhangi bir problem kusur veya gizli ayıp bulunmadığını, davacının tüm iddia ve taleplerinin gerçek dışı olduğunu, araçta, yasanın aradığı anlamda araçtan beklenilen faydayı, elverişliliği önemli surette azaltan veya tamamen ortadan kaldıran, kullanıma engel herhangi bir problem, kusur, ayıp/gizli ayıp veya üretim hatası bulunmadığını, belirterek davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, davacı adına kayıtlı---- plakal-----model aracın ayıplı olması nedeniyle davalıya iadesi ile satış bedeli olan ------ tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile mahrumiyet bedeli ve munzam zarar dahil tüm menfi zararlar için şimdilik 10.000,00-TL ödenmesi talebine ilişkindir. Dilikçeler aşaması devam ederken davacı vekili mahkememize sunduğu ----- tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini bildirmiş, davacı vekilinin vekaletnamesinde yapılan incelemede davadan feragate yetkisinin olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekili tarafından sunulan 26/08/2025 tarihli dilekçe ile de davacının davadan feragat etmesi nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığı bildirilmiştir.Davadan feragat davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olduğundan davanın bu nedenle reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 205,13 (maktu harcın üçte biri) TL harcın davacı tarafça başlangıçta yatırılan 188.023,28 TL harçtan mahsubu ile bakiye 187.818,15 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Davacı ve davalı tarafından yapılan yargılama giderinin talepleri olmadığından üzerlerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça talep edilmediğinden vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
5-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
6-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde oy birliği ile karar verildi. 02/09/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.