Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/109
2025/83
11 Şubat 2025
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/109
KARAR NO:2025/83
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 13/11/2015
KARAR TARİHİ: 11/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Olay günü olan ----- tarihinde davacı ve eşi --- sürücü ---- sevk ve idaresindeki ---- plakalı ----- işe gitmek üzere bindiklerini, kaza raporlarına göre ---- ayaklarına yaklaştıklarında henüz seyir halindeyken önce otobüste patlama olduğunu, sürücünün aracın hakimiyetini kaybettiğini, 2. şeritten 1. şeride doğru hareket ederek manevra yaptığını, köprü ayaklarının bitimindeki beton bariyere ve korkuluklara çarptığını, çarpma sonucu 65 metre kadar sürüklendiğini, otobüsün alev alarak yanmaya başladığını,müvekkilinin eşi ---- kazada eşinin yanı başında yanarak hayatını kaybettiğini, müvekkilinin vücudunda yanıklar oluştuğunu, ağır yaralandığını, davalı --- malik ve işleten,---- sürücü olarak sorumluluklarının bulunduğunu, kaza yapan aracın ---tarafından bilet kesilen özel halk otobüsü olduğunu, davalı ---- otobüsün ---- olması sıfatıyla poliçe limiti olan --- miktarla sorumlu olduğunu, davalı----kazaya neden olan ---plakalı aracı sigortaladığını, poliçede artan mali mesuliyet manevi tazminat teminatının bulunduğunu, bu nedenle manevi tazminattan araç maliki ile birlikte poliçe limiti ile sorumlu olduğunu, müvekkilinin eşinin stilist, modelist, kalıpçı olduğunu, müvekkilinin eşinin vefat etmesi sebebiyle destekten yoksun kaldığını, davacının yaralanması nedeniyle maddi zarara uğradığını, kazada ağır yaralandığını, vücudununun çeşitli yerlerinde yanıklar oluştuğunu, camların saplandığını, uzun bir tedavi süreci geçirdiğini, halen tedavisinin devam ettiğini, bastonla ve başkasının yardımıyla yürüyebildiğini, fiziki acısıyla birlikte manevi acı duyduğunu, manevi tazminat taleplerinin bulunduğunu, tüm açıklanan nedenlerle maddi zararlarının kesin olarak belirlenmesinden sonra arttırılmak üzere şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan -----dışında diğer davalılardan, --- manevi tazminatın ---- poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla, ------hariç tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı------ vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu kazaya karışan ----- plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ------ trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin dava konusu zararlara ilişkin olarak sorumluluğunun poliçe limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, masraf, vekalet ücreti sorumluluğunun da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını, poliçe limitinin maktuen ödenecek rakam olmadığını, poliçe limiti üzerindeki zararlardan müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, kazaya sebep olan olayda öncelikle kusur durumunun tespitinin gerektiğini, zararın kanıtlanmaması halinde müvekkili şirketin sorumluluğunun olmadığını, meydana gelen kaza nedeniyle davacı tarafından yapılmış olan masraflardan müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, mahkemece faiz hükmedilmesi halinde hükmedilecek faizin yasal faiz olduğunu, faiz başlangıcının ise dava tarihi olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibari ile trafik kazasından doğan tazminat davasıdır. Mahkememizin -------sayılı dosyasında açılan davada yargılama neticesinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, karar ---- Kararı ile kaldırılmıştır. İstinaf kararı -----Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen cismani zarara ve ölüm olayına dayanılarak açılmış maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkin olup; görülmekte olan dava başlangıçta, karar başlığında yazılı davalılara ve hakkındaki dava eldeki davadan tefrik edilerek mahkemenin ---- esasına kayıtlanan davanın davalısı -----yöneltilerek açılmıştır.6100 Sayılı HMK'nın 150. maddesine göre;
(1)Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.
(2)Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez.
(3)Duruşma gününün belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hâllerde gün tespit ettirilmemişse, son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmekle dosya işlemden kaldırılır.
(4)Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçeyle başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır.
(5)İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.
(6) İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır.
(7)Hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır." şeklinde düzenlenme yer almaktadır. Eldeki davanın 13/11/2015 tarihinde açıldığı, duruşma gün ve saatini bildirir davetiyenin tebliğini müteakip icra olunan 20/10/2016 günlü duruşma oturumuna katılanın olmadığı, davacı vekili dahil tüm vekillerin mazeret bildirdikleri, mahkemenin taraf vekillerinin mazeretlerinin kabulü ile duruşma gün ve saatinin ------- öğrenilmesine karar verilerek, duruşmanın 16/02/2017 tarihine talik edildiği, 16/02/2017 günlü duruşma oturumuna davacı vekilinin katılmadığı ve bu oturumda mahkemece davacı vekilinin duruşmadan haberdar olmasına rağmen katılmadığı ve herhangi bir mazerette bildirmediği gerekçesiyle; davanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, dosyanın işlemden kaldırıldığı gün davacı vekilince verilen 16/02/2017 günlü dilekçe ile davanın yenilenmesi üzerine düzenlenen 21/02/2017 günlü yenileme tensip zaptı uyarınca davanın kaldığı yerden devamına karar verilerek duruşmanın 30/03/2017 tarihine ertelendiği, bundan sonra yargılamaya normal şekilde devam olunduğu ve davacı vekilinin hazır bulunduğu 30/01/2020 günlü duruşma oturumunda; duruşmanın 18/06/2020 gününe bırakıldığı, 18/06/2020 günlü iş bu duruşma oturumuna katılanın olmadığı, davacı vekilince de mazeret bildirilmediği, ancak bir kısım davalılar vekilince mazeret bildirildiği görülerek, davalı vekillerinin mazeretlerinin kabulüne karar verilerek, duruşmanın 05/11/2020 gününe talik edildiği ve ayrıca mazeret bildiren taraflara davayı takip edip etmeyeceklerine ilişkin beyanda bulunmaları için süre verilerek, 18/06/2020 günlü duruşma oturumu mazeret bildiren davalı vekillerine tebliğ olunduğu, bunun üzerine davalılardan ------- vekili tarafından davayı takip etmeyeceklerine ilişkin dilekçe sunulduğu, mahkemece 18/06/2020 günlü duruşma oturumunda meydana gelen durumla ilgili olarak herhangi bir açık işlem yapılmadığı, yani davanın işlemden kaldırılıp kaldırılmadığı konusunda açık bir hüküm tesis edilmediği, ancak davacı vekili tarafından dosyaya sunulan ---- günlü -------yönünden müracaata kalan davanın yenilendiğine ilişkin" dilekçe gözetilerek düzenlenen ----- günlü yenileme tensip zaptı ile davanın kaldığı yerden devamına karar verildiği, bu şekilde yargılamaya devam edildiği ve davacı vekilinin en son 07/11/2023 tarihinde icra olunan duruşma oturumuna katıldığı, ancak takip eden 27/12/2023 günlü oturumda hazır olmadığı, mazerette sunmadığı, bunun üzerine mahkemece; yargılamanın ikinci celsesinde ---dosyanın birinci kez işlemden kaldırıldığı, kaldırılmadan sonra davanın yenilendiği, yine yargılamanın 18/06/2020 tarihli celsesinde davalılardan------ HMK 150.maddesi uyarınca ikinci kez davanın işlemden kaldırıldığının anlaşıldığı şeklindeki tespitten sonra; duruşmaya katılan davalı vekillerinden davayı takip edip etmeyecekleri sorulduğu, vekillerin davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri, bunun üzerine mahkemece; 27/12/2023 günlü duruşma oturumunda alınan kararla;
-Davalı --------yönünden açılan davanın mahkememiz dosyasından tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine,
-Davalı ---- dışında kalan diğer davalılar yönünden taraflarca takip edilmeyen dava dosyasının 3 ay içinde yenileninceye kadar HMK 150/1.maddesi uyarınca 2.KEZ işlemden kaldırılmasına oy birliğiyle hükmolunduğu ve davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 18/01/2024 günlü dilekçe ile; davanın yenilendiği, daha sonra sunulan 19/01/2024 günlü dilekçe ile de; esasen davalılardan ----- anlaştıklarını ve tahsilat yaptıklarını açıklayarak ---- açısından davayı bu sebeple takip etmeyecekleri hususunda 10/10/2022 günlü dilekçe ile bildirdiklerinden, ----- karşı olan davayı sehven yenilediklerini beyanla, gereğinin yapılmasını istediği, ilk derece mahkemesince davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 18/01/2024 günlü yenileme dilekçesi değerlendirilerek düzenlenen 01/02/2024 tarihli yenileme tensip zaptı ile davanın kaldığı yerden devamına karar verilerek duruşmanın 27/03/2024 tarihine talik edildiği, 27/03/2024 günlü duruşma oturumuna davacı asil ve vekilinin katıldığı mahkemece eldeki davanın 3.kez işlemsiz bırakıldığı kabul edilerek, istinaf yasa yoluna başvuru konusu olan açılmamış sayılma kararının verildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.Tüm bu açıklamalar kapsamında somut olaya bakıldığında, davacı vekili 20/10/2016 tarihli duruşma için mazeret dilekçesi göndermiştir. Mahkemece; davacı vekilinin mazereti kabul edilerek, duruşmanın 16/02/2017 tarihine bırakılmasına karar verilmiştir. 16/02/2017 tarihli celsede ise davacı vekilinin duruşmaya katılmaması üzerine, HMK'nın 150/1.maddesi gereğince, dava yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, sonrasında da az yukarıda açıklanan biçimde yargılamaya devam olunarak neticesinde yazılı biçim ve şekilde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de varılan sonuç ve verilen karar doğru olmamıştır. Zira, Tebligat Yasası ve ilgili mevzuatta duruşma gününün ------- öğrenilmesi usulünün uygulanabileceğine yönelik bir düzenleme bulunmadığı gibi talep edilmemiş olsa bile davacı vekiline usulüne uygun davetiye ile duruşma gün ve saatini bildirir tebligat da yapılmadığından (ilk derece mahkemesince daha önce verilen aynı mahiyetteki kararın kaldırılmasına ilişkin dairemizin kararında açıkça vurgulandığı üzere) davacı vekiline yeniden duruşma günü bildirilerek yargılamaya devam edilmesi, usulüne uygun tebliğe rağmen gelmez ise dosyanın işlemden kaldırılması gerekirken, mazereti kabul edilen ve yasal zorunluluğa rağmen duruşma günü ve saatinden usulüne uygun davetiye ile haberdar edilmeyen davacı vekilinin, duruşma günü ve saatinden haberdar olduğu varsayımından hareketle 16/02/2017 tarihli duruşma oturumuna davacı vekilinin katılmadığından hareketle davanın işlemden kaldırılması isabetsizdir.-----Hal böyle olunca; 16/02/2017 tarihinde icra olunan duruşma oturumunda davanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi doğru olmadığından, eldeki davanın 3.kez işlemsiz bırakıldığı sonucuna varılamaz. Bundan ayrı; eldeki davada, duruşma gün ve saatinden usulüne uygun şekilde haberdar olan davacı vekili 18/06/2020 tarihinde icra olunun duruşmaya katılmamış ve mazerette bildirmemiş ve davanın davalıları da bu celseye katılmamışlardır.
Bu durumda; duruşma oturumunda hazır olmayan davalıların mazeret bildirmeleri davayı takip iradesini gösterdiği yönünde yorumlanamayacağından, yasa gereği davanın 1.kez işlemsiz bırakıldığı kabul edilerek buna göre işlem yapılması gerekirken, mahkemece bu celse, davanın işlemden kaldırıldığına ilişkin açık bir hüküm tesis etmemiş aksine aynı celse mazeret bildirerek hazır bulunmayan davalılar vekillerinin mazeretleri kabul edilerek, mazeret bildiren davalılara davayı takip edip etmeyecekleri yönünde beyanda bulunmaları için süre tanınarak yeni duruşma günü belirlenmiştir. Hal böyle olunca, mahkemece yapılan hatalı bu uygulamanın tüm sonuçlarının davacı tarafa yükletilmesi, açıklık ve güvenilirlik ilkelerine aykırı olacağından davanın bu celse işlemsiz bırakıldığı gibi bir sonuca da yasal olanak bulunmadığından, yani somut olayda davanın açılmamış sayılmasına karar verilebilmesi için gerekli olan iki kez işlemden kaldırma hali gerçekleşmemiş bulunduğundan, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi hatalı olmuştur.Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının HMK'nın 353/1-a/5.maddesi hükmü gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir." şeklinde olup dosya mahkememize gelmekle -----Numarasını almış ve yapılan duruşmada davalılardan --- aleyhine açılan davanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydına karar verilmiştir. Dosya kapsamında yapılan inceleme ile davalı ------- vekilinin sunduğu ----- tarihli dilekçe ile davacı taraf ile sulh olunduğunu ve ödeme yapıldığını bu nedenle açılan dava nedeniyle masraf ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığını bildirdiği, davacı vekilinin de sunduğu --- tarihli dilekçe ile davalılardan ---- anlaştıklarını ve tahsilat yaptıklarını bildirilerek ------açısından davayı bu sebeple takip etmeyeceklerini bildirdiği,----- tarihli duruşmada davalı ----------yönünden açılan davanın taraflarca takipsiz bırakıldığı anlaşılmakla bu davalı yönünden açılan davanın HMK'nın 150/1. maddesi uyarınca yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği ve davanın 3 aylık süre içinde yenilenmediği anlaşılmakla, bu davalı hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Karar harcı 615,40 TL'nin davacıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yargılama gideri ve vekalet ücreti talep edilmediğinden karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 11/02/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.