mahkeme 2023/663 E. 2025/623 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/663
2025/623
11 Eylül 2025
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/663 Esas
KARAR NO:2025/623
DAVA: Tespit
DAVA TARİHİ: 22/09/2023
KARAR TARİHİ: 11/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
İDDİA, SAVUNMA, DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, davalı şirketin yönetim kurulu üyesi olduğunu, davalı şirketin diğer yönetim kurulu üyelerinin, müvekkiline usulüne uygun şekilde çağrı yapmadan ve müvekkilinin katılımı olmaksızın -------- tarihinde toplantı yaparak kararlar aldığını, müvekkilinin kendisinden habersiz toplantı yapıldığını haricen öğrendiğini, yönetim kuruluna çağrının TTK 392/7 maddesi uyarınca yönetim kurulu başkanının görevi olduğunu, üyelerden bazılarına çağrı yapılmaksızın alınan bir yönetim kurulu kararının yoklukla sakat olacağı hakkında Yargıtay'ın kararının bulunduğunu, diğer yandan batıl yönetim kurulu kararlarını düzenleyen TTK 391'de özelliklei yönetim kurulu kararlarının batıl olabileceğinin belirtildiğini, kanunda açıkça yönetim kurulu toplantılarında ne şekilde çağrı yapılmasına dair düzenleme bulunmuyor olmasının yönetim kurulu üyelerinden bir kısmına bilgi verilmeksizin karar alınmasını geçerli kılmayacağını, nitekim TTK'nın 390/4.maddesinde düzenlenen, toplantı yapılmaksızın alınacack olan sirküler tipi bir yönetim kurulu kararının alınabilmesi için, karar önerisinin tüm yönetim kurulu üyelerine yapılmış olmasının bir geçerlilik şartı olduğunun düzenlendiğini, bu nedenlerle, müvekkiline usulüne uygun çağrı yapılmaksızın --- tarihinde yönetim kurulunun toplanması ve ---- numaralı kararların alınması sebebiyle TTK m.366, m.390 ve m.391 hükümleri uyarınca yönetim kurulu kararlarının yok hükmünde olduğunun tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının açtığı işbu davanın hukuki yarardan yoksun olduğunu, bizatihi açılan davanın “hakkın kötüye kullanılması” şeklinde olduğunu ve dava şartı yokluğundan esasa girilmeksizin davanın reddedilmesi gerektiğini, bilindiği üzere, 6102 Sayılı TTK'nın “Yönetim Kurulu Toplantıları” başlıklı 390'ınca maddesinin birinci fıkrasında “Esas sözleşmede aksine ağırlaştırıcı bir hüküm bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu üye tam sayısının çoğunluğu ile toplanır ve kararlarını toplantıda hazır bulunan üyelerin çoğunluğu ile alır. Bu kural yönetim kurulunun elektronik ortamda yapılması hâlinde de uygulanır” düzenlemesinin yer aldığını, buna bağlı olarak devamında, “Yönetim kurulunun kararının batıl olduğunun tespiti mahkemeden istenebilir. Özellikle; a) Eşit işlem ilkesine aykırı olan, b) Anonim şirketin temel yapısına uymayan veya sermayenin korunması ilkesini gözetmeyen, c) Pay sahiplerinin, özellikle vazgeçilmez nitelikteki haklarını ihlal eden veya bunların kullanılmalarını kısıtlayan ya da güçleştiren, d) Diğer organların devredilemez yetkilerine giren ve bu yetkilerin devrine ilişkin kararlar batıldır” düzenlemesine gitmek suretiyle her yönetim kurulu kararının butlanının talep edilmesinin mümkün olmadığını, özellikle “açık hukuka aykırılık” ve “sonuç doğurucu” kararlara ilişkin dava yoluna gidileceğinin açıkça düzenlendiğini, şirket gene kurulunun toplantıya çağırmakla yetkili ve görevli organlarını bildiren TTK'nın “Çağrı” üst başlıklı ve “Yetki” alt başlıklı 410'uncu maddesinin birinci fırasında ise, “Genel kurul, süresi dolmuş olsa bile, yönetim kurulu tarafından toplantıya çağrılabilir. Tasfiye memurları da, görevleri ile ilgili konular için, genel kurulu toplantıya çağırabilirler” düzenlemesinin yer aldığını, henüz genel kurul toplantısının yapılmadığı bir anda işbu davanın açılmasında hukuki yararın mevcut olmadığını, dolayısı ile somut olayda ----kararı doğrultusunda işbu cevap dilekçesinin sunulması zorunluluğunun hasıl olduğunu beyan ederek, açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava,---- numaralı yönetim kurulu kararının yoklukla malul olduğunun tespiti istemine ilişkindir.------ kayıtlarına göre, davalı şirketin yönetim kurulunun dava tarihi itibariyle davacı ile dava dışı ---- oluştuğu anlaşılmaktadır. Dava konusu davalı şirketin ----- sayılı yönetim kurulu kararıyla şirketin------yılları olağan genel kurul toplantısının karar içeriğinde belirtilen gündemde yazılı konuların görüşülerek karara bağlamak üzere ---- yapılmasına ilişkin karar alındığı, kararların yönetim kurulu başkanı ---- ve yönetim kurulu başkan yardımcısı --- imzalı olarak alınmış olduğu anlaşılmıştır.6702 sayılı TTK'nun 390. maddesi başlığı yönetim kurulu toplantıları olup, kararların belirtildiği, 391. maddede batıl kararların neler olduğunun sayıldığı, buna göre yönetim kurulu üye tam sayısının çoğunluğu ile toplanacağı ve kararların toplantıda hazır bulunan üyelerin çoğunluğuyla alınacağı belirtilmiştir.Madde içeriği itibariyle toplantıya çağrının ne şekilde olacağı hususunda bir düzenleme mevcut değildir, bu şekliyle yazılı olmasını gerektirir bir husus bulunmamaktadır. İşbu davada yönetim kurulu kararlarının batıl olduğunun tespiti isteğinde bulunulmuş olup, batıllığın çağrı usulsüzlüğüne dayandırıldığı anlaşılmaktadır.Yönetim kurulu toplantısına çağrının şekli konusunda bir düzenleme mevcut olmadığından sözlü veya telefonla çağrı yapılabileceğinden ve bu husus maddi vakıaya ilişkin olmakla işbu davada davalı tarafça bu hususa ilişkin olarak tanık deliline dayanılmakla tanık ----dinlenmiştir. Tanık----yeminli beyanında; "Şu anda alışmakta olduğu---- davalı------- şirketi ile aynı binada olduğunu, davalının toplantı salonu olmadığından kendilerinin ofis toplantı salonunu kullandıklarını, şirketin kurulduğu tarihten itibaren toplantıların kendi ofislerinde yapıldığını, bu iki firmanın bazı ortaklarının da aynı kişiler olduğunu, davalı ------- iflasa gitmesi nedeniyle sermaye artışının yapılması gerektiği ve aynı zamanda üç yıldır genel kurul toplantısı yapılmadığından imza sirkülerinin yenilenmesi için genel kurulun toplanması gerektiği hususunu mali müşavirin kendisine ilettiğini, bunu kendisinin ------- bildirdiğini, ayrıca yönetim kurulu toplantısına kendisinin de katıldığını, toplantı öncesi --- olarak çağırdıklarını, ------- beyi telefonla kendisinin aradığını, yönetim kurulu toplantısı öncesi ofiste toplandıklarını, yönetim kurulu toplantı tarihi ve toplantıda neler konuluşacağı ve genel kurulun çağırılması gerektiği gibi konuların konuşulduğunu, sonrasında ----- beyin yönetim kurulu toplantısına katılmadığını, sonraki genel kurul toplantısına da avukatını gönderdiğini, yönetim kurulu toplantısına davet usulünün telefon ve whatsapp üzerinden bilgilendirme mesajı şeklinde yapıldığını, özellikle çağırılması gereken kişilere özel mesaj atıldığını " beyan ettiği görülmüştür.Mahkememizce yapılan inceleme, alınan bilirkişi raporu, dinlenen tanık anlatımı ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirketin yönetim kurulu toplantılarının yazılı usulle yapılacağı hususunda bir teamülün oluşmadığı, yönetim kurulu üyelerinin sözlü olarak da toplantıya davet edildiklerinin ve davacının da telefonla işbu dava konusu yönetim kurulu toplantısının yapılması hususundan haberdar edildiğinin anlaşıldığı, çağrı usulsüzlüğünün söz konusu olmadığı ve içerik itibariyle de TTK. 391. maddesindeki hususları içermediği anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
6-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen miktar üzerinden davalı vekili için takdir olunan 30.000,00- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 345. maddesi uyarınca 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer eş değer Mahkemesine verilecek usulüne uygun istinaf dilekçesi ile ----------- Adliye Mahkemesi İstinaf yasa yoluna başvurabileceği belirtilerek verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/09/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.