mahkeme 2021/668 E. 2024/402 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/668
2024/402
21 Mayıs 2024
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/707 Esas
KARAR NO:2024/336
DAVA: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/11/2021
KARAR TARİHİ: 30/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı, -----sayılı dosyası ile müvekkil hakkında, aralarındaki sözleşmeye bağladığı ---- tarihli müvekkile de tebliğ edilmemiş faturası ile ilamsız 226.560,00TL Toplam asıl Alacak için icra takibi yaptığını ve bu takibi de 35'e göre tebligat diye andığımız, Müvekkilin kullanmadığı, fabrika ve yönetim ofisinin bulunduğu sicilde de kayıtlı adresi olan ŞUBE adresine taşınmış olduğunu, davalının da boş adrese tebligat göndererek müvekkilin itiraz imkanını elinden aldığını. Takibin tümüne, dayanaklarına, faiz ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini, davalıya borçlarının bulunmadığını, 02.11.2021 tarihinde muttali olunan takibe itiraz edildiğini, İcra dairesinin itirazı reddettiğini. Müvekkilin borçlu olmadığı bir meblağın konu edildiğini, usulsüz tebligat ile kesinleştirilen İcra dosyasından, bütün banka hesaplarının haczedildiğini ve haciz blokajı konulduğunu, Ticari faaliyetini devam ettirmesi için olmazsa olmaz banka hesaplarını kullanamadığını, Müvekkilin işlerini devam ettirebilmesi için gerekli olan 10 adet aracının haciz edildiğini, Usulsüz tebligatın yapıldığı ------------binanın tümünün haczedildiğini. borcu kat be kat aşan taşkın haciz ve hakaniyetin çok ötesinde bir tazyikin mevcut olduğunu, bu sebeple öncelikli olarak ihtiyati tedbir talebimizin kabulünü talep ettiklerini. takibe dayanak ve konu edilen fatura ile sözleşmenin, başlı başına alacağın varlığını, malın teslimini ya da hizmetin ifa edildiğini ispat etmediğini, davalının, menfi tespit davasına konu alacağın varlığını somut ve geçerli delillerle ispatla mükellef olduğunu, Müvekkilin, enerji ve güç kaynakları işi ile iştigal eden 30 yılı aşkın sektörde olan, sektörün öncü ve önemli firmalarından biri olduğunu. Ağırlıklı olarak güç kaynakları temini, tesisi ve bakımı ile ------ kurulumu işleri ile iştigal ettiğini. Güç kaynakları dalında, kamu ve özel kurumları ile ülkemizin önemli ------- baz istasyonlarının güç kaynaklarının tesisi, ---- nezdinde de yapım işi ----- kurulumu yapmakta olduğunu, Bu işlerden biri olan ------ kapsamında aldığı kurulum işi olduğunu. ----- Bahsi geçen iş ile bağlantılı olarak, davalı ile ---- tarihli sözleşme ile ------ tarihli sözleşme imzalandığını, Müvekkilin, sözleşme kapsamında, davalının yükümlülüğünü yerine getirileceği inancı ve sözleşmeye güvenerek, ön ödeme avansları olarak; 22.09.2020 (150.000-TL), 23.11.2020 (27.000-TL), 02.12.2020 (54.000-TL) , 18.01.2021 (68.440-TL) olmak üzere TOPLAM 599.440,00-TL ödeme yaptığını, davalının aldığı bu avanslara rağmen, müvekkile taahhütlerini yerine getirmediğini, bu meyanda, davalının, davanın bir menfi tespit davası olduğu bilerek, müvekkile bu sözleşme kapsamında üstlendiği Proje yapımı, mal tedariki ve işçilik hizmeti verdiğini somut delillerle ispat ile mükellef olduğunu. Bu sebeple, yapılan ödemelerle müvekkilin davalıya borçlu değil, borçludan alacaklı olduğunu, Müvekkil, anılan işin süreli olması, --------- karşı Asıl yüklenici sıfatı ile cezai şartlarının varlığı ve piyasada kendisine duyulan güven ve ticari itibarın zedelenmemesi için işi sürüncemede bırakmadığını ve yükümlülüğünü başkaca taşeronlar ile yerine getirdiğini, davalıya karşı yukarıda anılan ödemelerin iade ve istirdatı için müvekkilin talep ve dava hakkını saklı tuttuğunu, müvekkil ile davalı arasında iş bu avansların geri iadesi ile ilgili görüşmelerin netice vermediğini. Davalının Avans olarak aldığı bedellerini iade edeceğini belirterek müvekkili sürekli oyaladığını bu yolla müvekkilin işlem yapmasını ötelediğini. Müvekkilin iş bu bedellerin istirdatı için artık dava açacağını davalıya beyan ettiğini bu günlerde, çalıştığı bankalardan gelen 02.11.2021 tarihli "hesaplarınızda haciz işlemi bildirimi gelmiştir" 02.11.2021 tarihli mesajları ile davalının icra takibi ile karşılaştığını, müvekkilin davalıya karşı borçlu olmadığını, davalıdan alacaklı olduğunu, müvekkilin, tevsik ettiği ödemelerin istirdatına dair talep ve dava hakkının saklı tutularak, ---------dosyasından YAPILAN TAKİP 226.560,00-TL Toplam Alacak üzerinden yapılmış, buna karşılık müvekkilin kaydi verilere göre bedelleri 3 milyon TL 'nı aşan (rayiç değerlere göre 20 milyon Türk Lirası) üzerinde taşınmaz ve araçlarına, bankada ---- nezdindeki hesaplarında olan) 600.000-TL üzerinde nakit parasına haciz konulmuş durumdadır. Müvekkil ticari faaliyetini yürütememekte ve takip konusu alacağın kat be kat üstünde hacizler ve banka hesapları bloke olduğundan ticari mahf ile karşı karşıyadır. Bu sebeplerle; İhtiyati Tedbir talebimiz kabul edilerek, dosyadan konulan diğer aşkın ve nispetsiz vaziyette olduğu aşikar tüm hacizlerin kaldırılmasını, bu talep kabul edilmediği takdirde, dosya tüm borcunu karşılar mahiyette nakit ya da teminat mektubu veya uygun görülecek teminat konularak, takip konusunun dava sonuna kadar temini bu yolla sağlanmış olacağından, dava sonuna kadar davalıya ödenmemesi kararı da oluşturularak, ayrıca takip alacaklısının gecikmeye matuf muhtemel zararı da takdire göre teminatlandırılarak, dosyadan konulan tüm hacizlerin İhtiyati Tedbir Yolu ile kaldırılmasını, uygun görülen hususta depo ve/veya işlemlere dair İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılmasını, davanın kabulü ile, müvekkilin davalı-takip alacaklısına takibe konu 226.560,00-TL borcu olmadığının tespiti ile takibin İptaline, fazlaya ilişkin hakkımız saklı kalmak kaydıyla Haksız takip nedeni ile takibin 9620 sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet tücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı vekilin dava dilekçesinde davalı müvekkilin sözleşmeye aykırı davrandığını, proje hizmeti, mal tedariki ve işçilik konusunda taahhütlerini yerine getirmediğini iddia ederek davalı müvekkilden alacaklı olduklarını beyan ettiğini. İşbu iddiaları kabul etmeleri mümkün olmadığını, Şöyle ki; uyuşmazlık konusu olan Sözleşmenin tarafı olan müvekkil ------- hükümlerine riayet ederek 192.000,00 TL tutarındaki --------------davacıya karşı yerine getirdiğini, bu yerine getirdiği hizmeti de faturalandırarak e-fatura kesmek suretiyle davacı tarafa tebliğini, davacı tarafın söz konusu faturaları daha önceki faturaları işlediği gibi ticaret defterine kaydettiğini. Davalının faturaya itiraz süresinin 8 gün olduğunu, bu süre içerisinde itirazda bulunulmazsa fatura içeriği kabul etmiş sayılacağını. Nitekim 8 günlük süre içerisinde itiraz etmeyen davacının ispat külfeti altında olmasıyla beraber fatura da yazılı delil niteliğini haiz olup faturaya karşı ancak yazılı delille ispat edilmesi gerektiğini. davalı müvekkilin sözleşme hükümlerine uygun davranarak danışmanlık hizmetinde bulunduğunu, ancak davacı taraf sözleşmeden doğan borcu gereği gibi ifa etmediğini, bu konuda --------- müzekkere yazılarak davacı firma ile belediye arasında gerçekleştirilen ------ yapım projesine ilişkin sözleşmenin dosyamıza gönderilmesini ve davacı tarafından söz konusu işin yapılıp yapılmadığını ve hak edişlerin ödenip ödenmediğinin sorulmasını talep ettiklerini. Ayrıca ------ müzekkere yazılarak davacı firma ile belediye arasında gerçekleştirilmiş olan ---------- projesine ilişkin sözleşmenin dosyamıza gönderilmesini ve davacı tarafından söz konusu işin yapılıp yapılmadığının ve hak edişlerin sorulmasını talep ettiklerini, davacı ile müvekkil davalı taraf arasında imzalanan sözleşmede fatura kesiminden itibaren 5 iş günü içerisinde ödenmesi gerektiğini belirtilmesine rağmen davacı tarafın üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediğini. Davacının ödemesi gereken meblağı ödememesinden dolayı temerrüde düştüğünü. Davalı müvekkil mütemerrit durumda olan davacıya karşı----------sayılı icra takibi başlattığını, davacı taraf ise başlatılan takibe zamanında itiraz edemediği için takibin kesinleştiğini. Kesinleşen takip sonucunda borçlunun mallarının haczedildiğini ve icra veznesine para yatırıldığını, fakat davacı borçlunun işbu davayı haksız ve mesnetsiz iddialar savunarak alacağımızı sürüncemede bıraktığını, nitekim icra veznesine yatırılan miktar için de üzerine ihtiyati tedbir kararı koydurduğunu, bu davada ihtiyati tedbir kararı verilmesi davalı Müvekkil açısından zorluk yaşatmakla beraber icra hukuku bağlamında haksızlık teşkil ettiğini, davacı için bu teminat açısından ihtiyati tedbir kararı gerektirecek şartların oluşmadığını, davacı lehine hükmedilen ihtiyati tedbir kararının verilmesi için davanın esası yönünden davacı yanın haklı olmasının mümkün olmadığını zira; icra veznesindeki paranın davacı borçlunun borcundan kaynaklandığını, davacı dava dilekçesinde --------------taşınmazın üzerinde ihtiyati tedbir kararını talep ettiğini, sayın mahkemenin dava değerinin 9620 sine hükmettiğini. Bu teminat miktarının muhtemel zararlarını karşılayacak oranda ve miktarda olmadığını. Davada tedbir kararı verilmesi; halihazırda değerini kaybeden Türk lirasını kullanılamaması işbu miktarın günden güne kıymetsizleşmesine neden olup ve telafisi imkansız zararlara uğramaya sebep olacağını. Davalı müvekkilin işletme olarak işbu itiraza konu ihtiyati tedbir kararından etkilenmiş ve zarar görmeye devam ettiğini, Mahkemede tesis edilen İhtiyati Tedbir kararının kaldırılmaması ve bir an için devam edeceği varsayımında da, müvekkilin işletmesinin son derece büyük zararlara uğrayacağını, kesinlikle kabul etmemekle beraber en nihayetinde davalı müvekkilin haksız çıkması durumunda bile davalı müvekkilin zararları karşılayacak ekonomik güce sahip olduğunu, bu sebeplerle verilen ihtiyati tedbirin kaldırılması tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, açıklanan nedenler ve mevcut İhtiyati Tedbir Kararı ve dava nedeniyle müvekkilin uğradığı/uğrayacağı zararlar ile fazlaya ilişkin talep ve dava açma haklarımızın saklı kalmak üzere; Öncelikli olarak sayın Mahkemenin ----- tarihli ihtiyati tedbir kararının ortadan kaldırılmasına aksi takdirde davacı -------- tarafından yatırılmasına karar verilen teminatın artırılmasına, Davacının davasının reddi ile 2640'tan aşağı olmamak üzere kötünniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:Celp ve tetkik edilen ------ sayılı dosyasında; davacı takip alacaklısı tarafından ----tarihli takip talebi ile, davacı takip borçlusu şirket aleyhine ---- Tarihinde, dayanağı “Ticari İlişkiden Kaynaklanan” alacağı olan ---------- ASIL alacağın, Asıl Alacağa Takip Tarihinden itibaren işleyecek yıllık 618,75 Ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsili için ilamsız takip başlatıldığı, takibin borçluya TK 35 e göre 09/10/2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 02/11/2021 tarihinde borca ve ferilerine karşı itiraz ettiği ve bunun üzerine takibin durduğu, itiraz dilekçesinin davacı takip alacaklısına tebliğ edilmediği, eldeki davanın 1(bir) yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK KONUSU İLE İLGİLİ OLARAK SMMM ------ Nitelikli hesaplama ------ Elektrik-Elektronik Mühendisi ------------- BİLİRKİŞİLER 03/08/2023 TARİHLİ KÖK RAPORLARINDA ÖZETLE; Davanın itirazın iptali davası olduğu ve alacağın belirli bir faturaya dayalı olduğu, teknik değerlendirme ışığında dosyada tarafların sunduğu ve hizmetin görüldüğüne, eserin kurulduğuna yönelik bir bilgi ve belge bulunmadığı, takibe dayanak oluşturan söz konusu faturanın davalı defterlerinde kayıtlı, davacı defterlerinde ise kayıtlı olmadığı, her iki tarafın ----- formlarında faturanın kayıtlı bulunduğu, davalı kayıtlarına göre söz konusu faturanın kayıtlı olup, bundan doğan alacağın ödeme sebebiyle sona erdiğine ilişkin kayıt bulunduğu, faturanın içerdiği mal ve hizmetin ifasına yönelik bir bilgi ve belgenin bulunmadığı anlaşılmakta olup, görevlendirmeye uygun olarak bir sonuca varılamadığı, belirlenen hususların bir kısmının davacı, bir kısmının davalı lehine durum oluşturduğunu beyan ve rapor etmiştir.SMMM ---- Nitelikli hesaplama ---- Elektrik-Elektronik Mühendisi ------BİLİRKİŞİLER 14/11/2023 Tarihli EK Raporlarında Özetle; kök raporun aynısının gönderildiği görüldü. SMMM ----, Nitelikli Hesaplama-------- ve Elektrik-Elektronik Mühendisi ---------- Bilirkişiler 07/03/2024 Tarihli KÖK Raporlarında Özetle; Kök rapordaki tüm görüşlerimizi saklı tutup ve ek olarak yapılan itirazlar değerlendirildiğinde; davacının ----ile davaya konu faturayı tebellüğ etmiş olduğu düşünülse bile, bu durumun aynı zamanda davaya konu danışmanlık hizmetini teslim aldığına karine teşkil etmeyeceği, dosyada davalı yanın davaya konu faturaya ilişkin içerikte belirtilen danışmanlık hizmetini verdiğine dair tevsik edici bir mali ve teknik bir veriye rastlanmadığı, bu durumda davalı yanın faturaya ilişkin veri iddia ettiği danışmanlık hizmetinin tesliminin/verilişinin belgesel olarak izaha ve ispata muhtaç göründüğü, dolayısıyla bu aşamada davacının mali yönden menfi tespit talebinin yerinde olduğu, ancak takdirinin Mahkemeye ait olduğunu beyan ve rapor etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:Tarafların mahkememizce yaptırılan mali bilirkişi incelemesi neticesinde ticari defterlerinin sahipleri lehine HMK m.220 çerçevesinde delil niteliği taşıdığı, dosyada davalı tarafın davaya konu edilen faturaya ilişkin içerikte danışmanlık hizmetini verdiğine dair delil bulunmadığı ve davalı tarafın davaya konu faturaya ilişkin vermiş olduğunu iddia ettiği danışmanlık hizmetinin teslimi yahut verilişini ispatla yükümlü olduğu ancak bu durumu tevsik edici belge sunmadığı, yapılan ticari defter incelemesinde her iki tarafın ------ formlarında faturanın kayıtlı olduğu, davalı kayıtlarına göre davaya konu faturanın kayıtlı olduğu ve bundan doğan alacağın ödeme nedeniyle sona erdiğine ilişkin kayıt bulunduğu ancak faturanın içerdiği mal ve hizmet ifasına ilişkin dosyada herhangi bir belge bulunmadığı dikkate alındığında davacının davaya konu faturadan dolayı davalı tarafa borçlu olmadığı anlaşılmış ancak kötü niyet tazminatı talebi yönünden yasal şartları oluşmadığından reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile;
1-Davacının davalıya -------- sayılı dosyasından 226.560,00 TL BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
2-Kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Alınması gereken karar ve ilam harcı 15.476,31 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 3.869,08 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.607,23 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL başvurma harcı ve 3.869,08 TL peşin harç olmak üzere toplam 3.928,38 TL harcın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 254,75 TL tebligat ve müzekkere gideri, 13.000,00 TL (3X3.000,00 TL+ 4X1.000,00 TL) bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 13.254,75 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan 150 TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 35.984,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe gönderilmek suretiyle----------- Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna karar verildi.30/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.