mahkeme 2018/716 E. 2024/46 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2018/716
2024/46
18 Ocak 2024
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2018/716 Esas
KARAR NO:2024/46
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/06/2018
KARAR TARİHİ:18/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında yapılan sözleşmelerin ödenmeyen borçları nedeniyle ----------- icra takibi başlatılmış olduğunu, davalı ile müvekkili arasında asıl işveren taşeron ilişkisi mevcut olduğunu, bu ilişkiye dayanarak taraflar arasında birçok sözleşme imzalandığını, bu sözleşmelerin karşılıklı borç yükleyen sinallagmatik sözleşmeler olduğunu, tarafların sözleşmelerin içeriğindeki işler karşılığı işin tamamının bedeli olarak 210.000 TL ve 72.000 TL olmak üzere anlaşmış olduklarını müvekkilinin işbu sözleşmelerden kaynaklı edimlerini sözleşmelere uygun olarak yerine getirdiğini ancak davalı yanın, sözleşmeden doğan ifa yükümlülüğünü , bedel ödeme yükümlülüğünü, yerine getirmemiş olduğunu ve TBK madde 112 uyarınca sorumlu olduğunu, yargılama sırasında yapılacak bilirkişi incelemesinde de ortaya çıkacağı üzere bu sözleşmelerin karşılığı olarak kararlaştırılan bedellerin bir kısmı davalı tarafından davacı müvekkiline ödenmiş ise de icra takibine konu olan alacak miktarının davacı müvekkiline ödenmemiş olduğunu, bu hususta davalı ile birçok defa iletişime geçilmiş olmasına rağmen davalı tarafından işbu icra takibine konu olan alacak miktarının hiçbir surette ödenmediği gibi haksız olarak da icra takibine itirazda bulunulduğunu ve müvekkilinin alacağını tahsil etmesi engellenmeye çalışıldığını, borcun ödendiğine dair makbuz ya da sair evraklar sunamayan, haksız ve kötü niyetli şekilde borca itiraz etmiş bulunan borçlunun itirazının iptaline karar verilmesini, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, alacağın tahsilini, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket taraflar arasındaki sözleşmeden doğan tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş olduğunu, davacı eseri meydana getirme ve teslim borcunu yerine getirmemiş olduğunu, davacı sözleşmenin devam ettiği süre içerisinde özen yükümlülüğüne aykırı davranmış ve müvekkilinin zarara uğramasına neden olduğunu, müvekkili şirketin hiçbir şekilde davacıya borçlu olmadığını, sözleşmede belirlenen bedeli aşan miktarlarda ödemelerde bulunulduğunu, haksız olarak ikame edilen huzurdaki davanın reddini, %20`den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki sözleşmeye dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespitiyle uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilmiş, tarafların bildirdiği deliller toplanmıştır.------- sayılı takip dosyası getirtilmiş, incelenmesinde; davacı tarafça davalı aleyhine 43.000,00 TL asıl alacak, 530,14 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 43.530,14 TL alacağın tahsili için takip başlatıldığı, takip dosyasında ödeme emrinin tebliği ile davalının süresinde takibe itiraz ettiği akabinde takibin durduğu mahkememizde açılan davanın süresinde olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce 10/11/2022 tarihli celsede taraflar tacir olduğundan her iki tarafın dava konusu talebi kapsayacak şekilde tüm yasal ticari defterleri ve defterlerin bu uyuşmazlığa ilişkin dayanak kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına, TTK.79-86.ve HMK. 222.maddeleri uyarınca her iki tarafın inceleme günü ve saatinde tüm yasal ticari defterlerini ve dayanak kayıtlarını mahkeme kaleminde incelemeye hazır bulundurmaları için kesin süre verilmesine, ancak talepleri halinde aynı gün ve saatte defterlerin şirket merkezlerinde incelemeye hazır bulundurulmasına, defter ibraz etmeyen tarafın TTK. 86.maddesi uyarınca ibrazdan kaçınmış sayılarak diğer tarafın defterlerinin incelenmesiyle sonuca gidileceğinin ihtarına karar verilmiş, ilgili celsede hazır bulunan davacı ve davalı vekillerine ihtar edilmiştir. Ancak davalı taraf inceleme günün ticari defterlerini ibraz etmemiş yerinde inceleme talebinde de bulunmamıştır.Mahkememize sunulan, ticari defter incelenmek suretiyle hazırlanan 15/03/2023 tarihli mali müşavir bilirkişi raporunda özetle: Davacı alt yüklenici firmanın kesin hesap bedelinin, taraflar arasında kararlaştırılmış olduğu üzere 282.000,00 TL olduğu, davacı yanca davalı şirkete fatura ve/veya sözleşmeye dayalı olmaksızın başka işler/imalatlar yapılmış ve bedellerine hak kazanılmış ve ödenen bir kısım bedellerin bu işler için ödenmiş olduğu iddialarının ispata muhtaç olduğu, davacının 282.000.-TL kesin hakediş bedeline istinaden davalı şirketçe yapılan ve toplamda 273.900,00 TL olarak hesaplanan ödemelerin 35.000.-TL'lik çek hariç (273.900.-TL- 35.000.-TL=) 238.900,00 TL olduğu, davalı şirketçe yapılan bu ödemelerin davacının başka işleri ile ilgili yaptığı iddialarına ilişkin olarak böyle bir tasnif ve ayırıma gidebilmenin mümkün olmadığı görülmekle, davacı firmanın davalı şirketten, davacının 35.000.-TL çek bedeli üzerinde bir tasarrufu olmadığı/olmayacağının tespiti halinde talep edebileceği alacağının; (282.000,00 TL- 238.900,00 TL=) 43.100,00 TL olabileceği, 35.000.-TL tutarlı çekin davalı şirketçe davacı firmaya ciro edildiğinin tespiti halinde ise, davacı firmanın davalı şirketten talep edebileceği tutarın; (282.000,00 TL hakediş toplamı – 273.900,00 TL Ödemeler Toplamı=) 8.100,00 TL olabileceği, tespiti yapılmıştır. Dosya kapsamından taraflar arasında davalı---- işveren davacı --------- taşeron olduğu 2 ayrı sözleşme düzenlendiği, ilk sözleşmenin bedeli 210.000,00 TL, ikinci sözleşmenin ise 72.000,00 TL olduğu, her iki sözleşmenin toplam sözleşme bedelinin 282.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır.
Davalı akdi ilişkiyi doğrulamakta, borcun tamamını ödediğini savunmakta olup ödeme yükümlülüğünü ispat yükü davalı tarafa geçmiş ve davalı ödeme yaptığı hususunu kanıtlamakla yükümlü hale gelmiştir.Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır. Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olaydeğerlendirildiğinde; davacı tarafın ticari defterleri incelenmiş buna ilişkin mali müşavir bilirkişi raporu dosya içerisine sunulmuştur. 15/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda davacı firmaya ait defterlerin açılış-kapanış onaylarının yapılmış olduğu,davacı firmanın davalı şirketten, davacının 35.000.-TL çek bedeli üzerinde bir tasarrufu olmadığı/olmayacağının tespiti halinde talep edebileceği alacağının; (282.000,00 TL- 238.900,00 TL=) 43.100,00 TL olabileceği, 35.000.-TL tutarlı çekin davalı şirketçe davacı firmaya ciro edildiğinin tespiti halinde ise, davacı firmanın davalı şirketten talep edebileceği tutarın; (282.000,00 TL hakediş toplamı – 273.900,00 TL Ödemeler Toplamı=) 8.100,00 TL olabileceği belirtilmiştir. Söz konusu çekin davacı firmaya ciro edildiğine dair dosya kapsamında bir delil bulunmamakla birlikte ciro edilmiş olduğunun kabulünde dahi çekin ne için verildiği de belli değildir. Davalı taraf ise ticari defterlerini sunması için ihtaratlı kesin süre verilmiş olmasına rağmen inceleme gün ve saatinde ticari defterlerini ibraz etmemiştir.Davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun ve davacının talep ettiği alacağının varlığını ispatladığı mahkememizce kabul edilerek davanın kabulüne, davalının ------ sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına, alacak likit olmakla, hüküm altına alınan miktarın % 20'si oranında 8.706,02 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KABULÜNE
1-Davalının -------- sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına,
2-Alacak likit olmakla, hüküm altına alınan miktarın % 20'si oranında 8.706,02 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar harcı 2.937,33 TL 'den davacı tarafça yatırılan 734,34 TL peşin harç ve 10,00 TL tamamlama harcın mahsubu ile bakiye 2.192,99 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 35,90 TL başvuru, 734,34 TL peşin nispi harç ve 10,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 780,24 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 206,55 TL tebligat ve müzekkere gideri, 2.900,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.106,55 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan toplam 207,00 TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/01/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.