mahkeme 2016/488 E. 2024/308 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2016/488
2024/308
4 Nisan 2024
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2016/488 Esas
KARAR NO:2024/308
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 15/04/2016
KARAR TARİHİ: 04/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
İDDİA, SAVUNMA, DOSYA KAPSAMI:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili----- diğer müvekkili----- çocuğu olduğunu, davalı ---------- poliçesini tanzim ederek tarifede belirlenen toplam 400.000 TL'lik teminat limiti dahilinde maddi ve manevi zarardan doğan sorumluluğu üstlenmiş olduğunu, bahsedilen poliçenin davalı sigorta şirketi tarafında tanzim edildiğini, sigorta şirketinin sorumluluğunun TTK 1458'e göre 10 yıllık süreyi de kapsadığını, müvekkili -----------hamileliği boyunca davalının sigortalısı doktor tarafından takip edildiğini, doktorun tıbbi kötü uygulaması sonucu, down sedromu hamilelikte teşhis edilmediğini, müvekkilinin down sendromlu olarak doğduğunu, tıbbı kötü uygulamanın sonuçları bununla sınırlı kalmadığını, hamilelik takibinde ihmal nedeniyle müvekkilinin bacağını da kestiğini, tıbbı kötü uygulamaların; bilgilendirmeme, aydınlatılmış rıza almama, teşhiste kusur, ileri testleri önermeme, ultrason kullanımında ihmal, ultrason bulgularını değerlendirmeme, konsültasyon istememe, --------- yapmama olduğunu, zararın tamamından doktorun sorumlu olduğunu, down sendromunun hayat boyu devam eden bir işgöremezlik hali olduğunu, müvekkilinin bu iş göremezlik hali nedeniyle maddi zarara uğradığını, bizzat acıyı yaşam boyu çekecek olması nedeniyle manevi zarara uğradığını, müvekkilinin çocuğunu hayat boyu down sendromlu olarak görerek acı çekmeye devam edeceğini, sonuç odlarak doktorun tıbbı kötü uygulaması sonucu bebeğin down sendromlu olduğu saptanamadığını, doğumdan sonra down sendromlu olduğu anlaşıldığı, müvekkilinin iş göremezlik oranının %91 olarak tespit edildiğini, davalının sigortalası doktorun tam kusuruna dayanılmamış olduğunu, müteselsilen talepte bulunulduğunu, kusur dahil her türlü denkleştirmenin de dikkate alındığını, davaya bakmaya yetkili mahkemenin ticaret mahkemeleri olduğunu, müvekkili ------- için 5.000 TL işgöremezlik tazminatı, müvekkili ----- için 30.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 65.000 TL tazminatın dava tarihinden itibaren faizi, mahkeme masrafları ve avukatlık ücretleriyle davalıdan tahsilini dava ve talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından--------yılında sigortalandığını, dava konusu uyuşmazlıkta kusur durumu tespiti için öncelikle davacının gebelik takibinin hangi hastanelerde ve hangi hekimler tarafından yapıldığının tespiti gerektiğini, -------- davacının medula kayıtlarının istenmesi gerektiğini, zira gebelik takibinin birden fazla hastanede ve birden fazla hekim tarafından yapılabildiğini, özellikle test, tekik ve incelemelir özel merkezlerde yapıldığını, davacı tarafından iddia edilen malpraktis olgusuna ilişkin somut delil ve belgelerin sunulmadığından tüm delillerin toplanması gerektiğini, davacının müvekkil hekime kaçıncı haftada başvurduğunu, daha önce başka bir hekim tarafından muayene-takip edilip edilmediği doğumun nerede ve hangi şartlarda yapıldığı, doğum öncesi tüm test, tekik ve takiplere ilişkin belgelerin, medula kayıtlarında görülecek hastanelerden ve merkezlerden celbini talep ettiğini, gebelik takibinde belirli testlerin belirli haftalarda yapılabildiğini, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların mümkün olmadığını, davacı küçüğün 2012 doğumlu olduğunu, doğumdan 4 yıl geçmesine rağmen, herhangi bir şikayet, başvuru yahut benzer bir iddia bulunmadığını, davacıların down sendromu riski veya teşhisinden haberdar olmadığı iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, böyle bir riskten haberi olmayan kişinin doğum sonrasında hiçbir şikayette bulunmamasının mümkün olmadığını, mevcut tıbbı yöntemlerle down sendronunun %100 tespitinin mümkün olmadığı, eğer test ve tetkiklerde düşük risk çıktı ise bu durumda da hekime kusur atefdilmesinin mümkün olmadığını, davanın sigortalı hekime ihbarını, hekiminde beyanlarının alınmasını, gebelik takibi yapılan ilgili merkezler ve buna ilişkin test-tetkiklerin celp edilmesinin ardından, ilgili uzmanlık alanlarından heyet oluşturulmasın, üniversitelerden öğretim görevlisi ve tercihen profesör doktor seçilmesini, dosyanın bilirkişi heyetini tevdini, heyete tevdi edilmeden gebelik takibi yapılan tüm hastanelerden tüm hasta dosyalarının celbini, belirterek açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :Davanın, davalı sigorta şirketinin sigortalısı olan dava dışı doktorun tıbbi kötü uygulama nedeni ile davacı------- sendromlu doğması sonucu maddi manevi tazminat talebine ilişkin olup, uyuşmazlığın davacı ---- dava dışı doktorun tıbbi kötü uygulama iddiası ile down sendromlu doğup doğmadığı, zarar varsa bu zarardan davalı sigorta şirketinin sorumlu olup olmadığı, zarar miktarı konusunda toplandıkları görüldü. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla,mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.
------ tarafından düzenlenen ---- tarihinde------ İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak ve mesleği bildirilmemekle grup kabul olunarak, E cetveline göre % 100 (yüzdeyüz) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olduğuna oy birliği ile mütalaa olunduğu görülmüştür. 26.08.2021 tarihli Aktüerya bilirkişisi------ raporunda özetle; Davacının hayatı boyunca başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olduğu, dava dışı doktor---------- davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığı, poliçede vaka başına teminat limitinin 400.000,00 TL olduğu, asgari ücret tarifesi uyarınca hesaplanan davacının bakıcı gideri nedeniyle maddi zararının 3.165.912,82 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla 400.000,00 TL'sinden sorumlu olacağı şeklinde beyan ve mütalaada bulunulmuştur. Bilirkişi raporunda davacının tek başına dahi bakıcı giderinin poliçe limitlerini aştığı dikkate alınarak ---- tarihli maluliyet raporundan sonra dosya hesaplama için yeniden bilirkişiye gönderilmemiş olup;Davacı vekili tarafından sunulan 20/12/20021 tarihli talep artırım dilekçesi ile; davacı küçük ----- 340.000,00 TL iş göremezlik (bakıcı ücreti dahil) maddi tazminat, 30.000,00 TL manevi tazminat, davacı anne ----- 30.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere, toplam 400.000,00 TL tazminatın 15/04/2016 tarihinden itibaren avans faizi, mahkeme masrafları ve avukatlık ücretiyle davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesi talep ettiği ve bu talebini harçlandırdığı görülmüştür. Hekim ile hasta arasındaki ilişki vekalet sözleşmesine dayalı olup, uyuşmazlığın temelini teşhis ve tedavi hizmetini üstlenen doktorun bu kapsamda mevcut sorumluluğu ve özen borcu oluşturmaktadır. Buna göre vekil, vekalet görevini yerine getirirken yöneldiği sonucun elde edilememesinden sorumlu değil ise de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı işlemlerin, eylemlerin ve davranışlarının özenli olmayışından doğan zararlardan sorumludur. O nedenle vekil konumunda olan ve tedavi işlemlerini yapanların bilim ve teknolojinin getirdiği bütün imkanları kullanmak suretiyle söz konusu özen borcunu yerine getirmeleri gerekir. Vekil özenle davranmak zorunda olup, en hafif kusurundan bile sorumludur. Doktor hastasının zarar görmemesi için, mesleki tüm şartları yerine getirmek, hastanın durumunu tıbbi açıdan zamanında ve gecikmeksizin saptayıp, somut durumun gerektirdiği önlemleri eksiksiz biçimde almak, uygun tedaviyi de yine gecikmeden belirleyip uygulamak zorundadır. Asgari düzeyde dahi olsa, bir tereddüt doğuran durumlarda bu tereddüdünü ortadan kaldıracak araştırmalar yapmak ve bu arada da koruyucu tedbirleri almakla yükümlüdür. 04.04.1997 tarihinde imzalanan ve 09.12.2003 tarihinde yürürlüğe giren --------de belirtildiği üzere, hasta tıbbi müdahaleyi gerçekleştirecek hekim tarafından tıbbi müdahale konusunda bilgilendirilmelidir. Bu kapsamda sağlık hizmetinin verilmesinde tıbbı gereklere uygun teşhis, tedavi ve bakımı özenle yapma görevi hekime ait olup, hastanın uygulanan ve diğer tanı, tedavi seçenekleri ve bu seçeneklerin getireceği fayda ve riskler ile hasta sağlığı üzerindeki muhtemel etkileri, komplikasyonları ve reddetme durumda ortaya çıkabilecek muhtemel fayda ve riskleri konusunda bilgi edinme hakkı bulunmaktadır. Bu bilgilendirmenin hekim tarafından hastanın sosyal ve kültürel düzeyine uygun olarak anlayabileceği şekilde yapılması gerekmektedir. Hastayı bu şekilde aydınlatma yükümlülüğü bulunan hekim, bu yükümlülüğünü mevzuata ve usule uygun şekilde yerine getirdiğini kanıtlamakla yükümlüdür. Özetle, hekim görevini özenle yerine getirmeli ve hastanın bilgi alma hakkı kapsamında onu aydınlatmalıdır.Hekimin down sendromunu teşhise yönelik bir hatasının veya bu anomaliyi teşhise yönelik imkanlar konusunda hastayı aydınlatmamasının sorumluluğunu doğuracağı izahtan varestedir. -------
Tüm bu açıklamalar ışığında toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ile davacı annenin ------ down sendromlu olarak dünyaya getirdiği, hamilelik sürecinin sigortalı doktor -------- tarafından takip edilerek doğumun gerçekleştirildiği, davacı annenin hekimin kusurlu davranışı nedeniyle anne karnındaki bebekte var olan down sendromunun tespit edilemediğini ileri sürdüğü, bu yönde yapılan aydınlatma ve bilgilendirmelere ilişkin dosyaya herhangi bir yazılı belge sunulmadığı, sağlık hizmetinin tıbbi gereklere uygun teşhis, tedavi ve bakımı özenle yapma görevinin hekime ait olduğu, hastanın uygulanan ve diğer tanı, tedavi seçenekleri ve bu seçeneklerin getireceği fayda ve riskler ile hasta sağlığı üzerindeki muhtemel etkileri, komplikasyonları ve reddetme durumunda ortaya çıkabilecek muhtemel fayda ve riskleri konusunda bilgi edinme hakkının bulunduğu, bu bilgilendirmenin hekim tarafından hastanın sosyal ve kültürel düzeyine uygun olarak anlayabileceği şekilde yapılması gerektiği, hastayı bu şekilde aydınlatma yükümlülüğü bulunan hekimin, bu yükümlülüğünü mevzuata ve usule uygun şekilde yerine getirdiğini ispatlamak zorunda olduğu, ispat yükünün hekimde bulunduğu ancak tüm bu hususların ispatlanamadığı sonucuna varılmıştır. Maluliyet ve tazminat hesabına ilişkin alınan raporlar gerekçeli ve denetlenebilir nitelikte olduğundan mahkememizce hükme esas alınmış----- down sendromlu olması nedeniyle %100 oranında maluliyetinin oluştuğu ve bu nedenle hayat boyu bakıcıya ihtiyacının olup davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğu gözetilerek talep arttırım dilekçesindeki talep uyarınca 340.000,00 TL maddi tazminatın davalı taraftan tahsiline karar verilmesi gerektiği kanaati oluşmuştur. Davacıların bir diğer talebi ise manevi tazminata ilişkin olup, çocuk ile anne için manevi tazminata hükmedilmesi talep edilmiştir. Davacıların ekonomik ve sosyal durumları araştırılarak dosya içine konulmuştur. TBK 56.maddesinde manevi tazminat düzenlenmiş olup, bir kişinin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda olayın özellikleri gözönünde bulundurularak zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verilebilir. Aynı maddenin 2.fıkrasında ağır bedensel zarar veya ölüm halinde zarar gören yahut ölenin yakınlarına da uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenebileceği kabul edilmiştir. Manevi tazminat takdir edilirken bu bedelin taraflar açısından bir ceza ve zenginleşme aracı olmadığı, her olaya özel olarak değerlendirilmesi gerektiği dikkate alınmıştır. Somut olayda -------- down sendromlu olarak dünyaya geldiği ve %100 oranında malul olduğunun belirlendiği, yaşı ve maluliyet durumuna göre hayat boyu bakıcıya ihtiyaç duyacağı, dolayısıyla davacı annenin de çocukla birlikte ömür boyu bu sendromun getirdiği zorlukları birlikte yaşayacağı, sürecin ağır ve meşakkatli bir süreç olduğu bu durumun çocuk yanısıra annede de ciddi bir travma yarattığı, davalının sigortalısının kusurundan kaynaklı bu zarardan da poliçe limitleri dahilinde sorumluluğunun bulunduğu sonucuna varılarak davacıların manevi tazminat istemlerinin de kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.-----sayılı kararı uyarınca hükmedilen tutarlara avans faizi yürütülmesi talebi de uygun bulunarak davanın arttırılan hali ile kabulüne, davacı ----- 340.000,00 TL maddi tazminat, 30.000,00 TL manevi tazminat, davacı anne------ 30.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 400.000,00 TL'nin davalı taraftan dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacı taraflara ödenmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN ARTTIRILAN HALİ İLE KABULÜNE,
Davacı ------için 340.000,00 TL maddi tazminat ( iş göremezlik ve bakıcı gideri) ve 30.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ------- için 30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 22/04/2016 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacılara ayrı ayrı ödenmesine,
2-Maddi tazminat yönünden alınması gerekli 23.225,40-TL harcın davacı tarafından peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan 1.372,01-TL harçtan mahsubu ile bakiye 21.853,39-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 29,20-TL. başvurma harcı, 1.372,01-TL peşin ve tamamlama harcın toplamı olan 1.401,21-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarfedilen toplam 3.163,35-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
7- Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı-----yararına maddi tazminat yönünden takdir olunan 53.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı ------yararına manevi tazminat yönünden takdir olunan 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı------ yararına manevi tazminat yönünden takdir olunan 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 04/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.