mahkeme 2025/751 E. 2025/603 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/751

Karar No

2025/603

Karar Tarihi

1 Eylül 2025

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/751 Esas
KARAR NO: 2025/603
DAVA: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/09/2018
KARAR TARİHİ: 01/09/2025

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREKÇE:Mahkememizin -----sayılı dosyasında; Davacı vekili, müvekkili ve dava dışı ----- davalı şirketin hissedarları ve münferiden temsilcileri olduğunu; müvekkili tarafından ---- aleyhine şirketi haksız eylemlerle zarara uğrattığı için ----- Esas sayılı dosyasıyla müdürlükten azli için,------- Esas sayılı dosyasında da ortaklıktan çıkarılması için davalar açtığını, davaların derdest olduğunu; ------Asliye Ticaret Mahkemesindeki davada alınan bilirkişi raporunda, müvekkilinin davalı şirkete sanki 361.275,07 TL borçluymuş gibi görüldüğünün ortaya çıktığını; ancak böyle bir borcun gerçekte söz konusu olmadığını; " sahte ve hatalı " işlem ve kayıtlardan dolayı söz konusu durumun ortaya çıktığını; müvekkilini borçlu göstermek için sahte faturalar düzenlendiğini; müvekkilinin şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek iş bu davayı açmış ve davacının davalı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının dava dışı----- şikayet ettiğini, savcılık tarafından yapılan soruşturmada---- kararı çıktığını; davacı aleyhine açılan davada ise, --------- sayılı dosyayla yargılamaya devam edildiğini; davacının açtığı azil ve çıkarma davalarının halen derdest olduğunu; açılan iş bu davanın haksız ve yersiz olduğunu, davacının başka bir şirket kurduğunu, uzun süreden beri davalı şirkete gelmediğini, şirketten ayrılırken şirkete ait demirbaş ve stok malları yeni kurduğu şirketine götürdüğünü, şirketin giderlerine katılmadığını; davacı iddiasının aksine şirket kayıtlarının doğru olduğunu; davacının şirkete borçlu olduğunu; söz konusu borcun da, davacı tarafından zimmetine geçirilen ticari mallardan, demirbaşlardan ve şirkete ödettiği şahsi harcamalarından kaynaklandığını; bunlar için kesilen faturalardaki malların davacı tarafından alınmış olduğunu bildirerek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Dava, İİK'nun 72. Madde gereğince açılan menfi tespit davasıdır. İş bu menfi tespit davası icra takibinden önce açılmış olup, davacı aleyhine herhangi bir icra takibi söz konusu değildir. Görülmekte olan ---- Mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda davacının davalı şirkete 361.275,07 TL bir borcunun bulunduğu hususundaki tespit üzerine iş bu dava açılmıştır. Ancak, şirket kayıtlarında bu borç yer aldığı için davacının iş bu davayı açmakta hukuki menfaati bulunduğu belirlenmiştir. Mahkememizce, taraf delilleri toplanmış, davalı şirketin kayıtları üzerinde inceleme yapılmış, alınan raporlara yapılan itirazlar irdelenmiş, tüm deliller değerlendirilmek suretiyle sonuca gidilmiştir. Davacı ve dava dışı ----davalı şirketin yegane iki ortağı ve münferit temsilcileridir. Bu husus getirtilen şirket kayıtlarıyla kayden sabittir. Davacının, davalı şirketin ortağı ve yöneticisi iken, bir başka şirkete de ortak olduğu dosya kapsamına nazaran anlaşılmıştır. Davalı şirketin ticari defter ve kayıtları incelenmiş olup, bizzat davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarından davacının davalı şirkete ticari kayıtlara göre 361.275,07 TL borçlu olduğu kayıtlıdır. Mahkememizce önce mali müşavir ----- bir rapor alınmış, sonra bu rapora itirazlar üzerine davacıdan ödeme belgeleri istenmiş, faturalara ilişkin bilgi alınmış; mahkememizce davalının iddia ettiği ve listesini sunduğu " davacı tarafından alınan demirbaş ve stok malzemeleri " yönünden ve şahsi harcamaları yönünden davacı vekili 6. celsede beyanda bulunmuş olup, " Davalı şirket kayıtlarına göre müvekkilimin şirketin kredi kartıyla yaptığı harcamalar, müvekkilime ödenen para ( 3.000,00 TL ) --------- ödenen ve dayanaksız olduğu iddia edilen para ( 1.180,00 TL ) müvekkilimin belgesiz şahsi harcaması olduğu iddia edilen para ( 9.958,18 TL ) müvekkilimin yapmış olduğu gereksiz havaleler ( 5.345,00 TL ) ve kasa hesabı olarak ileriye sürülen ( 3.110,29 TL ) yönünden bunların müvekkilim tarafından yapılıp yapılmadığını ve yapılmışsa şirket lehine olup olmadığını, lehineyse de şirket lehine olan hangi işlem için yapıldığını yazılı olarak bildirelim diğer bildirilen 318.459,83 TL'lik stoklardan alınan malzemeye ilişkin iddiayı zaten kabul etmiyoruz " demiştir. Daha sonra 14/10/2020 havale tarihli yazılı beyanda bulunarak, 5 adet kalem yönünden davalı iddiasını kabul ettiğini, onun dışındaki stok mallar ve demirbaşlar yönünden iddiayı kabul etmediklerini yazılı olarak bildirmiştir. Mahkememizce, bu aşamadan sonra davalı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde uzman bilirkişi---- görevlendirilmiş, inceleme yaptırılıp iddia ve savunmaya nazaran rapor alınmış olup; Bilirkişi raporunda, davalı şirket tarafından davacı adına düzenlenen 4 adet fatura muhteviyatı ticari mallara ait 299.265,08 TL'nin ve 1 adet fatura içeriği demirbaşlara ait 19.194,75 TL olmak üzere bu iki kalem yönünden 318.459,83 TL için yapılan inceleme sonunda;
-Davacı adına düzenlenen ---- tutarlı fatura muhteviyatı olan bir adet -----ve bir adet ----- set isimli ticari malların şirketin 30/09/2016 tarihli fiziki envanter listesinde bulunmadığı, böyle olunca fatura bedeli olan 80.672,29 TL'nin,
-Davacı adına düzenlenen ----- nolu faturada ----Sırada yer alan ----- tutarlı demirbaşın da 30/12/2016 tarihinde görülmediği,
Bu nedenle 80.672,29 + 3.249,00 TL = 83,921,29 TL'nin 4 adet fatura muhteviyatı ticari malların bedeli 318.459,83 TL'den mahsubuyla davacının davalı şirkete 234.538,54 TL borçlu olduğunun belirlendiği;
-Davalı şirket tarafından davacının şahsi harcamaları nedeniyle cari hesabına borç kaydedilen 42.815,24 TL tutarındaki hesap hareketlerinden ise, hesap düzeltme işleminden kaynaklanan 9.958,18 TL'nin tenziliyle davacının davalı şirkete şahsi harcamalarından kaynaklı olarak ödettiği bedelin 32.857,06 TL olduğu; hal böyle olunca, davacının davalı şirket kayıtlarında gözüken 361.257,07 TL'den toplam 93.879,97 TL borçlu olmadığı; bu yönden menfi tespit talebinin kabulü gerektiği; Ancak, kalan 267.395,60 TL yönünden davanın reddi gerektiği bilirkişi raporundan anlaşılmıştır. Davalı şirketin iki ortağı olup, bunlar davacı dava dışı -------. Bu nedenle şirketin genel kurulları toplansa yıl sonu mizanlarına şirket kayıtlarındaki bu durum geçse ve her iki tarafta özellikle davacımız imzalasa şirket mizanlarının davacıyı bağlayacağı, mizanlarda geçen rakam kadar davacının şirkete borçlu olduğunun bilirkişi incelemesine de gerek kalmaksızın kabul edileceği şüphesizdir. Ancak, her iki tarafında kabulünde olduğu gibi şirket limited şirketi olup, genel kurul toplantıları yapılmamış, yıl sonu mizanları hazırlanmış ancak iki ortağın da imzasını taşımamaktadır.
Ancak, tarafların kabulünde ve dosyaya yansıdığı gibi, şirketin ticari kayıtları mali müşaviri tarafından tutulmakta olup, yıl sonu finansal tablolar ve yıl sonu mizanları şirketin mali müşaviri tarafından hazırlanmaktadır. Davacı ile mali müşavir arasında herhangi bir husumet iddiası ileriye sürülmemiştir. Ayrıca bizzat davacı vekilinin son celse açıklaması alınmış olup, bu açıklamada, 2014 yılından itibaren 2021 yılının 9. ayına kadar davacımızın --- birlikte şirketin yetkili müdürü olduğu, davacı ve ---- arasına ihtilaf girmeden önce tarafların bir arada oldukları, şirket işlerini birlikte yürüttükleri, 4 yıl önceye kadar şirket işlerini birlikte yürüttükleri belirlenmiş olup; davaya konu olan faturalar ve şahsi harcamalar ------ tarihlidir. Bu nedenle davacının da o yıllar dahil ve daha sonra şirketin münferit temsilcisi olduğu nazara alınarak en azından yıl sonlarında mizanların düzenlendiği, bilançoların düzenlendiği, bunlarda şirket kayıtlarının aynen yer aldığı, davacı tarafça da bu durumun açıkça bilindiği karşısında; davacının söz konusu mizanlardan, şirketin ticari kayıtlarından bir haber olamayacağı; dinlenen davalı tanıklarının ağırlıklı beyanlarından da bu kanaatin doğrulandığı; davacının münferiden yöneticisi bulunduğu şirketin adına kestiği faturalarda, mizanlarda yer almayan demirbaş ve ticari malların nerede olduğunu açıklayamadığı, ne yaptığını açıklayamadığı, söz konusu olan faturaların onun adına kesildiği; her ne kadar dava dilekçesiyle sahte fatura iddiası varsa da, faturaların sahte olduğunun kanıtlanamadığı; stok ve demirbaşların kayıtlarına ilişkin dinlenen tanık beyanları nazara alınarak, -------- tarihli ikinci bilirkişi raporu kabule şayan bulunmuş, bu bilirkişi raporuna göre ticari ürün ve demirbaş kayıtları yönünden davacının şirketine 234.538,54 TL borçlu olduğu, şahsi harcamalar yönünden de 32.857,06 TL borçlu olduğu böylece toplam borcunun 267.395,60 TL olduğu, bu miktarın kayıtlara göre mevcut 361.275,07 TL'den düşümü ile de bu miktarın 93.879,97 TL'sinden borçlu olmadığı anlaşıldığından davanın 93.879,97 TL'si yönünden kabulüne ve davacının bu miktar yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine, kalan 267.395,60 TL yönünden davanın reddine'' karar verilmiş.Mahkememizce verilen karar davacı tarafça istinaf edilmiş---------- Karar sayılı hüküm ile ''eksik inceleme'' sebebi ile kaldırılmış,Mahkememize iade edilen dosya yeni esasa kaydedilmiş ancak tensip aşamasında davalı vekilinin davayı kabul ettiklerini beyan ederek davacı ortağın şirkete borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ederek ve yargılama gideri ve avukatlık ücretini talep etmediğini isteyerek 05/08/2025 tarihli dilekçe ile DAVAYI KABUL BEYANI gönderdiği; bu beyanı gönderen avukat ------- davayı kabul için vekaletnamesinde yetkisinin bulunduğu,
Ancak gerekçeli karar yazılmadan önce bu kezde davacı vekili avukat-------------- tarihli DAVADAN FERAGAT beyanının yollandığı, davacı vekilinin de davadan feragat yetkisinin de bulunduğu,
Ortada davalı tarafından yapılan davanın kabulü ve davacı tarafından yapılan davadan feragat beyanının bulunduğu, bu iki beyanın da davayı sona erdiren işlemlerden olduğu, bir an için davayı kabul beyanının önce geldiği nazara alınarak davanın kabulüne karar verilse dahi; davanın kabulüne karar verildiği hallerde dahi karardan sonra davadan feragat halinde bir ek kararla feragat sebebiyle davanın reddine karar vermek gerekeceği ve o durumda dahil geçerli olan kararın feragatten ret kararı olacağı nazara alınarak; ortaya çıkan bu durumda da feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek gerektiği, ancak davalı vekilinin yargılama gideri ve vekalet ücreti istemediğine dair beyanı da nazara alınarak davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmeyerek; HMK 307 madde gereğince de davadan feragat karşı tarafın rızasına bağlı olmaksızın davayı sona erdiren işlemlerden olduğundan duruşma günü verilmeksizin dosya ele alınarak aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
Dava maktu harca tabi olup maktu harçtan eksik 579,50 TL karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına; bu amaçla harç tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
Davalı taraf vekalet ücreti ve yargılama gideri talep etmediğini bildirdiğinden hükmolunmasına yer olmadığına,
Davacı tarafından karşılanan tüm yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Dair karar, tarafların yokluğunda, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ------- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.01/09/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim