Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/1250
2026/101
5 Şubat 2026
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1250 Esas
KARAR NO : 2026/101
DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Tazminat)
DAVA TARİHİ : 25/12/2025
KARAR TARİHİ : 05/02/2026
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkillerinin kardeşi -------, -------- Bölgesinde geçirdiği trafik kazası neticesinde 21.05.2006 tarihinde vefat ettiğini, --------- tarafından sağlığında Dövizli Hayatınız Sigorta Poliçesi yaptırıldığını, müvekkili------- ve kardeşi --------- bu sigorta poliçesinde sigortalının menfaatdarlar olduğunu risk gerçekleştiğinde yapılan müracaat sonrasında sigorta şirketi tarafından ödenmemesi üzerine sigorta şirketine ---------- esas sayılı dosyası ile alacak davası açıldığını ve dava neticesinde davanın kabulüne karar verildiğini, ancak gerekçeli karar yazılmadan önce davanın eskiden beri tarafınca takip edilmesine rağmen, 30.11.2020 tarihinde mahkeme dosyasına azledildiğime dair bir evrak sunulduğunu, müvekkilleri adına Irak vatandaşı olduğu belirtilen ---------- isimli bir kişinin vekil olduğunu gösteren bir belge ile kendisini azlettiğini, bu azilnamenin 2016 yılından itibaren kendisi ile birlikte davayı takip eden --------- tarafından kendi hesabından UYAP aracılığı ile mahkemeye sunulduğunu, dava dosyasına kendisine vekalet veren -------- vekaletnamesi ile vekil olan --------- da şüpheli --------- ile aynı tarihte 11.03.2020 tarihinde -------- dairesinden (aynı noter-aynı gün) vekalet aldığını, şüpheli -------- isimli kişinin bulunması, vekaletlerin düzenlenmesi, azilnamenin çekilmesi ve benzeri tüm bu iş ve işlemlerin ---------- tarafından ayarlandığını ve organize edildiğini, mahkeme tarafından verilen kararın yine -------- tarafından --------- İcra Müdürlüğünün ---------- esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, tarafınca yeniden alınan vekaletname ile her iki dosyaya da vekil sıfatı ile iştirak ettiğini, gerek --------- ve gerekse Irak vatandaşı --------- isimli kişi tarafından kullanılan vekaletnamelerin sıhhatinden şüphelenerek yaptığım görüşmelerde bu vekaletnamelerin düzenlendiği iddia olunan --------- Noterlik Dairesi yetkililerinin kendilerince böyle bir vekaletname düzenlenmediğini, kayıtlı böyle bir vekaletname olmadığının şifahen bildirildiğini, bu hususun davanın görüldüğü --------- Asliye Ticaret Mahkemesine de bildirildiğini ---------- tarafından başlatılan icra takibinde-------- İcra Müdürlüğünün --------- esas sayılı dosyasına takibin tebliğinden 4 gün sonra borçlu tarafından tüm dosya bedelinin yatırıldığını, bu bedellerin takip kesinleşmeden 21.12.2020 tarihinde -------- hesabına ödendiğini, ---------- uyarıldığı, ---------- tarafından 2016 yılında kendisine verilen vekalet dışında ki vekaletnamelerin sahte olduğunu söylediğini, bu kişilerin sahte belgelerle alacağa el koymaya çalıştıklarını ve bu vekaletnamelerle işlem yapmaması ve bu kişilere ödeme yapmaması konusunda uyarılarda bulunulmasına rağmen ---------- bu şahsı kendisinin bulduğunu belgelerin sağlıklı olduğu iddiaları ile hareket ederek tahsil ettiği paraları sahte belge ile açılan hesaplara havale ettiğini, bu hususta suç duyurusunda bulunduklarını, müvekilleri adına, sahte vekaletnameler kullanılmak suretiyle --------- uyruklu/Türkçe bilmeyen ---------- isimli kişi tarafından, -------- Bankası -------- Şubesinde 2 ayrı banka hesabı açıldığını, müvekkilinin bizzat bankaya gönderilerek, savcılığa sunulmak üzere "hesabın kim tarafından, hangi belgelerle açıldığı, hesapta yapılan parasal işlemlerin dekontları dahil tüm yasal evraklardan birer örneğin kendisine verilmesi ve mevcudun kendisine ödenmesi" talep edildiğinde, bizzat şube müdürü tarafından kendisine hiç bir belge ve bilgi verilmeyeceği ve hesapta da para bulunmadığı söylenerek reddedildiğini, oysa bu tarihlerde henüz banka hesabından çekilmemiş olan 76.460 TL nakit bulunduğunu yine soruşturma dosyalarına gelen bilgilerden -------- tahsil ettiği 7.500.000TL'nin 2.500.000 TL'sinin --------- tarafından müvekillerinden biri adına açtırdığı --------- Bankası ---------- Şubesindeki hesaba yatırdığını, ancak bu bedelin yatırıldığı günün ertesinde kendi hesabına iade edildiğini, paranın 3.536.855 TL'sinin de diğer müvekkili adına aynı biçimde, aynı bankada açılan hesaba havale edildiğini ve bu bedellerin, şüpheli -------- tarafından çeşitli hesaplara aktarılarak alındığının tespit edildiğini, her iki hesabın da şikayet ettikleri ---------- tarafından elindeki sahte vekaletnameler ile oluşturulmuş hesaplar olduğunu, bu banka hesaplarına yatırılan bedellerin elindeki sahte vekaletnameler aracılığı ile banka hesabından-------- isimli bu kişi tarafından çekildiğini ve yok edildiğini, davalı bankanın, yabancılık unsuru taşıyan söz konusu işlemler sırasında ağırlaştırılmış sorumluluk gereği göstermesi gereken dikkat ve özeni göstermediğini, davalı banka objektif bir özen ve gözetim yükümlüsü olduğu gibi emrinde çalışan yardımcı kişilerin eylemlerinden bu kapsamda sorumlu olduğunu belirterek açılan davanın kabulüne, davalı bankanın ağır kusuru ve hukuka aykırı eylemi nedeniyle, müvekkil şirketin uğradığı maddi zararın tam kapsamı yargılama sürecinde belirleneceğinden, şimdilik 300.000 TL maddi tazminatın (belirsiz alacak) ödenmesine, müvekkilin yaşadığı büyük sıkıntılar ve acılar nedeniyle, caydırıcılık unsuru da gözetilerek 100.000 TL manevi tazminatın ödenmesine, her iki tazminat kalemine, haksız fiil tarihi olan 24.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi uygulanmasında karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava hukuki niteliği itibariyle, haksız fiil nedeni ile uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.-------- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin -------- Esas, -------- karar sayılı 26/12/2025 tarihli görevsizlik kararı uyarınca dosya mahkememize tevzi edilerek yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.
Davacı vekilince sunulan 02/02/2026 tarihli dilekçe ile davalı aleyhinde ikame ettikleri haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat talepli davada -------- esas sayılı dosyada verilen 26.12.2025 tarihli kararı ile görev bölüşümü nedeniyle dosyanın kapatılarak mahkememize tevzi edildiği, davada her ne kadar davalı bir banka ise de müvekkilinin tacir olmadığını, banka ile aralarında hiçbir iletişim ve ticari ilişki bulunmadığını, sadece davalı tarafın banka olması davanın ticari dava olarak görülmesine yetmediğini, bu sebeple davanın Türk Borçlar Kanununda düzenlenmiş olan haksız fiil nedeniyle uğranılan zararın tazmini için ikame edilmiş olup, davanın, ---------- Asliye Hukuk Mahkemelerinin görev alanına girdiğini belirterek haksız fiil nedeniyle uğranılan zararın giderilmesi amacı ve talebiyle açılan davada ---------- Asliye Hukuk Mahkemelerinin görev alanında kalması nedeniyle görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın haksız fiile dayalı olarak açılan maddi ve manevi tazminat davası olduğu, davacı adına sahte vekaletmeler tanzim edilerek davacı adına hesap açılmak suretiyle haksız kazanç elde edildiği, davacının tacir olmadığı, davacının davalı banka ile aralarında genel kredi sözleşmesi gibi ticari bir ilişkinin bulunmadığı, yine davacı banka ile davalı banka arasında ticari bankacılık işleminin bulunmadığı, davanın temelinin vekaletnamenin sahte olarak tanzim edilip edilmediği edilmiş ise bankacılık işlemleri gereği bankanın kusurunun bulunup bulunmadığı bulunuyor ise davacının talep edebileceği tazminat miktarının ne olduğu noktasında toplandığı, bu nedenle yargılamayı yapmaya genel görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olduğundan mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli --------- Asliye Hukuk Mahkemesine tevzi edilmek üzere ----------- Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nın 331/2.maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
Kararın taraflara tebliğinden itibaren hafta içinde ----------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda incelenen dosya üzerinden karar verildi. 05/02/2026
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.