Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/568
2024/1022
11 Aralık 2024
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/568 Esas
KARAR NO: 2024/1022
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/08/2024
KARAR TARİHİ: 11/12/2024
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Adi ortaklık ortaklarının borçlu olması durumunda, ortaklar para borcundan müteselsilen sorumlu olduklarından ortaklardan birine veya birkaçına karşı genel haciz yoluyla takip başlatılabileceğini, nitekim müteselsil borçlulukta ortaklar arasında ihtiyari takip arkadaşlığı olduğunu, İcra müdürlüğünce gönderilen ödeme emri borçlu şirkete ---- tebliğ edilmiş olduğunu ve ---- tarihinde müvekkilinin hesabına kısmi ödeme yapıldığını, ayrıca ----- tarihinde ödeme emrine, ödeme emri tebliğine, müdürlüğün yetkisine, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz edildiğini, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunmakta olup davalı tarafça müvekkili firmadan ürün satın alındığını, fatura içeriği mallar davalı tarafa eksiksiz şekilde teslim edilmiş olduğunu, davalı tarafça fatura ve fatura içeriği teslim edilmiş olan mallara ilişkin hiçbir itirazda bulunmaksızın fatura ve içeriği malların eksiksiz şekilde kabul edildiğini, davalı şirket üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeyerek malların bedelini müvekkiline ödemediğini, müvekkilinin mallarının bedelini tahsil etmek amacı ile ------- sayılı dosyası ile icra takibini başlatmış olduğunu, davalının borcu olmadığı gerekçelisi ile borca itiraz ettiğini, borcun takipten sonra ödeme emrinin tebliğinden sonra ödenmiş olsa bile davalı takibe sebebiyet verdiğinden harç, takip masrafları ve vekalet ücreti yönünden borçlu sorumlu olacağından bu kalemler yönünden itirazın iptali ve takibin devamını istemekte müvekkilin haklı olduğunu, bilindiği üzere fatura satıcı ile müşteri arasında meydana gelen ticari ilişkiyi ispat etmeye yarayan, hukuki niteliği olan belgeler olduğunu, TTK'nun 21.maddesinin 2nci fıkrası gereğince " Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." şeklindeki hükmüne istinaden davalı fatura içeriklerini kabul etmiş sayılacağını, Davalı şirket tarafından faturaya itiraz edilmediğini, takip konusu alacağın davalı tarafından takibin açılmasından sonra ödenmiş olduğundan takip tarihi itibari ile müvekkilinin takip başlatmakta haklı olduğunun sabit olduğunu, müvekkilinin takip öncesi işlemiş faiz dahil tüm takip ferilerini talep hakkı bulunduğunu, bu nedenle takip tarihi itibariyle asıl alacağın tespiti ile takibin talep gibi takip ferileri yönünden aynı koşullarla devamını, takip tarihi sonrası yapılan ödemenin icra müdürlüğünce infazda dikkate alınmasına karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı ------ Boru tarafından, Müvekkili ----- gerçekleştirilen ---- boru, alçıpan gibi inşaat malzemelerini sağlandığını, müvekkili şirket ile davacı arasında akdedilmiş bir sözleşmenin bulunmadığını, davacının İş Ortaklığı’ndan bağımsız olarak müvekkili şirket ile ayrı bir hukuki veya ticari ilişkisi de mevcut olmadığını, davacı şirketin müvekkilinden herhangi bir talep hakkı bulunmadığını, davaya konu takibin dayanağı olarak gösterilen faturalar incelendiğinde bu faturaların iş ortaklığına ilişkin olarak tanzim edildiğini ve muhatabının iş ortaklığı olduğunun tespit edilebileceğin, taraflar arasındaki cari hesap kaydı da İş ortaklığı'na ait olduğunu, yine ticari ilişki süresinde düzenlenen sipariş formlarından da "Müşteri" olarak İş Ortaklığı gösterildiğini, müvekkilinin ------ olarak Davacı Şirkete ödeme yapma gibi bir yükümlülüğünün olmadığı gibi, İş Ortaklığı tarafından takibe konu fatura tutarları eksiksiz ödenmiş olduğundan bu bakımdan da Davacıya takibe konu faturalara ilişkin olarak ödenmesi gereken, muaccel olmuş bir tutar mevcut olmadığını, bu koşullar altında ortada geçerli bir icra takibinin bulunmadığını, huzurdaki davanın reddinin gerekmekte olduğunu, itirazın iptali davası davaya konu teşkil eden icra takibi ile sıkı sıkıya bağlantılı olduğunu, geçerli bir icra takibine dayanılması dava şartı olduğunu, somut uyuşmazlıkta usulüne uygun ve geçerli bir takip bulunmadığının da görülmekte olduğunu, iş ortaklığı oluşturan şirketler arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmakta olduğundan, İş Ortaklığı’ndan kaynaklı dava ve takipler de her iki Şirketin de taraf olması gerekmekte olduğunu, takip talebinde borçlu olarak yer almayan bir tarafın itirazın iptali davasına dahil edilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafından başlatılan icra takibi sadece Müvekkiline yöneltilmiş olduğunu, İş Ortaklığı’nı temsil eden Şirketlere yöneltilmiş bir icra takibi/dava bulunmadığını, geçerli bir takip mevcut olmadığını, müvekkilinin vekalet ücreti ve yargılama giderine ilişkin olarak da bir sorumluluğu da bulunmadığını, faturalardan kaynaklı olarak Müvekkili Şirket aleyhine icra takibine girişmesinde hukuka uyarlık bulunmadığını, bu takip sebebiyle doğacak vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin de kabulünün mümkün olmayacağını, davacının itirazın iptali davası açmasında hukuki bir yararı bulunmadığını, davacın tarafın haksız faiz talebinin de haksız ve dayanaksız olduğunu, Davacı Tarafça herhangi bir alacağı bulunmaması, talep ve tahsil yetkisi de bulunmamasına rağmen haksız ve hukuka aykırı olarak icra takibi başlatılmış olduğundan, Davacı Şirket aleyhine %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, huzurdaki dava hak düşürücü süre içerisinde açılmamış olduğunu, hak düşürücü süre ve ayrıca zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davanın usulden ve esastan reddini, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddi ile, Davacı aleyhine, %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, -------- Esas sayılı dosyasının ---- çıktıları, tarafların --- kayıtları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibariyle faturaya dayalı icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir. Davanın İİK 67 maddesine göre açılan itirazın iptali davası olduğu, celp edilen ---- sayılı dosyasının incelenmesinde; faturaya dayalı 507.818,13 TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, davalı tarafın süresi içerisinde yapmış olduğu itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın İİK 67 maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.Zira itirazın iptali davası icra takibiyle bağlantılı olduğundan, öncelikle davalı aleyhine girişilmiş geçerli bir ilamsız icra takibi olmalıdır.------HMK'nın 115. maddesi gereğince mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. İİK'nın 67. maddesi gereğince, itirazın iptali davasının açılabilmesi için haciz yolu ile yapılmış geçerli bir icra takibi bulunması, borçlunun süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması ve itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren davanın bir yıl içinde açılmış olması gerekir. Bu şartların bulunup bulunmadığı mahkemece re'sen incelenebileceği gibi, maddede yer alan şartlardan birinin gerçekleşmemesi halinde ise itirazın iptali davası dinlenemez.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça, -------adına kestiği faturayı dayanak göstererek davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itiraz etmesi üzerine eldeki itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür. Öncelikle, üzerinde durulması gereken husus, adi ortaklığın borcu nedeniyle adi ortaklardan birine başvurunun mümkün olup olmadığıdır. -------- tarihli ilamında da belirtildiği üzere; adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığı için adi ortaklığı oluşturan kişilerin taraf olarak hep birlikte hareket etmeleri gerektiği dikkate alınarak icra takibine konu faturalarda yer alan adi ortaklığın her iki ortağına yöneltilmiş geçerli bir icra takibi olmadığından İİK nın 67 nci maddesi hükmü gereği açılan itirazın iptali davasının da takibe sıkı sıkıya bağlı olduğu gözetilerek davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmektedir. Eldeki davada takip konusu ----- sayılı takip dosyasının incelenmesinde; icra takibinin davacı tarafından adi ortaklık adına düzenlenen faturaya dayalı olarak adi ortaklığın ortaklarından yalnızca davalı ----- karşı başlatıldığı, adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığından ve ortakların adi ortaklığa ait haklar üzerinde birlikte hak sahibi olduklarından davanın adi ortaklığı oluşturan gerçek veya tüzel kişilere ayrı ayrı yöneltilmesi gerektiği, -----, açıklanan nedenlerle adi ortaklara yöneltilmiş geçerli bir icra takibi olmadığı gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 427,60 TL. karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 656,31 TL peşin harcın mahsubu ile artan 228,71 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT 7/2 maddesi uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ------ Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 11/12/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.