mahkeme 2023/681 E. 2024/36 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/681

Karar No

2024/36

Karar Tarihi

18 Ocak 2024

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/681 Esas
KARAR NO:2024/36
DAVA: Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ: 28/09/2023
KARAR TARİHİ: 18/01/2024

Mahkememizde görülen Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, yetkilisi bulunduğu şirket aleyhine ve şahsı hakkında ------sayılı dosyası ile haksız bir icra takibi başlatıldığını, takip dayanağı belgenin şirketine ait kuveyttürk bosna bulvar şb. Çeki olup keşide tarihi ------olduğunu, davalı alacaklı ile ne şahsı ve de şirketinin herhangi bir ticareti olmadığını, alacaklı kişiyi tanımadığını, bu kişininde kendisini tanımadığını, şirketinin çekinin bu kişide olmasının hukuki bir dayanağı olmadığını, şirketinin çekini kendi cirosunu atarak piyasadan tanıdığı------- isimli kişilere verdiğini, şirketi için inşaat malzemeleri tedarik etmesi için bu kişilerin bir mal bulamadığını ifade edip çeki geri iade edeceklerini söylediklerini bugün yarın derken bu güne kadar çeki getirmediklerini, davalı alacaklı tarafından bana gönderilen çek örneği incelendiğinde alacaklı davalının kötüniyeti açıkça görüleceğini, Takip konusu çekin örneği incelendiğinde çeki bankaya ibraz eden kişinin cirosunu karaladığının görüleceğini, bu kişinin kim olduğu bankadan gelecek çek örneğinde görüleceğini, bu kişinin cirosunu karalaması oldukça şüpheli ve düşündürücü olduğunu, Yine çek örneğinin arkasında çek hakkında ödemeden men kararı verildiği yazdığını, bu kararı veren Mahkemenin çek fotokopisinde okunamadığını belirterek öncelikli olarak icranın durdurulması hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini davanın kabulü ile davalıya borcu olmadığının tespitine karar verilmesini ve hakkındaki icra takibinin iptaline karar verilmesini ve davalının haksız icra takibinden dolayı %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın dilekçesinde açıkça borcu kabul ettiğini, çeki kendisinin imzalayıp verdiğini ikrar ettiğini, davacı tarafın müvekkili ile herhangi bir ticareti olmadığını ve onu tanımadığını beyan etmiş olsa da müvekkili ile daha önce görüştüğünü ve konuştuğunu, ayrıca kambiyo senetlerinin sebepten mücerret olup aradaki ticari ilişkinin niteliği senedin geçerliliğini etkilemeyeceğini, çekin tarafından ibraz edilmediği başka kişilerce ibraz edildikten sonra müvekkilinen ciro attığı beyan edilse de çeki bankaya ibraz eden müvekkilinin kendisi ve davacı tarafında talep ettiği üzere banka tarafından çek örneği gönderildiğinde açıkça görüleceğini, Ayrıca çek hakkında ödemeden men kararı bulunması yetkili hamil olan müvekkilinin icra takibi yapma hakkını engellemeyeceğini, Zira yetkili hamil olan müvekkilini bağlayıcı nitelikte bir tedbir kararı olmadığını, davacının iddialarının aksine kötüniyetli olan tarafın müvekkilinin değil davacı tarafın kendisi olduğunu belirterek borçlu tarafından açılan davanın reddine karar verilmesini, itiraz edilen tutar üzerinden %20′ sinden aşağı olmamak üzere %40 icra inkar tazminatına ve yine alacağın %10′ u oranında para cezasına hükmedilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, İİK 72 maddesi gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır.Davacı 18/10/2023 tarihli dilekçe ile tensip zaptının 9. Maddesi gereğince zorunlu olan Arabuluculuk son tutanak koşulunu, daha öncesinde herhangi bir arabuluculuk başvurusu gerçekleşmediğinden mahkemeye sunamadığını belirterek gereğinin yapılmasını talep etmiştir. Her ne kadar 29/09/2023 tarihli tensip tutanağı ile duruşma günü verilmiş ise de; davacıların kesin süre içerisinde mahkememize arabulucuya gidildiğine dair belgeyi sunmadığından ve davacının 18/10/2023 tarihli dilekçesinde de arabuluculuk başvurusu gerçekleşmediğinden mahkemeye sunamadığını belirterek gereğinin yapılmasını talep ettiği anlaşıldığından; ara karardan dönülmüştür. TTK 670 ve devamı maddelerinde düzenlenen kambiyo senedinden doğan uyuşmazlıklar mutlak ticari dava olup TTK 5/A maddesinin uygulanması zorunludur.6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi 7445 sayılı kanunun 31. Maddesi ile "MADDE 31-6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir. Bu maddenin uygulanması da aynı Kanunun GEÇİCİ 1. maddesi ile düzenlenmiştir. Buna göre Geçici 1 maddede; Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrası ile 7036 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen menfi tespit ve istirdat davaları hakkındaki hüküm,1/9/2023 tarihinde ve sonrasında açılacak davalar hakkında uygulanır." denilmiştir. Bu düzenlemeler uyarınca mahkememizde 28/09/2023 tarihinde kambiyo senedine dayalı olarak açılan menfi tespit davası da 6102 Sayılı Kanunun 5/A maddesi gereği dava şartı zorunlu zorunlu arabuluculuk kapsamındadır.Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi 2. Fıkrası uyarınca davacı anlaşamama tutanağının aslını yahut arabulucu tarafından onaylanmış örneği dava dilekçesine eklemek zorundadır. Somut olayda dava dilekçesi ekinde arabuluculuk anlaşmama tutanağı mevcut olmadığı gibi davacı tarafça dava dilekçesinde dava öncesinde arabulucuya gidildiğine ilişkin bir açıklamada da bulunulmadığı tespit edilmiştir. Her ne kadar bu dosyada duruşma için gün tayin edilmiş ise de; gün tayini, yapılacak yargılama yönünden belirlenmiştir. Tensip ile birlikte dava dilekçesi ekinde yer almayan arabuluculuk tutanağı istenmiştir. Ancak davacı vekili tarafından davadan evvel arabulucuya gidilmediği açıkça ifade edilmiş, davadan evvel arabuluculuğa gidilmesi de sonradan tamamlanabilir dava şartı olmadığından artık duruşma yapılmasında hukuki yarar kalmadığı usul ekonomisine aykırı olacağı taraflara da yok yere zahmet ve masraf çkarılmasına neden olacağı sebebiyle; davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M:Gerekçesi Yukarıda Belirtildiği Üzere;
1-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 5.294,85 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 4.867,25 TL harcın kararın kesinleşmesi ile davacıya iadesine,
3-Davacının yapmış olduğu harç ve yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendini vekil ile temsil ettiğinden AAÜT uyarınca davalı yararına taktir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,
5-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair karar, tarafların yokluğunda, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde --------- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 18/01/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim