Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/467
2025/87
13 Şubat 2025
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/467 Esas
KARAR NO: 2025/87
DAVA: Alacak
DAVA TARİHİ: 01/04/2008
KARAR TARİHİ: 13/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı ------ ---- götürü bedel -----sistemine göre kapalı zarf teklifi almak sureti ile ihale açtığını ve bu ihaleye davacı şirketi de ---- tarihli yazısı ile davet ettiğini, davacı şirketin gerekli değerlendirmeleri yaparak ---- tarihinde ihale teklif dosyasını davalıya teslim ettiğini, ihalenin----- götürü bedelle kazanıldığını, akabinde ----- tarihinde sözleşme imzalandığını, sözleşmenin 4.3. maddesinden anlaşılacağı gibi işin "anahtar teslimi götürü bedelli" bir iş olduğunu, işin bedeli baz alınarak sözleşmenin 9.1. maddesi gereğince 700.000 TL kesin teminat mektubunun davalı üniversiteye teslim edildiğini, sözleşmenin 8.1. maddesine göre işin ve sözleşmenin bitim tarihinin mücbir sebepler dışında ----- olarak tespit edildiğini, sözleşmenin 28. maddesine göre davacı şirketin işin finansmanını sağlamak için kredi temin edeceğini, anahtar teslimi götürü bedele finansman giderlerinin de dahil edildiğini, davacı şirketin ----- başvurduğunu, davalıdan sözleşme gereği alacakları olan 6.100.000 TL + KDV yi bankaya temlik ettiklerini, bankanın bu temlik işleminin teyidini davalıdan talep ettiğini, davalının 19.06.2006 tarihli yazısı ile teyit verdiğini, davacının bu şekilde işe başlamasını müteakiben davalının ---- yaptıkları görüşmeler neticesinde başlangıçta belirlenen projede vaziyet planı dahil büyük değişiklikler yapıldığını ve sonrasında sözleşme eki olarak ------ tarihinde 1 nolu protokolün düzenlendiğini, bu protokolle yapılacak ek işlerin belirlendiğini, bu ek işlerin toplam bedelinin 703.446 TL + KDV olduğunu, davacı şirketin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirerek işi tamamladığını, davalının her ay tamamlanan işle ilgili rapor verdiğini ve temlik gereği ------ ödeme yaptığını, davacı şirketin ek protokol gereği imalatına devam ederek işi tamamladığını, ---- tarihli ve ----tarihli faturaları düzenleyerek ve kesin hesabı yapılarak davalıya ilettiğini, davalının ---- tarihinde geçici kabule başladığını, ---- tarihi itibarı ile de eksiklikleri belirterek geçici kabulü yaptığını,---- tarihinde tutulan tutanakla (7 adet kapı kasasının onarımı şartıyla) geçici kabuldeki eksikliklerin tamamlandığı zikredilerek işin tamamlandığını, ---- meblağlı faturanın davalıya iletildiğini, davalının faturayı kayıtlarına işlediğini, Davalının daha sonra ------- yevmiye nolu ihtarnamesi ile dışarıdan yaptırdığı inceleme ile işin tamamlanmadığından bahisle davacı şirketin borçlu olduğunu beyan ettiğini, davacı şirketin----- yevmiye nolu ihtarname ile bu hususların reddedildiğini ve davalının yükümlülüklerini yerine getirmesinin ihtar olunduğunu, davacının davacı şirketçe ödenmesi gereken 493.362,72 TL (KDV dahil) meblağlı faturanın davalıya iletildiğini, davalının bu faturayı noter kanalı ile iade ettiğini, yine davalının tek taraflı olarak haksız şekilde ---------- yevmiye nolu ihtarnamesi ile bankaya olan temlik borcunun bulunmadığını beyan ettiğini, dışarıdan yaptırdığı incelemeye dayanarak hesap ettiği 34.500 TL lik faturayı sanki bir hesap mutabakatı varmış gibi noter kanalı ile gönderdiğini, kendilerinin bu faturayı noter kanalı ile iade ettiklerini, davalının bu faturayı tekrar gönderdiğini, kendilerinin de gerekçeleri açıklanmak sureti ile noter kanalı ile iade ettiklerini,
Bütün bu gelişmeler üzerine davalıyı ------ yevmiye nolu ihtarname ile kesin kabulün yapılmasına davet ettiklerini, ---- tarihinde kesin kabul heyetinin teşkil edildiğini, çalışmalarını ------ tarihinde tamamladığını, tarafların kesin kabul tutanağını ihtirazi kayıtla imzaladığını, aslında kendilerine atfolunamayacak eksikliklerin tamamlanması için davalı şirkete 10 gün ek süre tanındığını, bu sürenin sonunda eksikliklerin giderilerek---- tarihinde kesin kabul tutanağının düzenlendiğini, tutanakta belirtilen nefaset bedelinin de ihtirazi kayıtla davalıya ödendiğini,------ tarihli yazı ile davalıdan teminat mektubunun iadesinin talep edildiğini, davalının noterden gönderdiği ihtarname ile teminat mektubunun süresinin uzatılmasını, aksi halde nakde çevireceğini ihtar ettiğini, davacı şirketin bankalar nezdindeki itibarının zedelenmmesi için bu tehdit karşısında teminat mektubunun süresini uzattığını, davalının daha önce sözünü ettiği ancak tebliğ ettirmediği tespit raporunu kendilerine tebliğ ettirdiğini, davalının temlik gereği ödemekle yükümlü olduğu bedeli ödemekte temerrüde düşmesi sonucu kendilerinin bankaya başvurduğunu, bankanın davalıya gönderdiği yazı ile durumu özetlediğini ve yazı tarihi itibarı ile kredi hesabının kapatılması için gerekli ----- ödenmesi gerektiğinin bildirildiğini, davacı şirketin banka yazısında belirtilen -------olarak kullandığı banka kredisi ile nakden ödeyerek kredi borcunu kapattığını belirterek davalının yerine bankaya ödemek zorunda kaldıkları toplam ------ fazlaya ve hukuka ve sözleşmeye aykırı süre uzatım talebiyle teminat mektubuna ödenen faiz ve komisyonlar ve davacı şirketin ödemekte olduğu ve ödeyeceği faize ilişkin hak ve alacakları ile sair tazminat başvuruları talep hakları saklı kalmak üzere alacağın muaccel olduğu tarihlerden itibaren taraflar arasındaki ana sözleşmenin 28.1. maddesi gereği finans kuruluşu olan bankanın uyguladığı güncel ticari temerrüt faizi oranları nispetinde faiz uygulanmak sureti ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı şirketin 6 adet öğrenci yurdu binası inşaatının davacı şirketin 1. keşif çalışmaları, teklif mektupları ve ekleri sonrası, proje, yer, sözleşme ve eklerine uygun olarak tesis, altyapı, çevre düzenleme ve inşaat işlerinin yapılması hususunda --------- tarihli ek protokol kapsamında anlaştıklarını, sözleşmenin 4.3. maddesinde "anahtar teslimi götürü bedel esası ile ödeneceği iş bu sözleşmede zikredilen işin ekli birim fiyat tarifelerine göre yapılması esastır" hükmünün bulunduğunu, davacı ile sözleşme bedeli olarak KDV hariç 6.100.000 TL, ek protokol gereği ek işler için KDV hariç 703.446 TL ye anlaştıklarını, ek işler bedelinin davacıya KDV hariç 710.995,98 TL olarak ödendiğini, sözleşme bedeli ise % 17,5 faiz (finansman gideri) ve KDV dahil 10.797.000 TL olarak davacı şirket tarafından hesap edilerek teklif edildiğini, bu bedelin sözleşme ekindeki ödeme tablosunda yer aldığını, bu durumda işin toplam bedelinin KDV dahil11.635.975,25 TL olduğunu, bu bedelin sözleşme bedelinin neredeyse 2 katı olduğunu, işin bedelinin çok kısa bir süre içinde fahiş faiz ve ilave işlerle birlikte 13.734.673,69 TL ye çıkarıldığını, bu bedel içinde bazı kalemlerin mükerrer talep edildiğini, bazı kalemlerin ise eksilmesine rağmen bedelinin tahsil edilmek istendiğini, davacı şirketin inşaat işinin sona ermesinden sonra sözleşmede yer alan yükümlülüklerine uymayarak ihtarlara rağmen kesin hesap yapmadığını, kesin hesabı müşavir firmaya ------ yaptırıldığını, ayrıca-------- D. İş sayılı dosyasından eksik işlerin tespitinin yaptırıldığını, ayrıca mükerrer ve fazla ödeme yapıldığının tespit edildiğini, kesin hesap ve delil tespiti sonrası sözleşme ve ek protokol kapsamında; 5.660.430,85 TL işin toplam bedeli asıl alacak, 1.487.039,03 TL finansman gideri-güncel faiz, 74.351,95 TL TL faizin ------- finansman giderinin % 1 oranında erken ödeme komisyonu olmak üzere toplam borçlarının toplam 7.262.821,83 + KDV olarak hesap edildiğini, bu borçtan daha önce yapılan ödemeler ve 35.400 TL kesin hesap ücretinin (sözleşme gereği % 50 fazlası ile) mahsup edilmesinden sonra ( güncel faiz, ------ ve erken ödeme komisyonunun 241.894,44 TL lik KDV si hariç ) kalan bakiye olan 6.438.766,05 TL nihai alacaklı olan temlik alacaklısı bankaya fazlaya ve tüm geri hakları saklı kalmak kaydı ile 30.11.2007 tarihinde ödendiğini, Yapılan bu ödemeden sonra davacı şirketin talebi üzerine kesin kabul çalışmalarına başlandığını, 18.12.2007 tarihinde yapılan tespitler çerçevesinde 21.01.2008 tarihine kadar bir takım ayıplı ve eksik işlerin tamamlandığını, bu tarihte kesin kabul heyetinin düzenlediği tutanağın davacı tarafından ihtirazi kayıt ile imzalandığını ve görüşmelerin sona erdiğini, ancak davacının bilahare bakiye alacağının kaldığını beyan ederek bu davayı açtığını, öncelikle davacının bu alacağı dava dışı ------- temlik etmesi nedeni ile aktif husumet itirazında bulunduklarını, yapılan sözleşmenin 40. maddesinde İstanbul mahkemelerinin yetkili kılındığını, yetki itirazında bulunduklarını, Eser sözleşmelerinde işin yapıldığını ispat külfetinin yükleniciye, bedelin ödendiğini ispat külfetinin ise iş sahibine ait olduğunu, yaptırdıkları kesin hesap ve delil tespiti sonucunda ilk sözleşme nedeni ile 744.626,05 TL, ek protokol nedeni ile 273.034,48 TL olmak üzere toplam 1.017.660,53 TL eksik, mükerrer ve fahiş bedel talep edildiğinin anlaşıldığını, 30.11.2007 tarihinde bankaya yapılan 6.438.766,05 TL lik ödemede bu fazla talebin 439.569,15 TL lik kısmının mahsup edildiğini, davalının iyi niyetini her aşamada muhafaza ettiğini, işin belirlenen sürede bitirilmemesi nedeni ile davacının ödemesi gereken 1.000.000 TL cezai şartı bile talep etmediklerini, Sözleşmenin 8.2. maddesine göre finansman giderine ticari güncel faizin uygulanacağını, bu sözleşmenin eki finansman tablosunda da % 17,5 faiz oranı üzerinden yapılan hesaplama ile sözleşme bedelinin KDV dahil 10.797.000 TL olarak belirlendiğini, ticari güncel faizden kastedilenin piyasada yürürlükte olan piyasa şartlarına göre artan ve/veya eksilen reel faiz anlaşılmakta olup kendilerinin taraf olmadığı kredi sözleşmesinde ---- tarihinde kullanılan kredi için % 32, ---- tarihinde kullanılan kredi için % 30,50---- tarihinde kullanılan kredi için % 32,75, ----- tarihinde kullanılan kredi için % 31,25, ----- tarihinde kullanılan kredi için % 32,50, ------tarihinde kullanılan kredi için % 34,55, --- tarihinde kullanılan kredi için % 35,25,------ tarihinde kullanılan kredi için % 35,93 gibi fahiş faiz oranlarının uygulandığını, bu faizin piyasa koşullarına göre yüksek olduğunu, ------ yılında faiz oranlarında düşüş olmasına rağmen bu eksilmenin hiç bsir zaman uygulanmadığını, sözleşmeye aykırı faiz oranlarının davalıyı bağlamayacağını, davalının -----kullandığı------aylara göre % 16,25 ile % 21 arasında değişen oranlarda faiz uygulandığını, aynı dönem için uygulanan faiz oranlarının --------sorulmasını talep ettiklerini, güncel ticari faiz oranının aşan kısım nedeni ile bankaya karşı davacının sorumlu olduğunu, kullanılan kredi gideri ile inşaatın paralel gitmediği, hak edilenden önce kredi kullanılarak tahsilatların yapıldığını,sözleşmenin 29. maddesine göre işin bitimi ve geçici kabulden önce alacağın temlik edildiğini, böylelikle finansman maliyetinin artırıldığını, sözleşmenin 28.4. maddesi gereğince kredi sözleşmesine erken ödeme opsiyonunun konulmadığını, davacı şirketin yaptığını iddia ettiği 1.460.000 TL lik ödeme içinde erken ödeme opsiyonu bulunmayan kredilerden kaynaklanan faiz miktarları bulunduğunu, davalının süresinde kesin hesap yapmaması nedeni ile müşavir firmaya yaptırılan kesin hesap masrafını % 50 idari masrafla birlikte 35.400 TL olarak mahsup ettiklerini, davalının bankadan sağlanan krediyi 30.11.2007 tarihinde başka bankadan sağladığı kredi ile erken ödeme opsiyonundan yararlanarak kapattığını, böylece bu iş ile ilgili olarak toplam 9.937.358,88 TL ödeme yaptığını, buna bu dava kapsamında talep edilen 2.030.709,43 TL lik talep eklendiğinde 11.428.095,31 TL lik maliyetin ortaya çıkacağını bu durumda bazı kişilerin sebepsiz zenginleşmiş olacağını, davacının 29.09.2006 tarihinde yaptığı ödemenin mahiyetinin anlaşılamadığını, bu ödemenin ticari güncel faizde meydana gelen bir farktan kaynaklanmış olması halinde bu durumun güncel faizi aşan miktarın davacı tarafından üstlenildiğinin ispatı olduğunu,Müşavirlik sözleşmesi ve ek protokolün taraflarının mühendis -------- davalı kuruma inşaat işlerinde müşavirlik hizmeti vermesini kararlaştırdıklarını, bu şahsın davalı kurum adına metraj ve ataşman kayıtlarının tutulmasını sağladığını, bu kişinin elemanı olduğu ----- davacı şirketin de ortağı olduğunu, bu şahıs hakkındaki dava haklarını da saklı tuttuklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava,esersözleşmesinden kaynaklı ve yüklenici tarafından açılan alacak davasıdır. Açılan dava, mahkememizin ----- sayılı dosyasına kaydedilmiş, yargılamaya başlanmış, ----- tarihinde verilen ------ sayılı hükümle DAVANIN KABULÜNE KARAR VERİLİP, ----- dava tarihi olan ---tarihinden itibaren ----- ticari kredilere uyguladığı güncel temerrüt faiz oranını geçmemek üzere avans faiziyle birlikte davalı taraftan alınıp, davacıya verilmesine karar verilmiştir. Karar davalı tarafından temyiz edilmiş olup ----tarihli hükmü ile; "Dava, yeni yurt binası yapımına ilişkin sözleşme uyarınca iş sahibinin ödemekle yükümlü bulunduğu finans giderinin davacı tarafça ödenmesi nedeniyle davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle açılmış, davalı reddini savunmuş, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Taraflar arasında imzalanan ------- tarihli asıl sözleşmenin 28.02 maddesinde, “müteahhit iş konusunun finansmanını sağlamak için banka kredisi temin edeceğinden işveren, müteahhit tarafından temin edilecek kredinin geri ödenmesi sürecinde, finans kuruluşunun yapacağı her türlü değişiklik ve ileri de konulabilecek yeni vergi ve resimleri ------ bu değerlere göre uygulanması sonucu ticari güncel faiz oranlarının artması veya eksilmesi halinde finans kuruluşunun müteahhide yansıtacağı artı ve eksi tutarları ödemeyi kabul ve taahhüt eder...” hükmüne yer verilmiştir. Yine sözleşmenin 28.04 maddesinde, “işveren ödeme tablosunda belirtilen herhangi bir zaman diliminde finans kuruluşunun belirlediği erken ödeme komisyonunu ödeyerek anapara ve hesaplanan faizlerini kapatarak borcunu sıfırlayabilir” denilmiştir. Sözlemenin eki ödeme tablosuna göre son ödemenin -----tarihinde yapılması gerekmektedir. Davalı iş sahibi --- tarihinde finans kurumuna gönderdiği ihtarında kalan borcu ödeyerek başkaca borçları bulunmadığını bildirmiştir. ------ tarihli cevabında, davacının 2 adet kredi erken kapama opsiyonlu, diğerleri erken ödeme opsiyonu bulunmayan kredi sözleşmeleri düzenlendiği bildirilmiştir. Davalı erken ödeme opsiyonu hakkını kullanarak borcunu kapattığını savunduğuna göre öncelikle bu husus üzerinde durulmalıdır. Her ne kadar mahkemece sözleşmede hüküm bulunmadığı belirtilmiş ise de az yukarıda değinilen 28.04 maddesi ortadadır. Davacının finans kurumuyla bu maddeye dayanarak erken ödeme opsiyonlu sözleşmeler yapması durumunda, davalı iş sahibinin daha fazla faiz ödemek külfetinden kurtulacağı kabul edilmelidir. Davacının finans kurumu ile tüm kredi sözleşmelerini sözleşmedeki bu açık hükme rağmen erken ödeme opsiyonlu yapmamasının zararını davalının ödemesi beklenemez. Bir başka anlatımla kimse kendi kusurlu hareketinin sonucundan yararlanamayacağından tüm kredi sözleşmelerini erken ödeme opsiyonlu düzenlemeyen davacının sorumlu olduğu açıktır. O halde mahkemece yapılması gereken iş, bilirkişilerden ek rapor alınarak davalı iş sahibinin sözleşme eki ödeme planında belirtilen vade tarihlerinden önce erken ödeme yaparak borcunu kapatıp kapatmadığını saptamak, erken ödeme yapılmışsa kredi sözleşmelerinin erken ödeme opsiyonlu yapılması halinde ödenecek faiz miktarından davalıyı sorumlu tutmak, bunun dışında kalan fazla istemin reddine karar vermekten ibarettir. Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve hukuki değerlendirmede yanılgıya düşülerek davanın aynen kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davalı Üniversite harçtan muaf olduğu halde harçtan sorumlu tutulmasına karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. DENMEK SURETİYLE,Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince kararın davalı yararına BOZULMASINA,"
KARAR VERİLMİŞ; Mahkememizce bozma ilamına uyulmuş,----- sayılı dosyamıza dava kaydedilmiş ve yargılamaya devam edilmiş, mahkememizin ---- tarihli kararında;"Dava hukuki niteliği itibariyle davacının eser sözleşmesine dayanan alacağının tahsili talebine ilişkindir.Usulünce duruşma açılarak; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.Mahkememizin --------- sayılı ilamı ile özet olarak; "Davacının anahtar teslimi götürü bedeli KDV si ile birlikte banka kredisi ile tahsil etmesi, kredinin geri ödemelerini ise davalının yapması konusunda anlaştıkları, davacının kendi adına götürü bedel dışında bir şey talep edemeyeceği, ancak faiz oranlarının değişmesinden ve kredi geri ödemelerinin süresinde yapılmamasından kaynakları davalının karşılayacağı anlaşılmaktadır. Davalının cevap dilekçelerinde sürekli vurguladığı "güncel ticari faiz" ise krediyi veren bankanın uyguladığı güncel faizler olacaktır. Bu nedenle davalının diğer bankaların uyguladığı faizlerin kıyaslanarak güncel ticari faizin belirlenmesi gerektiğine ilişkin savunması yerinde bulunmamıştır. Yine davalı davacının banka ile yaptığı kredi sözleşmesinde enken ödeme opsiyonunun tüm krediler için sözkonusu olmamasını ana sözleşmeye aykırı olduğuna, bu nedenle kendilerini bağlamayacağına dair savunması da sözleşme de böyle bir hüküm bulunmaması nedeni ile yerinde bulunmamıştır. Zaten sözleşmede kredi sözleşmesinin hükümlerinin tamamen belirlenebilmesi mümkün değildir. Zira kredi 3. şahıs durumundaki bankadan temin edilecektir. Kredi sözleşmesinin hükümleri davacının banka ile yapacağı sözleşme ile belirlenecektir. Krediyi kendisi temin etmeyip bu hususu davacının insiyatifine bırakan davalı bunun sonuçlarına katlanmak zorundadır. Davacının sözleşmenin bu hükümlerini kötüye kullandığına dair bir delil bulunmadığı gibi, kullanılacak kredinin özelliklerine ve bankaların genel uygulamasına göre uygun bir kredi sözleşmesi yaptığı hususu bilirkişi heyetinin raporu ile tespit edilmiştir.Taraflar arasında yapılan ana sözleşmenin eki niteliğindeki ödeme tablosunun o tarihteki ekonomik şartlara göre % 17,5 faiz oranına göre hesaplanmış, ancak bankanın uyguladığı faiz oranındaki artma ve eksilmenin ödemelere yansıtılacağı hükme bağlanmıştır. Taraflar sözleşmeyi imzaladıktan sonra davacı şirket, -------- kredi sözleşmesi yapmış, kredinin teminatı olarak davalıdan olan alacağını bankaya temlik etmiştir. Banka bu temlik hususunun teyitini davalıdan istemiş, davalı ise bankaya gönderdiği bir yazı ile istenen teyiti vermiştir. Kuşkusuz davalının bankaya yapacağı ödeme temlike konu miktarla sınırlı değildir. Sağlanan kredinin tamamının faizi ile birlikte geri ödenmesinden sorumludur. Davalının bu miktarda kendi adına imzalanmış olan kredi sözleşmesinin hükümlerini bilmemesi söz konusu olamayacağına göre, kredi sözleşmesinin hükümlerini onayladığı kabul edilmelidir. Davalının 1. taksit ödemeyi ----- tarihinde ---- (ana para ve KDV nin yarısı) ve ------olarak yaptığı, 2. taksit ödeme zamanı olan --- tarihinde ise kendi hesabına göre bakiye borç olarak --- olarak ödeme yaptığı anlaşılmaktadır. Davacı şirket yetkilileri ile banka yöneticileri yaptıkları görüşmede erken ödeme opsiyonu olmayan krediler için hesaplanan erken ödeme komisyonu ile birlikte 1.460.197 TL daha ödenmesi gerektiğini (bankanın bir miktar daha faiz indirim yaptığı davalıya gönderdiği yazışmadan anlaşılmaktadır) belirlemiş ve davalıya banka tarafından bu durum bildirilmiş olup davacının bu bedeli davalının yerine bankaya ödediği anlaşılmıştır. Bilirkişi tarafından davacının kredi geri ödemeleri ile ilgili olarak ----- ödeme yaptığı, yine 2. taksitle birlikte ödenmesi gereken KDV nin yarısı olan 549 TL yi de bankaya ödediği, böylece davalı yerine kredi geri ödemesi olarak bankaya toplam ----ödeme yaptığı, bu geri ödemelerin kredi sözleşmesine uygun olduğu tespit edilmiştir.Davacının üstlenmiş olduğu 6 adet yurt binasını sözleşmeye uygun olarak yapıp teslim ettiği, davalıdan ana sözleşme ve ek protokolle belirlenen anahtar teslimi götürü bedeli talep edebileceği, ana sözleşme bedeli ile belirlenen bedeli bankadan, ek protokol ile belirlenen bedeli davalıdan tahsil ettiği, sözleşmeye göre kredinin geri ödemesi ile ilgili bankaya yapılacak tüm ödemelerin davalının yükümlülüğünde olduğu, davalının 2. taksit döneminde tek taraflı olarak yaptığı ödeme miktarının inşaat sözleşmesi ve kredi sözleşmesi hükümlerine uygun olmadığı, davalının süresinde yapmadığı ödemeleri davacının yaptığı ve yaptığı toplam ödemenin --------olduğu, bu ödemeleri davalıdan talep edebileceği anlaşılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı yaptığı ödemelerin muaccel olduğu tarihlerden itibaren bankanın uyguladığı güncel ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacının alacağı miktarı belirterek davalıyı davadan önce temerrüde düşürmediği anlaşılmış, her iki tarafın tacir ve alacağın ticari olması nedeni ile davacının ancak avans faizi talep edebileceği anlaşıldığından alacağın dava tarihinden itibaren talebi geçmemek üzere avans faizi ile birlikte tahsiline karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile davanın KABULÜNE, --- dava tarihi olan ----- tarihinden itibaren ---- ticari kredilere uyguladığı güncel temerrüt faiz oranını geçmemek üzere avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınıp davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir. Mahkememiz kararı taraf vekillerince temyiz edilmiştir. ------- sayılı ilamı ile; "Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları reddedilmelidir. Taraflar arasında imzalanan ----- tarihli asıl sözleşmenin 28.02 maddesinde, “müteahhit iş konusunun finansmanını sağlamak için banka kredisi temin edeceğinden işveren, müteahhit tarafından temin edilecek kredinin geri ödenmesi sürecinde, finans kuruluşunun yapacağı her türlü değişiklik ve ileri de konulabilecek yeni vergi ve resimleri------- oranlarının, bu değerlere göre uygulanması sonucu ticari güncel faiz oranlarının artması veya eksilmesi halinde finans kuruluşunun müteahhide yansıtacağı artı ve eksi tutarları ödemeyi kabul ve taahhüt eder...” hükmüne yer verilmiştir. Yine sözleşmenin 28.04 maddesinde, “işveren ödeme tablosunda belirtilen herhangi bir zaman diliminde finans kuruluşunun belirlediği erken ödeme komisyonunu ödeyerek anapara ve hesaplanan faizlerini kapatarak borcunu sıfırlayabilir” denilmiştir. Sözlemenin eki ödeme tablosuna göre son ödemenin ----- tarihinde yapılması gerekmektedir. Davalı iş sahibi ---- tarihinde finans kurumuna gönderdiği ihtarında kalan borcu ödeyerek başkaca borçları bulunmadığını bildirmiştir. Bankanın ------ tarihli cevabında, davacının 2 adet kredi erken kapama opsiyonlu, diğerleri erken ödeme opsiyonu bulunmayan kredi sözleşmeleri düzenlendiği bildirilmiştir. Davalı erken ödeme opsiyonu hakkını kullanarak borcunu kapattığını savunduğuna göre öncelikle bu husus üzerinde durulmalıdır. Her ne kadar mahkemece sözleşmede hüküm bulunmadığı belirtilmiş ise de az yukarıda değinilen 28.04 maddesi ortadadır. Davacının finans kurumuyla bu maddeye dayanarak erken ödeme opsiyonlu sözleşmeler yapması durumunda, davalı iş sahibinin daha fazla faiz ödemek külfetinden kurtulacağı kabul edilmelidir.Davacının finans kurumu ile tüm kredi sözleşmelerini sözleşmedeki bu açık hükme rağmen erken ödeme opsiyonlu yapmamasının zararını davalının ödemesi beklenemez. Bir başka anlatımla kimse kendi kusurlu hareketinin sonucundan yararlanamayacağından tüm kredi sözleşmelerini erken ödeme opsiyonlu düzenlemeyen davacının sorumlu olduğu açıktır.
O halde mahkemece yapılması gereken iş, bilirkişilerden ek rapor alınarak davalı iş sahibinin sözleşme eki ödeme planında belirtilen vade tarihlerinden önce erken ödeme yaparak borcunu kapatıp kapatmadığını saptamak, erken ödeme yapılmışsa kredi sözleşmelerinin erken ödeme opsiyonlu yapılması halinde ödenecek faiz miktarından davalıyı sorumlu tutmak, bunun dışında kalan fazla istemin reddine karar vermekten ibarettir. Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve hukuki değerlendirmede yanılgıya düşülerek davanın aynen kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davalı Üniversite harçtan muaf olduğu halde harçtan sorumlu tutulmasına karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir." gerekçesi ile mahkememiz kararının kısmen bozulmasına karar verilmiştir. Aynı ------- Karar sayılı ilamı ile; taraf vekillerinin karar düzeltme taleplerinin reddine karar verilmiştir. Bozma dışında kalan ve taraflarca temyize konu edilen diğer hususlar taraflar yönünden kesinleşmiştir.Yargılamanın 05/12/2013 tarihli duruşmasında Yargıtay bozma ilamına uyulma kararı verilerek yargılamaya devam olunmuştur.Uyma kararı verilen Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda ve bozma ilamından sonra bilirkişi heyetinden ----- tarihli birinci ek rapor, ---- tarihli ikinci ek rapor ve ------- tarihinde üçüncü ek rapor alınmıştır. Bozma ilamına göre davalı iş sahibinin sözleşme eki planında belirtilen vade tarihlerinden önce erken ödeme yaparak borcunu kapatıp kapatmadığının öncelikle saptanması gerekir. Eğer erken ödeme yapılarak tüm borç kapatılmış ise, kredi sözleşmelerinin erken ödeme opsiyonlu yapılması halinde ödenecek faiz miktarının belirlenerek, tespit edilecek faiz miktarından davalıyı sorumlu tutmak gerekecektir. Davalının, kredi borcunu kapatma öncesinde, banka tarafından kendisine gönderilen ---- tarihli opsiyonlu ve opsiyonsuz olarak çıkartılan maliyet çizelgesinde ödenecek miktarların belirtildiği ancak ilk üç dilim ( ------ tarihli dilimler ) kullandırıldığından faiz oranlarının kesin olduğunu, sonraki henüz kullandırılmamış dilimlere ilişkin değişken olduğu belirtildiği, sonra banka tarafından ------tarihinde hesaplama tablosu çıkartıldığı, toplam tutar 7.898.971,00 TL olarak belirlendiği buna karşın davalının 6.438.767,00 TL ödeme yaptığı, bakiye 1.460.000,00 TL nin ödenmediği, bu miktarın bankaya 19/02/2008 tarihinde davacı tarafından ödendiği sabit olduğu, dolayısıyla davalının borcun tamamını ödeyerek borcunu kapatmadığı saptanmıştır. Dava dışı kredi kullandıran banka tarafından davacı şirkete gönderilen 21/08/2006 tarihli erken ödeme opsiyonsuz toplam kredi maliyet tutarı ------, erken ödeme opsiyonlu kredi kullanılması halinde ise toplam kredi maliyet tutarının ---- olacağı belirtilmiştir. Erken ödeme opsiyonlu kredi sözleşmelerinde toplam ödenecek miktar opsiyonsuz sözleşmelere göre daha yüksek olduğundan davacının, daha düşük maliyetteki sözleşmeyi tercih etmesinde sözleşmeye aykırılık olmadığı gibi kusurlu hareket ettiğinden de bahsedilemeyecektir. Ayrıca yukarıda özetlenen bozulan kararın gerekçesinde de açıkça belirtildiği üzere taraflar arasındaki sözleşmede kredilerin erken ödeme opsiyonlu yapılacağına dair bir hüküm bulunmadığı gibi davacının, söz konusu kredi borcuna ilişkin davalıdan alacağının bir kısmını dava dışı bankaya temlikine ilişkin olarak davalının yazılı teyidini aldığı, dolayısıyla davalının yapılan sözleşmelerden haberdar olup, sözleşmelere onay verdiği açıktır. Sonuç itibariyle bozma kararı doğrultusunda yapılan inceleme sonucunda; davalının erken ödeme yaparak tüm kredi borcunu kapatmadığı, sözleşmelerin erken ödeme opsiyonlu yapılması halinde bu sözleşmelerin diğerine göre daha yüksek maliyetli olması nedeniyle davalının aleyhine daha yüksek miktarda borç tahakkuk ettirilmiş olacağından ve bu doğrultuda erken ödeme opsiyonlu sözleşmelerin davacı tarafça tercih edilmemesinin davalı taraf lehine olduğundan ve davacının erken ödeme opsiyonsuz sözleşme yapması nedeniyle davalıyı fazla faiz ödeme külfetine soktuğu tespit edilemediğinden davanın kabulüne"GEREKÇESİYLE, yine davanın TAM KABULÜ ile 2.030.709,43 TL'nin dava tarihi olan 01/04/2008 tarihinden itibaren ING Bank'ın ticari kredilere uyguladığı güncel temerrüt faiz oranını geçmemek üzere avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; BU KARARDA DAVALI TARAFÇA TEMYİZ EDİLMİŞ;
------Karar sayılı ve ------ tarihli kararı ile;
"1-Dosyadaki yazılar mahkemece uyulan bozma ilâmı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı davasında ------ tarihinde davalı ile aralarında düzenlenen sözleşme ile ------- sistemine göre üstlendiklerini, sözleşmenin 28. maddesine göre işin finansmanını sağlamak için kredi teminini üstlendiklerini, anahtar teslimi götürü bedele finansman giderlerinin de dahil edildiğini, kredinin geri ödenmesi sürecinde davalı iş sahibinin ödemekle yükümlü olduğu finans giderinin ödenmemesi nedeniyle kendileri tarafından karşılandığını belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak toplam 2.030.709,43 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, bu kararın davalı tarafından temyizi üzerine ----- sayılı ilâmı ile davalı yararına bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozmaya uyularak ikinci kez davanın kabulüne karar verilmiştir.Dairemizin bozma ilâmında taraflar arasında imzalanan ----- maddelerine göre davacının finans kurumuyla erken ödeme opsiyonlu sözleşmeler yapması durumunda, davalı iş sahibinin daha fazla faiz ödemek külfetinden kurtulacağının kabul edilmesi gerektiği, davacının finans kurumu ile tüm kredi sözleşmelerini sözleşmedeki bu açık hükme rağmen erken ödeme opsiyonlu yapmamasının zararını davalının ödemesinin beklenemeyeceği, kimsenin kendi kusurlu hareketinin sonucundanyararlanamayacağından tüm kredi sözleşmelerini erken ödeme opsiyonlu düzenlemeyen davacının sorumlu olduğu, bu nedenle bilirkişilerden ek rapor alınarak davalı iş sahibinin sözleşme eki ödeme planında belirtilen vade tarihlerinden önce erken ödeme yaparak borcunu kapatıp kapatmadığının saptanması, erken ödeme yapılmışsa kredi sözleşmelerinin erken ödeme opsiyonlu yapılması halinde ödenecek faiz miktarından davalının sorumlu tutulması gerektiği gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.Bozmaya uyulduğuna göre bozmada belirtilen hususlar yararına olan taraf için usuli kazanılmış hak oluşturacağından bozma uyarınca inceleme yapılması zorunludur. Buna rağmen mahkemece açıklanan hesaplama yönteminin aksine bankalardan gelen yazı cevapları esas alınarak bozmaya aykırı hesaplama yapılmış olan ek rapora göre karar verilmesi doğru olmamıştır. Yapılması gereken iş yeni bir bilirkişi kurulu oluşturulmak suretiyle bozma ilâmında açıklandığı şekilde davalı iş sahibinin sözleşme eki ödeme planında belirtilen vade tarihlerinden önce erken ödeme yaparak borcunu kapatıp kapatmadığının saptanması, erken ödeme yapılmışsa kredi sözleşmelerinin erken ödeme opsiyonlu yapılması halinde ödenecek faiz miktarının belirlenerek bu miktar üzerinden davalının sorumlu tutularak sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir. Açıklanan bu gerekçeye göre uyulan bozma ilâmına aykırı olarak inceleme yapılarak verilmiş bulunan kararın ikinci kez bozulması gerekmiştir.Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA,"
DENİLMEK SURETİYLE HÜKMÜMÜZ BOZULMUŞ;
BOZMA İLAMINA UYULMUŞ, Dosya mahkememizin ---- Esasına kaydedilmiş olup; Mahkememiz esasına kaydedilen dosyada ----- ilamında da uygulanan hususlar nazara alınarak ve taraf vekillerinin itirazlarını karşılayacak şekilde alınan kök rapor ve ek raporlarda nazara alınmak suretiyle yapılan inceleme sonunda;
Mahkememizce kurulan hükme 29/04/2019 tarihli bilirkişi raporuyla 02/02/2021 tarihli ek bilirkişi raporu esas alınmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, 1.854.069,33 TL ödeme davacı vekili tarafından da kabul edilmekte olup bu husus duruşma zaptı ile davacı vekiline teyit ettirilmiş; davacı vekilinin beyanı duruşma zaptına alınmıştır. Davacının isteme konu yapılan 1.460.000,00 TL ek faiz ödemesi talebi ve 549.000,00 TL yönünden de KDV ödemesi talebi mevcuttur.
Bunun dışında bir de 21.709,43 TL'lik bir talebi vardır ki, bu da 29/09/2006 tarihinde dava dışı bankaya faiz maliyeti kapsamında yapılan ödemedir. Mahkememizce hesap bilirkişisi ---------- tarihli raporlarında yapılan hesaplamanın Yargıtay bozma ilamına uygun olduğu; bu raporda, 30/11/2007 tarihinde davalı tarafından yapılan 6.438.767,00 TL ödemeden sonra 800.799,77 TL faizden kaynaklı eksik ödenen bedelin tespit edildiği; hesaplama şekli ve uygulanan faiz oranları yönünden ------ Bozma ilamına uygun olan hesaplamanın bu olduğu; isteme konu olan 21.709,43 TL'lik talep yönünden bu talebin bozma kapsamı dışında kaldığı, bu nedenle bu miktarın alacağa eklenemeyeceği ( bu hususta 29/04/2019 tarihli rapordaki açıklamalarda esasa alınarak ) davacının 549.000,00 TL bedel yönünden talebinin ise, mahkememizce verilen 2.030.709,43 TL'lik davanın kabulüne ilişkin hükümlerde gerek hükümde gerek gerekçeli kararda alacak kalemlerinin ayrıştırılmadığı ancak davacının dava dilekçesinde 549.000,00 TL bedelin gerekçesini " sözleşme muhtevasındaki ödeme tablosuna göre 29/11/2007 tarihinde ödenmesi gereken faiz bedeli olarak " açıkladığı; kastedilen sözleşme eki ödeme tablosuna göre bunun KDV olduğu; ancak iş bedelinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekeceği; hak edilen iş bedeli KDV dahil tespit edilerek davalının ödemelerinden sonra bakiye borcun belirlenmesi gerektiği; kesin hak edişin tarafların mutabakatıyla gerçekleşmediği, bunun üzerine taraflar arasındaki sözleşmenin 35/2 maddesinde " müteahhidin kesin hesap yükümlülüğünü yerine getirmemesi halinde iş verenin onun nam ve hesabına yaptırmakta serbest olduğu; bu hususun itiraz hakkı olamayacağı gibi hesaplar için yapılan masraflara %50 idare masraf ilavesiyle müteahhidin alacağından ve teminatından kesileceği " düzenlemesinin bulunduğu; anılan düzenlemenin taraflar arasında DELİL SÖZLEŞMESİ niteliğinde bulunduğu; kesin hesabın yüklenicinin nam ve hesabına yaptırıldığı; 5.829.659,58 TL olarak belirlendiği; buna 1.049.338,72 TL KDV ilavesiyle 6.878.998,30 TL'ye ulaştığı ancak ihaleli işlerde iş veren tarafından anılan tarihteki mevzuat kapsamından 1/6 oranında KDV indirimi yapılarak ödeme yapılması esası cari olduğundan 174.889,79 TL indirilmesi gerektiği; buna göre kalan iş bedeli alacağının 6.704.108,51 TL olduğu; kesin hesap için yapılan ödeme kapsamında ( sözleşmenin 35/2 maddesi uyarınca) 35.200,00 TL tenzilat yapılarak 6.668.908,51 TL alacağın oluştuğu; finansman maliyeti davalı uhdesinde olduğundan bankaya yaptığı ana para ödemesi 6.100,00 TL'nin tenzili ile 568.908,51 TL kaldığı; davacının da 569.000,00 TL talep ettiği ancak davalının 30/11/2007 öncesi yapılan ödemeleri 1.854.069,33 TL olarak beyan edildiği; davacı vekilininde kabulünde olduğu; birinci taksitin faizleriyle birlikte 1.258.533,00 TL olduğu; 30/11/2007 öncesi ödeme olan 1.854.069,33 TL'den 1.258.533,00 TL'nin düşülmesi halinde kalan ödemenin 595.536,33 TL olacağı, bununda ödeme tutarı 568.9080,51 TL'nin üstünde olduğundan bakiye borcun oluşmayacağı, bu nedenle istenen KDV bedeli 549.000,00 TL'nin istenemeyeceği mahkememize kabul edilmiş; sadece 800.797,77 TL yönünden davanın kabulüne karar verilmiş,Mahkememiz kararı her iki taraf vekilince temyiz edilmiş,---- tarihli kararı ile ;''Bu açıklamalar kapsamında somut olay değerlendirildiğinde;-------Karar sayılı bozma ilâmlarında mahkemece yapılacak iş açıkça gösterilmiştir. Mahkemece bozma ilâmına uyulmuştur. Bozma ilâmına uyulduğuna göre bozmada belirtilen hususlar lehine olan taraf için usulü kazanılmış hak oluşturacağından mahkemece hükmüne uyulan bozma ilâmı uyarınca inceleme ve araştırma yapılması ve karar verilmesi zorunludur.
Eldeki davada ise; mahkemece görüşüne başvurulan iki ayrı bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporlar arasında çelişki olduğu halde, yeterli inceleme taşımayan, çelişkili raporlara dayanılarak ve bozma ilâmları kapsamında kesinleşen hususlar da dikkate alınmadan hüküm kurulmuştur. O halde mahkemece yapılacak iş; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 281/3. maddesi uyarınca maddi gerçeğin ortaya çıkması için HMK’nun 266. maddesi hükmüne göre yeniden oluşturulacak uyuşmazlık konusunda uzman, üç kişiden oluşan teknik bilirkişi kurulundan hükmüne uyulan bozma ilâmlarında açıklandığı şekilde davalı iş sahibinin sözleşme eki ödeme planında belirtilen vade tarihlerinden önce erken ödeme yaparak borcunu kapatıp kapatmadığı, erken ödeme yapılmışsa kredi sözleşmelerinin erken ödeme opsiyonlu yapılması halinde ödenecek faiz miktarının belirlenmesi konularında tüm bilirkişi raporları da değerlendirilerek ve aralarındaki çelişki de giderilerek hazırlanacak gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp, değerlendirilmek ve bozma ilâmları kapsamında kalarak kesinleşen hususlar da dikkate alınarak ulaşılacak sonuca uygun karar vermekten ibaretttir. Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur. ''GEREKÇESİ İLE MAHKEMEMİZ KARARI YİNE BOZULMUŞ,
Taraflar bozma ilamına karşı karar düzeltme talep etmişlerse de ---- sayılı hükmüyle karar düzeltme talepleri reddedilmiş, mahkememizin -- sayılı dosyasına kaydedilen davada yargılama yeniden başlamış,
Bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş,mahkememizce farklı bir nitelikte hesaplama uzmanı ----- uzman bankacı bilirkişi ---- rapor alınmış, yapılan itirazlar ve verilen raporun hükme yeterli olmayacağı mahkememizce tespit edilerek mali müşavir ---- bankacılık ve finans uzmanı ----akademik kariyerli hesap bilirkişisi ------ yeniden rapor alınmış,Son alınan rapor banka kredilerini kapama tarihi itibarıyla davacının davalı firmadan eksik ödemeden kaynaklı alacağının (kredi kapatılmasından kaynaklı alacağın) 845.812,77 TL olduğu belirlenmiştir. Mahkememizce kredi kapatmaktan kaynaklı bu alacak yönünden rapor hükme esas alınmış, ancak davacı tarafın 21.709,43 TL olarak davacıdan tahsil ettiği fakat daha önceki kararlarda bankanın bu parayı ne gerekçe ile aldığı tespit edilemediğinden hüküm altına alınan miktara mahkememizce katılmayan bu miktarın taraflar arasındaki ilişki çerçevesinde bankaca davacıdan tahsil edildiği nazara alınarak; 845.812,77 TL ye eklenmesi gerektiği, diğer yandan davacının 549.000,00 TL alacağının sözleşmenin 35.2 maddesine göre kesin hak edişin imzalanmadığı nedeniyle davacının kesin hesap hükmünü yerine getirmediğinden dolayı iş veren tarafından verilmeyebilecek alacaklardan olduğundan bahisle önceki kararda hesaba katılmamış ise de; bunun KDV'nin 2. taksiti olduğu, ilk taksiti ödeyen işverenin bu miktarı da ödemesi gerektiği; mahkememizce verilen tüm kararların davacı yancada temyiz edildiği,----- yapılan bozmalara nazaran bu iki kalem yönünden kazanılan bir hakkın da doğmamış olduğu dikkate alınarak bu miktarında eklenmesi ile 1.416.522,20 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
DAVANIN KISMEN KABULÜNE,
1---- tarihinden itibaren ------- ticari kredilere uyguladığı temerrüt faizi oranına geçmemek şartıyla faiz uygulanarak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacıya verilmesine,
Fazlaya dair davanın reddine,
Her ne kadar karar harcının davalıdan alınması gerekiyor ise de; davalı harçtan muaf olduğu için davalı tarafından yatırılan 13/05/2011 tarihli harç tahsil müzekkeresine konu 93.209,55 TL bakiye karar harcının davalıya iadesine, davacı tarafından yatırılan 27.414,60 TL harcın da davacıya iadesine,
Tamamı davacı tarafça karşılanan ve ---------sayılı dosyamız dahil olmak üzere yapılan 326,10 TL posta giderine 16 adet davetiye gideri daha eklenerek 518.10 TL toplam posta gideri, o karara kadar yapılan 3.950,00 TL bilirkişi ücreti üzerine harcanan 9.750,00 TL olmak üzere toplam 13.700,00 TL bilirkişi ücreti olarak 14.218,10 TL toplam yargılama giderine iş bu dosya yönünden yapılan 965,75 TL tebligat gideri ve 13.500,00 TL bilirkişi inceleme ücretleri toplamı 28.683,85 TL nin kabul ve ret oranı gereğince 20.008,43 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar kesinleştiğinde bakiye gider avansı kalırsa davacıya iadesine,
Karar tarihindeki AAÜT gereğince 210.313,08 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, reddedilen kısım yönünden ise 96.128,05 TL nispi vekalet ücretinin ise davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da temyizi kabil olarak oy birliği ile verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 13/02/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.