mahkeme 2022/37 E. 2024/479 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/37
2024/479
17 Mayıs 2024
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/642 Esas
KARAR NO:2024/369
DAVA: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 29/08/2022
KARAR TARİHİ : 24/04/2024
Mahkememizde görülen Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,------arasında akdedilen sözleşmelere istinaden Borçlu' ya kredi kartı, kredili mevduat hesabı ve çek hesabının kullandırıldığını, söz konusu ürünlere dayanak sözleşmelere istinaden -------- kefalet sözleşmesinin imzalandığını, Borçlu Şirket tarafından kullandırılmış olan ürün borçlarının ödememesi üzerine, hesabın kat edildiğine ilişkin ihtarnamelerin gönderildiğini, gönderilen ihtarnamelere rağmen yasal süreler içerisinde borcunu ödemeyen Borçlu Şirket ve Kefiller aleyhine alacağının tahsili amacıyla----- sayılı dosyalarıyla icra takiplerinin başlatıldığını, davalılar tarafından borca, takibe, ödeme emrine, faize ve tüm ferilerine itiraz edilerek icra takip işlemlerin durdurulduğunu, davalıların borca itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu, davalıların itirazının süre kazanmaya yönelik ve kötü niyetli olduğunu, zira ürün borçlarının zamanında ödenmeyerek aleyhlerine icra takibi yapılmasına sebebiyet verdiğini, tüm bu sebeplerle, davalı borçluların haksız, kötü niyetli, mesnetsiz itirazlarının iptalinin gerekmekte olduğunu, taraflarınca zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak arabuluculuk sürecinin anlaşamama şeklinde sonuçlandığını beyan ederek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davalıların yapmış olduğu haksız itirazın iptali ile takibin devamına, davalı - borçlunun nakit alacaklarının üzerinden % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine ve işlemiş faizin davalıdan alınarak müvekkili bankaya ödenmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İcra Müdürlüğü’nün------ sayılı Örnek No:7 ilamsız takiplerde ödeme emrinin müvekkili tarafından
18.01.2022 tarihinde tebellüğ edildiğini, söz konusu ilamsız takiplerde ödeme emrinde borçlu
olarak gösterilmiş bulunan müvekkili ---- alacaklı olduğunu iddia eden --- herhangi bir nam altında, herhangi bir borcunun olmadığını, bu sebeple
müvekkili aleyhine başlatılmış takibin mesnetsiz ve hukuka aykırı olduğunu, zira müvekkili ---- -------- alacaklı olduğunu iddia eden banka nezdinde 16.08.2012 tarihinde imzalamış bulunduğu 100.000 Türk Lirasına kadar geçerli olacak ve genel kredi sözleşmesine dayalı müteselsil kefalet yükümlülüğünden ve yine aynı tarihte imzalamış bulunduğu 20.000 Türk Lirasına kadar geçerli olacak ticari kart sözleşmesine dayalı müteselsil kefalet yükümlülüğünden vazgeçtiğini, ------ sayısı ile keşide ettiği ihtarname ile alacaklı olduğunu iddia eden bankaya bildirdiğini, alacaklı olduğunu iddia eden ------esas sayılı ihtarnamesi ile yanıt verdiğini, bu ihtarnameye ise müvekkili ---- tarafından ---- yevmiye sayılı ihtarname ile cevap verildiğini ve özetle Türk Borçlar Kanunu’nun 582 ve 599. maddeleri hükümleri uyarınca "kefaletten dönme hakkını"
kullandığının sarih olarak bildirildiğini, sonuç olarak müvekkili---------Türk Borçlar Kanunu’nun "Kefaletten Dönme" başlıklı 599. maddesi hükmü uyarınca, 16.08.2012 tarihinde imzaladığı sözleşmelerdeki her iki müteselsil kefalet yükümlülüğünden de döndüğünü yazılı olarak alacaklı olduğunu iddia eden bankaya bildirdiğini, müvekkilinin alacaklı bankaya karşı kefil sıfatıyla da herhangi bir sorumluluğunun kalmamış olması ile birlikte, kefaletinin 20.000 TL'ye kadar verilmiş olduğunu ve icra takibinde talep edilen alacağın bu kefalet limitinin üzerinde olduğunu ve takibin bu nedenle de yasa ve usule aykırı bulunduğunu, İcra Müdürlüğü’nün nezdindeki ilamsız takiplerde ödeme emrinin dayanağını teşkil eden sözleşme ya da sair belgenin ne olduğunun belirsiz olduğunu, müvekkilinin alacaklı banka ile kefil sıfatıyla yapmış olduğu 2012 tarihli genel kredi sözleşmesi dışında herhangi bir hukuki ilişkinin bulunmadığını, anılan sözleşmenin "Yetkili Mahkeme ve Uygulanacak Hukuk" başlıklı bölümünde yetkili icra dairesinin açıkça belirtildiğini, hal böyle olunca, takip başlatılan İcra Müdürlü açıkça yetkisiz olduğundan, takibin yetkili ------ Adliyesi İcra Müdürlüklerine gönderilmesinin gerektiğini, müvekkili ---- alacaklı bankanın müşterisi konumunda bulunan ---- nezdindeki hisselerinin tamamını ---- tarihinde ---- devir ve temlik ettiğini, bu gelişme üzerine, alacaklı olduğunu iddia eden ------- müvekkilinin kefaletten dönme hakkını kullandığı genel kredi sözleşmesi ve ticari kart sözleşmesinden kaynaklı toplam 16.005,22 TL tutarındaki tüzel kişilik borçlarının da ödendiğine ilişkin 26.03.2013 tarihli yazıyı verdiğini, dolayısıyla takipte borçlu görünen müvekkilinin alacaklı ----- girmiş olduğu yegâne borç ilişkisinin ödeme nedeniyle sona ermiş bulunduğunu gösterir açık alacaklı beyanı ve belgesinin mevcut olduğunu, ayrıca alacaklı olduğunu iddia eden -------müvekkilinin kefaletten dönmesi sebebiyle genel kredi sözleşmesine binaen aldığı ve alacaklısı ------ borçluları ------------- olan vade tarihi açık ve 100.000 TL bedelli bonoyu da "İptal" ibaresi düşerek iade ettiğini, müvekkili aleyhine tanzim edilmiş itiraz konusu ödeme emrinde yıllık % de oranından az olmamak üzere artan oranlarda faiz
uygulanmasının talep edildiğini, belirlenmiş bulunan faiz oranının da fahiş olduğunu, kabulünün mümkün olmadığını, yine yapılmış bulunan takibin mesnedi belli olmadığını, hesaplamanın ne şekilde yapıldığının da belirtilmeksizin soyut bir alacak talebinde bulunulduğunu, bu hususların tamamının yasaya açıkça aykırı olduğunu ve kabulünün mümkün olmadığını, İcra Müdürlüğü’nün icra takibinde müvekkiline takip dayanağı belgenin gönderilmediğini ve ödeme emrinde alacağın dayanağının yazılmadığını beyan ederek, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacı alacaklının, talep ettiği alacağın % 20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatı ödemesine, karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılar vekili, cevap dilekçesinde özetle; Davacı -------- dava dilekçesinde müvekkilleri ile kefalet sözleşmesi imzalandığını iddia etmişse de huzurdaki dosyaya sunulan kefalet sözleşmesinde müvekkillerinin taraf olmadığını, bu sebeple her şeyden evvel husumet sebebiyle davaya itiraz ettiklerini, öte yandan taraflarına tebliğ edilmemiş ve ------ kayıtlarında yer almayan bir belgenin davacı tarafça bu aşamadan sonra sunulmasına muvafakatlerinin bulunmadığını, davacı tarafından haksız iddialarını ----- sözleşmesine dayandırılmakta olduğunu, müvekkillerinin bahse konu sözleşmenin tarafı olmamakla birlikte alacağın zaman aşıma uğramış olduğunu, davacı bankanın, müşterisi olan dava dışı ------ arasında imzalanan sözleşmelere istinaden “müvekkiller ile kefalet sözleşmesi akdedildiği ancak borcun ödenmediği" iddiası ile müvekkilleri aleyhine--------dosyaları ile ilamsız icra takibi başlattığını, müvekkillerinin davacı tarafa böyle bir borcu bulunmadığından dava konusu icra takibi dosyalarında borca, faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz edildiğini, yasal süresinde sunulan itirazları ile icra takibinin durdurulduğunu ve davacı tarafından huzurda görülmekte olan haksız itirazın iptali davasının ikame edildiğini, dava dilekçesinde müvekkilleri ile kefalet sözleşmesi imzalandığı iddia olunmuşsa da dosya kapsamına sunulan kefalet sözleşmesinin tarafının müvekkilleri olmadığını, dolayısıyla müvekkillerinin davacıya, davaya konu genel kredi sözleşmesi yada kefalet sözleşmesinden kaynaklanan bir borcunun bulunmadığını, müvekkillerinden ---- davacı bankanın müşterisi olan ------ nezdindeki hisselerinin tamamını ----- devrettiğini, davacı bankanın müşterisi olan dava dışı şirketteki tüm hisselerini devreden müvekkilinin, devir tarihinden itibaren 2 yıldan fazla süre geçtiğini, ayrıca iddia olunan sözleşme tarihi üzerinden de 10 yıllık sürenin geçtiğini, bu sebeple de müvekkilinin hiç bir hukuki sorumluluğunun bulunmadığını, dolayısıyla bu yönüyle de davacının müvekkilden talep edebileceği bir alacağın bulunmadığını, ayrıca, kefalet sözleşmesini kabul anlamına gelmemek kaydıyla, diğer davalı ------ tarafından, "davacı bankanın alacak iddialarını dayandırdığı genel kredi sözleşmesi ve ticari kart sözleşmesinden kaynaklı toplam 16.005,22 TL tutarındaki tüzel kişilik borçlarının ödendiğine ilişkin 26.03.2013 tarihli yazı verdiğini ve davacının bahse konu genel kredi sözleşmesine binaen aldığı bonoyu da “İptal” ibaresi düşerek iade ettiğinin" belirtilmiş olduğunu, takip konusu alacakların ödeme sebebiyle sona erdiğini ve davacı banka tarafından borçluların ibra edildiğinin anlaşılmakta olduğunu, bu yönüyle de müvekkillerinden hiçbir alacağı bulunmayan davacı bankanın haksız ve mesnetsiz iddialar ile ikame ettiği huzurdaki davanın reddinin gerektiğini, ayrıca ----müvekkillerine gönderilen ödeme emirleri incelendiğinde, ------- Sayılı dosyasında yıllık % 18,60 faiz oranından az olmamak üzere artan oranlarda faiz talep edildiğinin anlaşılmakta olduğu, davacı banka tarafından talep edilen faiz oranlarının da fahiş olup bu yönüyle de kabulünün mümkün olmadığını, davacı banka tarafından başlatılan, dava konusu icra takiplerinde talep edilen faiz oranları yönünden de hukuka aykırı olduğunu, öte yandan dava konusu icra dosyalarından müvekkillerine tebliğ edilen ödeme emirlerinde borcun dayanağı hakkında hiçbir açıklamanın yapılmamış olduğunu, salt alacak miktarları belirtilmekle yetinildiğini, ödeme emrinde hangi sözleşmeden kaynaklı alacak talep edildiğinin dahi belirtilmediği gibi takip dayanağı belgelerin de müvekkillerine tebliğ edilmediğini, takip dayanağı belgelerin icra dosyalarının----- kayıtlarında da yer almamakta olduğunu, bu sebeple kesinlikle alacağı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için davacı tarafın müvekkilleri -------- alacaklı olduğu farz edilse dahi, alacağın yargılamayı gerektirdiğinden likit olmadığını, likit olmayan alacak nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğinin de tartışmasız olduğunu savunarak, yukarıda izah edilen ve resen gözetilecek nedenlerle, haksız ve mesnetsiz davanın tüm talepler yönünden reddine, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacı tarafça haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi ve huzurdaki dava ikame edildiğinden, davacı taraf aleyhine alacağın % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :Dava, hukuki niteliği itibariyle davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine itirazın İİK 67. maddesi uyarınca iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinden ibarettir. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın davacı banka ile dava dışı borçlu ------- imzalanan kredi sözleşmelerine istinaden kredi kullandırıldığı, davalıların ise bu sözleşmeleri kefil sıfatı ile imzaladığı ancak borcun ödenmemesinden kaynaklı davalılar aleyhine icra takibi yapıldığı, icra takibine davalılar tarafından itiraz edildiği anlaşılmakla usulüne uygun kefalet verilip verilmediği, kefaletin takip anında geçerli olup olmadıağı ve davacının takip anında muaccel alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı noktasında toplandığı tespit edilmiştir.Davalılar vekillerinin mahkememize ve icra dairesinin yetkisine ilişkin yapmış olduğu itirazın; yetki sözleşmesi sadece tacir olan tarafları bağlayacağı, bu nedenle davalı şirket yönünden bağlayıcı olduğu, diğer davalılar yönünden bağlayıcı olmadığı, ancak tüm davalılar yönünden müteselsil sorumluluğa dayalı takip yapıldığı, müteselsil sorumlulukta farklı ikametgahları olması halinde herhangi birinde dava açılacağı ve takip yapılacağı nazara alınarak şahıs davalıların adreslerinde davalı şirket içinde takip yapılacağı nedeni ile icra dairesinin yetkisine ve mahkememizin yetkisine yapılan itirazın esas hükümle birlikte istinafa tabi olmak üzere reddine, karar verilmiştir. Dosya dosyasının bankacı bilirkişiye tevdi ile ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlığı çözümleyen rapor düzenlemesinin istenilmesine, karar verilmiştir.
Bilirkişi ----- Tarihli raporunda; Davacı ----- dava dışı ----- arasında, dava dışı -------tarihinde akdedilen ----- limitli Ticari Kart Sözleşmesi uyarınca, -------numaralı ticari mevduat hesabına 30.000 TL kredi limitinin tanımlanarak dava dışı şirkete bu hesaptan nakit kredi kullandırıldığı ve ------- numaralı ticari kredi kartının verildiği ve kullandırıldığı, Davalılar; --------- tarihinde akdedilen, 200.000 TL limitli söz konusu Ticari Kart Sözleşmesi’nde kefil olarak imzasının bulunmadığı, bu nedenle; davalıların, ---- numaralı ticari mevduat hesabı ve ------ numaralı ticari kredi kartı ile ilgili olarak kefil sıfatıyla sorumluluğunun bulunmadığı, davalıların imzalamadığı sözleşme uyarınca, dava dışı ---- kullandırılan ------ sorumlu tutulamayacağı, Davacı----- dava dışı ----- arasında, dava dışı ----- davalılar;------- müteselsil kefaleti ile ----tarihinde akdedilen 100.000 TL limitli ------ uyarınca, ----- çek yaprakları verilerek gayri nakdi kredinin kullandırıldığı, Davalı - müteselsil kefiller; --------- imzaladığı kefalet sözleşmesinin, ait olduğu Borçlar Kanunu’nun ilgili maddelerinde belirtilen hususları içerdiği ve kefaletlerinin geçerli olduğu, davalı - kefillerin müteselsil kefil sıfatıyla yükümlülük altına girmeyi taahhüt etmiş olduğu, dava dışı ------ numaralı çek kredisi ile ilgili olarak, dava dışı ------verilen, dava dışı şirketin keşide ettiği, karşılıksız kalmış çekler için, davacı banka tarafından çek hamillerine ödenmiş garanti bedellerinden kaynaklanmış kredi borcundan kefalet limiti ile sınırlı olmak üzere halen sorumlu olduğu, Davalı-----, dava dışı - borçlu --------- fiili - organik hiçbir bağının kalmamış olmasının, dava dışı şirketten ayrılmasının bu sorumluluğa bir etkisinin bulunmadığı, davalı, eğer dava dışı şirketteki hissesini devretmiş ise, kredi kullandırılmadan, 22.01.2021 tarihinden önce noter kanalı ile alacaklı bankaya bildirmiş olması ve ispat belgelerini dosyaya sunması halinde kefaletinin geçerli olup olmadığı hususunun tekrar değerlendirmeye alınabileceği, Davacı-----, davalı - müteselsil kefiller;------- takip tarihi itibariyle, -------- numaralı çek kredisi ile ilgili olarak, dava dışı ----------verilen, dava dışı şirketin keşide ettiği karşılıksız kalmış çekler için, çek hamillerine ödenmiş garanti bedellerinden kaynaklanmış, 24.485,31 TL asıl alacak, 3.581,19 TL faiz ve 65,23------ olmak üzere toplam 28.131,73 TL alacağının olduğu, ----------- için; tahsilde tekerrür oluşturmamak ve Türk Borçlar Kanunu’nun 100. maddesi uyarınca; takip tarihinden sonra yapılabilecek kısmi tahsilatların öncelikle faiz, masraf ve borcun ferilerine mahsubu sağlanmak kaydıyla, dava dışı ----- kullandırılan------ numaralı çek kredisi ile ilgili olarak, davacı banka tarafından çek hamillerine ödenmiş garanti bedellerinden kaynaklanmış, kaynaklanmış 24.485,31 TL asıl alacak tutarına, yıllık % 28,88 temerrüt faiz oranı üzerinden, takip tarihinden itibaren, asıl alacağın tamamen ödendiği tarihe kadar, temerrüt faizi hesaplanmak suretiyle, takibin bu rakamlar üzerinden devam edeceği, Davalı --------davacı banka nezdinde 16.08.2012 tarihinde imzalamış bulunduğu 100.000 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi’ne dayalı müteselsil kefalet yükümlülüğünden vazgeçtiğini dava konusu kredi kullandırılmadan önce, ---------- yevmiye sayısı ihtarnamesi ile davacı bankaya bildirdiği, ----- sayılı ihtarnamesi ile yanıt verdiği, davalı ---- bu ihtarnameye -------yevmiye sayılı ihtarnamesi ile cevap verdiği, Davacı -----, dava dışı ------- söz konusu gayri nakdi krediyi kullandırması, çek karnelerini vermesinin tamamen davacı bankanın inisiyatifinde olduğu, ancak bu işlemlerden doğan banka alacağını davacının ihtarnamesine rağmen, davalı ------- kefalet teminatına dayandırmasının, Türk Medeni Kanunu’nun 2. ve 3. maddelerinde bahsi geçen iyi niyet ve dürüstlük kurallarına uymadığı gibi bankanın özen yükümlülüğüne de aykırı olduğu, Bu nedenle davalı ------- numaralı çek kredisi ile ilgili olarak, dava dışı -------- verilen, dava dışı şirketin keşide ettiği, karşılıksız kalmış çekler için, çek hamillerine ödenmiş garanti bedellerinden kaynaklanmış borcundan, kefalet kapsamında sorumlu tutulmamasının gerektiği, davanın tam kabulüne ve davalının/davalıların, ------- icra takiplerine konu tüm borçtan sorumlu olduğuna karar verilmesi halinde ise, Davacı---- davalı - müteselsil kefiller;----- numaralı ticari kredi kartından kaynaklanmış, 45.301,69 TL asıl alacak, 7.192,81 TL faiz ve 359,64 TL------- olmak üzere toplam 52.854,14 TL alacağının olacağı, ----------- numaralı çek kredisi ile ilgili olarak, dava dışı --------verilen, dava dışı şirketin keşide ettiği karşılıksız kalmış çekler için, davacı banka tarafından çek hamillerine ödenmiş garanti bedellerinden kaynaklanmış, 24.485,31 TL asıl alacak, 3.581,19 TL faiz ve 65,23 TL ------- olmak üzere toplam 28.131,73 TL alacağının olacağı Raporumun 10/c. maddesinde açıklandığı üzere, davacının,-----sayılı dosyasından ------ numaralı çek kredisi ile ilgili olarak, çek hamillerine ödenmiş garanti bedellerinden kaynaklanmış alacağı için yıllık % 45 oranında temerrüt faizi talep etmesinin yerinde olmadığı, ----- takip tarihi itibariyle, ------ numaralı ticari kredili mevduat hesabından
kaynaklanmış, 27.354,89 TL asıl alacak, 4.231,88 TL faiz, 32,26 TL -------- 240,25 TL ihtar
gideri olmak üzere toplam 31.859,28 TL alacağının olacağı, Tahsilde tekerrür oluşturmamak ve Türk Borçlar Kanunu’nun 100. maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemeler öncelikle faiz, masraf ve borcun ferilerine mahsup edilmek kaydıyla, davalı - müteselsil kefiller; ------tarihinden itibaren, asıl alacağın tamamen ödendiği tarihe kadar, ------ dosyası ile ilgili, ------- kredisinden kaynaklanmış, 24.485,31 TL asıl alacak tutarına yıllık % 28,88 temerrüt faiz oranı üzerinden, ----- sayılı dosyası ile ilgili, ------- numaralı ticari kredili mevduat hesabından kaynaklanmış, 27.354,89 TL asıl alacak tutarına (talep gibi) yıllık % 18,60 temerrüt faiz oranı üzerinden---- sayılı dosyası ile ilgili, -------numaralı ticari kredi kartından kaynaklanmış, 45.301,69 TL asıl alacak tutarına yıllık % 25,20 ve kredi kartı borçlarına uygulanacak azami akdi ve gecikme faiz oranlarının belirlenmesi görevi verilen -------- üçer aylık dönemler itibariyle kamuoyuna duyurduğu azami gecikme faiz oranlarını geçmemek üzere, davacı Banka’nın ticari kredi kartı borçlarına uyguladığı, dönemler itibariyle değişen oranlardaki gecikme faiz oranları üzerinden, temerrüt faizi hesaplanmak suretiyle, takibin bu rakamlar üzerinden devam edeceği, rapor edilmiştir.
Biirkişi raporunun usul ve yasaya uygun denetime elverişli olarak hazırlandığı anlaşıldığından taraf vekillerinin yeniden rapor aldırılması talebinin reddine, karar verilmiştir.Yapılan yargılama sonunda toplanan tüm deliller ile denetlenip benimsenen ve somut olaya uygun görülen bilirkişi raporundaki gerekçeler ve hesaplamalara göre; Davacı banka ile dava dışı ------------- imzalandığı, davalıların------ kefil olduğu ancak ------- olmadığı, borcun ödenmediği, davacı bankanın ihtarı sonrası alacağın ödenmediği, davacı bankanın vermiş olduğu kredi alacağının tahsili için icra takibi başlattığı, davalılar cevap dilekçesinde kefalete, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiğini ve davacıya borcu olmadığını ileri sürdüğü anlaşılmıştır.Bu nedenle mahkememizce banka kayıtları üzerinden uzman bilirkişiye inceleme yaptırılmış, rapor alınmıştır. Bankacı bilirkişi hazırladığı raporunda, davacı ---- dava dışı-----arasında, dava dışı ------- müteselsil kefaleti ile, 02.12.2020 tarihinde akdedilen 200.000 TL limitli Ticari Kart Sözleşmesi uyarınca, ------- numaralı ticari mevduat hesabına 30.000 TL kredi limitinin tanımlanarak dava dışı şirkete bu hesaptan nakit kredi kullandırıldığı ve -------numaralı ticari kredi kartının verildiği ve kullandırıldığı, davalılar; ----- akdedilen,---- söz konusu ---- kefil olarak imzasının bulunmadığı, bu nedenle; davalıların, ---- numaralı ticari mevduat hesabı ve -------- numaralı ticari kredi kartı ile ilgili olarak kefil sıfatıyla sorumluluğunun bulunmadığı, davalıların imzalamadığı sözleşme uyarınca, dava dışı ----- kullandırılan ---- kredilerinden sorumlu tutulamayacağı, davacı ---- dava dışı ----- arasında, dava dışı ---- davalılar; ------- müteselsil kefaleti ile 16.08.2012 tarihinde akdedilen 100.000 TL limitli ----- uyarınca, ------- çek yaprakları verilerek gayri nakdi kredinin kullandırıldığı, davalı - müteselsil kefiller;--------imzaladığı kefalet sözleşmesinin, ait olduğu Borçlar Kanunu'nun ilgili maddelerinde belirtilen hususları içerdiği ve kefaletlerinin geçerli olduğu, davalı - kefillerin müteselsil kefil sıfatıyla yükümlülük altına girmeyi taahhüt etmiş olduğu, dava dışı ----- numaralı çek kredisi ile ilgili olarak, dava dışı -------- verilen, dava dışı şirketin keşide ettiği, karşılıksız kalmış çekler için, davacı banka tarafından çek hamillerine ödenmiş garanti bedellerinden kaynaklanmış kredi borcundan kefalet limiti ile sınırlı olmak üzere halen sorumlu olduğu, davacı -----, davalı - müteselsil kefiller; --------numaralı çek kredisi ile ilgili olarak, dava dışı --------- verilen, dava dışı şirketin keşide ettiği karşılıksız kalmış çekler için, çek hamillerine ödenmiş garanti bedellerinden kaynaklanmış, 24.485,31 TL asıl alacak, 3.581,19 TL faiz ve 65,23 ----- olmak üzere toplam 28.131,73 TL alacağının olduğu, davalı ------- davacı banka nezdinde 16.08.2012 tarihinde imzalamış bulunduğu 100.000 TL limitli ---- dayalı müteselsil kefalet yükümlülüğünden vazgeçtiğini dava konusu kredi kullandırılmadan önce, ----- sayısı ihtarnamesi ile davacı bankaya bildirdiği, ------ esas sayılı ihtarnamesi ile yanıt verdiği, davalı ------ bu ihtarnameye------yevmiye sayılı ihtarnamesi ile cevap verdiği, bu nedenle davalı ------numaralı çek kredisi ile ilgili olarak, dava dışı -------------verilen, dava dışı şirketin keşide ettiği, karşılıksız kalmış çekler için, çek hamillerine ödenmiş garanti bedellerinden kaynaklanmış borcundan, kefalet kapsamında sorumlu tutulmamasının gerektiği rapor edilmiş ve mahkemece hükme esas alınmış olup, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş Davacı taraf, inkar tazminatı da talep etmiş olup; banka kredi sözleşmelerinden kaynaklı alacakların likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak asıl alacak üzerinden inkar tazminatına da hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.------- sayılı, ---- takip tarihi itibariyle, ---- ticari kredili mevduat hesabından kaynaklanmış, 27.354,89 TL asıl alacak, 4.231,88 TL faiz, 32,26 TL ---- 240,25 TL ihtar gideri olmak üzere toplam 31.859,28 TL alacağının olacağı, Tahsilde tekerrür oluşturmamak ve Türk Borçlar Kanunu’nun 100. maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemeler öncelikle faiz, masraf ve borcun ferilerine mahsup edilmek kaydıyla, davalı - müteselsil kefiller; ------ tarihinden itibaren, asıl alacağın tamamen ödendiği tarihe kadar,----- numaralı çek kredisinden kaynaklanmış, 24.485,31 TL asıl alacak tutarına yıllık % 28,88 temerrüt faiz oranı üzerinden,---------- ticari kredili mevduat hesabından kaynaklanmış, 27.354,89 TL asıl alacak tutarına (talep gibi) yıllık % 18,60 temerrüt faiz oranı üzerinden, ----- sayılı dosyası ile ilgili,---------kredi kartından kaynaklanmış, 45.301,69 TL asıl alacak tutarına yıllık % 25,20 ve kredi kartı borçlarına uygulanacak azami akdi ve gecikme faiz oranlarının belirlenmesi görevi verilen -----------üçer aylık dönemler itibariyle kamuoyuna duyurduğu azami gecikme faiz oranlarını geçmemek üzere, davacı Banka’nın ticari kredi kartı borçlarına uyguladığı, dönemler itibariyle değişen oranlardaki gecikme faiz oranları üzerinden, temerrüt faizi hesaplanmak suretiyle, takibin bu rakamlar üzerinden devam edeceği, tespit ve kabul edildiği, davalının iddiasını yasal ve inandırıcı deliller ile kanıtlayamadığından davanın kısmen kabulü ile Davalı ----- yönünden davanın reddine, davalı ---- davalı -----dosyasına yaptıkları itirazın iptali ile; takibin 24.485,31 TL asıl alacak, 3.581,19 TL işlemiş faizi, 65,23 TL------- olmak üzere toplam 28.131,73 TL üzerinden ve sadece asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar yıllık %28,88 oranında temerrüt faizi ve ------ uygulanarak devamına, fazlaya dair itirazın iptali talebinin reddine, davalı ---- davalı ------- İİK 67/2.maddesi gereğince 24.485,31 TL asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatına mahkumiyetine davalılardan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen kısımlar yönünden kötü niyetli takip tazminatı şartları oluşmadığından davalıların kötü niyetli takip tazminatı taleplerinin reddine, karar verilmiştir. Davacı taraf, inkar tazminatı da talep etmiş olup; alacağın likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak asıl alacak üzerinden inkar tazminatına da hükmedilmiş ; davalılar her ne kadar kötü niyetli takip tazminatı talep etmiş ise de reddedilen kısımlar üzerinden kötü niyetli takip tazminatına hükmedilemeyeceği nazara alınarak kötü niyetli takip tazminatına hükmedilmeyip aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
HÜ K Ü M : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere:
DAVANIN KISMEN KABULÜ ile;
1-Davalı ----- yönünden davanın REDDİNE,
2-Davalı ------- sayılı dosyasına yaptıkları itirazın iptali ile; takibin 24.485,31 TL asıl alacak, 3.581,19 TL işlemiş faizi, 65,23 TL ----- olmak üzere toplam 28.131,73 TL üzerinden ve sadece asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar yıllık %28,88 oranında temerrüt faizi ve ----- uygulanarak devamına,
3-Fazlaya dair itirazın iptali talebinin reddine,
4-Davalı ----davalı ------ İİK 67/2.maddesi gereğince 24.485,31 TL asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatına mahkumiyetine davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Reddedilen kısımlar yönünden kötü niyetli takip tazminatı şartları oluşmadığından davalıların kötü niyetli takip tazminatı taleplerinin reddine,
6-Harçlar kanunu uyarınca alınması gerekli 1.921,68 TL harçtan, dava açılırken peşin olarak yatırılan 1.374,08 TL harcın mahsubu ile bakiye 547,60 TL harcın davalılar ----davalı -------- tahsili ile hazineye gelir kaydına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılar ---- Ve davalı -------alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı ------ kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 18.203,38 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ------ verilmesine,
9-Davalılar ----- davalı ------- kendilerine vekili ile temsil ettiklerinden AAÜT tarifesi uyarınca taktir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ---- Ve davalı ------ ödenmesine,
10-Davacı tarafça yatırılmış 1.374,08 TL peşin harcın ve 80,70 TL başvurma harcının yargılama giderine katılmaksızın davalılar---- davalı----- alınarak davacıya ödenmesine,
11-Davacı tarafça yapılmış tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olarak toplam 2.225,75 TL yargılama giderinden kabul edilen kısma isabet eden 550,35 TL'nin davalılar ----davalı ----- alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
12-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
13-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 1.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davalı ----davalı -------- tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
14-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde -------- Adliye Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere huzurda bulunan davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı ----- vekilinin ve davalılar ---------------vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. . 24/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.