Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/155
2024/1012
11 Aralık 2024
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/884 Esas
KARAR NO: 2024/987
DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/03/2015
KARAR TARİHİ: 28/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREKÇE:Mahkememizin ------- Karar sayılı dosyasında;
'' Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı ---- arasında ticari bir ilişki olduğunu; davacı şirketin ------------ hattı ve tünel inşaatı işlerini ihale yoluyla aldığını; davalı -------- ise, müvekkilinin taşeronu olduğunu; ancak davalının mali durumu bozulduğu için mal alımı ve işçi ücretlerini ödemede sıkıntıya düştüğünü; davalı bu şirket tarafından yapılması gereken ödemelerin zorunlu olarak müvekkili tarafından karşılandığını, bu nedenle müvekkilinin davalı bu şirketten cari hesapta 2.306.566,00 TL alacaklı görüldüğünü; söz konusu ilişki içinde davalı ----- yetkilisi tarafından fiili çalışanları-------- iki aylık maaşını ödeyemediklerini; bunun yasal yollara başvurmaması için iki aylık maaşı yönünden 10.000,00 TL borç istendiğini; müvekkili şirketin bunu kabul ettiğini; hatta davacının çalışanı -----arayarak kendisine 10.000,00 TL bedelli bir çeki vereceğini, ---- önünde buluşabileceklerini; davacı şirketin yetkilisi ------ bankaya geldiğinde çekin onun tarafından imzalanıp kendisine verileceğini bildirdiğini; bunlar olurken davacı şirketin ticari hayatınında devam ettiğini, bu ticari hayat gereği ---- ilişkisi bulunan müvekkili şirketin bu şirketten alacağına karşılık şirketçe cirolanan boş bir çek aldıklarını; -----, bu çekin bedelinin, ----ibraz anında bankada bulunan para miktarının yazılarak tahsil edecekleri konusunda anlaştıklarını; --- olan olay gününde davacı şirketin çalıştığı --- yanında iki çek varken ----parasının geleceği ------------- gittiğini; davalıya verilecek 10.000,00 TL çekin imzasız olduğunu, davacı şirket tarafından keşide imzasının henüz atılmadığını; çekin üzerinde sadece bedel yazdığını, ikinci çekin ise ----cirosunu içerdiğini, onda ise bedel yazmadığını; bu esnada ----nakil aracıyla gelen parayla ---- hesabına gelen miktarın ortaya çıkması üzerine ----- tarafından çek bedelinin 1.058.650,00 TL olarak doldurulduğunu; bu esnada davalı ---- elemanları olan ---- da banka önüne geldiğini;------ çeki istediklerini, keşideci imzasını kendilerinin de davacı şirket temsilcisinden alabileceklerini söylediklerini; tam 10.000,00 TL'lik çek verilecek iken ------- bir anlık dalgınlığından faydalanan bu şahısların 1.058.650,00 TL miktarlı çeki çalarak hızla bankadan kaçtıklarını; şirket çalışanı ------urumu hemen fark edip şahısların arkasından kapıya koşmasına rağmen bu iki şahsın davalı şirket sahibi -----kullandığı araca binerek hızla kaçtıklarını; olay sebebiyle nezdinde hesapları bulunmayan ----- müvekkili şirket için hazırlanan ve çekilememiş olup, 1.000.000,00 TL'lik olarak hazırlanan ikinci çekin de takas saati kaçtığından dolayı çekilemediğini; bilahare müvekkilinden hırsızlık yoluyla çalınan çekin diğer davalı ------ tarafından ciro alındığını öğrendiklerini; bu iki şirketin el ve iş birliği içinde olduğunu; aralarında organik bağ bulunduğunu iddia ederek; çalıntı çekin ------------bedelli bir çek olduğunu; 24/03/2015 tarihli olduğunu belirterek bu çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine; çekin her an icra takibine konabileceği sebebiyle takibe konu edilmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve davalıların haksız ve kötü niyetli olmalarından dolayı %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş,Davalılardan ------- vekili, dava dilekçesindeki tek doğru beyanın müvekkili şirket ile davacı arasındaki iş ilişkisi ve davacı şirket ile ---- kardeş şirketler olması hususunda olduğunu; davacının keşideci olarak çekin lehtar ve cirantalarını bilerek davasını açtığını; oysa -------- dosyasıyla hasımsız olarak çek iptali davası açtığını; bunun da davacının kötü niyetli olduğunun delaleti olduğunu; ---- emniyette verdiği ifadesinde olay günü kendisine -----belge teslim ettiğini; ------kendisini lafa tutarken tahsil etmek için elinde bulunan çeki şahısların verdiği belgelere karıştırdığını, dalgınlıkla çekin ön yüzüne ------ yazdığını; bunu gören ------- el çabukluğuyla çeki alarak banka önünde beklemekte olan ----- plakalı araçla uzaklaştığını; kendileri arandığında ----- şirketinin sahibi -------- sorunum var bizi icraya vereceğini söyledi. Bende bu yüzden çeki aldım, şimdi bende onu icraya vereceğim dediğini; bu ifadeyle davacının dava dilekçesindeki ifadelerinin çelişik olduğunu; oysa müvekkili davalı şirketle davacı şirket arasında ticari ilişki olduğunu; müvekkilinin davacıya iş yaptığını; karşılığında alacak ve vereceklerinin mahsuplaşması sonunda 1.058.650,00 TL'lik çekin davacı şirket tarafından kendilerine verildiğini; lehtarının müvekkili olan davalı şirket olduğunu; keşidecisinin davacı şirket olduğunu; daha sonra davacı şirketin fikir değiştirip söz konusu bu menfi tespit davasını açtığını; ayrıca savcılığa da müvekkilini şikayet ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesini savunmuş; ----- vekili, söz konusu çekin alacaklarına karşılık --- şirketinden teslim alındığını; çekin tahsil için bankaya gittiklerinde ------------- sayılı dosyasından ödemeden men kararı bulunduğunu öğrendiklerini; çekin ----- dosyasıyla davacı aleyhine takibe konduğunu; müvekkili şirketin davacı ile davalı şirket arasındaki ilişkiyi bilmediğini; kambiyo senedi niteliğindeki çeki ciro yoluyla aldıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini, davacıdan %20 kötü niyetli dava tazminatı tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş,Dava menfi tespit davasıdır.Davacı taraf aleyhine davalı -------tarafından çeke dayalı icra takibi açılmış olup, mahkememizce sahtecilik iddiasından dolayı HMK 208 maddeye dayalı olarak ihtiyati tedbir kararı verilmiş ve icra takibi durdurulmuştur. Davacı taraf aynı zamanda ----- bu olayla ilgili suç duyurusunda bulunmuş olup, yapılan hazırlık soruşturması takipsizlik kararıyla sonuçlanmış, verilen takipsizlik kararı da kesinleşmiştir. Davacı yan, çekin şirket yetkilisi elinden hataya düşürülmek suretiyle çalındığını ancak çekin üzerinde imzalarının olmadığını iddia etmiştir.
Dava konusu olan çek ---- bedelli keşidecisinin ----- olduğu, lehtarının -----olduğu, yine lehtarı tarafından yapılan ciroyla ---- geçtiği anlaşılıp bu şirket tarafından bankaya ibraz edildiği, arkasında -----dosyasında verilen ödemeden men yasağı sebebiyle ödeme yapılmayan çektir. Bu çeke dayalı olarak ----- sayılı dosyasıyla ----- tarafından davacımız -------aleyhine çek bedelinin asıl alacak olarak gösterildiği, bunun yanında 3.045,43 TL işlemiş faiz ve bir miktarda çek tazminatı üzerinden icra takibi başlatmış; söz konusu bu icra takibi mahkememizin 01/04/2015 tarihli ve HMK 208 maddeye dayalı olarak verilen ihtiyati tedbir kararıyla durdurulmuştur. Mahkememizce öncelikle çekteki keşideci imzasının davacı şirketin çalışanına ya da yetkilisine ait olup olmadığı incelenmiştir. İmza örnekleri toplanmış, ---- gönderilmiş olup, ------ tarihli raporuyla keşideci ------ atfen atılan imzanın ----- ait olduğu, bu şahsında davacı şirketin yetkilisi olduğu belirlenmiştir. Zaten bu sebeple savcılık soruşturması da ---- kararıyla bitmiş olup mahkememizce bununla da kalınmamış, davacı kayıtlarıyla davalı ------ arasındaki ticari kayıtların incelenmesine karar verilmiş, yapılan inceleme sonunda, davacı kayıtlarına göre 1.058.650,00 TL'lik çeki gerektirecek şekilde davacı şirketin davalıya bir borcunun görülmediği tam tersine davacı şirketin iddia ettiği gibi davalıdan alacaklı görüldüğü; ancak davalı kayıtlarına göre ise, davalının alacaklı gözüktüğü, 2014 yılından gelen ve 2015 olan çek tarihinde davalının 1.801.812,25 TL davacıdan alacaklı olarak görüldüğü belirlenmiştir. Tüm bu deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı şirketin keşideci olduğu davalı şirketin lehtar olduğu çek yönünden bu şirketler arasında ticari bir ilişkinin ihtilafsız olduğu; davacı şirketin iddiasının çekin aldatmayla / zorla alındığı hususunda toplandığı; çekin altında keşideci olarak davacı şirketin imzasının bulunmadığı hususunda toplandığı; bunun dışında bir bedelsizlik iddiasının ileriye sürülmediği; ancak mahkememizce -----rapor alındığı, bu rapor ile çek altındaki imzanın ----- ait olduğu hususunun belirlendiği; her ne kadar davacı vekili--------sayılı dosyasında da aynı çekten dolayı imza incelemesi yapıldığını ve oradaki bilirkişi raporunda çek altındaki imzanın -------- ait olmadığının belirlendiğini, mahkemece de bu yönde karar verildiğini; bu kararında kesinleştiğini bildirmiş ise de; İcra Hukuk Mahkemesindeki kararların maddi vaka olarak mahkememizi bağlayıcı olmadığı, o dosyada alınan ve hükme esas teşkil eden raporun ------- isimli tek bir bilirkişiden alındığı, bilirkişi raporunun 1 adet emsal imzayla çek altındaki imzanın karşılaştırması sonunda hazırlandığı; oysa dosyamızda çok sayıda emsal toplandığı; çok sayıda emsal imza incelemesiyle çek üzerindeki imzanın davacı şirketin yetkilisine ait olduğunun ortaya çıktığı; bu nedenle raporlar arasında çelişkiden bahsedilemeyeceği; İcra Hukuk Mahkemesinde alınan raporun ve kararın mahkememiz gibi genel mahkemeler için bağlayıcı olmayacağı; öte yandan ------- sayılı dosyasında da ---- tarihinde verilen kesinleşmiş ---- kararında da şüpheliler--------yönünden kamu davası açılmasına yer olmadığına karar verildiği; bu nedenle davacı iddiasının doğru olmadığı, davacı tarafın iddia ettiği gibi çekin yanlışlıkla ve hatta ----- elemanlarının davacı şirket elemanının dalgınlığından faydalanarak elinden kapılmak suretiyle kaçırılan bir çekin söz konusu olduğunun İSPAT EDİLEMEDİĞİ nazara alınarak davanın reddine karar verilmiştir. Davalı taraf her ne kadar kötü niyetli dava tazminatı istemişse de, bunun için mahkemece verilen bir ihtiyati tedbir kararıyla takibin durması ya da icra veznesine girecek paranın ödenmemesi yönünde bir tedbir kararı verilip, vezneye giren ancak tedbir nedeniyle alacaklıya ödenen bir paranın söz konusu olması gerektiği; dolayısıyla İİK 72 madde çerçevesinde verilen bir tedbir kararı gerekirken mahkememizce verilen tedbir kararının HMK 208'e göre verildiği, bu nedenle kötü niyetli dava tazminatı şartlarının oluşmadığı nazara alınarak'GEREKÇESİ İLE DAVANIN REDDİNE KARAR VERİLMİŞ,Karar davacı vekili tarafından İstinaf edilmiş---------- sayılı hükmü ile;''Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ---- taşeron, davalı ------- taşerondan dava konusu çeki devralan şirkettir. Davacı şirket, ---- tarafından düzenlenen----içme suyu projesi ihalesini kazanarak işin yapılması için davalı -------ile alt taşeron sözleşmesi imzalamıştır. Davada davacı, taraflar arasındaki taşeron sözleşmesi kapsamındaki edimlerini davalı -------ekonomik sebeplerle yerine getiremediğini, davalının işçi ücretlerini ödediklerini ve alacaklı olduklarını, davalının çalışan personele ödenmek için 10.000,00 TL talep ettiği ve davacı bu talep kabul edildiğini, ödemenin çek ile yapılması hususunda taraflar anlaşarak davacı şirket muhasebecisi ile bankada davalı şirket temsilcilerinin buluştuğunu, davacı şirket temsilcisinin hatalı olarak 10.000,00 TL çeki vermesi gerekirken bir anda dalgınlık ile dava konusu 1.058.650,00 TL çekin alınarak olay yerinden uzaklaşıldığını, söz konusu çekin akabinde diğer davalı olan------ şirketine ciro edilerek devir edildiğini belirterek çekten dolayı borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiş; mahkemece, -----alınan rapora göre çek üzerindeki imzanın davacı şirket temsilcisi ----eli ürünü olduğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.----- tarihli raporunda, inceleme konusu yapılan çekte keşideci ----- adına atfen atılan basit tersimli imza ile ------- mukayese imzaları arasında, tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzanın kuvvetle muhtemelen ---- eli ürünü olduğuna yönelik rapor düzenlemiştir. Bununla birlikte, ------ esas sayılı dosyasında, dava konusu çek üzerinde yaptırılan imza incelemesinde; imzaların kuvvetle muhtemel ---- ait olmadığı belirtilmiştir. ---------- kararında da aynen benimsendiği gibi herhangi bir belgedeki imza veya yazının atfedildiği kişiye ait olup olmadığı hususunda yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve ----------- denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır. -----Bu durumda, dosya kapsamındaki her iki bilirkişi rapor arasında çelişki oluştuğundan ve her iki raporun da adli makamlarca istem üzerine alındığından, birinin diğerine üstün olduğu kabul edilemez. O halde mahkemece her iki raporu düzenleyen bilirkişi ve kurumların dışında, yazı bilimi konusunda uzman bilirkişilerden oluşacak özellikle üniversitelerden seçilecek 3 kişilik bilirkişi kurulundan yukarıda belirtilen -------kararında açıklanan nitelikte rapor alınmak suretiyle çelişkinin giderilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile, çelişkili iki rapordan birine üstünlük tanınarak yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir''GEREKÇESİ İLE MAHKEMEMİZ KARARI KALDIRILMIŞ,Dosya mahkememize iade edilmiş, mahkememizin yeni esasına kaydedilmiş,Mahkememizce kaldırma kararı çerçevesinde imza incelemesi yapılması yönünden ----- öğretim görevlisi olan--------görevlendirilmiş; Ancak davacı taraf, ihtarlı ara kararımıza rağmen bilirkişi ücretlerini yatırmamış, duruşmaya da gelip davayı takip etmediğinden dosya ----- tarihli celsede işlemden kaldırılmıştır.Davalı vekili ---- tarihinde davayı kendilerinin takip edeceğini bildirerek davasını yenilemiş, Davacının amacının yargılamayı uzatmak olduğunu, borçlu konumunda bulunan davacının alacağı akamete uğratmak için bu şekilde davrandığını bildirmiştir.
Dava yenilenmiş, davacı tarafa da duruşma günü bildirilmiş olup davacı taraf son duruşmaya da gelmemiştir. Davalı vekili dosyanın mevcut hali ile karar verilmesini talep etmiş olup; Davanın İİK 72.madde gereğince açılan menfi tespit davası olduğu; menfi tespit davalarında karine olarak alacağın davalı tarafça ispatı gerektiği; davalı tarafın kambiyo senedi gibi karşı tarafın imzasını içeren bir beleye dayanması halinde ispat külfetinin borçlu konumunda bulunan davacıya geçeceği; somut olayımızda davalı alacaklının çeke dayandığı, fakat davacı tarafında çekteki imzanın kendisine ait olmadığını ileriye sürdüğünü; bu durumda çeke dayanan davalı alacaklının, çekteki imzanın davacıya ait olduğunu ispat etmesi gerektiği; dolayısıyla bu davada da ispat külfetinin esasen davalımızda olduğu; Ancak dava dilekçesindeki çekin çalınma olayı ile ilgili anlatımlar, çekin çalındığının / davalı elemanlarınca gasp edildiğinin ispat edilememiş olması nazara alındığında öncelikle davacı tarafın ''çekin elden çıkmasına'' ilişkin hususları ispat etmesi gerektiği, kaldı ki -------- alınan raporunda imzanın kuvvetle muhtemel davacı temsilcisine ait olduğuna ilişkin raporu ve tüm dosya kapsamında toplanan deliller ve tanık beyanlarına göre sırf bu davaya özel olarak artık ispat külfetinin davacıda olduğu kabul edilerek ----- Mahkemesi kararındaki raporun temini yönünden masraflar davacıya yüklenmiş, davacı bu masrafları yatırmadığı gibi davayı da takip etmemiş olup; tüm bu deliller çerçevesinde çekin davacıya ait olduğu kabul edilerek yeniden ve oluşan yeni bu durum sebebiyle davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN REDDİNE,
Mahkememizce dava konusu çekin işleme konulmamasına dair HMK'nun sahtecilik hükümleri gereğince verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına,
Davalılar her ne kadar kötü niyetli dava tazminatı talep etmişler ise de, İİK 72'ye göre verilen bir tedbir kararı bulunmadığından ve şartları oluşmadığından davalıların kötü niyetli dava tazminatı taleplerinin de reddine,
Mahkememizce 01/04/2015 tarihinde verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına,
Çekin davalı tarafa teslimine, tedbir kararının kaldırıldığının da--------- bildirilmesine,
Ret harcı maktu olduğundan dava açılırken alınan peşin ilam harcından maktu ret harcının mahsubu ile bakiye 17.651,50 TL harcın talebi halinde davacıya iadesine,
Tamamı davacı tarafça karşılanan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar kesinleştiğinde bakiye gider avansı kalırsa davacıya iadesine,
Kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine 160.211,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair karar davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---------- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak oy birliği ile verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 28/11/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.