mahkeme 2024/96 E. 2024/400 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/96

Karar No

2024/400

Karar Tarihi

21 Mayıs 2024

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/379 Esas
KARAR NO:2024/362
DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:08/09/2020
KARAR TARİHİ:14/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,-------- dosyasıyla davalı aleyhine yapılan icra takibine davalı, borcu olmadığından bahisle borca ve ferilerine yasal süresi içerisinde itiraz ettiğini, davalının itirazının takibi uzatmaya yönelik haksız ve kötü niyetli olduğunu, ----- adresli taşınmaz üzerinde bulunan inşaatın ------ alanı için müvekkili davacı ile davalı yan arasında eser sözleşmesi kurulduğunu, işbu sözleşmede müvekkili davacı taşeron sıfatıyla ---- edimlerinin ifasını taahhüt ettiğini, davalı yan ise iş sahibi sıfatıyla ifa edilen edim karşılığında toplam 155.760,00 TL'lik bedeli ödemeyi taahhüt ettiğini, taraflar arasında düzenlenen işbu sözleşme neticesinde davacı müvekkilinin taahhüt ettiği edimini ifa ettiğini, 19/07/2019 tarihli toplam 155.760,00 TL'lik yekun bedelli fatura düzenlendiğini, müvekkili davacının işbu faturayı davalı tarafın faturada belirtilen adresine tebliğ etmiş ise de fatura söz konusu adresten iade olduğunu, davalı tarafın müvekkili davacıya olan borcunu ödememiş olması sebebiyle 02/09/2019 tarihinde -------- sayılı dosyasından fatura alacağına istinaden davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, itiraz edildiğini, davalı tarafın söz konusu itirazında borca ve ferilerine itiraz ettiğini, işbu itiraz hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve mesnetsiz olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını, borca ilişkin itirazın iptali ile takibin 155.760,00 TL üzerinden devamına, davalının itirazı haksız ve kötü niyetli olduğundan itiraz edilen miktarın % 20'sinden aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatının da hüküm altına alınmasını, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunulmamış, ödeme hususunda bir kısım deliller 02/03/2021 tarihli delil dilekçesi ile birlikte ibraz edilmiştir.

İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, İİK 67. Maddesi kapsamında tacirler arasındaki eser sözleşmesine dayalı fatura alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir-------- takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine 02/09/2019 tarihinde asıl alacak olarak 155.760,00 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya 07/10/2019 tarihinde tebliğ edildiği, fakat tebliğin usulsüz olduğuna dair ----dosyası üzerinden karar verildiği, borçlu tarafından verilen 01/11/2019 tarihinde itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi ---------- tarihli rapor içeriğinde; dava dosyası kapsamında davacının dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu davacı ile davalı arasında tarafların imzası bulunan yazılı belge sunulduğu, belgede:------- parsel inşaat kabasında kalıp, demir, duvar, beton ve membran kaplama işi olduğunu, fiyatı 50,00 TL./m2 ve çatı izolasyon 5.000 TL yapılmasına, işi bedelinin yarısı nakit yarısı çekle ödenmesi hususunda anlaştıklarının görüldüğünü ve taraflar arasında imzalı edilmiş bu belgenin eser sözleşmesi olup olmadığının hukuki değerlendirme ve taktirinin Mahkememize ait olduğunu, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ------ beton işçilik, memran kaplaması--------------muhteviyatı işin yapılıp davalıya teslim edilip edilmediğine dair herhangi bir belgenin (sevk irsaliyesi, hakkediş, iş teslim tutanağı vb.) bulunmadığını, ancak davalının davaya cevap dilekçesinde; davacı ile yapılmış yazılı eser sözleşmesi bulunmadığını, ancak iş yapıldığı ...” denilmekle davalı ile davacı arasında ticari işlerin yapıldığının beyan edildiği, ayrıca davacı tarafından davalıya icra takibine ve davaya konu faturanın gönderildiğini, ancak adresinden iade edildiği denilmekte, fakat dosya kapsamında faturanın davalı tarafına gönderildiğine ve adresinden iade edildiğine dair herhangi bir belge bulunmadığını, davalının ticari defter ve kayıtlarının incelemesinde; davacı tarafından davalı adına düzenlenen ------ faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığını, ayrıca davalının davaya cevap dilekçesinde; davacıya çekle yapmış olduğu ödemelere ilişkin davalının ticari defterinde herhangi bir kayda rastlanmadığını bildirmiştir.11/02/2022 tarihinde mahallinde yapılan keşif sonrası düzenlenen 24/03/2022 tarihli bilirkişi heyet rapor içeriğinde; dava dosya kapsamında davacının dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu davacı ile davalı arasında tarafların imzası bulunan yazılı belge sunulduğu, belgede ----------yapılmasın, işin bedelinin yarısı nakit yarısı çekle ödenmesi” hususunda anlaştıklarının görüldüğü ve aralarında işveren taşeron ilişkisi bulunduğunu, davacı tarafından yapılan işi davalıya teslim ettiğine dair bir belge bulunmadığı ancak davalının davaya cevap dilekçesinde işin yapıldığını beyan etmesi nedeniyle işin yapıldığı ve teslim edildiğini, keşif sırasında binanın 1 bodrum, zemin ve 3 normal kattan oluştuğu, binanın bitmiş ve kullanımda olduğunu, sözleşmede çatı mahallinde yapılacak olan membran kaplama (izolasyon) işinin götürü bedelinin 5.000,00 TL olarak anlaşıldığını, sözleşmeye konu işlerin (kalıp, duvar, demir, beton) metraj hesabının toplam 2592,62m2 ve m2'si 50,00 TL'den hesaplandığında 129.631,00 TL olduğunu, ayrıca sözleşmede yer alan çatı izolasyon 5.000 TL yapılmasına ait bu bedel de eklendiğinde yapılan işin bedelinin 134.631,00 TL olduğunu, sözleşme harici olan bahçe perdesi işinin keşif sırasında yerinde yapılmış olduğunun tespit edildiğini, ancak işi davacının yaptığına dair yazılı veya görsel bir delile rastlanmadığını, heyetçe hesaplanan bahçe perdesi metrajının 144,04 m2 ve m2'si 50,00 TL"den hesaplandığında 7.202,00 TL olduğunu, işin bedelinin davacıya verilip verilmeyeceği hususunda takdirin Mahkememize ait olduğunu, davalının, davacıya yaptığı ödemelere ilişkin somut belge sunmadığından dolayı ödeme iddiasının hesaplamalarda dikkate alınmadığını bildirmişlerdir. Davacı, davalıya eser sözleşmesi kapsamında iş yapıp teslim ettiğinden bahisle alacaklı olarak icra takibinde bulunmuş olup, Türk Medeni Kanunu m:6 gereği icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür.6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat edilemez.Faturaya dayalı alacak taleplerinde tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlamaz. Yine faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da fatura içeriği malların/ hizmetin teslimini/ ifasını kanıtlamaya yeterli değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m:222/4)." hükümlerine amirdir.
Yukarıda verilen yasa maddeleri ve TTK 82. maddesi gözetildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir. Davacı tarafça dava dilekçesi ekine sunulan -------- yapılması, işin bedelinin yarısı nakit yarısı çekle ödenmesi içerikli eser sözleşmesinin sunulduğu, davalı tarafça delil dilekçesinde inkar savunması kapsamında böyle bir sözleşmenin olmadığının savunulduğu, bu durumun açıklığa kavuşturulması açısından 13/07/2021 tarihli celsede isticvap işleminin yapıldığı, davalı asil
" bana bu celse itibariyle göstermiş olduğunuz fotokopide bulunan kaşe tarafıma aittir ancak böyle bir sözleşmeye imza atıp atmadığımı hatırlamıyorum, imza benim imzama benzemektedir ancak bu yönde bir anlaşma tarafımızdan yapılmamıştır, davacı tarafından tarafıma tebliğ edilmiş bir fatura yoktur, dava konusu bu faturanın haricinde davacının yapmış olduğu işler vardır, bunların bedeli tarafımdan ödenmiştir, ödemenin karşılığında davacıdan imza alınmıştır, davacı tarafından yapılan ve bedeli ödenen işler için fatura düzenlenmemiştir, davacının yapmış olduğu işin bedeli 110.000.00 TL civarındadır, bu bedel ödenmiştir, dava konusu faturanın neye istinaden düzenlendiğini bilemiyorum, " şeklinde beyanda bulunmuştur.Davalı vekili sunduğu 02/03/2021 tarihli delil dilekçesinde ödeme itirazında bulunmuş, ekinde adi yazılı şekilde davacının imzasının bulunduğu iddia edilen ödeme listesi sunulmuş olup ödemelerin davacı tarafça alınıp alınmadığı hususunda davacı asilin isticvabına karar verilmiş, 14/12/2021 tarihli celsede davacı asil; " davalı ile aramızda tek bir faturadan kaynaklı ticari ilişki bulunmaktadır, başkaca bir fatura düzenlenmemiştir, tüm yapılan işlere ilişkin fatura düzenlenmiş fakat fatura bedeli ödenmemiştir, bana bu celse itibariyle gösterdiğiniz defter nüshasında yer alan imzaların bir kısmı bana aittir, karşılığında yer alan tutarda ödeme aldım, ancak imzasız kısımlardaki tutarlar tarafıma ödenmemiştir, hatırlayabildiğim kadarıyla yapılan ödemeler düşüldükten sonra davalıdan 80.000,00 TL kadar alacağım bulunmaktadır, ibraz edilen defterdeki imzasız tutarları kabul etmiyorum, zira böyle bir ödeme tarafıma yapılmamıştır, imzalı tutarlar ise tarafıma elden ödenmiştir, " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında faturaya dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı, var ise takip dayanağı belgeye konu mal ve/veya hizmetin teslim edilip edilmediği ve/veya sunulup sunulmadığı hususundan kaynaklandığı, davalı taraf her ne kadar davacı ile aralarında eser sözleşmesi olmadığını ileri sürmüş ise de; 09/04/2021 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde açıkça taraflar arasında iş sahibi- yüklenici ilişkisi olduğunun, daha önce davacının yaptığı işlerin karşılığının nakit ve çek olarak ödendiğinin ve davacı tarafın da imzası alınarak kayıt altına alındığının belirtildiği, yine yargılama sürecinde sunulan dilekçe ve duruşmadaki beyanlarda davalı tarafça davacı ile aralarında inşaat yapım işinin bulunduğunun kabul edildiği, yine keşif işlemi ile yapılan işlerin tespit edildiği ve davalı tarafça bu işlerin başka kişiler tarafından yapıldığına dair bir savunma ileri sürülmediği anlaşılmakla takip ve dava konusu edilen fatura içeriği işin yapılıp teslim edildiği kanaatine varıldığı, dayanılan sözleşme kapsamında davacının yaptığı iş bedelinin gerçekte keşif sonucu düzenlenen rapor kapsamında 134.631,00 TL olduğu, bu hesaplamanın Mahkememizce kabul edildiği, davalı tarafça ise ödemelerin çek ile ve nakit olarak yapıldığı savunmasının ileri sürüldüğü, bildirilen çeklerle ilgili yapılan araştırmada çeklerde davacının adının yer almadığı, yine davalı ticari kayıtlarında çek ile ödeme yapıldığına dair de kayıt bulunmadığı, davalının defter sayfası şeklinde sunduğu ödeme bilgilerinin bulunduğu belge hakkında davacı asilce yalnızca imzalı tutarların tarafına elden ödendiğinin beyan edildiği, Mahkememizce yapılan hesaplamada (imzalı kısımdaki miktar toplamı) 42.000,00 TL ödeme yapıldığının anlaşıldığı, iş bedeli ile ödeme arasındaki fark bedel olan 92.631,00 TL nin davacı alacağı olarak hesaplandığından bu miktar üzerinden takibin devamına dair karar vermek gerekmiştir. İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerektiği, bu nedenle alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hüküm altına alınan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen KABULÜ ile; davalının----------- sayılı dosyasında vaki itirazının KISMEN İPTALİ ile, takibin 92.631,00 TL üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Hükmedilen alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli karar harcı 6.327,62 TL’den peşin olarak yatırılan 2.660,00 TL nin mahsubu ile 3.667,62 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 2.660,00 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 62,20 TL ilk dava masrafı, 2.200,00 TL bilirkişi ücreti, 571,90 TL keşif harcı 505,75 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 3.339,85 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre (%59 kabul) 1.970,51 TL' sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, arta kalanın davacı üzerinden bırakılmasına,
6-Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre (%59kabul) 778,80 TL' sinin davalı taraftan, (%41 Ret) 541,20TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
10--------------sayılı takip dosyasının karar kesinleştiğinde iadesine,
11-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle,--------- Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim