mahkeme 2024/864 E. 2026/69 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/864

Karar No

2026/69

Karar Tarihi

3 Şubat 2026

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/864 Esas
KARAR NO : 2026/69
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/11/2024
KARAR TARİHİ : 03/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkil şirketin karşı taraf ile ticari ilişkisinden kaynaklanan cari hesap alacağı bulunduğunu, davalı tarafla cari hesap alacağının ödenmesi için yapılan görüşmeler sonuç vermediğini, davalı tarafın söz konusu borcu ödemekten kaçındığı için,-------- İcra Müdürlüğü'nün------- ve -------- E. Sayılı dosyaları üzerinden icra takibine geçildiğini, davalı taraf ise işbu takip dosyasında borca itiraz etmiş ve söz konusu takip durdurulduğunu, arabuluculuk başvurusu yapılmış arabuluculuk görüşmeleri sonuçsuz kaldığını, meydana gelen zarar miktarı ve davalının sorumlulukları açık ve kesin olmasına rağmen haksız ve kötü niyetle takibe itiraz edildiğinden ayrıca icra inkar tazminatı hükmedilmesini talep ettiklerini, fazlaya ilişkin ve ileride doğabilecek hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik; davalının --------- İcra Müdürlüğü'nün --------- E. Sayılı dosyasına itirazının 667.379,88 TL ana para; 2024/11843 E. sayılı dosyasına olan itirazının ise 108.914,84 TL ana para üzerinden iptali ile takiplerin devamına karar verilmesini; borçlu aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA: Usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır.

İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, İİK 67. Maddesi kapsamında tacirler arasındaki cari hesap alacağına dayalı fatura alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.--------- İcra Müdürlüğünün --------- ve --------- İcra Müdürlüğünün ---------- sayılı takip dosyası celp edilmiş, 16/07/2024 tarihinde davalı aleyhine -------- İcra Müdürlüğünün --------- E. sayılı dosyasında 667.379,88 TL asıl alacak ve 71.912,47 TL İşlemiş faiz olmak üzere 739.292,35 TL talep edildiği, 16/07/2024 tarihinde davalı aleyhine--------- İcra Müdürlüğünün --------- E. sayılı dosyasında 108.914,84 TL asıl alacak ve 11.735,95 TL İşlemiş faiz olmak üzere 120.650,79 TL talep edildiği, her iki icra dosyasında davalının süresinde ödeme emrine itiraz dilekçesi sunarak borca, ferilerine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi rapor içeriğine göre; davacının elektronik ortamda tutulan, yasal süresi içinde e-beratlarını oluşturduğu, envanter defterinin noter açılış ve kapanış tasdikinin yaptırıldığı, birbirine teyit eden ve HMK 222. Md. göre kendi lehine kesin delil teşkil ettiği kanaatini varılmakla takdirin Mahkemeye ait olduğunu, ticari defterler ve kayıtlarına göre; ---------no.lu hesapta 16/07/2024 icra takip tarihi itibariyle 110.482,55 TL alacağı bulunduğu, ancak icra takibinde 108.914,84TL asıl alacak talebinde bulunduğunu, ---------- no.lu hesapta 16/07/2024 icra takip tarihi itibariyle 672.041,02 TL alacağı bulunduğunu, ancak icra takibinde 667.379,88 TL asıl alacak talebinde bulunduğunu, davacının, davalı aleyhine 2 adet icra takibi yaptığını, 16/07/2024 tarihinde davalı aleyhine -------- İcra Müdürlüğünün --------- E. sayılı dosyasında 667.379,88 TL asıl alacak ve 71.912,47 TL İşlemiş faiz olmak üzere 739.292,35 TL talep edildiğini, 16/07/2024 tarihinde davalı aleyhine ------- İcra Müdürlüğünün --------- E. sayılı dosyasında 108.914,84 TL asıl alacak ve 11.735,95 TL İşlemiş faiz olmak üzere 120.650,79 TL talep edildiğini, “Davacının BS/BA formları ------- vergi dairesi tarafından gönderilmiş olup, faturalar üzerinden de görüleceği üzere davacı ---------- vergi dairesinin ---------- vergi mükellefi olduğunu, bu nedenle 2024 yılı BS/BA Formlarının eksik gönderildiğinin düşünüldüğünü, zira, davalının vergi dairesi yazısı ekinde davacıdan 2024 yılında toplam 433 belge ile 2.755.909,50 TL +KDV tutarında mal ve hizmet aldığının görüldüğünü, davalının mal ve hizmet alışlarına ait BA form beyanlarının, mal veya hizmetin alındığına karine oluşturacağı kanaatine varıldığını, davalının dava cevap vermediği ve incelemeye katılmadığından defter ve kayıtlarının incelenemediğini, taraflar arasındaki ticari ilişkiye ait yazılı sözleşme bulunmadığı ve TBK'nun temerrütte ilişkin hükümlerine göre davalının icra takibinden önce temerrütte düşürüldüğüne dair herhangi bir belgenin bulunmadığı, bu nedenle davacının icra takibindeki işlemiş faiz talebinin yerinde olup olmadığının Mahkememizin takdirinde olduğunu beyan etmiştir. Davacı, davalıya mal/hizmet teslim ettiğini/ifa ettiğinden bahisle alacaklı olarak icra takibinde bulunmuş olup, Türk Medeni Kanunu m:6 gereği icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür.6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat edilemez.
Faturaya dayalı alacak taleplerinde tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlamaz. Yine faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da fatura içeriği malların/ hizmetin teslimini/ ifasını kanıtlamaya yeterli değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m:222/4)." hükümlerine amirdir. Yukarıda verilen yasa maddeleri ve TTK 82. maddesi gözetildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür.
İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında faturaya dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı, var ise takip dayanağı belgeye konu mal ve/veya hizmetin teslim edilip edilmediği ve/veya sunulup sunulmadığı hususundan kaynaklandığı, uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için defter incelemesine karar verildiği, davacının ticari defterlerinde davalıdan takip tarihi itibariyle 776.294,72 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerini sunmadığı, davalı tarafa 7251 Sayılı Kanun ile değişik HMK'nın 222. Maddesi gereği "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" halinde ibraz eden tarafın ticari defter ve kayıtlarının aleyhe delil sayılacağının ihtar edildiği, HMK. 221. maddesi gereği (BA) formlarının resen dosyaya kazandırılması gerektiği, davalının B/A bildirimlerine göre takibe konu faturaların davalı tarafından vergi dairesine bildirildiği, bu halde davalının B/A formlarının aksini ispatlaması gerektiği, borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği, davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtların aleyhine delil teşkil edeceği , davalının kendi ticari defter kayıtlarının aksini yazılı delille ispatlaması gerektiği, dosyada böyle bir ispat aracının bulunmadığı, davalının yemin deliline de dayanmadığı, bu itibarla davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 776.294,72 TL alacaklı olduğunun sabit olduğu, İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerektiği, bu nedenle alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hüküm altına alınan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE;
-davalının -------- İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı dosyasında vaki itirazının İPTALİ ile, 667.379,88TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmek suretiyle, 667.379,88TL asıl Alacak üzerinden takibin devamına,
-davalının --------- İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı dosyasında vaki itirazının İPTALİ ile, 108.914,84TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmek suretiyle, 108.914,84TL asıl Alacak üzerinden takibin devamına,
2-Hükmolunan asıl alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli karar harcı 53.028,69 TL’den peşin olarak yatırılan 9.560,72 TL'nin mahsubu ile 43.467,97 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 9.560,72 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 488,40 TL ilk dava masrafı, 6.000,00 TL bilirkişi, 625,00 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 7.113,40 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 122.444,21 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
9-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/02/2026

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim