mahkeme 2024/274 E. 2025/416 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/274
2025/416
8 Nisan 2025
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/274 Esas
KARAR NO:2025/416
DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 01/07/2020
Birleşen Dava (----- Esas )
DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan), Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/12/2020
KARAR TARİHİ : 08/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin müteveffa babası ------ tarihinde davalı şirketten araç satın aldığını, müteveffaya birkaç ay sonra kanser teşhisi konulduğunu, tedavisine başlanıldığını, söz konusu aracın 03.10.2019 tarihinde arızalandığını, davalı ------yetkilisi servisine getirilerek ücretsiz onarımının talep edildiğini, aracın arızasının yağ tüketimi olarak tespit edildiğini, kullanıcı hatasına ilişkin hiçbir tespit yapılamadığını, buna rağmen yetkili servis tarafından ---- biriminden bilgi alındığını, arızanın ücretsiz onarımının reddedildiğini, garanti tarafından karşılanmayacağı cevabının alındığını, akabinde arızanın müteveffa tarafından tamir ettirildiğini, tamirat için 20.883,81 TL ödeme yapıldığını, aracın henüz seksen bin kilometrede iken bu arızayı vermesi ve birçok parçanın değişmesinin aynı zamanda araçta değer kaybına yol açtığını, müvekkilinin, arızaya ilişkin servis raporu istediğini ancak yetkili servis ve ana bayiinin yazılı şekilde rapor verilmediğini beyan ederek müvekkiline bilgisayar kayıtlarını gönderdiğini, bu sırada müteveffanın hastalığının giderek ilerlediğini, bu işlerle ilgilenemediğini, 03.12.2019 tarihinde de vefat ettiğini beyan ederek, müvekkilinin arızanın giderilmesi sebebiyle ödemiş olduğu 20.883,81 TL'nin, müvekkilin davalı tarafından karşılanması gerekirken müvekkilinin ödemiş olduğu tespit edilecek tamirat masraflarının, müvekkilinin, 03.10.2019 ile ve 14.10.2019 tarihleri arasında aracını kullanamaması sebebiyle mahrum kalınan fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla yalnızca şimdilik 500 TL karın, aracın değer kaybı olarak fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla yalnızca şimdilik 500 TL'nin davalıdan yasal faiziyle tahsilini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı -----cevap dilekçesinde, davaya konu aracın --------- olarak kullanıldığını, bu nedenle ticari araç elde edilen bir araç olduğunu, dosyanın taraflarının tacir olduğunu, bu nedenle görevli mahkemenin asliye ticaret olduğunu, davacı tarafın aracına onarım işlemlerinin müvekkil dışındaki dava dışı yetkili servis tarafından yapıldığını, bu hususun davacı tarafın da kabulünde olduğunu, yapılan işlemlerin ve garanti kapsamına girmeme konusunda ve alacak davasının müvekkilinin taraf olarak gösterilmesinin de açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirketin, ----- tarafından üretilen araçların satış konusunda bayiliğini yaptığını, davacı tarafın taleplerinin süresinde olmaması, zamanaşımına uğramış olması nedinle zamanaşımı itirazında bulunduklarını beyan ederek, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesin talep etmiştir. Davalı ---- vekili cevap dilekçesinde, davaya konu aracın ------ hattında ticari minibüs olarak kullanıldığını, bu nedenle ticari araç elde edilen bir araç olduğunu, dosyanın taraflarının tacir olduğunu, bu nedenle görevli mahkemenin asliye ticaret olduğunu, huzurdaki davaya konu aracın, davacının babası ------- tarafından satın alındığını, davacının aracın yeni maliki olduğunu gösterir bir bilginin dosyaya sunulmadığını, bu nedenle gerekli araştırma yapılarak davacının malik görünmemesi halinde davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, uyuşmazlık konusu arızanın tamamen kullanıcı hatasından kaynaklandığını, herhangi bir şeklide üründe ya da üretimden kaynaklanmadığını, kullanıcı hatasından kaynaklanan bu arızanın da garanti kapsamında olmasının mümkün olmadığını, uyuşmazlığa konu aracın incelenmesi neticesinde elde edilen motor elektronik kontrol ünitesi verilerine göre, aracı kullananlar tarafından aracın yağ soğutucusunun patlamasından sonra kullanmaya devam edilmesinin motorun yağsız kalmasına sebep olduğunu, buna bağlı olarak aracın yağsız çalıştığı için krank yüzeyinde yağsız çalışmaya bağlı krepaj ve buna bağlı yüzeyde deformasyon, çizilmeler olduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirketin ve yetkili servislerinin satıştan sonra garanti yükümlülüklerinin doğması için kullanıcının garanti şartlarına uygun olarak hareket etmesinin gerektiğini, uyuşmazlık konusu arcın garanti kitapçığında belirtilen hususlara uygun olarak kullanılmadığını ve dolayısıyla müvekkili şirketin bu kapsamda herhangi bir yükümlülüğünün doğmadığını beyan ederek, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen ----- esas sayılı dosyasında;
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacının müteveffa babası ----tarihinde davalı şirketten bahsi geçen aracı satın aldığını, ------- kanser teşhisi konulduğunu, davaya konu aracın arızalandığını, davalı yetkili servise gidilerek ücretsiz onarım teklif edildiğini, garantinin karşılamadığı bu nedenle onarımın red edildiğini, akabinde arıza müteveffa tarafından tamir edildiğini ve tamirat için 20.883,81 TL ödeme yapıldığını, araç sahibinin vefat ettiğini ve aracın davacının üzerine devir olduğunun, aracın tekrar arızalandığını 9.217,25 TL masraf çıktığını ve aracın 20 gün sonra tekrar arızalanarak 6.355,00 TL tutarında tamirat masrafı ödeme zorunluluğu doğduğunu, davalılar ile yapılan şifahi görüşmelerin sonuç vermediğini ve davacıların mağduriyetinin giderilmediğini, dava tarihinden sonra meydana gelen masraflar bakımından taleplerinin genişletildiğini, arz ve izah edilen nedenlerle fazlaya dair haklarının saklı kalması kaydı ile iş bu davanın -------Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, davacının davalı tarafından yapılan hatalı ve eksik onarımın neden olduğu arızanın giderilmesi için yapmış olduğu harcamaların toplam 36.456,06 TL'nin yasal faizi ile ödenmesine, aracın değer kaybı olarak şimdilik 500,00 TL'nin davalıdan yasal faiziyle tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının babası ------- tarihinde davalıdan satın aldığı iddia ettiği aracın davalı şirket ile bir bağlantısı bulunmadığını, dava konusu aracın ticari nitelikli yolcu taşımacılığı amacıyla üretildiğini ve bu aracın tahsisi edilen trafik tescil kayıtları ile sabit olduğunu, aracın şehir içi yolcu taşımacılığı yaptığı ve davacı taraf ile --------davalı müvekkilin tacir vasıflı olduğu gözetildiğini, kar ve zarar kavramlarının ancak ticari işletmelere özgü olduğunu ve taleplerinin de bu yönde olduğunu, dava konusu hasar, davacı tarafın aracı kusurlu biçimde kötü kullanımı nedeniyle doğduğunu, davacı tarafın gerekli dikkat ve özeni göstermediklerini, davalı yetkili servisin garanti kapsamında sağlayabileceği hizmet ve temin edilebileceği parçalar ancak -------- şirketin onay ve kabulüyle mümkün olabileceğini, davalıya hangi gerekçeyle husumet yöneltildiğinin belirsiz olduğunu, arz ve talep olan haklarının saklı kalması kaydı ile öncelikle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle , davanın görev yönünden, davanın yetki yönünden, davanın ve dava konusu taleplerin tümüyle esas yönünden reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, alacak istemine ilişkindir. İşbu dava önce ----- esas sırasına kaydedilmiş, Mahkemece-----karar sayılı karar ile davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğunda usulden reddine dair karar verilerek dosya Mahkememize gönderilmiştir.Eldeki esas ve birleşen dava alacak davası olduğundan 7155 Sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 Sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesi uyarınca arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
------- tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanunla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesi ile ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı haline getirildiği, kanunun genel gerekçesine göre taraflar arasındaki uyuşmazlıkların açılabilecek dava türlerinden bağlantısız olarak arabulucuk kapsamında kalmasının amaçlandığı, madde gerekçesinde ise konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurma zorunluğu getirilerek bu uyuşmazlıkların temelinden, çok daha kısa süre içinde, daha az masrafla ve tarafların iradelerine uygun bir şekilde çözülmesinin amaçlandığının belirtildiği, somut olayda tazminat iddiası ile açılan tazminat istemine ilişkin işbu dava mutlak ticari dava niteliğinde olduğundan TTK'nın 5/A maddesi gereğince dava şartı arabuluculuk sistemine tabi olduğu, davacının dava açmadan önce, eldeki davada görevsizlik kararı bulunduğu hususu gözetildiğinde en azından dosyanın Mahkememize gönderilmesi sürecinde arabuluculuğa başvurulması gerektiği, davacı tarafça arabuluculuk başvurusunun 12/11/2024 tarihinde yapıldığı anlaşılmıştır. ------ Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin dava şartı arabuluculuk ile ilgili 25 inci maddesinin ilgili kısımları şöyledir:
"(6) Tarafların uyuşmazlık konusunda anlaşmaları veya kısmen anlaşmaları hâlinde süreç anlaşma son tutanağı ile sonuçlandırılır. Bunların haricindeki her durumda taraflar anlaşmamış sayılır ve anlaşmama son tutanağı düzenlenir.
(7) Tarafların arabuluculuk sürecinde ileri sürülen taleplerden bir kısmı üzerinde anlaşmaya varmaları hâlinde, üzerinde anlaşma sağlanan ve sağlanamayan hususlar son tutanakta açıkça belirtilir ve ücret taraflardan aksi kararlaştırılmadıkça eşitçe alınır.
(8)Arabulucu, taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması, yapılan görüşmeler sonucunda veya kanunda belirtilen süre içerisinde anlaşmaya varılamaması yahut varılması hallerinde arabuluculuk faaliyetini sona erdirir ve son tutanağı düzenleyerek durumu derhal adliye arabuluculuk bürosuna bildirir."denilmektedir.Eldeki dosyada dava şartının yerine getirilip getirilmediğine dair yapılan incelemede; -----açılan esas davanın dava tarihi ---, karar tarihi ise ----birleşen davanın dava tarihi ---, karar tarihi ----- olup, işbu dava Mahkememize --- tarihinde tevzi edilmiş, asıl ve birleşen davacı tarafça --- tarihinde arabuluculuğa başvurulmuştur.Dosyanın görevsizlik kararıyla Mahkememize gönderilmiş olması davanın açılış tarihine etkili olmayıp görevsizlik kararıyla dosya kendisine gelen Mahkeme yargılamaya kaldığı yerden devam edeceğinden, her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilmesi esas olduğundan ve 6325 sayılı HUAK'nın 18/A maddesinin 2.fıkrasında yer alan "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucuk tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü gereği arabuluculuğa başvuru tamamlanabilir dava şartı olmadığından -------görevsiz Mahkemede davanın açıldığı tarihte arabulucuğun yürürlükte olmasına rağmen dava tarihi itibariyle ve en azından görevsizlik kararından sonra dosya Mahkememize tevzi edilmeden önce arabuluculuk dava şartı yerine getirilmiş olmadığından esas davanın ve birleşen davanın usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1)Esas dava olan Mahkememizin --- esas ile birleşen ---------Karar sayılı davaların ayrı ayrı arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine,
ASIL DAVADA YARGILAMA GİDERLERİ:
2)Davada alınması gerekli 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.478,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 863,45 TL nin davacıya iadesine,
3) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalılar vekilleri için takdir olunan 20.883,81 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
4)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5)Davalılar tarafından herhangi bir masraf yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6)Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
7)Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
8)Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
BİRLEŞEN DAVADA YARGILAMA GİDERLERİ:
9) Alınması gerekli 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 622,58 TL harcın mahsubu ile bakiye 7,18.TL'nin davacıya iadesine,
10) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 36.456,06 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
11)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
12)Davalılar tarafından herhangi bir masraf yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
13)Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
14)Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, --------- Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/04/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.