mahkeme 2023/860 E. 2025/430 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/860
2025/430
8 Nisan 2025
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/860 Esas
KARAR NO: 2025/430
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/11/2023
KARAR TARİHİ: 08/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkil şirket ile davalı arasında ---- tarihinde ticari ilişki kurulduğunu, müvekkil şirketin 5 aylık süre zarfında 119.062,00TL tutarında toplam 4 adet fatura kestiğini, buna mukabil, davalı şirketin bakiye borç üzerinden toplam 75.342,00TL tutarında ödeme yaptığının tespit edildiğini, davalı şirketin ----- borç bakiyesi bulunduğunu, davalı şirketin, ödeme yapacağına ilişkin tekrar eden beyanlarına rağmen bakiye borca ilişkin herhangi bir ödeme yapmaması üzerine ------- esas sayılı dosyası ile takip talebinde bulunulduğunu, davalı şirket borca itiraz talebinde bulunulduğunu, takibin davalı şirket tarafından haksız bir şekilde durdurulması üzerine müvekkil şirket adına arabuluculuk merkezine başvurulduğunu, davalının ısrarla davet edilmesine rağmen arabuluculuk toplantılarına katılmaması üzerine uzlaşmama tutanağı düzenlendiğini , ------ numaralı takibe yönelik dayanaksız itirazlarının iptali ile birlikte haksız ve kötü niyetli olduğu ortada olan itirazları nedeniyle davalının 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu md.67/II gereğince %20'den az olmamak üzere icra-inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin, 6325 sayılı kanunun 18/A/11 maddesi uyarınca arabuluculuk görüşmelerine mazeret bildirmeksizin katılmayan davalının üzerinde bırakılmasını, HMK m.329 uyarınca akdi vekalet ücretine hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, İİK 67. Maddesi kapsamında tacirler arasındaki ticari alım satım ilişkisine dayalı fatura alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.Dosyaya celp edilen davacı taraf vergi kayıtlarından davacının tacir vasfına haiz olduğu ve davanın ticari dava olduğu anlaşılmakla esas yönünden yargılamaya devam olunmuştur.----- sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine 18/09/2023 tarihinde asıl alacak + işlemiş faiz toplamı 49.314,52 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya 25/10/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından verilen 7 günlük süre içerisinde itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi rapor içeriğine göre; davacı ile davalı arasında mal/hizmet alım-satımına dayalı ticari bir ilişki olduğu, bu ilişki çerçevesinde davacının davalıya muhtelif tarih ve tutarlı faturalar tanzim ettiğini, davalı yan tarafından muhtelif tarih ve tutarlı ödeme gerçekleştirildiğini, icmalden görüleceği üzere davacı yan tarafından davalı yana düzenlenen faturaların toplamı 119.062,00 TL tutarında olduğunu, davalı yanın faturaların tebellüğüne itirazı olmadığının tespit edildiğini, davacının 2.Sınıf tacir olmakla sunduğu ------ İşletme defterinden salt vergisel açıdan gelir-gider hesabının takip edildiğini, bu defter sistemi gereği dönem sonu bilançosu olmadığından, dolayısı ile davacı ticari defteri üzerinden olası alacağın cari hesap olarak tespitinin mümkün olmadığını, davalı yanın inceleme günü ticari defterlerini ibraz etmediğini, bu nedenle tarafların ticari defterleri üzerinde karşılaştırılmalı olarak inceleme yapılamadığını, dosyada mübrez İlgili --- yazılarında ------- Formunda; dosya içerisinde yer alan ve davalı şirketin ------ formu incelendiğinde; davalının davacı şirketten ----- ayında 2 adet (KDV Hariç) 24.240,00 TL,------ ayında 1 adet (KDV Hariç) 54.000,00 TL tutarlı mal/hizmet alış faturasını ------ ile beyan etmiş olduğunun görüldüğünü, davacının düzenlediği alacağına dayanak olan faturaların toplamının 119.062,00 TL olduğunu, davalı yanca muhtelif tarih ve tutarlarda Banka kanalı ile toplamda 75.342,00TL ödemenin mahsubu ile davacı alacağının 43.720,00 TL olarak tespit edildiğini bildirmiştir. Davacı, davalıya mal/hizmet teslim ettiğini/ifa ettiğinden bahisle alacaklı olarak icra takibinde bulunmuş olup, Türk Medeni Kanunu m:6 gereği icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür.6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat edilemez.Faturaya dayalı alacak taleplerinde tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlamaz. Yine faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da fatura içeriği malların/ hizmetin teslimini/ ifasını kanıtlamaya yeterli değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m:222/4)." hükümlerine amirdir.Yukarıda verilen yasa maddeleri ve TTK 82. maddesi gözetildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında faturaya dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı, var ise takip dayanağı belgeye konu malın teslim edilip edilmediği hususundan kaynaklandığı, uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için defter incelemesine karar verildiği, davacının ticari defterlerinde davalıdan takip tarihi itibariyle 43.720,00 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerini sunmadığı, davalı tarafa 7251 Sayılı Kanun ile değişik HMK'nın 222. Maddesi gereği "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" halinde ibraz eden tarafın ticari defter ve kayıtlarının aleyhe delil sayılacağının ihtar edildiği, HMK. 221. maddesi gereği ------formlarının resen dosyaya kazandırılması gerektiği -----davalının ---- bildirimlerine göre takibe konu şubat ayı 2 adet ve nisan ayı 1 adet faturanın vergi dairesine bildirildiği, mart ayı 1 adet faturanın bildiriminin bulunmadığı fakat davacı kayıtlarında davalı tarafça yapılan ödemesinin kayıtlı olduğu, bu nedenle bu fatura içeriğinin/teslimin de ispatlanmış olduğu kanaatine varıldığı, bu halde davalının ----- formlarının aksini ispatlaması gerektiği, borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği ---- davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtların aleyhine delil teşkil edeceği -------- davalının kendi ticari defter kayıtlarının aksini yazılı delille ispatlaması gerektiği, dosyada böyle bir ispat aracının bulunmadığı, davalının yemin deliline de dayanmadığı, bu itibarla davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 43.720,00 TL alacaklı olduğunun sabit olduğu, fatura düzenlenmesinin borçluyu temerrüde düşürücü nitelikte bir işlem olmadığı, fatura tarihinin faize başlangıç yapılamayacağı, takip işlemi öncesi temerrüt faizi talep edilebilmesi için borçlunun alacak miktarını gösterir ve ödeme talebini içerir bir ihtarla temerrüde düşürülmesi ya da borcun ödeneceği günün tarafların anlaşmasıyla kesin olarak belirlenmesi (TBK. m. 117/2) gerektiği, iş bu davada davalının takip öncesi temerrüde düşürülmediği, bu haliyle işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerektiği, bu nedenle alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hüküm altına alınan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1)Davanın kısmen KABULÜ ile, ------- sayılı dosyasında davalı/borçlunun 43.000,00 TL asıl alacak yönünden itirazının iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek avans faizi ile birlikte icra takibinin DEVAMINA, aşan istemin reddine
2)Hükmolunan asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3)Alınması gerekli karar harcı 2.937,33 TL’den peşin olarak yatırılan 795,64 TL'nin mahsubu ile 2.141,69 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4)Davacı tarafça yatırılan 795,64 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5)Davacı tarafından yapılan 308,25 TL ilk dava masrafı, 3.000,00 TL bilirkişi, 719,00 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 4.027,25 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre (% 70 kabul) 2.819,07 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, arta kalanın davacı üzerinden bırakılmasına,
6)Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7)Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8)Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre (%70 kabul) 2.184,00 TL' sinin davalı taraftan, (%30 Ret) 936,00TL'sinin davacıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
9)Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, ---- Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/04/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.