mahkeme 2023/452 E. 2024/797 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/452
2024/797
24 Ekim 2024
T.C.İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/452 Esas
KARAR NO:2024/797
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:20/06/2023
KARAR TARİHİ:24/10/2024
-----maddesine göre ----adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız ---- Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I.DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirketin, alkolsüz içecek sektörünün öncü firmalarından olup ---- ürünlerin ve ---- -------içeceğinin satış ve dağıtım işleri ile uğraşmakta olduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ----------imzalanmış olduğunu, davalının --------- doğan ayrı ayrı iki temel yükümlülüğü olup, bu kapsamda davalı nın Birinci Sözleşme'ye göre; Sözleşme süresince-----unvanlı işletmelerini ----------- almak suretiyle müşterilere satmak, İkinci Sözleşme ye göre; Sözleşme süresince . adresindeki ------------- almak suretiyle müşterilere satmak yükümlülüğü altında olup, ayrıca her iki sözleşmede de yukarıda belirtilen miktar taahhüdünün yerine getirilmesi için herhangi bir süre sınırlaması bulunmamakta olduğunu, müvekkili şirket ise bahsi geçen sözleşmesel yükümlülüklere riayet etmesi kaydı ile davalıya müvekkili şirket ürünlerinin etkin bir şekilde satışını sağlamak amacıyla yapacağı her türlü pazarlama faaliyetlerine katkıda bulunmak adına bir defaya mahsus olmak üzere aşağıda belirtilen tutarları ödemeyi taahhüt etmiş olup, bunların; Birinci Sözleşme Kapsamında KDV Dahil 129.800 (Yüzyirmidokuzbinsekizyüz) TL ve İkinci Sözleşme Kapsamında KDV dahil 70.210,00 (Yetmişbinikiyüzon) TL olduğunu ve Davalının, sözleşmeye aykırı davranması neticesinde sözleşmenin süresinden önce sona ermesine sebebiyet vermesi halinde, kendisine verilen----- Katkı bedellerinin kıstelyevm usulü ile belirlenecek kısmını ----- birlikte derhal iade edeceğini kabul, beyan ve taahhüt etmiş olduğunu, Müvekkili Şirketin, Davalı' ya söz konusu Pazarlama Faaliyetlerine Katkı Bedelleri'ni ödeyerek sözleşmeler kapsamında kendi üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmiş, buna karşın her iki Sözleşme'nin devam ettiği süreçte Davalının Satış Noktalarını kapatmış olduğu bilgisinin Müvekkili Şirket tarafından haricen öğrenilmiş, Bu hususun (sözleşmeye aykırılık) doğruluğu öncelikle--------- yevmiye numaralı tutanağı ile kayıt altına alınmış olduğunu, Bu doğrultuda Müvekkili Şirket tarafından sözleşmenin feshi ve zararların tazmini talebi ile Davalıya --------------tarihli ihtarname keşide edilmiş, Söz konusu İhtarname' ye göre, Birinci Sözleşme'nin Özel Hükümleri gereği Müvekkil Şirket tarafından fatura mukabilinde ödenen Pazarlama Faaliyetlerine Katkı Bedeli nin kıstelyevm usulü hesap edilen 76.044,89 TL (KDV dahil) tutarlı kısmı ile İkinci Sözleşme'nin Özel Hükümleri gereği Müvekkil Şirket tarafından fatura mukabilinde ödenen Pazarlama Faaliyetlerine Katkı Bedelinin kıstelyevm usulü hesap edilen 41.423,90 TL (KDV dahil) tutarlı kısmının Müvekkili Şirket adına --------- numaralı hesaba ödenmesi ihtar edilmiş olduğunu, yapılan hesaba göre, Davalının Müvekkili Şirkete ödemesi gereken tutarın KDV dahil 117.468,80 TL olduğunu, Müvekkili Şirketin, işbu alacağını tahsil etmek ----------dosyası ile Davalı hakkında ilamsız icra takibi başlatmış, Davalı, başlatılan İcra Takibine karşı yetkiye, borca ve ferilerine itiraz ederek İcra Takibini durdurmuş olduğunu, Dava konusu borç, Davalının her iki Sözleşmeye aykırı davranışından kaynaklanmakta ve bu aykırılığın sonucu her iki sözleşmede de açıkça yazmakta olup, Dolayısıyla Davalı, bu borcu ödemekle yükümlü olduğundan borca yönelik itirazının da haksız olduğunu, Davalı, birinci sözleşme ve ikinci sözleşmede yer alan temel yükümlülüğünü yerine getirmeyerek sözleşmeye aykırı davranmış, müvekkil şirket, davalının sözleşmeye aykırı davranışı sebebiyle, akdedilen sözleşmeleri haklı olarak feshetmiş olup, davalı, bu şekilde sözleşmenin feshine neden olduğundan, müvekkili şirket tarafından kendisine ödenen pazarlama faaliyetlerine katkı bedellerinin kıstelyevm usulüne göre hesaplanan kısmını Müvekkil şirkete iade etmekle yükümlü olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla;------- sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itirazda bulunan Davalı aleyhine, dava konusu alacağın %20'den aşağı olmamak üzere, icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, tüm yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
ll. CEVAP: Davalı vekili; Huzurdaki dava konusu davacı tarafın Pazarlama Faaliyetlerine Katkı Bedeli olarak ödenen miktarın kıstelyevm usulü ile belirlenecek kısmının, müvekkilinden haksız olarak tahsil edilmesi amacıyla icra takibine konu edilmesi üzerine haklı itirazlarının kaldırılması talebi olup, davanın haksız, hukuka aykırı ve mesnetsiz olduğunu, Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin özel hükümler kısmında "İşletmeci, sözleşmeye aykırı davranması neticesinde sözleşmenin süresinden önce sona ermesine sebebiyet vermesi üzerine, kendisine verilen Pazarlama Faaliyetlerine Katkı bedellerinin kıstelyevm usulü ile belirlenecek kısmını KDV'si ile birlikte derhal şirkete iade eder. " hükmü yer almakta olup, ödenen bedelin iadesi müvekkilin sözleşmeye aykırı davranışı sonucu sözleşmenin süresinden önce sona ermesi halinde talep edilecek olup, müvekkili firmanın sözleşmeye aykırı davranışta bulunmamış olduğunu, Öncelikle birinci ve ikinci sözleşme hükümlerine göre işletmeciye ait tek bir satış noktası bulunup, Davacı taraf-------- noktasından bahsetse de sözleşmeden açıkça anlaşılacağı böyle bir kafe olmayıp, burası şirketin ticari faaliyetinin merkezi olan müvekkili firmanın adresi olduğunu, Davacı tarafın delil tespiti istemiyle başvurduğu ------ dosyada, dava dilekçesinde "İşbu sözleşme uyarınca, aleyhine delil tespiti talebinde bulunulan ----- müvekkil şirketten satın alacağı müvekkil şirkete ait gazlı veya gazsız” ürünlerin satışını, --------unvanlı Satış Noktası nda gerçekleştirecektir. " şeklindeki ifadesinden açıkça anlaşılacağı üzere tek bir satış noktası bulunmakta olup, Davacı taraf birden fazla satış noktasının var olduğunu ve müvekkili firmanın bu satış noktalarının hepsinin kapattığı yönünde yanlış bilgi vererek mahkemeyi yanıltmaya ve gerçeği yansıtmaya çalışmakta olduğunu, Ayrıntılı olarak izah edildiği üzere müvekkili firmaya ait tek bir satış noktası mevcut olup, müvekkili firma buradan haksız olarak tahliye edildiğinden bu noktadaki faaliyeti sona ermiş olduğunu, Sözleşme hükmü açık olup, iade yükümlülüğü ancak müvekkili firmanın yükümlülüklerine aykırı davranarak sözleşmeyi sona erdirmeye sebebiyet vermesi halinde doğacak olup, Hal böyle iken müvekkil firmanın sözleşmenin sona ermesini gerektirecek kusurlu davranışı mevcut olmadığından iade yükümlülüğünden bahsedilemeyeceğini, Sebepsiz zenginleşme bakımından zamanaşımı süresi hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten itibaren iki yıl olup, davacı tarafın gönderdiği ihtarnameden anlaşıldığı üzere, en geç------ tarihinde haberdar olmuş, taraflarına gönderilen ödeme emri tarihi 24.12.2021 olup zamanaşımı süresinin dolmuş olduğunu, Tüm bu hususların yanında davacı taraf sunduğu kıstelyevm hesabında satın alınmış olan ürünler üzerinden bir hesaplama yapmış olsa da müvekkil firmanın ne miktarda ürün satın aldığı herhangi bir delille sabit olmadığını, Davacı tarafın sunmuş olduğu deliller göz önüne alındığında müvekkili firmanın sözleşme konusu ürünlerin ne kadarını almış olduğu, sözleşmede kararlaştıran miktarı tamamlamadığını ispatlayamamış, müvekkili firmanın sözleşmede kararlaştırılan miktarda ürün satın alınmadığı iddiasının dayanaktan yoksun olduğunu, istenilen miktarın dayanağı sözleşmenin ihlali olduğuna göre sözleşme gereklerinin tamamlanmadığı iddiası ispatlanamadığından alacağın varlığından söz edilemeyeceğini belirterek, Haksız ve kötü niyetli davanın reddine, davacı aleyhine icra inkar kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, sözleşmeden kaynaklı alacağın ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlık: Taraflar arasında ----------- adlı imzalanan sözleşmeler kapsamında tarafların edimlerini yerine getirip getirmediği, davacının sözleşmeden kaynaklı davaya esas takipte alacak kalemleri kadar alacaklı olup olmadığı, takibe itirazın iptali gerekip gerekmediği hususundadır.------- dosyasının tetkikinde; Davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya yönelik 11.01.2019 tarihinde 117.468,79 TL---alacağı, 8,50 TL ihtarname masrafı, 1.752,89 TL delil tespiti masrafı ile 3.501,49 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 122.731,68 TL alacağın % 19,50 faizi tahsili için takip yapıldığı, borçlu tarafın süresi içinde borca itiraz ettiği tespit edilmiştir. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda borçlu yanın süresi içinde ibraz ettiği dilekçe ile borca itiraz ettiği, ancak dilekçe ekinde tebligat masrafı verilmediğinden dilekçenin alacaklıya tebliğ edilmediği, bu nedenle itirazın iptali davası yönünden hak düşürücü sürenin henüz başlamadığı, dolayısıyla davanın yasal süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Tüm Dosya Münderecaatı Kapsamında Yapılan Değerlendirmede;Davacı şirket ile davalı arasında------imzalandığı, sözleşme kapsamında davalının ----adresindeki --------koli ürün ------ almak suretiyle müşterilere satma ve yine --------- işletmesinde ----------lmak üzere toplam 6.000 (altıbin) koli ürün satın almak suretiyle müşterilere satma edimi bulunduğu, davacının da ürünleri sağlamak ve bir defaya mahsus 129.800 (Yüzyirmidokuzbinsekizyüz) TL ve 70.210,00 (Yetmişbinikiyüzon) TL ödeme yükümlülüğü bulunduğu, davacının bu ödemeleri yaptığı noktasında taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, Taraflar arasındaki sözleşmelerin Özel Hükümler kısmının 1. Paragrafında, davalı, sözleşmeye aykırı davranması neticesinde sözleşmenin süresinden önce sona ermesine sebebiyet vermesi üzerine, kendisine verilen Pazarlama Faaliyetlerine Katkı bedellerinin kıstelyevm usulü ile belirlenecek kısmını KDV’si ile birlikte derhal iade edeceğini kabul, beyan ve taahhüt ettiği düzenlendiği, Davacı yanca sözleşmede yukarıda anılan işyerlerinin kapatıldığının -----dosyası ile ve----------- yevmiye numaralı tutanağı tespit ettirildiği, bunun üzerine davacıca sözleşmenin feshi ve zararların tazmini talebi ile için ihtarname gönderildiği, ödenen pazarlama faaliyetlerine katkı bedelinin kıstelyevm usulü 76.044,89 TL ve 41.423,90 TL olmak üzere takipteki alacakla uyumlu 117.468,79 TL'nin ödenmesinin istendiği, davalıca istenen bedellerin bilirkişilerce sözleşmeye kapsamında yerinde olduğu değerlendirildiği, sözleşme kapsamında da mahkeme ve noter kanalıyla yapılan tespitlerde nazara alındığında davalının sözleşme hükümlerine aykırı davranarak işletmelerini kapattığı, bu nedenle davacıca sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği, bu kapsamda tazminata hak kazanacağı, davalı yanca sözleşmenin feshine neden olduğundan davacı tarafından kendisine ödenen pazarlama faaliyetlerine katkı bedellerinin kıstelyevm usulüne göre davalıya iade ile yükümlü olduğu, yine delil tespiti ve ihtarname masrafınında dava kapsamında yapılmış makul giderler olduğu da değerlendirilmekle, davanın kabulü ile itirazın iptaline karar verilmiştir. Davalı Yanın Sözlemeye Aykırı Davranışta Bulunmadığı Savunmasının Değerlendirilmesinde;Davalı firmaya ait tek bir satış noktası mevcut olduğu, davalı firma buradan haksız olarak tahliye edildiğinden bu noktadaki faaliyeti sona erdiği, TBK madde 136 kapsamında ifanın imkansız hale geldiğini, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı 2 yıllık zaman aşımının dolduğunu, davalı firma çalışanları ve temsilcisi --------- yer alan dava konusu sözleşmede satışların yapılacağı yere -------- girişine izin verilmediğini savunmuştur.-----------ile, davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya yönelik 11.01.2019 tarihinde takip başlatıldığı, davalıca 2018 yılında sözleşmeye aykırı davranıldığı tespit edildiği anlaşılmakla, sözleşme ve sebepsiz zenginleşme zaman aşımı sürelerinin dolmadığı görülmüştür.Davalının, satış yapılacak yere üniversite tarafından alınmadığı yönünden savunmaları noktasında ise, hukukumuzda sözleşmelerin nispiliği kuralı geçerli olduğu, davacı ve davalı arasındaki sözleşmede, satış yapılacak yer şarta bağlı bir hüküm cari olmadığı, davalının dava dışı üniversite ile aralarındaki sözleşmesel ilişkinden kaynaklı aykırılıkları davacıya karşı ileri süremeyeceği, bu durumun TBK madde 136 kapsamında ifa imkansızlığı olarak da değerlendirilemeyeceğine kanaat getirilmiştir. Davalının Yetki İtirazı Noktasında Yapılan Değerlendirmede;Davalı yanca icra dairesinin yetkisine dava şartı olan yetki itirazında bulunmuştur.Takibin esasının sözleşmeden kaynaklı alacak olduğu, İİK'nun 50. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken HMK'nun 10. maddesine göre; sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği, sözleşmenin ifa yerinin TBK'nun 89. maddesinde düzenlendiği, buna göre, öncelikle borcun ifa yeri tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirleneceği, bu yönde taraflar arasında bir anlaşma olduğunun tespit edilmediği, bu kapsamda taraflar arasında bir anlaşma bulunmadığından, para borçlarında, borç alacaklının ödeme zamanındaki ikametgahında ödeneceği, bu durumda, olaya uygulanması gereken TBK.nun 89. maddesine göre, alacaklının kendi ikametgahında icra takibi başlatmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, kaldı ki taraflar arasındaki sözleşmede yetki şartı olarak -------------- Adliyesi taraflar arasında çıkacak uyuşmazlıklarda yetkili kılındığında nazara alındığında yetkili icra dairesinde takip başlatıldığı bu nedenle dava şartının mevut olduğu anlaşılmıştır.İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. ----
Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile;
1-Davalının ---------- sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin aynen devamına,
2-Alacağın %20 sine tekabül eden icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 8.383,80 TL karar ve ilam harcından 1.482,30 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 6.901,50 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan 1.662,20 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan 3.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 340,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 3.340,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince talep halinde karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
9-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair; davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde------------ Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/10/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.