Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/708
2025/102
18 Şubat 2025
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/708 Esas
KARAR NO:2025/102
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 20/09/2022
KARAR TARİHİ: 18/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkiline ait elektrik kablolarına zarar verdiğini bu kabloların tamiri için gerekli işçilik ve malzeme bedelinin tahsili için davalı hakkında icra takibi başlatıldığını ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptaline takibin devamına %20’den az olamamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.------- sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. İncelemesinde; davacı alacaklının davalı borçlu aleyhine 25.508,27 TL bedelli takip başlattığı, ödeme emrinin takip başlattığı, ödeme emrinin borçluya 21.04.2022 tarihinde tebliğ olduğu, borçlunun 29.04.2022 tarihinde ödeme emrine kısmi itirazda bulunduğu, takibin itiraz edilen kısmı yönünden durduğu, itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ olmadığı anlaşıldı.Tanık ---- tarihli duruşmada; “2015 yılından beri ------ elektrik teknisyeni olarak çalışmaktayım, davalı ------- taşeron firmasıdır, davalı kendi çalışmaları sırasında davacı şirketin kablolarına zarar vermektedir, ancak patlama olduğu zaman tarafımıza zararı ihbar etmektedir, ancak bazen patlama olmasa bile kablolara zarar vermiş ise buna ilişkin ihbarda bulunmamaktadır ve zamanla zarar ortaya çıkmaktadır, her türlü zararı da çalıştığım şirket karşılamaktadır, zararların hangi tarihlerde olduğuna ilişkin bilgi vermem mümkün değil çünkü çok fazla olmaktadır ve ben tarihleri hatırlamıyorum, ben eğer ekipte görevli isem kabloların zararını gidermek için kabloların bulunduğu yere gidiyorum.” şeklinde beyanda bulunmuştur.Mahkemece tanığa davacının dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu tutanaktaki imzanın kendisine ait olup olmadığı soruldu; tanık cevaben imza bana aittir, dedi.Tanık ---- tarihli duruşmada; “2016 yılı Ocak ayından beri -------tekniker olarak görev yapmaktayım, davalı -----taşeron firması olup saha çalışmaları sırasında ---- çağrı geliyor --------kablolarına zarar verildiği, hasar oluştuğuna dair bizde buna ilişkin gidip tutanak tutuyoruz, son 2 yıldır bu durum devam ediyordu, şuanda firma değişti.” şeklinde beyanda bulunmuştur.Mahkemece tanığa davacının dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu tutanaktaki imzanın kendisine ait olup olmadığı soruldu; tanık cevaben imza bana aittir, dedi.Dosya rapor tanzim etmek üzere alanında uzman elektrik mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi ------ hazırlamış olduğu raporda özetle; tanık beyanları ve hasar tespit tutanakları kapsamında davalı tarafın hasarın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunu, davaya konu hasarların davacı kurum dışı eleman, müteahhit ya da taşeron tarafından giderildiğine dair dosyaya delil sunulmadığını, hasarın 21.417,22 TL olduğunu, yapılan ödemelerle davacının alacağının 10.521,22 TL olduğunu belirtmiştir. Dosya itirazlar üzerine aynı bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi hazırlamış olduğu ek raporda özetle; kök raporunda değişikliğe gitmemekle beraber TBK 100. maddesi gereğince yeniden hesaplama yapmıştır.Dosya itirazlar üzerine nitelikli hesap uzmanı bilirkişi ve elektrik mühendisi bilirkişiye heyet halinde tevdi edilmiş olup heyet hazırlamış olduğu raporda özetle; dosya muhtevatında herhangi kazı ruhsatı görülmemekle beraber hasarların meydana gelen yerlerde çekilen fotoğraflarda davalı firmaya ait çalışma yapıldığına dair tabelaların bulunması ile işbu adreslerde meydana gelen kazılardan davalının mesul olduğunu, yapmış olduğu kazılarda altyapı projelerine sadık kalmadan kazı yapılmasıyla kamu hizmeti niteliğinde olan elektrik altyapısına zarar verilmesinden de sorumlu olduğunu 12 adet hatlarda meydana gelen hasarın aynı gün son bulan davacının yenileme çalışmasını müteakip dosya muhteviyatına sunduğu yapılan işlerde kullanılan ve EK-1 ve EK-2'de ayrıntılı izah edilen malzemelerin bedeli ve işçilik ücretlerinin kadri maruf olduğunu, işbu malzeme ve işçilik bedellerine ilaveten RUHSAT BEDELİ altında sunulan idari bedelin işbu tahakkuk hesabına dahil olup olmaması konusunun mahkemenin takdirine bırakıldığını, mahkemenin ruhsat bedellerinin de tahakkuk bedeline dahil edilmesini takdir etmesi halinde 2 adet adreste meydana gelen tahakkuk bedellerinin toplamının(KDV dahil ) 26.018,43 TL olduğunu, mahkemenin ruhsat bedellerinin de tahakkuk bedelinden hariç tutulmasını takdir etmesi halinde 12 adet adreste meydana gelen tahakkuk bedellerinin toplamının(KDV dahil ) 20.906,77 TL olduğunu belirtmiştir.Dava haksız fiilden kaynaklanmakta olup, davanın kanuni dayanağının Türk Borçlar Kanunu 49-76. maddeleri olduğu tespit edilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının: davalının, davacıya ait kablolara zarar verip vermediği; zarar vermiş ise vermiş olduğu zarardan davalının sorumlu olup olmadığı, bu kapsamda davalının ------ sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın yerinde olup olmadığı noktalarında; toplanmaktadır.Türk Borçlar Kanunu 49/1. maddesi, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.”Türk Borçlar Kanunu 50. maddesi, “Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.”Türk Borçlar Kanunun 52/1. maddesinde “Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.” hükmü yer almaktadır.
Dosya kapsamından, kazı çalışması yapan davalı şirketin, davacı şirkete ait yer altı kablolarına zarar verdiği sabit olup davalı şirketin zararı tazmin etmekle yükümlü olduğu, alınan bilirkişi raporundan meydana gelen zarar neticesinde 2 adet adreste meydana gelen tahakkuk bedellerinin toplamının(KDV dahil ) 26.018,43 TL olduğu davacı yanın talebinin daha azına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davalı yanın dava açılmadan önce bir kısım ödeme yaptığı tespit edilmiştir.Henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmadığı bir evrede borçlunun itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi mümkündür.Borçlu, itirazın iptali davası açılmamışken itirazına konu borcu tamamen öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacak ve böyle bir davayı açmakta hukuki yararı bulunmayacaktır. Zira itirazın iptali davası açılmasında amaç, itiraz nedeniyle kanun gereğince kendiliğinden durmuş olan takibin devamını sağlamaktır. Takibin devamı yoluyla elde edilecek olan sonuç (alacağın tahsili), borçlunun tüm borcu ödemesiyle zaten gerçekleşmiş olacağına göre gerçekleşmiş olan bu sonucu sağlamak üzere bir dava açılmasında hukuki yarar bulunmayacaktır. Bunun gibi, takibe konu borcun kısmen ödendiği durumlarda da ödenmeyen borç tutarına yönelik itirazın iptali davasında, itirazdan sonra ödenmiş olan miktar bakımından itirazın iptalinin istenilmesinde hukuki yararın mevcut olmayacağı kuşkusuzdur -----------Diğer yandan icra takibine başlanılmasından sonra, itirazın iptali davasının açıldığı tarihten önce TBK'nın 100. maddesine göre, yapılan ödemenin öncelikle işlemiş faiz ve takip masraflarına mahsup edileceği göz önünde bulundurulmalıdır.Somut olayda davalı borçlunun 12.749,50 TL ödeme yaptığı işbu ödemenin TBK 100 maddesi gereğince önce ferilerden düşmesi gerektiği, İcra Müdürlüğünden gelen kapak hesabı neticesinde ödeme tarihi itibariyle asıl alacağın ferilerinin 14.438,93 TL olduğu işbu miktardan yapılan ödeme düştüğünde 1.689,43 TL feri kaldığı asıl alacaktan mahsup edecek miktar bulunmadığı tespit edilmiştir.İK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.------Bu kapsamda, somut olayda, dava ve icra takibine konu edilen alacağın belirlenmesi yargılamayı ve bilirkişi incelemesi gerektirdiği, alacağın likit ve muayyen olmadığı anlaşıldığından, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebi reddedilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile; davalının -------- sayılı dosyasında vaki itirazının İPTALİ ile takibin 25.508,27 TL asıl alacak üzerinden devamına
Davalı tarafından 05.05.2022 tarihinde yapılan 12.794,50 TL ödemenin TBK 100. maddesi hükmünce icra müdürlüğünce infaz aşamasında dikkate alınmasına,
2-Koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 1.742,47 TL karar ve ilam harcından 122,01 TL peşin harcının mahsubu ile bakiye 1.620,46 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 25.508,27 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvuru harcı ve 122,01 TL peşin harcı toplamı:202,71 TL ile 8.143,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince talep halinde karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
8-Dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya Hazine tarafından ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan 6831 sayılı Kanun'a göre yargılama gideri olarak tahsili için Hazine'ye müzekkere yazılmasına,
Gerekçeli mahkeme kararının taraflara bilahare tebliğ edilmek üzere miktar itibariyle kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/02/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.