mahkeme 2022/654 E. 2024/255 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/654
2024/255
16 Nisan 2024
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/86 Esas
KARAR NO:2024/256
DAVA:Menfi Tespit (Alım Satım)
DAVA TARİHİ:04/02/2022
KARAR TARİHİ:16/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Alım Satım) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı yan tarafından, müvekkili aleyhine -------sayılı dosyası ile faturadan kaynaklı ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkili ile davalı yanın, mermer ve plaka satışı için sözlü olarak anlaştıklarını, toplam 500.403,00 TL ödeme yaptığını, bu ödemelere karşılık teslim etmesi gereken plaka ve mermerleri bir türlü teslim etmediğini, davacıya toplam üç adet fatura gönderildiğini ve mal teslim alınacağı için defterlerine kaydettiğini, müvekkilinin kendisine mal teslimi bekler iken, hesabına gelen haciz bildirimleri ile icra dosyasından haberdar olduğunu, müvekkilinin aktif olarak kullanmadığı e-tebligat hesabına ödeme emri tebliğ edildiğini, takibe süresinde itiraz edilmediğini, takibin bu suretle kesinleştiğini, mal teslim almadığı için mağdur olan müvekkilinin, hesabına ve taşınmazlarına gelen hacizler ile nakdi sıkışıklık içerisine girdiğini, davalı tarafından müvekkilinin banka hesaplarına konulan bloke ile 21.901,68 TL tahsilat yapıldığını, müvekkilinin davalı yana dava tarihi itibariyle 107.285,37 TL borçlu olmadığının tespitini, davalı aleyhine %20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davalı müvekkili -------sahibi olduğu şirketi kapsamında mermer, plaka ve sair kalemlerde ticari faaliyet yürüttüğünü, davalı müvekkilinin yürütmüş olduğu mermer ve plaka ticaretine istinaden, davacı ------- mermer ve plaka satışı için sözlü olarak sözleşmesi kurulduğunu, mezkur satış sözleşmesine istinaden davalı müvekkili tarafından 3 adet fatura tanzim edilerek muhatap olan davacı yana gönderildiğini, davacı taraf ise tanzim edilen faturalara karşı 8 günlük yasal süresi içinde herhangi bir itirazda bulunmadığını, dava dilekçelerinde de mezkur faturaları ticari defterlerine işlemiş olduklarını ikrar ettiklerini, davalı müvekkili tarafından tanzim edilen faturalara karşı itiraz olmadığı ve hatta söz konusu faturaların davacı şirket tarafından ticari defterlerine işlenmiş olduğunu, davalının söz konusu ürünleri teslim ettiğini, davacının bir kısım ödemeleri yaptığını, bakiye 96.667,60 TL borcunu davalıya ödemediğini, ------ sayılı dosyası üzerindeki ihtiyati tedbir kararının kaldırılması ve takibin devamına karar verilmesini, davacı tarafın tüm iddiaları kapsamında kötüniyetli irade ile hareket ettiği ortada olduğundan %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yük taşımacılığı hizmeti veren nakliyeci işletmelere söz konusu malların teslim edilip edilmediği hususunda müzekkere yazılmasını veyahut tanık olarak dinletilmelerini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf aleyhine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, tacirler arasındaki ticari alım satım ilişkisine dayalı fatura alacağının tahsiline yönelik başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.-------akip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davalı-takip alacaklısı tarafından davacı-takip borçlusu aleyhine 13/08/2021 tarihinde asıl alacak + işlemiş faiz toplamı 98.479,12 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya 22/08/2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından yasal 7 günlük süre içerisinde itiraz dilekçesi sunulmadığı, bu haliyle takibin kesinleştiği anlaşılmıştır.Mahkememizce 3. Celse 2 nolu ara karar gereği davacı vekiline harca esas değerin açıklanması hususunda süre verilmesi üzerine davacı vekilince 27/12/2022 tarihli dilekçe ile; takibin açılmasından sonra, dava tarihinden önce icra dosyasında 21.901,68 TL tahsilat yapıldığı, işbu tutar ayrıca istirdat davasına konu edileceğinden huzurdaki davanın konusu olmadığı, harca esas değer belirlenirken; takip çıktısı yerine dava tarihi itibariyle bakiye(icra dosyası kapak hesabı) borç miktarı sehven gösterildiği, harca esas değerin 98.479,12 TL(takipte kesinleşen tutar)'den 21.901.68 TL(tahsilat tutarı) çıkarılması ile 76.577,44 TL' olduğu, harca esas değer taraflarınca sehven 107.285,37 TL olarak gösterildiği bildirilmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi ----- rapor içeriğine göre; davalı ---------- yılları ticari defter kayıtları ile 2020-2021 yılları ---------- formlarının incelenmesi neticesinde; davalıya ait 2020- 2021 yılları ticari defterlerinin 213 s.I. V.U.K. 220-221.naddelerine uygun olarak açılış tasdikinin , 6102 sayılı T.T.Kanunu 64.maddesi 3.bendine uygun olarak yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin yaptırılmış olduğunu, ilgili -------belirtildiği üzere kapanış tasdiki mevcut olan ticari defterlerin sahibi lehine delil teşkil edebileceği hususu dikkate alınarak; davalı ----- tarafından davacı firma adına tanzim edilmiş olan--------bedelli faturaların davacı firma borçlandırılarak kayıt altına alındığını, davacı ---- tarafından davalı ---- tarihinde----- tarihinde ----tarihinde ---- çek ile, ---- tarihinde ------- ödemelerin de davacı firma alacaklandırılarak davacı firmanın borcundan düşülerek kayıt edildiğini, davalı ----- formunda, davacı ---- ayında davacı ------- fatura tanzim etmiş olduğuna dair ilgili vergi dairesine bildirimde bulunduğunu, davalı ----- yılları ticari defter kayıtlarına göre; davacı ---- davalı------yılı sonu itibari ile 92.667,60 TL bakiye borcunun bulunduğunu tespit etmiştir.Bilirkişi ------- rapor içeriğine göre; ticari defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığı yönünden; davacı şirketin incelenen ------- yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter onaylarının süresinde ve usulüne uygun yapıldığını, davalı tarafın ticari merkezinin --------ilinde olması talimat ile değerlendirileceğini, davacının menfi tespit talebi yönünden; raporun 4.b. bölümünde davacı şirketin kendi defterlerinde davalı taraftan 304.683,88 TL tutarında alacaklı gözüktüğünü, her ne kadar davacı tarafın kendi ticari defterlerinde davalı açık hesabında davalının düzenlemiş olduğunu, faturalar kayıtlı olmamış olsa da, davacının bağlı bulunduğu ------ Mayıs döneminde 2 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 174.110 TL (KDV DAHİL 205.450,00 TL) tutarında davalıdan mal /hizmet alımı yaptığına dair --------- bildirimde bulunduğu, bahse konu 2 adet faturanın davalının iddia etmiş olduğu ----------- tutarlı faturalardan ibaret olduğunun görüldüğünü, hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere kendi defterlerine kendi borcu olarak yazmayacağı, “alım” olarak kendi aleyhine vergi dairesine beyan etmeyeceğinden işbu faturalar içeriği malların davalı tarafından davacı şirkete teslimine ilişkin karinelerin oluştuğu değerlendirildiğini, davacının menfi tespit talebine yönelik iddialarına ilişkin hukuki değerlendirmenin Mahkememiz takdirinde olduğunu beyan etmiştir.Davacı, davalı ile aralarında mal alım satım ilişkisini bulunduğunu, davalının anlaşma konusu malları teslim etmediğini, bu nedenle davalının takibe dayanak faturalardan davalıya borçlu olmadığını iddia etmiş olup, menfi tespit davasında ispat yükü davalı- alacaklıda olup alacağını Türk Medeni Kanunu m:6 gereği icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür.6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat edilemez.Faturaya dayalı alacak taleplerinde tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlamaz. Yine faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da fatura içeriği malların/ hizmetin teslimini/ ifasını kanıtlamaya yeterli değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m:222/4)." hükümlerine amirdir.Yukarıda verilen yasa maddeleri ve TTK 82. maddesi gözetildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davalı/takip alacaklısının davacı/takip borçlusu hakkında faturaya dayalı olarak takip başlattığı, davacı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe itiraz etmediği, takibin kesinleştiği, takip konusu alacak nedeniyle borçlu olmadığının tespitine yönelik eldeki davanın açıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın sözleşme ve takip dayanağı belgeye konu malların teslim edilip edilmediği hususundan kaynaklandığı, uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için defter incelemesine karar verildiği, bilirkişi raporunda davacının ticari defterlerinde uyuşmazlık konusu -------- faturaların kayıtlı olmadığı tespit edilmiş ise de davacı tarafça dava dilekçesinde açıkça faturaların ticari kayıtlarına işlendiğinin kabul edildiği, HMK. 221. maddesi gereği----formlarının resen dosyaya kazandırılması gerektiği ----- davacı tarafından takip konusu 2 adet faturanın bağlı olduğu vergi dairesine ------ formu ile bildirildiği, bu halde davacının -------- formlarının aksini ispatlaması gerektiği, borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği ----- davacının kendi ticari defterlerindeki kayıtların aleyhine delil teşkil edeceği ---------davacının kendi ticari defter kayıtlarının aksini yazılı delille ispatlaması gerektiği, dosyada böyle bir ispat aracının bulunmadığı, davalının yemin deliline de dayanmadığı, davalı- alacaklının defterlerinde davacıdan 2021 yılı sonu itibariyle 92.667,60TL bakiye alacağının bulunduğunun tespit edildiği, bu hali ile takip konusu fatura içeriği malların davacı- alıcıya davalı- satıcı tarafından teslim edilmiş olduğunun anlaşıldığı, davalının üzerine düşen ispat yükünü yerine getirmiş olduğu, davacı tarafından ticari ilişki kapsamında 3 adet fatura toplamının 427.140,60TL olduğu, davalı tarafa toplam 500.403,00 TL ödeme yapıldığının ileri sürüldüğü, davalı tarafından ise 330.473,00 TL ödeme alındığının savunulduğu, aradaki farkın 169.930,00TL olarak hesaplandığı, aradaki farkın davacı tarafından ödeme belgesi olarak gösterilen --------seri nolu çekten kaynaklandığı, işbu çekin ibraz bilgisi sorulduğunda gönderilen yazı cevabında çek üzerinde davalının ciro silsilesinde bilgisinin bulunmadığı, çeki ibraz eden firmanın ---- Olduğu görülmekle davacı 170.000,00 TLlik ödemeyi ispatlayamamış olup bu itibarla davalının davacıdan takip tarihi itibariyle 92.667,60TL alacaklı olduğunun sabit olduğu, fatura düzenlenmesinin borçluyu temerrüde düşürücü nitelikte bir işlem olmadığı, fatura tarihinin faize başlangıç yapılamayacağı, takip işlemi öncesi temerrüt faizi talep edilebilmesi için borçlunun alacak miktarını gösterir ve ödeme talebini içerir bir ihtarla temerrüde düşürülmesi ya da borcun ödeneceği günün tarafların anlaşmasıyla kesin olarak belirlenmesi (TBK. m. 117/2) gerektiği, işbu davada davacının takip öncesi temerrüde düşürülmediği, bu haliyle takipteki işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, bu nedenle takipteki asıl alacak tutarı ile davalının ispatlanan asıl alacağı arasındaki fark olan 4.000,00 TL ile 1.811,52 TL işlemiş faiz yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine dair karar vermek gerekmiş, istirdat talebinin esasında menfi tespit talebi içerisinde olduğu, öncelikle davacı - borçlunun borçsuzluğunun ve bu miktarın tespit edilip istirdatın daha sonra değerlendirilmesi gerektiği, takipten sonra açılan menfi tespit davasının takibe sıkı sıkıya bağlı olduğu görüşünden hareketle harca esas değer olarak 98.479,12TL esas alınmış aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 72/4. maddesinde, dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez. İİK'nun 72/4 maddesinde yazılı bu tazminat davalı talep etmese bile mahkemece re'sen verilmesi gereken bir tazminattır. Bu kapsamda davalı- alacaklı lehine İİK 72/4. Maddesine göre tazminata hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1)Davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile, davacının davaya dayanak ----------- nolu e-faturalara istinaden 92.667,60 TL bakiye asıl borcunun bulunduğu tespit edilmekle; davacının 4.000,00 TL asıl alacak ile 1.811,52 TL işlemiş faiz yönünden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2)Davacı tarafın şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
3)İİK 72/4 maddesi uyarınca davalının kötüniyet tazminatı talebininin kabulü ile reddedilen 92.667,60 TLnin %20 si 18.533,52 TL kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
4)Alınması gerekli karar harcı 427,60 TL’den peşin olarak yatırılan 1.832,17 TL'nin mahsubu ile 1.404,57 TL bakiye harcın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5)Davacı tarafça yatırılan 427,60 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6)Davacı tarafından yapılan 92,20 TL ilk dava masrafı, 1.650,00 TL bilirkişi, 307,75 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 2.049,95 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre (%6 kabul) 123,00 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, arta kalanın davacı üzerinden bırakılmasına,
7)Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8)Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 5.811,52 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9)Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10)Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle,---------- Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.