mahkeme 2021/779 E. 2024/405 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/779

Karar No

2024/405

Karar Tarihi

21 Mayıs 2024

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/779 Esas
KARAR NO: 2024/405
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 29/11/2021
KARAR TARİHİ: 21/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine ------- bedelli lehtarı davalı keşidecisi davacının olduğu bononun takibe konulduğunu, müvekkili tarafından icra borcuna istinaden 22.03.2017 tarihinde davalıya 30.000 TL elden ödeme yapıldığını, ödemeye istinaden davalının ödeme aldığını beyan eden belge düzenleyerek imzaladığını, müvekkilinin kalan borcunu ödemek için eşi dava dışı -------aracın satışı için vekalet verdiğini kasko bedeli satış tarihi itibariyle 82.387,00 TL olan müvekkiline ait ------- marka minibüsü müvekkili adına satış değerini noterde ------------ sattığını, bu satıştan sonra alıcı şirket yetkilileri ile şifahen yapılan görüşmelerde aracın 73.000 TL bedelinde satıldığını ancak noterde 55.000 TL gösterildiği öğrenildiğini, satıştan sonra müvekkilinin kalan borcunun bu satıştan alınan bedelden tahsil edilmesini ve dosyanın kapatılmasını talep ettiğini ancak davalının hem icra dosyasını kapatmadığını hem de araçlar üzerine yakalama şerhi koydurduğunu, araçların yakalanmaması için müvekkilinin icra tehdidi altında 8.000,00 TL teminat yatırmak zorunda kaldığını davacı müvekkilin borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptali ve %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 30.000,00 TL’nin takibe konu senet için alınmış bir para olmadığını, davacının müvekkiline tahditli servis arabası verecek olmakla ve bu arabayı vermemiş olduğunu ve bu nedenle 114.000,00 TL borcunun olduğunu bunun 55.000,00 TL’sinin senetle takip olan kısım olduğunu kalan kısım için 59.000,00 TL senetle takip başlatıldığını, sonrasında 30.000,00 TL ödeme yapıldığını bu ödemenin tahdit kısmı için mahsup edildiğini senet takip borcu dışında da davacının tahdit için 29.000,00 TL borcu kaldığını, şu an tahditlerin 200.000,00 TL civarı olduğunu, vekaletle satışı yapılan aracın ------ ait bir araç olduğunu davacının borcuna karşılık bu aracı satmak istediğini ancak borçlar nedeniyle aracın galericide rehin olduğunu (galericiye borcunun olduğunu) aracın galeriye olan borcu ödendikten sonra satıldığını ama aracın vergi, banka, haciz ve benzeri borçları olduğundan-------- sadece 4.500 TL para verildiğini son olarak takibin kambiyo senedine dayalı takip olduğunu davacının ödemeyi yazılı evrakla ispatlaması gerektiğini beyan ederek açılan davanın reddi ile davacının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.-------- icra dosyası fiziken dosyamız arasına alınmıştır. İncelemesinde; davalı alacaklının davacı borçlu aleyhine kambiyo senedine dayalı takip başlattığı, takibe dayanak belgenin 27/03/2016 tarihli keşidecisi ----lehtarı ----- olan 55.000,00 TL bedelli çek olduğu anlaşılmıştır.---- müzekkere yazılarak ---- plakalı aracın tescil bilgileri istenilmiş gelen yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.Tanık ---- tarihli duruşmada; “Yengem ----------- (kendisi davacının kardeşi olur) araç satın aldı, aracı 55.000,00 TL'ye aldı, ayrıca plaka hakkı ile birlikte bu bedel 114.000,00 TL idi, araç alırken Yengem bana vekalet verdi, araçta haciz çıktığı için noterde satışı yapılmadı, ancak, arabanın bedeli için------- borcu vardı ve clio marka bir araç verildi, akabinde -----arabada tedbir var deyip polisle arabayı bizden aldı götürdü, sonrasında ise aracı başka birine sattı, ------ aracı istediğimiz zaman abisi -------devreye girdi ve araç ve ödediğiniz paranın yerine ben size senet vereyim bu şekilde anlaşalım dedi, takibe konu senette söz konusu senettir, söz konusu senedin bildiğim kadarıyla ödemesi yapılmadı, -------- senedi ödeyemeyince benim galeride arabam var ancak borcu var söz konusu arabayı çıkartırsam arabanın satışı için vekaleti de size veririm, arabayı satarsınız borcunuzu alırsınız dedi, bunun üzerine ben 7.500,00 TL verdim, tam hatırlamamakla birlikte 10.500,00 TL ya da 11.500,00 TL verdi, aracı bu şekilde aldık, ancak araç üzerinde yine hacizler olduğu için araç satıldığı gibi bu hacizlerin borcuna gitti, sadece tam hatırlamamakla birlikte 4.500,00 TL'nin abim de kaldığını hatırlıyorum, bize ödeme yapılmadı, parayı elden verdik, buna -----şahittir,------ o dönem yengemin ödemiş olduğu plaka hakkının 30.000,00 TL'sini ödedi, kalan 29.000,00 TL'yi de aracı sattıktan sonra ödeyecekti, ancak, aracı sattıktan sonra eline para geçmediği için ödeyemedi, 30.000,00 TL'nin senetle hiçbir alakası yoktur.” şeklinde beyanda bulunmuştur.Tanık ... 13/09/20222 tarihli duruşmada; “taraflar benim arkadaşım olur, şuan tam tarihini hatırlamamakla birlikte ----- yıllarında ----- yani davacının kardeşi ----- bir araç satma konusunda anlaştılar, -------- elden ödendi, akabinde------ aracın borçlarını ödedikten sonra noterde satış gerçekleşecekti, borçlar ödenmeyince ------ devreye girdi, ----aracı satmalarının mümkün olmadığını söyleyerek---- senet verdi, aracıda kapıdan çekici ile götürdüler, ayrıca------ plaka hakkı ödendi, bunun senetle hiçbir alakası yoktur, sonrasında tarafların avukat tuttuklarını biliyorum, akabinde neler olduğunu bilmiyorum, söz konusu senede ilişkin ödeme yapılmadı senet miktarı 55.000,00 TL'dir.” şeklinde beyanda bulunmuştur.Tanık ------- tarihli duruşmada; “ben taraflar arasındaki borç ilişkisine ilişkin herhangi bir şey bilmiyorum, sadece --------hastalığı nedeniyle ziyarete gittiğimizde ----şahıs orada idi, ----- kendisine 7.5000,00 TL para verdi, ben sadece bu olaya şahidim, taraflar arasında araba muhabbeti var sanırım ama ben detaylarını bilmiyorum.” şeklinde beyanda bulunmuştur.Tanık ... 13/09/20222 tarihli duruşmada; “yaklaşık 2 buçuk 3 yıl önce ----- abi gelip bana araç satmak istediğini söyledi, bu arada ------- soyadı sanırım -------tanıştık, satılması istenilen araca yaklaşık 68.000,00 TL, 70.000,00 TL civarı bir bedel belirledik, aracı satışa koyduğumuzda araç üzerinde hacizler olduğu anlaşıldı, o dönem ben 33.000,00 TL ya da 35.000,00 TL şuan rakamı tam hatırlamıyorum, borçlar için kendi cebimden ödedim, bir kısımda vergi dairesine ödeme yaptım, araç satıldıktan sonra da ------ hesaplaştık,” şeklinde beyanda bulunmuştur.Tanık ------13/09/20222 tarihli duruşmada; -------araç satmak için benden yardım istediler, bende kendilerine yardımcı oldum, ---- 11.500,00 TL para ödedi, akabinde galericiye gittik, galericide 68.000,00 TL, 70.000,00 TL bir bedel konuşuldu, ------bir galericiye borcu varmış onu ödemesi için verdi.” şeklinde beyanda bulunmuştur.Dava, kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit davasıdır.6100 Sayılı HMK'nın 190. maddesi uyarınca; İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.Dava menfi tespit davası olup, alacaklı olduğunu ispat yükü davalı tarafta, ödediğini ispat yükü davacı taraftadır. Davalı taraf bonoya dayanmış, davacı taraf araç satışı aracılığı ile ve elden ödediğini savunmuştur. Elden yapılan ödemeye ilişkin davalının imzasının bulunduğu yazılı belge sunmuş iş bu belgede ödemenin takip konusu senede ilişkin olduğuna dair açıklama bulunmadığından, bu hali ile ödemelerin dava ve takip konusu senede ilişkin yapıldığı sübuta ermemiş ise de; davalı vekili cevap dilekçesi ile kısmi ödeme olduğunu ikrar etmiş, ancak ödemenin taraflar arasındaki araç alış-satışına ilişkin olduğunu beyan etmiştir.İkrar içeriği itibariyle basit, vasıflı yada bileşik nitelikte olabilir. Basit ikrarda karşı tarafça ileri sürülen vakıanın doğru olduğu herhangi bir şart bildirilmeksizin kabul edilmektedir. Vasıflı ikrarda karşı tarafın ileri sürdüğü maddi vakıanın varlığı kabul edilmekle birlikte onun hukuki niteliğinin ileri sürülenden başka olduğu bildirilir. Bileşik ikrarda ise, bir tarafın ileri sürdüğü vakıa karşı tarafça bütünüyle kabul edilmekle birlikte ikrara öyle bir vakıa eklenir ki, eklenen vakıa ya ikrar edilen vakıanın hukuksal sonuçlarının doğmasını engeller yada onu hükümsüz kılar. Bileşik ikrar, ikrara konu olan vakıa ile ona eklenen vakıa arasında bir bağlantı bulunup bulunmamasına göre bağlantılı bileşik ikrar ve bağlantısız bileşik ikrar olarak ikiye ayrılır. Öğreti ve uygulamada ağırlıklı olarak bağlantısız bileşik ikrar dışındaki ikrar türlerinin bölünemeyeceği, dolayısıyla böyle durumlarda ikrar edenin ispat yükü altında olmadığı kabul edilmekle iddiasını ispatlama yükümlülüğünün karşı tarafa ait olduğu benimsenmektedir----------Görülmekte olan dava değerlendirildiğinde; davalı, davaya konu paranın gönderildiğini ikrar etmiş, ancak bunun davacı tarafından ileri sürüldüğü takip konusu senede ilişkin değil, başka bir hukuki sebep olan plaka hakkına ilişkin gönderildiğini savunmak suretiyle vakıanın hukuksal sebebinin ileri sürülenden farklı olduğunu savunmuştur. Buna göre davalının savunması vasıflı ikrar niteliğindedir. Vasıflı ikrar bölünemeyeceğinden, vasıflı ikrarda kanıtlama yükümlülüğü ikrar eden tarafta değil, vakıayı ileri süren tarafta olduğu nazara alındığında, görülmekte olan davada ispat yükü davacıda olup, davacı, yapmış olduğu ödemelerin senet bedeline ilişkin olduğunu ispat etmelidir. Öte yandan kalan kısmın ------ plakalı aracın satılması ile ödendiğini iddia etmiş davalı ise söz konusu aracın satıldığını ancak bedel ile aracın borçlarının ödendiğini ----- ödendiğini bunun da zaten -------- alacağına ilişkin olduğunu senede ilişkin olmadığını beyan etmiş olup açıklamalar ışığında savunmanın vasıflı ikrar olduğu ispat yükünün davacıda olduğu davacının ödemenin senede ilişkin olduğunu ispat etmesi gerekmekte olup davacı davasının ispatlar delil dosyaya sunmamıştır. Davacı tarafın yemin deliline dayandığı anlaşılmakla yemin hatırlatılmıştır. Yemin deliline dayanan davacı yanın sunmuş olduğu yemin metni davalı asile ihtaratlı olarak tebliğ edilmiştir. Davalı asil, -----tarihli duruşmada; -------- senet borcuna ilişkin almadım, davacının borcu için eşime araç verildi, araç satıldı ve aracın borçlarına gitti, bize 4.500,00 TL kaldı, davacıdan alınan paraların senetle hiçbir alakası olmadığına dava dosyası kapsamında gerçeği tüm doğruluğuyla beyan ettiğime, namusum, şerefim, ailem ve kutsal saydığım bütün İslami inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum” şeklinde yemin etmiştir.Tüm dosya kapsamı yasal deliller birlikte değerlendirildiğinde, yapılan açıklamalar ışığında ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
İİK'nın 72/4. maddesi, ''Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.'' hükmünü içermektedir. Anılan yasal düzenlemeye dayalı olarak tazminata hükmedilebilmesi için ihtiyati tedbir kararının infaz edilmiş olması gerekir. Somut olayda tedbir kararı verildiği ve uygulandığı anlaşılmakla İİK 72/4 gereği alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
Davalı lehine İİK.m.72/4. gereği alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının belirlenmesine,
İİK. m. 72/4 gereği hükmün kesinleşmesinden sonra davacının yatırdığı teminatın, davalı alacaklı lehine hükmedilen yüzde yirmi tazminata mahsuben, davalıya verilmesine,
İİK.m.72/4 gereği ihtiyati tedbir kararı kendiliğinden kalkacağından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
2-Alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 944,25 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 516,65 TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde yatırana iadesine,
3-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim