Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2017/1295
2025/81
11 Şubat 2025
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2017/1295 Esas
KARAR NO: 2025/81
ESAS DAVADA (----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Esas)
DAVA: Alacak
DAVA TARİHİ: 08/02/2013
KARAR TARİHİ: 11/02/2025
BİRLEŞEN DAVADA (---Asliye Ticaret Mahkemesinin ---- Esas)
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;----yapılan sözleşme kapsamında ------- ------elektrik ve elektronik tesisat işlemelerinin üstlenildiğini, davalı ---ile davalı----- arasında alışveriş merkezinin güvenlik hizmetlerinin yürütülmesi konusunda sözleşme yapıldığını, inşaatın tamamı için yapılan bu sözleşme bakımından ücretlerinin ödendiğini, inşaat halindeki alışveriş merkezinin birinci bodrum katına davacıya ait malzemelerin bırakılması için yer tahsis edildiğini, kapısının da kilitli olduğunu, ikinci bölümde ise elektrik kablolarının bulunduğu büyük makaraların depolandığını, bu bölümün tel örgüyle çevrili ve sürgülü kapıyla kapalı olduğunu, 31/12/2008 tarihinde yılbaşı tatili olduğunu, 02/01/2009 tarihi itibariyle enerji kablolarının bir kısmının kesilerek çalındığı, toplanda çalınan malzemelerin 10.000 TL olduğunun saptandığı, 13/12/2009 tarihinde ise bu kez 50.000TL tutarındaki 9 adet kablonun çalındığını, hırsızlık olayının oluşumu ve gelişimi itibariyle davalıların kusurlarının bulunduğunu, 60.000 TL tutarındaki zarar ve tazminatın 13/02/2009 tarihinden itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemle dava açmıştır.Davalı -----vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı firmayla aralarında herhangi bir güvenlik sözleşmesinin ve akdi ilişkinin bulunmadığını, pasif husumetin bulunmadığını, hırsızlık bakımında da hırsız olayının ispatlanamadığını, davacının haksız kazanç peşinde olduğunu, davacı tarafla arasında özel güvenlik sözleşmesi bulunmadığından 5188 sayılı yasadaki şartlar gerçekleşmediğinden BK 60 kapsamından kendilerinden bir tazminat istenemeyeceğini, yapılan ödemelerin BK 60 kapsamında her zaman isteyebileceğini, zararla eylem arasında bir illiyet bağının bulunmadığını çalınan kabloların ve adedinin dahi belirlenmediğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.Davalı ----evap dilekçesinde özetle; davada müvekkillerine atfedilecek bir kusur bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini, savunmuştur.Birleşen dava ---- tarihli birleştirme kararı ile birleşen davada davacının ------karşı açmış olduğu dava ile alışveriş merkezi şantiyesinin güvenlik hizmetlerinin sağlanması amacıyla -----arasındaki sözleşme kapsamında güvenlik hizmetleri karşılığında ------- fatura karşılığı ücret ödendiğini buna rağmen meydana gelen hırsızlık nedeniyle zararlarının karşılanmadığından bahisle ve birleştirme talebiyle birlikte dava açıldığı dava değerinin 50.000 TL tutarında olduğu, 13/02/2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte 50.000 TL alacağın davalıdan tahsili istemiyle dava açıldığı görüldü.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özele; zeyilnameler incelendiğinde sigortalı sıfatına sahip olan şirketin dava dışı -------olması nedeniyle davalı taraf pasif husumet itirazında bulunmakla davanın zaman aşımına uğradığını ve zaman aşım nedeniyle reddi gerektiğini, davacının sigorta şirketine yazılı bir başvurusunun bulunmadığını, özel istisnalar başlıklı mad. 4/b mad. gereğince hızlık olayının teminat kapsamı dışı olması nedeniyle bir ödeme yapılamayacağını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.Dava, haksız eylemden doğan şekilde ve sigorta sözleşmesine dayalı olarak uğranılan zararın tazminine yönelik maddi tazminat davasıdır.14/09/2007 tarihli özel güvenlik hizmetleri sözleşmesi başlıklı adi yazılı -----arasında akdedilen sözleşme ile ------- alışveriş merkezinin 5188 sayılı yasa kapsamında özel güvenlik işlerinin ifası bakımından 31/12/2007 tarihine kadar sözleşmesinin akdedildiği, sözleşme ile işin konusunun tesiste bulunan her türlü emtia, araç ve ekipmanların güvenliğinin sağlanması, otoparklarda trafik ve araç park hizmetlerinin düzenlenmesi, yangın, sabotaj, hırsızlık veya terörist faaliyetlerin, yada önceden öngörülemeyen veya ani olarak ortaya çıkabilecek acil durumların tespiti, bunların önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınması şeklinde tanımlandığı görülmektedir. sigorta kapsamında güvenlik şirketinin sigorta poliçesi ile işverene poliçenin bir örneğinin verilmesi suretiyle işlem yapılacağı düzenlenmiştir.Davada taraftan davalılar arasında bir güvenlik sözleşmesinin bulunduğu, ----arasında aynı şekilde ------- güvenliği konusunda aynı şartlarla düzenlenmiş sözleşmesinin dosya kapsamında yer aldığı ve tarafların her iki sözleşmeye itirazlarının bulunmadığı görülmektedir.
Davada tarafların husumet itirazları bakımından birleşen davalı ----- vekilinin husumet itirazının yerinde olduğu, İnşaat sigorta poliçesi başlıklı ----vade tarihli sigorta poliçesi kapsamında davacının taraf olmadığı, ---- taraf olduğu, dolayısıyla davada davacının poliçe primlerini kendisinin ödediği yönündeki iddia bakımından değerlendirme yapılması gerektiği ve TTK 1292/1 kapsamında 5 günlük süre içerisinde ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmediği 54 ve 12 günlük süreler geçtikten sonra yapıldığı yönündeki itirazların yerinde olduğu görülmektedir.---- getirtilerek incelenen ----- Esas sayılı dosya incelendiğinde dava dosyası kapsamında hırsızlık olayıyla ilgili yargılamanın yürütüldüğü ve sanıklara ulaşılamadığı görülmektedir.Mahkememizce usul ekonomisi ilkesi gereğince ve ---- adil yargılama makul sürede yargılama ve AİH sözleşmesinin 6 ve 8. mad. kapsamında mahkememizce HMK 30, 164 ve 165/1 kapsamında ihtiyari bekletici mesele olarak beklenilmesine karar verilmiş ise de somut deliller maddi vakıa nedeniyle delillerin serbestçe değerlendirilmesi suretiyle yargılamanın 3 yılı aşkın süredir devam ettiği göz önüne alınarak makul sürede yargılanma hakkı kapsamında değerlendirme yapmak gerekmiştir.Dava tarafların sundukları delil ve belgelerle birlikte dosya üzerinden bilirkişi incelemesi tamamlanmış, 26/12/2012 havale tarihli kök raporu ve 18/09/2012 tarihli ek rapor alınmak suretiyle uyuşmazlığın çözümü yoluna gidilmiştir.Kusur itibariyle yapılan değerlendirmelerde bilirkişilerce Birleşen davalı -------aleyhine açılan dava itibariyle 01/09/2007 başlangıç tarihli inşaat sigorta poliçesi kapsamında davacının 3. şahıs konumunda bulunduğu ve poliçe özel şartlarının 3. şahıs mali sorumluluğu başlıklı 199. mad. B bendinde yer alan koşul nedeniyle 3. şahsın sahip olduğu malların kaza sonucu kayıp yada hasarının poliçede belirlenen tazminat limitleri ölçüsünde fakat bu limitler aşılmamak suretiyle tazmin edileceğinin düzenlendiğini, hırsızlık olayının kaza sonucu kayıp yada hasar ifadesi nedeniyle sigorta teminatı kapsamı dışında kalan nitelikte olduğunu, açıktan yapılan kablo hırsızlığı itibariyle poliçe özel şartları kapsamında anlaşmazlığın bulunduğu hallerde sigortacının iddiasının aksinin sigortalı tarafından kanıtlanma yükümlülüğü altında bulunduğu ve davada bunun aksinin ispatlanamadığını bildirmişlerdir. Bilirkişilerce ----------- sorumluluğunun sigorta poliçesindeki şartların gerçekleşmemesi nedeniyle tazminat bakımından yasal koşullarının gerçekleşmediği yönünde görüş sunmuşlardır.Asıl dava itibariyle hırsızlık olayının oluş biçimi değerlendirildiğinde bilirkişilerce yapılan kusur incelemesi sonunda özel güvenlik sözleşmesinin yürürlük tarihi içerisinde hırsızlığın meydana geldiği, 5188 sayılı özel güvenlik yasası kapsamında davalı E grubun koruma görevini sürdürmek zorunda olduğu, 3. şahısların ( taşeron firmaların) muhafaza altına aldıkları makina, araç gereç ve malzemelerin izinsiz giriş çıkışlarının da önlenmesi görevinin bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini bildirmişlerdir.Dosya kapsamından anlaşıldığı üzere davacı tarafın taşeron sıfatıyla ve eser sözleşmesi çerçevesinde çalıştığı, şantiyenin koruma ve güvenlik hizmetlerinin davalı ------- tarafından sağlandığı, bodrum 1. kattaki tahsis edilen bölüm itibariyle depo alanının sürgülü kapıyla kapalı olduğu ve alışveriş merkezi şantiyesinin içinden çalındığı, faillerinin yakalandığı, ceza davasının açıldığı görülmektedir.Dava hırsızlığın maddi vakıa olarak tespiti önem taşımaktadır, sunulan delillerden açıkça anlaşıldığı üzere hırsızlık olayının gerçekleştiği ve haksız eylem tarihi itibariyle alışveriş merkezi şantiyesinin güvenliğinden güvenlik şirketinin sorumlu olduğu, güvenlik şirketinin koruması altında iken şirket çalışanlarının ihmal ve kusuru nedeniyle olayın meydana geldiği, tutulan tutanakların rutin tutanaklar şeklinde tutulmuş olduğu saptanmış olmakla mahkememizce güvenlik sözleşmesinin 3. kişiyi koruyucu etkili sözleşme niteliği ve sözleşme hükümleri beraberce değerlendirilerek akdi sorumluluk kapsamında --- sorumlu olduğu kabul edilmiştir.----- başlangıç tarihli------ incelendiğinde, sigortalının ------- olduğunu görülmekte olup, söz konusu poliçe bir üçüncü kişi yararına sigorta olarak da düzenlenmemiştir. Poliçede mevcut poliçe özel şartlarının üçüncü şahıs mali sorumluluğu hükümleri ( mad. 199), üçüncü kişi konumundaki davacının çalınmasına bağlı uğradığı zararı da riziko kapsamında almamaktadır. Hükümdeki "üçüncü şahısların sahip olduğu malların kaza sonucu kayıp ya da hasarı" ifadesi, hırsızlık halini kapsamamaktadır; zira hırsızlık "kazaya/umulmayan hale" dayalı bir kayıp değildir. Yine 199. maddede, sigortacının tazminat ödemeyeceği istisnai haller arasında, dava konusu olayı da kapsayacak şekilde "sigortalı projenin tamamı yada bir kısmı ile ilgili olarak yüklenicilerin ya da bunlara ait bir memurun ya da işçinin koruması, gözetimi ya da kontrolü altında bulunan bir malın kayıp ve hasarı" da saymaktadır. Hükümdeki kayıp kavramı malzemenin doğal yollarla olduğu kadar üçüncü bir kişinin hırsızlık fiiline dayalı kaybını da kapsamaktadır. Bu durumda söz konusu poliçe kapsamında gerçekleşen rizikoya bağlı olarak sadece dava dışı -------- uğramış olduğu zararlar giriyor olup, davacının söz konusu poliçeye dayalı olarak davalı sigorta şirketinden talepte bulunabilmesi mümkün görülmemiştir. Davacı şirket, dava dışı ------- davalı sigorta şirketinden olan sigorta alacağını temlik aldığına ilişkin adi yazılı şekildeki 23/07/2010 tarihli temliknameyi dosyaya sunmuşsa da, yukarıda sunulan sözleşme hükümleri çerçevesinde -------- sigortacı şirkete yönelik varlığı dosya içerisinde ispatlanmış bir sigorta tazminatı alacağı mevcut olmadığı için geçersiz veya var olmayan bir alacağa ilişkin alacağın temliki sözleşmesi hüküm ve sonuç doğurmaz kuralı gereği temlikname davacıya davalı sigorta şirketine yönelik bir alacak hakkı sağlayacağı açıktır. Davalı sigorta şirketi zamanaşımı savunmasında bulunsa da 2 yıllık zamanaşımı süresi inşaat sigortaları genel şartlarının B.2 h bendindeki "taraflar tazminat miktarı hususunda anlaşmadıkça alacak ancak hakem-bilirkişi kararı ile muaccel olur ve zaman aşımı kesin raporun taraflara tebliği tarihinden evvel işlemeye başlamaz. hakem veya bilirkişi tayini ile TTK 'nun 1292. maddesindeki ihbar müddeti arasında 2 yıllık müddet geçmiş olsun" hükmü gereği alınmış bir kesin rapor mevcut olmadığı için işlemeye başlamamış olduğu görülmüştür.Tüm bu açıklamalar ışığında mahkememizin ----Karar sayılı kararı ile yargılama neticesinde; asıl dava yönünden ----tutarında tazminatın Davalı ---- alınarak davacıya ---- tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte verilmesine, davalı ---- yönünden açılan davanın yasal koşulları oluşmadığından ve kanıtlanamadığından reddine, birleşen dava yönünden; davanın reddine karar verilmiştir.Karar temyiz edilmiş olup -------- Karar sayılı ilamında; “Davacı şirkete ait ve çalındığı iddia edilen elektrik malzemelerinden bir kısmının dava dışı bir şahsa ait hurda dükkanında bulunduğu ve emniyetçe el konulduğu, dosya içindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece el konulan bu malzemelerin davacıya iade edilip edilmediği, şayet iade edilmişse değerinin belirlenip hükmedilen tazminattan indirilmesi gerekmesine göre, bu konuda bilirkişi kurulundan ek rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.” gerekçesi ile mahkememiz kararını bozmuştur.Dosya mahkememizin ----kaydedilerek açık yargılamaya devam olundu.
10/05/2018 tarihli celsenin (1) no.lu ara kararı ile bozma ilamına uyulmuştur.Yargıtay ilamı doğrultusunda dosya ek rapor tanzim etmek üzere bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup heyet hazırlamış olduğu raporda özetle; davacının defterlerinde el konulan ürünlerin tekrar deftere işlenmediğini, davacının asıl alacak miktarının 49.757,19 TL olduğunu belirtmişlerdir. İtirazlar üzerine dosya aynı bilirkişilere tevdi edilmiş olup heyet hazırlamış olduğu ikinci ek raporda özetle; çalındığı belirtilen ----- kablolarından metresini hurdacı dükkânında yakalanarak müştekiye teslim edildiği belirlenmişse de müştekinin kolluktaki beyanında elektrik işlerinde kullanılan ----- metre kabloların çalındığı” beyan edilmiştir.” denildiği dikkate alındığında ------ göre birim fiyatları farklı olduğundan, iade olunan kablonun kesitleri bilinemediğinden kesin hesap yapmanın mümkün olamadığını hesabın elektrik mühendisi bilirkişinin yapması gerektiğin i belirtmişlerdir.Davacı vekili kabloların müvekkiline teslim edilmediğini iddia etmiş olup bu hususta ilgili kolluk birimlerine müzekkere yazılmış olup gelen yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.Dosya elektrik mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi hazırlamış olduğu raporda özetle; işyerinden veya depodan çalışan kablolardan, ------- olduğunu, bunun 90 metresinin geri alındığı ve de bu kablodan oluşan kaybın 50 metre olduğunu, anılan çalınan ve geri dönmeyen 50 metrelik kablodan dolayı davacının maddi kaybının 3.061,99 TL olarak alınmasının yerinde ve uygun olacağını, işyerinden veya depodan çalışan kablolardan, ----- kablonun 50 metre olduğunu, anılan çalınan ve geri dönmeyen 50 metrelik kablodan dolayı davacının maddi kaybının 1.500,00 TL olarak alınmasının yerinde ve uygun olacağını, çalışan geri dönmeyen kablolardan dolayı davacının olayın gerçekleştiği Ocak - Şubat 2009 tarihi itibarıyla toplam maddi kaybının (3 061,99 TL + 1.500,00 TL = 4 561,99 TL) 4 561,99 TL (dört bin beş yüz atmış bir Türk Lirası, doksan dokuz kuruş) olarak alınmasının piyasa koşullarına uygun ve yerinde olacağını belirtmiştir. İtirazlar üzerine dosya aynı bilirkişiye tevdi edilerek ek rapor tanzim edilmesi istenilmiş olup bilirkişi hazırlamış olduğu ek raporda özetle; itirazları değerlendiren bilirkişi kök raporda değişikliğe gitmemiştir.Tüm dosya kapsamı yasal deliller birlikte değerlendirildiğinde ---- ilamı doğrultusunda yapılan inceleme neticesinde davacı yanın çalınan kablolarının 90 metresinin kendisine iade edildiği gelen emniyet yazı cevapları ile tespit edilmiş olup işbu kabloların bedelinin düşmesi ile davacının talep edebileceği tazminat miktarının 4 561,99 TL olduğu anlaşılmakla işbu bedel üzerinden karar verilmiş olup, mahkememiz kararı sadece tazminat miktarı yönünden bozulmuş olduğundan diğer davalılar birleşen dava yönünden verilen karar aynen korunarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A-ESAS DAVA YÖNÜNDEN
Davacı tarafından açılan davanın KISMEN KABÜL KISMEN REDDİ ile
4.561,99 TL tutarında tazminatın Davalı ------ alınarak davacıya 13.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte verilmesine,
2 nolu davalı----- yönünden açılan davanın yasal koşulları oluşmadığından ve kanıtlanamadığından REDDİNE ,
B-BİRLEŞEN -----SAYILI DAVA YÖNÜNDEN
Birleşen davalı -------aleyhine açılan davanın yasal koşulları oluşmayan ve kanıtlanamayan davanın REDDİNE,
ESAS DAVADA YARGILAMA GİDERLERİ:
2-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 615,40 TL harçtan peşin alınan 810,00 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 194,60 TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde yatırana iadesine,
3-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 4.561,99 TL nisbi vekâlet ücretinin davalı ----- tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davalı -------davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekâlet ücretinin davacıdan alınarak daval-----verilmesine,
5-Davalı-------davada kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yatırılan 15,60 TL başvurma harcı ve 810,00 TL peşin harç toplamı: 825,60 TL ile 7.033,65 TL yargılama giderinden davanın red %92,40 ve kabul %7,60 oranına göre hesaplanan 534,56 TL'sinin davalı ------ tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı ----- tarafından yapılan ve aşağıda dökümü yazılı yargılama giderinden davanın red %92,40 ve kabul %7,60 oranına göre hesaplanan 231,00 TL 'sinin davacıdan tahsili ile davalı ------- verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN YARGILAMA GİDERLERİ:
2-Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 742,50 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 127,10 TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde yatırana iadesine,
3-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Temyiz Kanun yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/02/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.