Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/955
2026/130
4 Şubat 2026
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/418
KARAR NO : 2026/78
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 10.06.2024
KARAR TARİHİ : 20.01.2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 09.02.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, müvekkillerin murisi --- plakalı aracın çarpması sonucu vefat ettiğini, ----- plakalı aracın, davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS kapsamında sigortalı olduğunu, davalı şirket sigortalısı olan aracın sürücüsü -- yargılanmasının, ---Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yapıldığını, ----- ceza sayılı dosya kapsamında alınan 17.10.2023 tarihli bilirkişi raporuna göre araç sürücüsünün kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğunu, vefat edenin ise tali kusurunun bulunduğunun tespit edildiğini, bu raporun hükme esas alındığını, araç sürücüne taksirle ölüme neden olma suçundan iki yıl altı ay hapis cezası verildiğini, destekten yoksun kalma tazminatı talebi ile müvekkilleri adına sigorta şirketine 06.03.2023 tarihinde yazılı olarak başvuruda bulunulduğunu, sigorta şirketine başvuru dilekçesi ile sigorta şirketinin cevap yazısının dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulduğunu, sigorta şirketine yapılan yazılı başvuruda bir netice alınamaması üzerine 06.04.2023 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru yapıldığını, açılan ---- sayılı dosyada verilen karara itirazlar neticesinde ----- sayılı dosyasının açıldığını, ----- sayılı dosyada İtiraz Hakem Heyeti'nin, yargılamanın sürdürülemez hale geldiğinden bahisle dosyadan el çekme kararı verildiğini, bu kararın sebebinin; ceza dosyası ile Sigorta Tahkim Komisyonu dosyasında alınan kusur raporlarının taban tabana zıt olması ve bu çelişkinin giderilememesi olduğunu, Hakemlik yerinde inceleme ve keşif yapamadığından bu kararı verdiğini belirttiğini, bu sebeple huzurdaki davayı açma zorunluluğunun doğduğunu, müteveffa ----mirasçıları olarak eşi ve üç çocuğu bulunduğunu, murisin eşi -----, kanser hastalığından muzdarip olup hastalığının ağırlığı sebebi ile çalışmadığını, ----, eşinin bakımına muhtaç durumda olduğunu, murisin çocuklarından ---- ise henüz üniversite öğrencisi olup yaşamını ve eğitimini müteveffanın desteği ile devam ettirdiğini, müteveffa ------, olay tarihinde 59 yaşında olduğunu, Yargıtay ------ Hukuk Dairesi tarafından kabul edilen TRH 2010 Kadın - Erkek Hayat Tablosuna göre müteveffanın yaklaşık 78 yaşına kadar yaşayacağı kabul edildiğini, müvekkili ------ 1972 doğumlu olup, üç çocuğunun bulunduğunu, kanser hastalığının da etkisi ile sık sık sağlık problemleri yaşadığını, Anayasa Mahkemesi tarafından kabul edilen “Yeniden Evlenme İhtimalleri Tablosu”na göre yeniden evlenme ihtimalinin %1’in altında olduğunun tespit edildiğini, bununla birlikte müvekkili ---- 18,5 yıl boyunca destekten yoksun kalacağı taraflarınca tahmin edildiğini, müvekkili ----- ise henüz yirmi yaşında bir üniversite öğrencisi olup, ---- mühendislik eğitimi gördüğünü, ailesinin ---- yaşayan müvekkili ---- eğitim, barınma, yeme - içme ve giyim gibi ihtiyaçlarının tümünün müteveffa babası ---- tarafından karşılandığını, müvekkilinin yaşı ve yerleşik Yargıtay İçtihatları göz önüne alındığında, müvekkilinin 25 yaşına kadar; 5 yıl daha babası müteveffadan destek alacağının kabul edilmesi ve buna göre hesaplama yapılması gerektiğini, tüm bu nedenlerle; davanın kabulünü, alınacak bilirkişi raporlarından sonra artırılmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak şimdilik her iki müvekkil bakımından ayrı ayrı 1.000'er TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinden tahsilini, takdir edilecek destekten yoksun kalma tazminatının, kaza tarihinden itibaren geçerli olmak kaydıyla mevcut ekonomik durum da göz önüne alınarak bankalarca uygulanacak en yüksek faizin uygulanmasını, Tahkim yargılaması sırasında yapılan toplam 15.031,38-TL yargılama masrafını el çekme karar tarihi olan 01.03.2024 tarihinden işleyecek faizi de dahil olmak üzere tüm yargılama masrafları ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Islah Dilekçesi: Davacılar vekili 13.12.2025 tarihli dilekçesi ile HMK M.107 uyarınca anılan bilirkişi raporu doğrultusunda, dava değerinin artırımı yoluna gidilerek dava dilekçesinde müvekkili ----- için 1.000,00-TL olan talep miktarını 160.285,81-TL'ye yükselttiklerini, müvekkili ------- için 1.000,00-TL olan talep miktarını 1.039.714,19-TL'ye yükselttiklerini, takdir edilecek destekten yoksun kalma tazminatına, kaza tarihi olan 09.02.2023 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere bankalarca uygulanacak en yüksek faizin uygulanmasını talep etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 09.02.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde destekten yoksun kalma tazminatı talepli işbu davanın açıldığını, müvekkili şirketin davalı konumunda olduğunu, dava konusu trafik kazasına karışan ----- plaka sayılı aracın müvekkili şirketçe ------ sayılı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacıların taleplerine ilişkin müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığından davanın reddini, kusura ilişkin inceleme yapılması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı durumda müvekkili şirketten talepte bulunulamayacağını, müteveffanın, davacılara destek olduğu hususunun ve destekten yararlanma sürelerinin incelenmesi ve ispatlanması gerektiğini, davacının talep yargılama giderlerinden müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, müvekkili şirketin temerrütünün söz konusu olmadığını, davacı yanın talep edebileceği faiz başlangıcının kaza tarihinden değil dava tarihinden itibaren ve yasal faiz şeklinde olması gerektiğini, tüm bu nedenler ve Mahkemece re’sen dikkate alınacak nedenlerle; fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın reddini, Mahkeme aksi kanaatte ise cevap dilekçesinde izah ettikeri hususların dikkate alınmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;
Dava; davacı ---- eşi, davacı ----- babası olan müteveffa ------ ile davalı sigorta şirketi tarafından karayolları motorlu araçlar zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında sigortalanan araç arasında meydana gelen trafik kazası sebebiyle cismani zarara ilişkin maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesi: "İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." şeklindedir.Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-I. maddesi: "Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95. maddesinde, "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.
Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." düzenlemesi yer almaktadır.Sigorta şirketi kaza tarihi itibariyle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi tanzim eden şirket konumundadır. Sigorta şirketinin sigortalı aracın üçüncü kişilere vereceği zararlardan dolayı poliçe kapsamında ve limitiyle sorumlu olacaktır. Trafik Sigortası Genel Şartları A.3. maddesine göre sigortanın kapsamı belirlenmiş olup, buna göre sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu temin etmek zorundadır.Yargıtay ----- Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarih, ---- Esas ve ----- Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir.
Tüm dosya kapsamına göre;
09.02.2023 günü saat 17:30 sıralarında sürücü ---- sevk ve idaresindeki---- plaka sayılı otobüs ile ------ Caddesi üzerinde emniyet şeridini takiben seyir halinde iken olay mahalli kavşağa geldiğinde idaresindeki otobüsün ön kısımları ile, seyir istikametine göre sol taraftan kaplamaya inerek karşıdan karşıya geçmek isteyen müteveffa yaya ----- çarpması sonucu dava konusu olay meydana gelmiştir. Dava konusu kaza sonucunda yaya ---- vefat etmiştir.
UYAP üzerinden dosya arasına alınan nüfus kaydına göre, müteveffa ------ davacı ---- eşi, davacı --- babasıdır.-----plakalı aracın, ------- poliçe numaralı karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk poliçesi kapsamında 05.03.2022 tarihi ile 05.03.2023 tarihi arasında sigortalandığı, kaza tarihinde kişi başına sakatlanma/ölüm poliçe limitinin 1.200.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu kazadaki kusur durumunun tespiti için dosya ATK Trafik İhtisas Dairesi'ne tevdi edilmiş, hazırlanan raporda; sürücü ----- idaresindeki otobüs ile seyir halinde iken zorunlu haller dışında girmesinin yasak olduğu bankete girmemesi ve seyrini görüş alanını kontrol altında bulundurarak yolun taşıtların nizami bir şekilde seyri için ayrılmış bölümünde dikkatli bir şekilde sürdürmesi, ilk geçiş hakkını kavşak mahallinden karşıya geçiş yapmaya çalışan müteveffa yayaya vermesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, nizamlara aykırı şekilde banket alanından olay mahalline geldiğinde seyir istikametine göre sol tarafından yolun karşısına geçmek isteyen müteveffa yayaya çarpması sonucu meydana gelen kazada kusurlu olduğu, müteveffa yaya ------ olay mahalli kavşaktaki geçişi esnasında sağ şerit üzerindeki aracın önünden koşar adımlarla sağ tarafına dair yeterli kontrolleri yapmaksızın geçiş yaptığı esnada banket üzerinde seyreden aracın çarpması sonucu meydana gelen olayda kusurlu olduğu, sonuç olarak dava konusu kazanın meydana gelmesinde sürücü ---- %85 (yüzde seksen beş) oranında kusurlu olduğu, müteveffa yaya ---- -’ın %15 (yüzde on beş) oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Hazırlanan raporun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olması sebebiyle rapora itibar edilmiş ve dava konusu kazanın meydana gelmesinde sürücü ---- ’un %85 (yüzde seksen beş) oranında kusurlu olduğu, müteveffa yaya --- %15 (yüzde on beş) oranında kusurlu olduğu sonucuna varılmıştır. Davacı tarafın destekten yoksun kalma zararının tespiti için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, hazırlanan raporda davacı ------ yönünden 1.807.622,40 TL, davacı ------ yönünden 160.285,81 TL destekten yoksun kalma zararı hesaplanmıştır. Aktüerya raporunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının Yargıtay ------ Hukuk Dairesi'nin içtihatlarına uygun olması sebebiyle rapora itibar edilmiş ve davacı ----- 1.807.622,40 TL, davacı ------- 160.285,81 TL destekten yoksun kalma zararı olduğu sonucuna varılmıştır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 96.maddesi 1.fıkrasında, "Zarar görenlerin tazminat alacakları, sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta tutarından fazla ise, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat talebi, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulur." Buna göre garameten paylaştırma yapılmalıdır. Sigorta poliçesindeki teminat limitinin 1.200.000,00 TL olması ve davacılar vekilince sunulan dava değer artırım dilekçesi dikkate alındığında, davacıların toplam maddi zarar talebinin 1.200.000,00 TL olduğu, poliçe teminet bedelini aşmadığı anlaşılmış olup taleple bağlı kalınaraak davacı ----- için 1.039.714,19 TL destekten yoksun kalma tazminatı, davacı ------ için 160.285,81 TL destekten yoksun kalma tazminatı bedelinin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesinde; “...Sigortacılar, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içerisinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar." düzenlemesi yer almaktadır.Davalı sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihi, davaya konu kazanın davalıya ihtar ya da ihbar edildiği tarihten itibaren sekiz iş günü sonrasıdır. Somut davada, dava dilekçesi ekinde sunulan e-mail belgesine göre davacının davalıya 06.03.2023 tarihinde başvuru yaptığı, sekiz iş günü sonunda 17.03.2023 tarihinde temerrütün gerçekleştiği anlaşıldığından 17.03.2023 tarihinden itibaren faiz uygulanmıştır. Açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın kabulüne;
A) 1.039.714,19 TL destekten yoksun kalma tazminatının 17.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı ------ verilmesine,
B) 160.285,81 TL destekten yoksun kalma tazminatının 17.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı -------- verilmesine,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 81.972,00-TL karar harcının, davacılar tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harçtan ve toplam 20.458,87 tamamlama harçlarından mahsubu ile bakiye 61.085,53-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacılar tarafından yatırılan toplam 20.886,47-TL peşin harcın ve tamamlama harçlarının davalıdan alınarak davacılara müştereken ve müteselsilen verilmesine,
4-Davacılar tarafından 427,60-TL başvurma harcı, 60,80-TL vekalet harcı, 6.000,00-TL bilirkişi ücreti, 3.900,00-TL Adli Tıp Kurumu fatura gideri, Sigorta Tahkim Komisyonu dosyasında yapılan 15.031,38-TL yargılama gideri, 280,00-TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen toplam 25.699,78-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara müştereken ve müteselsilen verilmesine,
5-Davalı tarafından 60,80-TL vekalet harcı olarak sarf edilen yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı ----- lehine takdir olunan 161.957,13-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ------ verilmesine,
7-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı ----- lehine takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ------- verilmesine,
8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
9-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacılar vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle ---- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.