Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/946
2026/128
4 Şubat 2026
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/946
KARAR NO : 2026/128
DAVA : Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)
DAVA TARİHİ : 15/10/2025
KARAR TARİHİ : 04/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı'nın, 07/04/2004 tarihinde kurulan davalı şirketin kurucu üyelerinden olduğunu, büyük emekler verdiği aile şirketi olarak kurulan şirketin yetkilileri tarafından uzunca bir süredir müvekkiline hiçbir şekilde ortaklar kurulu çağrısı ve şirket faaliyetleri ile ilgili bir bilgilendirme de yapılmadığını, bu duruma rağmen şirket adına kayıtlı arsa nitelikli taşınmazlar hakkında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilin imzası ve katılımı olmayan ortaklar kurulu kararları alındığını, bu işlemler hakkında müvekkiline hiçbir çağrı yapılmadığı gibi müvekkili tarafından bu konuda kimseye vekaletname ve yetki de verilmediğini, davalı şirketin ana sözleşmede belirtilen amaca hizmet etmesinin bu şartlar altında mümkün olmadığı, şirket içinde %17 hissesiyle azlığı oluşturan müvekkilin şirket içerisinde etkisiz bırakıldığı, şirket yöneticilerinin ve diğer ortakların kendi menfaatleri uğruna başına buyruk hareket ettikleri görüleceğini, davalı şirketin müdürü --- - ve birlikte hareket ettiği büyük ortak damadı --- ile eşi ------ kendi menfaatlerini şirketin menfaatleri üzerinde tuttuklarını, kişisel hırsları uğruna şirketin zarara uğramasına sebep olduğunu, müvekkilinin şirket işleyişinin dışında bırakılmasıyla birlikte şirket tamamen denetimsiz hale geldiğini, uzunca bir süredir ortaklar kurulunun toplanamaması ve şirketin kira gelirleri ve inşaat sözleşmesinden kaynaklanan gelirleri olmasına rağmen kâr payı dağıtılmaması konusu ortadayken, müvekkilin şirket işlerinden el çektirilmesiyle davalı şirket müdürü --- - ve damadı şirketin büyük ortağı ----- istediği gibi hareket ettiği bir yere dönüştüğünü, müvekkilin hissesi %25 olarak kararlaştırılmışken ticaret siciline %17 olarak tescil ettirildiğini, 06/06/2016 tarihli adi yazılı ortaklık sözleşmesine göre,-----şirketteki hissesi %50, davalı-----hissesi %25 ve müvekkil ---- ---- hissesi de %25 olarak belirlendiğini, ancak sicile %17 olarak tescil ettirildiğini, şirketi fiilen tasfiye aşamasına sokacak nitelikte bir malvarlığı tasarrufu yapılmış, ancak şirket ortaklar kurulundan özel bir yetki alınmadığını, şirketin kâr ettiği halde kar payı dağıtılmaması hukuka aykırı olduğunu, bu sebeplerle Öncelikle ihtiyati tedbir talebimizin kabulü ile davalı şirketin taşınır ve taşınmaz malvarlığının 3. Kişilere devir ve temliki önler ihtiyati tedbir şerhi işlenmesini, Yetkisiz ve geçersiz imza ile davalı ---- tarafından akdedilen,---- Mahallesi, ----- ada, 16 parsel, 36 paftada yer alan arsa nitelikli taşınmaza dair -----Şirketi ile ----- Noterliği'nin 24/10/2022 tarih ve ----- yevmiye no.lu Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesine istinaden yürütülen inşaatın durdurulması amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ----- yevmiye no.lu Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi'nin tarafı olan ----Şirketi'nin davaya dahil edilmesini, davalı şirket müdürünün görevinin, idari ve temsil yetkisinin kaldırılması ile şirkete kayyım atanmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Huzurdaki davanın esas itibariyle, aynı gün (15.10.2025) tarihinde açılan ve halen -----Asliye Ticaret Mahkemesinin ---sayısında kayıtlı, işbu dava ile aynı maddi vakıalara dayanarak, aynı kişileri (müvekkillerim) hasım göstermek suretiyle ve neticede aynı netice ve talepte bulunulduğunu, bu sebeple öncelikle ---.Asliye Ticaret Mahkemesinin -----. sayısında kayıtlı dosyanın celp ve tetkiki ile davanın derdestlik sebebiyle reddine, bu talebimiz yerinde görülmediği takdirde iki davanın birleştirilerek görülmesine karar verilmesin talep ettiklerini, davadaki talep şirket müdürü yerine yönetim kayyumu talebi olduğuna göre, dava şirket tüzel kişiliğine ve belki şirket müdürünün şahsına yöneltilmesi gerektiğini, şirkette davacıdan farksız olarak, sadece kayden ortak konumunda bulunan ve dava dilekçesinde de belirtildiği üzere, şirket yetkilisi -----eşi ve damadı olan diğer davalı müvekkilleri ---- ve ------ davanın yöneltilmesi tamamen şirket müdürü olan müvekkil ---- yönelik taciz ve ızrar kastından ibarettir. Davalı müvekkiller ---- - ve --- yönelik davaların husumet yokluğu nedeniyle ayrı ayrı reddine kararının verilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde asıl ve ısrarla vurgulanarak tedbir talebine konu yapılan müvekkil şirketin emvalinde bulunan taşınmazların üçüncü kişilere devrinin önlenmesi, mevcut ve devam eden inşaat sözleşmesinin durdurulması ve iptali, davanın inşaat sözleşmesinin yüklenicisi firmaya ihbar edilmesi/dahili dava edilmesi talepleri bir neticeyi elde etmekten çok müvekkil şirket tüzel kişiliği ve yetkilisi müvekkil---- ızrar kastına yönelik olduğunu, davanın yüklenici firmaya ihbarında veya dahili dava edilmesinde hukuki bir yararı bulunmayan davacının, dilekçesinin başında bu şirket için davanın ihbarı netice kısmında ise dahili dava edilmesi talebinde bulunması, sırf dava dışı sözleşme tarafı şirket ile müvekkil şirket ve yöneticisi------ arasında ihtilaf yaratma amacına yönelik olduğunu, Dava dilekçesinde, davacının bilgi edinme ve inceleme haklarının kullandırılmadığı iddia edilmesine rağmen TTK m 614 uyarınca Mahkemeye müracatla bu hakkı elde edebilecek durumda olan davacının, mahkemeye müracaat etmeksizin bu hususu fesih gerekçesi yapması usul ve yasaya aykırı olduğunu, şirketin uzun zamandır genel kurul(OKK) yapmadığı iddiası ve buna dayalı kayyım tayini talebi haksız olduğu gibi TTK m 636/2 gereğince, şirket Müdürüne eksikliklerin ikmali talimatını verebileceğini, nitekim, eski şirket mali müşaviri ----- vefatı sonrasında, ortaya çıkan eksiklik tespiti ve giderilmesi işlemleri ve eksik olan şirket muamelelerinin ikmali için Genel Kurul(OKT) hazırlıkları devam ettiğini, bu sebeplerle----.Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- Sayılı dosyasının celp ve tetkiki ile huzurdaki davanın derdestlik sebebiyle reddine,bu talebimiz kabul görmediği takdirde iki davanın birleştirilerek görülmesini, bu talebimiz de yerinde görülmediği takdirde davanın müvekkiller -----yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle, yargılamanın devamı ile toplanacak delillerle ortaya çıkacağı üzere haksız ve mesnetsiz davanın her bir müvekkil açısından ayrı ayrı reddini, mevcut yasal ve meşru şirket yöneticisi yerine yönetim kayyumu tayin edilmesinin yasal şartları bulunmadığından davanın esastan reddine, mahkemenin aynı görüşte olmadığı takdirde varlığı kabul edilebilecek eksikliklerin ikmali için şirket müdürünün görevlendirilmesini ve neticede davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davalı şirkete kayyım atanması talebine ilişkindir.
Davacı ---- dosya içerisine gelen ----- Ticaret Sicili kayıtları uyarınca şirket ortağı olduğu anlaşılmakla, davalı şirketin müdürünün görevlerinin kaldırılarak şirkete kayyım atanması talep edilmiştir.
---- Ticaret Sicil kayıtlarının incelenmesi sonucu şirket temsilcisinin davalılardan --- --- olduğu göreve başlama tarihinin 06.02.2008 olduğu, görev süresinin ise aksi karar alınıncaya kadar devam edeceği tespit edilmiştir.6102 sayılı TTK nın 630/2 maddesi " Her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir"
6102 sayılı TTK nın 617/3 maddesi "Toplantıya çağrı ve öneri hakkı gündem ,öneriler ,çağrısız genel kurul ,hazırlık önlemleri ,tutanak ,yetkisiz katılma konularında anonim şirketlere ilişkin hükümler ,Bakanlık temsilcisi olanlar hariç ,kıyas yolu ile uygulanır " maddesi uyarınca TTK 410 maddesin atıf yapılmıştır. TTK 'nın 410/1 maddesi" Genel kurul, süresi dolmuş olsa bile, yönetim kurulu tarafından toplantıya çağrılabilir. "şeklinde düzenlenmiştir.
TMK'nin 427/4. maddesine göre bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka bir yoldan sağlanamamış ise vesayet makamınca yönetim kayyımı atanması gerekmektedir. Anılan düzenlemeye göre yönetim kayyımı atanabilmesi için şirketin yönetim kurulunun bir şekilde oluşturulmasının mümkün olmaması ve bu boşluğun başkaca hukuki yollarla giderilmemiş olması şarttır. Şirketin seçilmiş yönetim kurulu bulunduğu takdirde organ yokluğundan sözetmek mümkün olmadığı gibi, mevcut yönetim kurulunun, çalışamaz halde olması da TTK'nin sistematiği içinde giderilmesi her zaman mümkün bir durumdur. (Yargıtay ---- HD ---- tarih )TTK.nun 617/3 maddesi yollamasıyla limited şirketler yönünden de uygulama alanı bulan TTK.410 maddesi gereği, davacı görev süresi dolsa bile, genel kurulu toplantıya çağırarak şirkete temsilci seçilmesine veya şirketin tasfiyesine ilişkin hususların karara bağlanmasını sağlayabilecektir. Şirketin münferit temsilci müdürlerin görev süresinin dolması, davacının genel kurulu toplantıya cağırmasına engel teşkil etmeyecektir. Davacının öncelikle TTK 410 . Maddesi uyarınca genel kurulu toplantıya çağırmadan kayyım atanması talepli iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır.----Ticaret Sicil kayıtlarının incelenmesi sonucu şirket temsilcisinin davalılardan ------ olduğu göreve başlama tarihinin 06.02.2008 olduğu, görev süresinin ise aksi karar alınıncaya kadar devam edeceği ,herhangi bir organ boşluğu olmadığı tespit edilmekle talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
Şirkete kayyım atanması talebi yönünden Yargıtay yerleşik içtihatları gereğince davanın sadeci davalı şirkete açılması yeterli olduğundan diğer ortaklara karşı açılan davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. ( Yargıtay ----- tarihli )
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Açılan Davanın Davalılardan-----.. Yönünden REDDİNE,
Açılan Davanın Diğer Davalılar Yönünden 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d bendi uyarınca Taraf Sıfatı Dava Şartı Yokluğundan REDDİNE,
Harçlar yasasına göre alınması gereken 732,00 TL karar harcının davacı tarafça peşin yatırılan 615,40 TL'den mahsubu ile bakiye eksik kalan 116,60 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Davalı taraflar kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13.maddesi uyarınca belirlenen 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,İlişkin olarak taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.