mahkeme 2025/685 E. 2025/642 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/685
2025/642
2 Eylül 2025
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/685 Esas
KARAR NO: 2025/642
DAVA: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/07/2025
KARAR TARİHİ: 02/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; -------- bedelli, Suretleri dava dilekçesi ekinde olan 7 adet banka teminat mektubunun) Davacı ile davalı şirket arasındaki ----- garantisi için davalıya verilmiş olan yukarıdaki banka teminat mektuplarının öncelikle teminatsız olarak, mahkeme aksi kanaatte ise mahkemenizce belirlenecek uygun bir teminat karşılığında tedbiren nakde çevrilmesinin dava sonuçlanıncaya kadar durdurulmasına (ihtiyati tedbiren), davacının davalıya borcu olmadığının menfi tespitine ve dava sonucu ile teminat mektuplarının taraflarına iadesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; dava şartı arabulucuk aşaması yerine getirilmediğini, davanın usulden reddi gerektiğini, tek taraflı ve haksız feshi, sözleşme yükümlülüklerini ortadan kaldırmamakta olduğunu, Müvekkili şirketin, davacı şirketten alacaklı olduğunu ve buna ilişkin fatura ve cari hesap dökümü mevcut olduğunu, davacı şirketin, işbu faturalar teslim edilmesine rağmen yasal süresi içinde herhangi bir itirazda bulunmamış olduğunu bu durumun, fatura içeriğindeki borcu zımnen kabul ettiği anlamına gelmekte olduğunu, faturaların yasal süre sonunda otomatik olarak onaylanmış olduğunu, davacı şirketin iddiasının aksine, davacı şirketten alacağı bulunduğuna dair mutabakat bulunmakta olduğunu, noter aracılığıyla davacıya borcunu ödemesi gerektiği ihtar edilmiş ancak buna rağmen davacı borcunu ödemediğini, davacının müvekkili şirkete olan borcundan dolayı yukarıda ayrıntılı olarak bahsedilen faturalara ilişkin olarak ihtiyati haciz kararı alındığını, davanın dava şartı arabuluculuk eksikliği nedeniyle usulden reddine, davacının, müvekkili, şirkete borcu olmadığının tespiti talebi ile açtığı haksız davanın esastan reddine, davacı aleyhine İİK m.72/4 gereği kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Dava, ticari ilişkiden kaynaklanan menfi tespit davasıdır. HMK'nun 138.maddesinde; "Mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir." hükmü yer almakla; 19.12.2018 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak, yürürlüğüne giren 7155 sayılı Kanunun 20. maddesi ile 6102 Sayılı TTK.'nın (5.) maddesine eklenen 5/A maddesi gereğince ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmasından önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak düzenlenmiş olması ve 7155 sayılı Kanunun (23.) maddesi ile 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa eklenen 18/A (2) maddesi ile "Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmakszın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir'' hükmü getirilmiştir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/(2). maddesinde, ''Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır'' hükmü yer almaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 115. maddesi gereğince; Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.Dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması ise davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır. ----- 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı kanunun 31 maddesi ile yapılan değişiklik ile; 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir. 7445 sayılı Kanunun 31. Maddesi ile TTK nın 5/A-1 maddesinde yapılan değişiklik ile menfi tesbit ve istirdat davaları da zorunlu arabuluculuk kapsamına alınmış ve aynı yasanın Geçici 1.maddesine göre; 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrası ile 7036 sayılı Kanunun 3. maddesinin birinci fıkrasına eklenen menfi tespit ve istirdat davaları hakkındaki hükmün, 01/09/2023 tarihinde ve sonrasında açılacak davalar hakkında uygulanacağı belirtilmiştir. 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesinin 2. fıkrasına göre, davacıya arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibrazı için bir haftalık kesin süre verilmesi ve sonucuna göre işlem yapılması, aynı maddenin son cümlesine göre ise, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekir. ----Somut Olayda ; ticari nitelikli bir Menfi Tespit Davası olduğundan, TTK'nın 5/A maddesi kapsamında arabuluculuk dava şartına tabidir. Dava açılmadan önce arabulucuya başvuru yapılması ve buna ilişkin arabuluculuk son tutanağının dosyaya sunulması gerekmekte olup, bu husus dava şartı olarak düzenlenmiştir. Dava tarihi ----dir. Mahkememizin ---- tarihli Ara Kararı ile 'Arabuluculuk Son Tutanağını 'sunmak için süre verilmiş olup, sunulan Son Tutanağın incelemesi sonucu, Arabulucuk sürecinin başladığı tarih :---Arabuluculuk görevlendirmesinin yapıldığı tarih ---, Arabuluculuk sürecinin bittiği tarih ----- olduğu tespit edilmiştir. Yani davacı ---- tarihinde hem dava açmış hemde neredeyse mahkeme ile paralel olacak şekilde ------ tarihinde Arabulucuğa başvurmuş olup işlemlerde dava tarihinden sonra tamamlanmıştır. Arabuluculuk müessesindeki amaç tarafların mahkeme huzuruna gelmeden anlaştıkları ya da anlaşamadıkları hususların tutanak altına alınması olup mahkemelerin iş yükünü bir nebze olsun hafifletmek istenmektedir. Oysa somut olayda davacı paralel olacak şeklide hem Arabulucuğa başvurmuş hem de dava açmış olup işlemlerde dava sırasında tamamlanmıştır. Bu durumda davacı tarafından 6102 sayılı TTK 5/A maddesi uyarınca dava açılmadan önce usulüne uygun bir Arabuluculuk Son Tutanağı sunmadığı tespit edilmiştir. Dosya kapsamından dava açılmadan önce arabuluculuk kurumuna başvurulmamış olduğunun anlaşıldığı, anılan dava şartının dava açıldıktan sonra tamamlanmasını mümkün kılan yasal bir düzenlemenin mevcut olmadığı ve bu hali ile arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden 6102 sayılı TTK 5/A maddesi ve HMK madde 115. maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmek gerekmiştir. Davacı tarafça, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı anlaşıldığından, davanın 6102 TTK 5/A ve HMK 115 maddeleri gereği dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın, TTK'nun 5/A ve HMK 115 maddeleri gereğince Dava Şartı Yokluğundan sebebiyle USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı vekili kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT hükümlerine göre 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacının üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde-----Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/09/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.