mahkeme 2025/267 E. 2026/114 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/267
2026/114
3 Şubat 2026
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/267
KARAR NO : 2026/114
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14.06.2024
KARAR TARİHİ : 03.02.2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davalı/borçlu tarafa teslim edilen ürünlerin ücretinin tahsili için 18.09.2023 tarihinde ----. İcra Dairesinin ------ esas sayılı dosyası ile bir icra takibi ikame edildiğini, anılan takip dosyasının davalının 22.09.2023 tarihinde yapmış olduğu itirazı nedeniyle durdurulduğunu, davalının mevcut itirazlarının iptali ile takibin devamına karar verilmesini, alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte tahsilini, kötü niyetli olarak takibe itiraz eden davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle işbu davada yer alan taraflar tacir olmakla, dava konusu uyuşmazlığın TTK kapsamında çözülmesi gereken ve ticari dava olarak nitelendirilen davalardan olduğunu, bu kapsamda işbu davaya bakmakla görevli mahkemelerin ------ Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacı yanca işbu davanın Asliye Hukuk Mahkemeleri nezdinde açılması açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, öncelikle davanın usulden reddine karar verilerek dosyanın görevli ve yetkili ----- Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddini, davacı yanca müvekkili şirket aleyhine ---- İcra Dairesinin ------ esas sayılı dosyası ile haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine girişildiğini, söz konusu takip içeriğinde yer alan şekilde müvekkilinin alacaklı yana bir borcunun olmadığını ayrıca takip dayanağı olarak belirtilen faturanın müvekkili şirkete hiçbir suret ile tebliğ edilmediği gibi fatura içeriğinde yer alan ürünlerin tesliminin de sağlanmadığını, davacı yanın dava dilekçesinde her ne kadar faturanın tanzim edildikten sonra taraflarına mail olarak gönderildiğini iddia etmişse de bu durumun gerçeğe aykırı olduğunu, taraflar arasında mevcut ticari ilişki kapsamında birden çok mal alımından kaynaklı fatura düzenlendiğini, bu yazışmaların ve kayıtların müvekkili şirket tarafından satın alınan diğer mallara ilişkin olduğunu, e-faturanın ve elektronik faturanın mükelleflerine düzenlenen dijital faturalar olduğunu, faturanın elektronik ortamda oluşturularak alıcıya elektronik ortamda gönderilmesinin ve muhafaza edilmesinin gerektiğini, Elektronik Tebligat Başlıklı Madde 7/a fıkra 2 uyarınca, Anonim, Limited ve Sermayesi Paylara Bölünmüş Komandit Şirketlere elektronik yolla tebligat yapılmasının zorunlu olduğunu, tüm bu nedenlerle; işbu davanın reddini, müvekkili şirket lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptaline ilişkindir.
Davacı tarafından davalı aleyhine ----. İcra Dairesi'nin ----- esas sayılı dosyasında 5.487,00 Euro asıl alacak ve 301,89 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.788,89 Euro üzerinden icra takibine geçildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu, davacı tarafça somut itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı taraf borca itiraz dilekçesinde takip talebinde ve ödeme emrinde alacak miktarının yabancı para birimine göre belirlendiğini ve Türk parası karşılığının gösterilmediğini belirtmiş ise de ödeme emrinde ve takip tarihindeki kur 1 euro= 28,8047 TL harca esas değer 166.747,24 TL olarak gösterilmiş olup bu yönüyle takip talebinde eksiklik bulunmamaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre; Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).Faturanın delil olarak kullanılabilmesi için taraflar arasında sözleşmenin bulunması gerekir. Fatura sözleşmenin ifası yönelik belge hükmündedir. Sözleşmenin kurulmasına yönelik fatura ispat külfeti açısından sonuç doğurmaz. Taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunun ispat külfeti davacı taraftadır. Davacı sözleşmenin bulduğunu ve faturaya konu malın davalıya teslim edildiğini ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında sözleşme ilişkisi yoksa fatura ispat külfeti açısından sonuç doğurmaz. Ayrıca faturanın usulüne uygun olarak tebliğ edildiği davacı tarafça ispatlanması gerekir.Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Hazırlanan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre: tarafların ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre icra takibine dayanak yapılan faturanın ticari defterlerde kayıtlı olduğu, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 5.487,00 Euro alacaklı olduğu; davalı tarafın ticari defterlerine göre icra takibine dayanak yapılan faturanın ticari defterde kayıtlı olmadığı, takip tarihi itibariyle davalının davacıya borçlu olmadığı, tarafların BA/BS formalarının birbiri ile uyumlu olduğu, 2023 yılı Mayıs döneminde davacı şirketin davalıya bir adet fatura karşılığı KDV hariç 99.733,66 TL tutarında BS kaydı ile satış, davalının ise aynı dönemde davacıdan bir adet fatura karşılığı 99.733,66 TL alım yaptığına ilişkin BA kaydının bulunduğu, tarafların BA/BS karşılaştırmasına konu edilen faturanın davacının takip dayanağı yapmış olduğu KDV dahil 117.685,72 TL tutarlı faturadan ibaret olduğu, icra takibine dayanak yapılan faturaya davalı tarafça itiraz edilmediği, iade faturası da düzenlenmediği, davacı tarafça satış bildirimi yapılması ve davalı tarafça aynı miktarda alım yapıldığının bildirilmesi karşısında icra takibine dayanak olan faturaya konu malların davalıya teslim edildiği, davacının icra takip tarihi itibariyle davacıdan 5.487,00 Euro alacaklı olduğu anlaşılmıştır.---- Bölge Adliye Mahkemesi ---- Hukuk Dairesi'nin ---- Esas ve ------ Karar sayılı ilamında; ''6102 Sayılı TTK'nun 1530. maddesinin, gerekçesinde de belirtildiği üzere, mal tedarik sözleşmeleri kapsamında küçük ve orta ölçekli tedarikçiyi, büyük şirketlere karşı korumak amacıyla getirilmiş bir hüküm olduğu, bu nedenle tacirler arası satım sözleşmelerine uygulanamayacağı, taraflar arasında tacirler arası satış ilişkisi mevcut olduğu, davacının davalıya sattığı ve takip dayanağı faturaların konusunu teşkil eden ürünlerin bedelini talep ettiği, bu nedenle TTK 1530 maddesi kapsamında faiz talep edemeyeceği, taraflar arasında ödemelerin vadesinin kararlaştırılmadığı, TBK'nun 207/2 fıkrası uyarınca, aksi kararlaştırılmadıkça, satış sözleşmesinde tarafların borçlarını aynı anda ifa ile yükümlü oldukları, buna göre davacının faturaların konusu teşkil eden ürünleri davalıya teslim ettiği anda semen borcunun da muaccel hale geleceği, ne varki muacceliyet ile temerrüt farklı kavramlar olup, iki tarafa borç yükleyen eldeki sözleşme uyarınca temerrüt için davalıya ihtar çekilmesinin zorunlu olduğu, davalıyı takipten önce temerrüde düşürmeyen davacının genel hükümlere göre de temerrüt faizi talep edemeyeceği,'' belirtilmiştir.
Tarafların tacir olduğu, buna göre TTK madde 1530'un somut davada uygulanamayacağı, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan faiz talep edebilmesi için takipten önce davalının temerrüte düşürülmesi gerektiği, takip tarihinden önce davalının temerrüte düşürülmediği, buna göre takip tarihinden önce davalının faiz borcu bulunmadığı anlaşıldığından takip öncesi talep edilen faizin iptaline karar verilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 67.maddesinin 2. fıkrası gereğince, icra tazminatına karar verilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından hesap edilebilecek durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü gerekir.Faturaya dayalı takipte alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, asıl alacağın yüzde yirmisi oranında takip tarihi itibariyle takibe konu yabancı para cinsinin efektif satış kuru üstünden hesaplanan 31.610,27 TL (1.097,40 Euro karşılığı) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.Açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulüne; --- İcra Müdürlüğü'nün ------ esas sayılı icra dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin takip tarihi itibariyle 5.487,00 Euro asıl alacak üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanmasına ve takip tarihinden itibaren işleyen faizli birlikte fiili ödeme günündeki kur karşılığı üzerinden tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Asıl alacağın % 20'si oranında ve takip tarihi itibariyle takibe konu yabancı para cinsinin efektif satış kuru üstünden hesaplanan 31.610,27 TL (1.097,40 Euro karşılığı) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 13.061,10-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 2.611,19-TL peşin harçtan ve icra dosyasına yatırılan 833,74-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 9.616,17-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan toplam 3.444,93-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından 427,60-TL başvurma harcı, 60,80-TL vekalet harcı, 7.000,00-TL bilirkişi ücreti, 200,00-TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen toplam 7.688,40-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre; 7.287,45-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 400,95-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından 148,30-TL vekalet harcı olarak sarf edilen yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre; 7,73-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 140,57-TL'nin davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı lehine takdir olunan 10.519,84-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret oranına göre; 3.412,26-TL'nin davalıdan, 187,74-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
10-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle --- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.