mahkeme 2025/224 E. 2026/117 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/224
2026/117
3 Şubat 2026
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/224 Esas
KARAR NO: 2026/117
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 10/03/2025
KARAR TARİHİ: 03/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, şirkete ---- numaralı ---- sigortalı ---- firmasına satılan emtianın davalı taraf sorumluluğunda ------ nakliyesi sonrası emtianın alıcıya tesliminde CMR üzerine şerh düşülerek bir kısım emtiadaki hasarın tespit edilmesi üzerine, açılan hasar dosyasına aldırılan ekspertiz raporu ile tespit edilen hasar tutarının, müvekkilinin müşterek sigortadaki payına isabet eden 991,04 Euro'nun ödenmesi akabinde, ödenen tazminatın rücuen tahsili için başlatılan takibe davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyan ederek, takibe tüm itirazların iptali ile takibin devamına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usul yönünden; tüm delilerin ------ tercümelerinin dosyaya sunulmadığını, davanın zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığını, davacının hasara ilişkin doğru kişiye ödeme yapıp yapmadığının belli olmadığını, temlikname sunulmadığını, davacının aktif dava ehliyeti bulunduğunu ispat etmesi gerektiğini, olayda ----- yönünden; hasar miktarının yüksek olup, ispatlanması gerektiğini, emtianın ambalaj ve istifinin satıcı tarafından yapıldığını, hasar fotoğrafında yer alan görüntülere göre, emtianın ambalajının emtianın cinsine, yola ve uygun olmadığını, bu nedenle CMR 17/de maddesine göre taşıyıcının hasardan sorumlu olamayacağını, ekspertizin hasardan 27 gün sonra yapıldığını, hasarın davalı taşıyıcıya CMR. md 20 gereğince ihbarının yapılmadığını, CMR. belgesi üzerinde hasar notu bulunmadığını, hasarı kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkilinin hasardan sorumlu tutulması durumunda bu sınırın CMR 23/ maddesi gereğince hesaplanması gerekeceğini, sovtaj bedelinin düşülmesi gerekeceğini, CMR Konvansiyonunda öngörülen 965 üzerindeki faiz talebinin yüksek olduğunu, davalının tememüde düşmediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, davacı sigorta şirketinin ---- kapsamında dava dışı sigortalısına yaptığı ödemeyi davalı taşıyıcıya rücu için başlatmış olduğu takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; davacı şirket tarafından, ---- sigortalı dava dışı------- gıda cinsi emtiaların ------ karayolu ile nakliyesinin davalı şirket tarafından gerçekleştirildiği ve emtiaların hasara uğradığı ihtilafsız olup uyuşmazlığın sigortalı emtialarda meydana gelen hasar miktarı, davacının halefiyet gereği ödediği bedeli davalıya rücu edip edemeyeceği, davacı tarafından yapılan ödemenin lütuf ödemesi olup olmadığı, bu kapsamda davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan---- sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar tazminatı ve kötüniyet tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır------ Esas sayılı takip dosyası ---- üzerinden dosya arasına alınmış, davacı sigorta şirketinden ------numaralı -----, hasar dosyası celp edilmiş,---tarihli bilirkişi raporu alınarak dava sonuçlandırılmıştır.------Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; -------tarihinde başlatılan takibin alacaklısının mahkememiz dosyası davacısı, borçlunun davalı olduğu; takibin 991,04 Euro asıl alacak ve 10,42 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam ---- alacağın tahsiline yönelik yapılan icra takibi olduğu; ödeme emrinin borçluya ---- tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun -----tarihli borca ve fer'ilerine yönelik itiraz dilekçeleri sunduğu, dilekçenin davacı tarafa tebliğine ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı, davanın 10/03/2025 tarihinde 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 1.001,46 Euro alacak üzerinden açıldığı anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava dosyasına sunulan tüm belge ve delillerin incelenmesi sonucunda davaya konu olayın davacının sigortalısının dava dışı----- ülkesindeki müşterisine mal mukabili (veresiye) ödeme, ---- şekli ile satmış olduğu, muhtelif bisküvi, kek, çikolata ve şekerleme cinsi emtianın nakliyesini asıl (akdi) taşıyıcı olarak davalı ---- tarafından üstlenildiği, davalı firmanın sigortalı firmaya navlun faturası düzenlediği tespit edilmiştir.Asıl taşıyıcı olan ----- düzenlediği CMR belgesi tahtında yükün taşıma işini dava dışı alt (fiili) taşıyıcı ----yerleşik ----- firmasına devrettiği ve taşınacak olan emtiayı, sigortalı firmanın deposundan sağlam olarak yüklediği, CMR üzerinde taşıyanın aksi yönünde bir şerhinin mevcut olmadığı tespit edilmiştir. Bu durumda, taşıyıcının emtiayı sağlam bir şekilde aldığına karine teşkil emektedir.Taşımayı yapan aracın ----tarihinde alıcı teslim noktasına ulaştığında taşınan bir kısım emtianın kolilerinde ıslaklık ve hasar tespit edilerek, hasarlı kolilerin fotoğraflarının çekildiği, hasarlı kolilere ait ürün kodları ile miktarları için tutanak düzenlendiği ve CMR belgesi üzerine şerh düşülerek kaşe üzeri imza ile teslim alındığı görülmüştür.Dosyaya sunulu olan fotoğraflardan ve ekspertiz raporundan; emtianın muhtemelen brandasının su geçirmezlik özelliğini kaybetmesi nedeniyle taşınan toplam 5.499 koli emtiadan 4.663 adet/239 kolisinin hasar gördüğü, ıslaklığın bir kısım kolinin içindeki emtiaya sirayet ederek koli içindeki ürünün de zarar gördüğü tespit edilmiş olup, hasar nedeni olarak ekspertiz raporu ile paralel sonuca ulaşılmıştır. Hasar gören emtiada ambalaj yetersizliğinin bulunmadığı ve davalı vekilinin savunmasına katılmanın mümkün olamayacağı, zarar gören ürünün atıştırmalık hazır paketli gıda cinsi emtia olduğu dikkate alındığında sovtaj bedelinin olamayacağı konusunda ekspertiz raporu ile paralel görüşe ulaşılmıştır. CMR belgesinin alıcı nüshası üzerine düşülen şerhin, taşıyıcıya hasarın ihbarı anlamı taşıdığı açıktır. Bu durumda, taşıyıcının kendisine sağlam olarak teslim edilen emtiayı alıcısına teslim aldığı şekliyle teslim edemediği, hasarın taşıma esnasında meydana gelmiş olduğunun sübuta ermesi nedeniyle meydana gelen zarardan taşıyıcının sorumlu olacağı görüşüne ulaşılmıştır.Somut olayda davacının rücu talebini dayandırdığı tazminat ödemesine ilişkin hasar uluslararası karayolu taşıma işi sonucunda ortaya çıktığından; alıcının, gönderenin ve/veya onlardan birinin sigortacısının (halefiyet hakkını elde etse dahi) taşıyıcıya rücu edebileceği tazminat alacağının olup olmadığı, varsa tutarının tayininde (CMR Konvansiyonu'nun 1. maddesi uyarınca bu sözleşme, “yükleme yeri ve teslim için belirlenen yerin en az birisinin akit ülke olan iki ayrı ülkede olması halinde, tarafların ikametgâhı ve milletine bakılmaksızın ücret karşılığında yüklerin taşıt ile karadan taşınmasına ait” her mukaveleye uygulanması gerektiğinden; CMR md.4 hükmüne göre uluslararası taşıma işine ilişkin sevk belgesinin yokluğu, usule aykırı oluşu veya kaybolması dahi, CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi olan taşıma mukavelesinin varlığı ve geçerliliğini de etkilemeyeceğinden) CMR Konvansiyonunun gözetilmesi gerekecektir.Bu bağlamda CMR Konvansiyonu” -------uygulanması bakımından taşıyıcı, çalıştırdığı kişilerin ve taşımanın yapılması için hizmetlerinden yararlandığı diğer kimselerin görevleri sırasında hareket ve ihmallerinden (CMR md.3); keza taşımayı yapmak için kullandığı kusurlu taşıtlardan, bu taşıtı kiraladığı kişinin veya vekilinin yahut da çalışanlarının hata ve/veya ihmallerinden dolayı (CMR md.17/3) sanki bu hareket ve ihmalleri kendisi yapmış gibi sorumludur.Ayrıca taşıyıcı (ister belli bir ücret karşılığında yükü kendi taşısın, ister navlununu ödemek suretiyle alt taşıyıcıya taşıtsın); Konvansiyonda öngörülen sorumluluk sistemine göre, taşıdığı (ya da alt taşıyıcıya taşıttığı) eşyayı varma yerinde “teslim aldığı haliyle” alıcısı emrine veya onun temsilcisine teslim borcunu üstlendiği gibi “yükün güzergâh üzerinde yaptığı aktarmalar dâhil olmak üzere” taşıma süresi içerisinde eşyayı gözetim sorumluluğunun da altındadır ve kural olarak yükleme yerinden varış mahalline kadar taşıdığı eşyaya gelecek zararlardan mesuldür (CMR md.17/1). Bu sorumluluğun gereği olarak CMR Konvansiyonu'nun 34'üncü ve takip eden maddelerindeki düzenlemelere göre taşıyıcılar arasında müteselsil sorumluluk bulunduğu gibi, taşımacılardan biri veya birkaçı aleyhine aynı zamanda dava açılması da mümkündür (CMR md.36/son paragraf).Taşıyıcının sorumluluğu yönünden hal böyle olmakla birlikte “uluslararası taşıma sürecinde ortaya çıktığı sübuta eren kayıp ya da hasar” eğer ki istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut ta taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise (CMR md.17/2) ya da eğer kayıp veya hasar, hasara uğrayan malların yüke ve güzergâha uygun bir şekilde ambalajlanmaması ya da hatalı ambalajlanmış olması, “yükün gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden kişiler” tarafından alınması, yüklenmesi, yığılması veya boşaltılması yüzünden yahut da kırılma suretiyle kısmen veya tamamen zarar görebilecek malların özelliğinin doğal sonucu olan (paslanma, çürüme ve benzeri gibi) özel risklerden doğmuş ise, taşımacı zarardan sorumlu tutulamaz (CMR md.17/4,b-e-d). Bu sorumsuzluğu tespitte ölçü ise “deneyimli ve basiretli bir taşımacının göstermesi gerekli olan” özendir.Eldeki dosyada tartışılan yük komple kamyon hamulesi olarak taşınmakta olduğu, nitekim dosyaya sunulu olan belgelerden emtianın taşındığı araçta toplam 5.499 koli sadece sigortalıya ait emtianın taşındığı tespit edilmiştir. Yukarıda da değinildiği gibi emtianın zarar görmeyecek şekilde taşınmasının, göndericiden teslim alındığı şekliyle alıcısına teslim edilmesinin taşıyıcının sorumluluğunda olacağı ise açıktır. Dosyaya sunulu olan fotoğraflardan, emtianın muhtemelen brandasının su geçirmezlik özelliğini kaybetmesi nedeniyle taşınan toplam 5.499 koli emtiadan 39 kolinin hasar gördüğü, ıslaklığın bir kısım kolinin içindeki emtiaya sirayet ederek koli içindeki ürünün de zarar gördüğü tespit edilmiş olup, hasar nedeni olarak ekspertiz raporu ile paralel sonuca ulaşılmıştır. Bu durumda, hem davalı asıl (akdi) hem de alt (fiili) taşıyıcının müştereken ve müteselsilen (veya taşıyıcının CMR sigortacısının) meydana gelen zararı, CMR Konvansiyonun 23'üncü maddesinin 3. Paragrafı gereği, belirlenecek üst sorumluluk sınırı içinde tazmin etmesi gerekecektir. Ancak, davacı husumetini direkt asıl taşıyıcı konumunda olan davalı firmaya yönelttiği için, davalı ---------- bu tazmini üstlenmesi gerekecektir.Taşınan malın kısmen veya tamamen nakliye sürecinde hasar gördüğünün kesinlik kazanması ve taşıyıcının da; kendisini sorumluluktan kurtarabilecek beyyinelerden istifade edemeyeceği ve nakliye sürecinde meydana gelen zarardan dolayı (veya zarara etkisi nispetinde müterafik kusuru dolayısıyla) alıcıya ya da göndericiye yahut da akdi veya kendisine taşıma işini devreden üst taşıyıcıya veya “onlardan birinin sigortacısına” karşı sorumlu tutulabileceği durumlarda (taşıyıcıCMR Md.29 nazarından ağır kusurlu değil ise CMR Konvansiyonunda öngörülen şekilde, eğer ki yüke ve ambalajına çekince konmadan teslim alınan emtia alıcısı emrine “somut olayda olduğu gibi” teslim alındığı halde çekincesiz olarak teslim edilememiş ya da “teslimde kısmi kayıp, hasar veya gecikme için taşıyıcıya CMR Md.30 uyarınca gerekli ihbar yapılmış ve 32/1-a maddesine göre teslim tarihinden, itibaren 1 yıl içinde tazminat talep edilmiş ise) CMR Konvansiyonunun 23/1. maddesi; taşıyıcıyı yükün “kısmen veya tamamen kaybından” dolayı “eşyanın taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine” göre; TL cinsi dışındaki diğer yabancı para cinsinden tazminat taleplerinde, hasar tazminatının ödendiği tarihten itibaren veya 3095 SK. Md.4/a'ya göre değil; “CMR Md.27 uyarınca, taşıyıcıya keşide edilen yazılı bildirim tarihinden itibaren 905 oranında maktu faiziyle, TL cinsinden tazminat taleplerinde ise 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun (tarafların tacir oldukları gözetilerek) 2/2 maddesi gereğince ------ bir yıl vadeli mevduata uyguladığı avans faizi oranında hesaplanacak faiz tutarıyla birlikte tazminat ödemekle sorumlu tutmuş ve aynı maddenin 3. fıkrasında tazminat miktarının; hasar dolayısıyla “eksilen ya da zayi olan” malın brüt ağırlığının kilogramı başına 8.33 hesap birimini ------ aşamayacağı, 23/7. Maddesinde de üst sınırın belirlenmesinde kullanılacak olan SDR kurunun, taraflar aksini sözleşme ile kararlaştırmamış ise Mahkemenin karar verdiği tarihteki SDR kuru olması icap ettiği hükme bağlanmıştır.Nakliye sürecinde vuku bulan hasar/zarar/kayıp için taşıyıcının hak sahibine ödeyeceği tazminatın tutarı ise (hasar yansıtma faturalarının toplamına veya oluşan zararı tazmin eden sigortacının talebine göre değil, ----- öngörülen mesuliyet sınırını aşmaması kaydıyla”, CMR md.23/1-2 ve 4'e göre belirlenen değerin hasar/kayıp nedeniyle azalmış kısmına göre belirlenir ve bunun için de önce eşyanın taşıyıcı tarafından teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsıznoksansız değeri bulunur ve bu değere hasarfnoksanlık için ödenen navlun ücreti, varsa gümrük vergileri ve taşıma ile ilgili diğer giderler ilave edilir; taşıyıcı, hak sahibine “bunlar dışında başka tazminat ödemez” ----Hasar gören emtianın gıda ürünü olması ve ambalajının hasarlı olması nedeniyle, kontaminasyona açık olduğu ve tüketilmesinin insan sağlığı üzerinde muhtemel olumsuz etkileri dikkate alındığında, imha edilmesi gerekeceği bu nedenle de herhangi bir sovtaj değerinin olamayacağı anlaşılmıştır. Hasar gören ürünlerinin satıcısının aynı zamanda emtianın üreticisi olduğu dikkate alındığında, emtia satış faturasındaki birim fiyatların piyasa şartlarına uygun olduğu görüşüne ulaşılmıştır. Ancak CMR Konvansiyonu 23'üncü maddesi gereği hasar gören emtianın yükün taşınmak üzere kabul edildiği yerdeki fiyatının esas alınması gerektiğinden, tespit edilen ve içinde navlun ve sigorta ücretini de kapsayan kısmın düşülmesi gerekecektir.Faturada toplam ----- navlun ve ----- sigorta ücreti olduğu belirtilmiştir. Bu kalemeler inde emtianın tamamının taşınmak üzere taşıyıcıya teslim edildiği yerde (İstanbul'da) toplam fiyatı 47.595,98 USD olarak tespit edilecek ve 2.425,36 USD'ye oranlandığında, CMR Konvansiyonu 23'üncü maddesi 1.paragrafı hükmünce tazminata esas alınacak değer 2.064,37 USD olarak tespit edilecektir. Bu tutara CMR Konvansiyonu 23'üncü maddesi 4.paragrafa hükmünce, isabet eden navlun ücreti 390,45 USD ilave edildiğinde, taşıyıcının sorumlu olacağı gerçek zarar tutarı 2.454,82 USD olarak tespit edilecektir. Sigorta poliçesi Euro cinsinden tanzim edildiğinden, 16.02.2024 hasar tarihinde geçerli olan 15.02.2024 tarihli ----çapraz kurundan, 2.454,82 USD'nin EURO cinsinden karşılığı 2.279,73 EURO olduğu hesaplanmıştır.CMR Müd.23/3'e göre davalı taşıyıcının sorumluluk sınırı, zayi olan kısmın brüt ağırlığı ile hesap edilebilecektir. Hasarlı olan emtianın brüt ağırlığı 771,759 kg olarak hesaplanmış ve hasarlı olan ürün miktarının tazmininde taşıyıcının sorumluluk sınırı, (771,759 kg X 8,33SDR>) 6.428,75 SDR olarak tespit edilmiştir. CMR Md.23/7 de sorumluluk üst sınırının belirlenmesinde kullanılacak olan SDR kurunun, taraflar aksini sözleşme ile kararlaştırmamış ise Mahkemenin karar verdiği tarihteki SDR kuru olması icap ettiği hükme bağlanmıştır. Ancak her halukarda gerçek zarar tutarının sorumluluk sınırı altında kalacağı açık olduğundan, emtiada meydana gelen zararın taşıyıcıdan tazmininde hesaplanan 2.279,73 EURO gerçek zarar tutarı nazara alınacaktır.
Davacı sigorta şirketi tarafından 6102 sayılı TTK 1472'nci maddesi gereği halefiyete dayanan rücuen tazminat talebiyle işbu davanın ikame edildiği anlaşılmaktadır.----- çok sayıda emsal kararında da belirtildiği üzere; Sigortacının halefiyet hakkının doğması için 3 şartın gerçekleşmesi gerekmektedir. Bunlar; geçerli bir sigorta sözleşmesinin varlığı, sigortacının bu sözleşme kapsamında hak sahibi olana (sigortalıya) ödeme yapması ve sigortalının kendine zarar verene karşı dava hakkının bulunmasıdır.Bu bağlamda, davacı tarafından düzenlenen rizikonun meydana gelen rizikoyu teminat altına aldığı, rizikonun poliçe geçerlilik tarihleri içinde meydan geldiği böylelikle halefiyetin ilk şartının yerine geldiği anlaşılmıştır. Her ne kadar emtia---şartıyla satılmış olsa da----- Yargı kararlarında; ----teslim, veresiye ödeme şeklinde yapılan satışlarda, eşyanın taşıyıcının zilyedinde hasar gördüğü ve zararın taşıyıcının sorumluluğunda olduğu durumlarda, satıcının mal bedelini alıcıdan tahsil edememesi halinde veya alıcının zarar tazminatını sigortalıya ödenmesine muvafakat etmesi şartıyla gönderici/satıcı sigortalının emtia üzerinde hakkının devam edeceği açıktır. Dolayısı ile ----- satışta sigortacının zarar tazminatını gönderici/satıcı konumunda olan sigortalısına ödemesi ancak bu şartlardan birinin varlığı durumunda mümkün ve geçerli olabilecektir. Böyle bir durumda, emtiada meydana gelen zararı sigorta teminatı altına alan ve geçerli olan bir poliçeyi düzenleyen sigorta şirketi tarafından sigorta tazminatının gönderici sigortalıya ödenmesiyle, sigorta şirketinin zarar görenin haklarını devir alabileceği belirtilmektedir. Bu durumda satıcının malın bedelini tahsil edemediği durumlarda emtia üzerinde hak ve menfaatinin devam ettiği kabulüne ve emtianın vadeli şekilde ödemesinin kararlaştırıldığına göre, sigortalı emtia üzerinde hak ve menfaat sahibi kabul edilerek, sigorta tazminatını almaya hak kazanmış olacaktır. Davacının sigortalısına ---- ödediği dosya kapsamından sabit olmakla halefiyetin ikinci şartı da yerine gelmiştir. Yukarıda detayları verildiği üzere, emtiada meydana gelen zarardan davalının sorumlu olacağının tespiti ile üçüncü şartın da yerine geldiği anlaşılmıştır.Neticeten davacının şartları yerine gelen halefiyet ilkesi gereğince, herne kadar davacı sigorta şirketinin ödemesi gereken gerçek hasar tutarı --- maddesi gereğince, ancak ödemiş olduğu 991,04 Euro tutarı davacıdan talep edebileceği kanaatine varılmıştır.Davacı Sigorta şirketi tarafından rücuen tutarı belli tazminat talebini takip öncesi davalıya ilettiğine ve davalıyı takip öncesi temerrüde düşürdüğüne dair dosya kapsamında bir veri bulunmamaktadır. Bu durumda, davacı işlemiş faiz talep edemez. Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulü ile; davalının --------------- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile, takibe asıl alacak olan 991,04 Euro üzerinden takip talebinde belirtilen şartlarla aynen devamına, işlemiş faize yönelik itirazın iptali talebinin reddine karar verilmiştir.İcra inkar tazminatı yönünden; İİK’nın 67 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmünce; icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı öngörülmüş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlarının bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda değil ise, alacağın likit ve muayyen olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemez.Eldeki dosyada dava haksız fiilden kaynaklandığından alacak likit değildir. Bu nedenle davacının icra inkar tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.Kötüniyet tazminatı yönünden; İ.İ.K’nin 67/2. maddesinde itirazın iptali davasında alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli olması halinde alacaklı aleyhine tazminata hükmedileceği hükme bağlamaktadır. Anılan kanun hükmü uyarınca borçlu davalı lehine tazminata hükmedilebilmesi için davacı alacaklı tarafından yapılan icra takibinin haksız olmasının yanı sıra takibin kötü niyetle yapılması şarttır.Eldeki dosyada davacının kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın kısmen kabulü ile;
1-Davalının ------ Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile, takibe asıl alacak olan 991,04 Euro üzerinden takip talebinde belirtilen şartlarla aynen devamına, işlemiş faize yönelik itirazın iptali talebinin reddine,
2-Davacının icra inkar tazminatı ve davalının kötüniyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine,
3-Alınması gerekli karar harcı 2.675,23-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.059,83-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 615,40-TL başvuru harcı, 87,50-TL vekalet harcı, 303,50-TL tebligat ve müzekkere gideri, 8.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.006,40 -TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3.600,00-TL arabuluculuk ücreti davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
8-Davanın kabul edilen kısmı için davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 39.163,02-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde -------------- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 20/02/2026
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.