mahkeme 2024/756 E. 2026/111 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/756

Karar No

2026/111

Karar Tarihi

3 Şubat 2026

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/756
KARAR NO : 2026/111

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 10/10/2024
KARAR TARİHİ : 03/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sigortalısına ait emtianın Türkiye'den ----- ile taşınması işinin davalı tarafinda üstlenildiğini, emtianın havayolu taşıması esnasında zayi olması nedeniyle müvekkili nezdinde açılan hasar dosyası sonucunda, sigortalısına zayi olan emtia bedelinin tazmin edilmesiyle elde edilen halefiyet sonucu sorumlu olan davalıdan ödenen tazminatın rücuen tahsili amacıyla başlatılan takibe davalı borçlunun kısmen ödeme yaparak zayiden sorumlu olduğunu kabul ettiğini, ancak davalının sorumluluğunun beyan edilen değer ile sınırlı olmasına rağmen icra dosyasına eksik ödeme yapıldığını beyan ederek, yapılan ödemenin asıl alacağın ferilerinden düşülerek, davalı/borçlunun vaki itirazının iptali ile takibin kaldığı yerden devamını, davalı borçlunun %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; uyuşmazlığın çözümünde Montreal Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiğini, davaya konu dosyasına sınırlı sorumluluk kapsamında ödeme yapıldığını, davacıya borcu bulunmadığını, davalı tarafinda herhangi bir özel fayda beyanında bulunulmadığından, sorumluluklarının sınırlı olduğunu beyan ederek, davanın reddini ve davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacının Nakliyat Blok Abonman Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalısına yaptığı ödemeyi davalı taşıyıcıya rücu için başlatmış olduğu takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; davacının ----- no'lu Nakliyat Blok Abonman Sigorta Poliçesi ile sigortaladığı dava dışı ----- ait, davalı şirket tarafından, dava dışı -----yerleşik alıcı ------Firmasına götürülmek üzere teslim alınan emtiaların gerçekleşen hava yoluyla nakliye işlemi esnasında kaybedildiği, davacının kaybolan emtialar için dava dışı sigortalısına yaptığı ödemeyi davalıya rücu için takip başlattığı, davalının takipten sonra 7.335,68 TL'lik kısma itirazının olmadığı, bu miktarın takipte kesinleştiği, bakiye kısma ilişkin takibin davalının itirazı üzerine durduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalının sorumlu olduğu miktarın ne kadar olduğu, bu kapsamda davacı tarafından alacağın tahsili için başlatılan ----. İcra Dairesinin ---- Esas sayılı dosyasına davalı tarafın yapmış olduğu itirazın iptalinin gerekip gerekmediği ve icra inkar tazminatı ile kötü niyet tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.----. İcra Dairesinin ----- Esas sayılı takip dosyası UYAP üzerinden, davalının ticari sicil kayıtları internet ortamından dosya arasına alınmış, davacı sigorta şirketinden ------ numaralı poliçe, hasar dosyası ve yapılan ödemelere ilişkin tüm evrakların celp edilmiş, 27/11/2025 tarihli bilirkişi raporu alınarak dava sonuçlandırılmıştır---- İcra Dairesinin ------ Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; 26/03/2024 tarihinde başlatılan takibin alacaklısının mahkememiz dosyası davacısı, borçlunun davalı olduğu; takibin 51.919,00 TL asıl alacak ve 16.159,26 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 68.078,26 TL alacağın tahsiline yönelik yapılan icra takibi olduğu; ödeme emrinin borçluya 30/04/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 03/05/2024 tarihli borca ve fer'ilerine yönelik itiraz dilekçeleri sunduğu, dilekçenin davacı tarafa tebliğine ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı, davanın 10/10/2024 tarihinde 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 68.078,26 TL alacak üzerinden açıldığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava konusu olayda, davacının sigortalısına ait emtianın davalı havayolunun sorumluluğundaki uluslararası havayolu taşıması esnasında zayi olduğu, davacı tarafından sigorta tazminatı ödenerek davacının halefiyet elde ettiği, uyuşmazlıkta Montreal Konvansiyonu hükümlerinin uygulanacağı konularında taraflar arasında bir çekişme bulunmamaktadır. Uyuşmazlığın temel noktası davalının sorumluluğunun sınırının, taşınan eşyanın brüt ağırlığı ile hesaplanan değer mi yoksa beyan edilen değer mi olacağı konusunda toplanmaktadır. Montreal Konvansiyonun 22. Maddesine göre öngörülen sınırlı sorumluluk hali ''kargonun ulaşacağı yerde teslimi ile ilgili özel bir fayda beyanında bulunmadığı ve durumun gerektirmesi halinde ilave bir ödeme yapmadığı müddetçe, taşıyıcının kargonun tahrip olması, kaybolması ya da kargoya hasar gelmesi halinde her kilogram için sorumluluğu kilogram başına 17 SDR ile sınırlıdır'' denilmekte olup, bu sınırın beşer yıllık periyodlarla yenilenmesi konusunda 2014 yılında taraf ülkelerin katıldığı konferansta beş yıl için belirlenen sorumluluk sınırı her bir kilogram için 19 SDR olarak belirlenmiştir. 29 Aralık 2019 tarihinden sonra meydana gelen hasarlar içinse 22 SDR olarak belirlenmiştir.Somut olay konusu havayolu taşımasında ----- nolu konişmento (havayolu taşıma senedi) incelendiğinde, gönderen tarafından taşıyıcıya, Eşyanın Gümrük Kıymet Değeri olarak 2.797,65 USD kıymet beyanında bulunulduğu bir diğer ifadeyle özel fayda beyanında bulunulduğu tespit edilmiştir. Bu durumda, taşınan emtianın kıymeti özel fayda olarak konişmentoda yazılı olarak belirtildiğinden taşıyıcının sorumluluğu beyan edilen değer kadar olup, 22'nci maddenin 3.fıkrasında belirlenen, hasarlı veya eksik kısmın ağırlığının brüt kg başına 22,00 SDR sorumluluk sınırı söz konusu olmayacaktır. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun -----Karar, 10.06.2021 Tarihli içtihadında;''Varşova Konvansiyonu gereğince taşıyıcının taşıma sözleşmesinden kaynaklanan sorumluluğu kural olarak sınırlı sorumluluk olup bu husus anılan Konvansiyonun 22. maddesinde tüm sorumluluk halleri için ayrı ayrı düzenlenmiştir. Bu itibarla anılan Konvansiyonun 22. maddesinde özellikle taşıyıcının yük taşımasında sorumluluğu, yük taşıyıcıya verilirken gönderici varış yerinde teslimindeki menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunmadıkça ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemedikçe, kilogram başına 17 Özel Çekme Hakkı (SDR) ile sınırlandırılmıştır. Özel bildirimde bulunulması halinde, taşıyıcı bildirilen meblağın göndericinin varış yerinde teslim anındaki gerçek menfaatinden büyük olduğunu ispat etmedikçe, bildirimi yapılan meblağa kadar ödeme yapmakla sorumlu olduğu belirtilmiştir.''
Şeklinde sorumluluğun sınırının özel beyan tutarına taşınabileceği net bir şeklide belirtilmiştir.
Davalı bu beyanın özel fayda beyanı anlamında olmadığını, beyanın geçerliliği için, taşıtanın ek ödeme yapması gerektiğini, böyle bir ek ödeme yapılmadığından gümrük için beyan edilen değerin özel fayda beyanı anlamına gelmeyeceğini, bu nedenle sorumluluğunun eşyanın brüt ağırlığı başına 22 SDR ile sınırlı olacağını ileri sürmüştür. Bu noktada belirtmek gerekir ki; yerleşik yüksek yargı kararlarında da; havayolu ile eşya taşımasında, gümrük için beyan edilen kargo değerinin, özel fayda beyanı niteliğinde olduğu vurgulanmaktadır. -----Tarihli ilamı)
Davalıya emtianın taşıtmak için kendisine başvurulduğunda emtianın kıymeti hakkında fatura değerinin bildirildiği açıktır. Davalı taşıyacağı ürünün değerini bilmesine rağmen, Montreal Konvansiyonu tarafından belirlenen sorumluluk sınırının üzerine çıkıldığını gördüğünde, bu sorumluluğunu sigorta ettirme ve bu bedeli de ek ücret adı altında taşıtandan talep edebilecektir.
Davalının böyle bir talepte bulunduğu ve taşıtan tarafından reddedildiği takdirde de sorumluluk sınırını aşan taşımayı kabul etmeme hakkına sahip olacağı açıktır. Uluslararası havayolu taşımacılığında ciddi bir sektör tecrübesine sahip olduğu bilinen davalının bu hususu bilmemesi hayatın olağan akışına uygun değildir. Dolayısıyla davalının, eşyanın kendisine beyan olunan kıymetini bilerek taşımayı kabul ettiği anlaşılmaktadır.Sonuç itibarıyla, gelinen aşamada, davalı havayolu taşıyıcısının, zayi olan emtia nedeniyle sorumluluğunun kendisine beyan edilen eşyanın TL cinsinden 51.919,00 TL kadar olacağı davacının hükmolunacak alacağına, 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 2/2 maddesi gereğince, 07.12.2022 ödeme tarihinden itibaren, ----- reeskonta kabul edebileceği senetler karsılığı verdiği avanslar icin uyguladığı avans faizi oranında faiz talen edebileceği kanaatine varılmıştır.
Davalı taraf icra dosyasında 7.335,68 TL asıl alacak için takibe itiraz etmemiş olup, 2.964,72 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.300,40 TL icra dosyasına ödeme yapmıştır. Bu haliyle davacının bu kısım yönünden dava açmakta hukuki yararı yoktur. Bu nedenle takipte kesinleşen 7.335,68 TL asıl alacak ve 2.964,72 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.300,40 TL yönünden hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Bakiye kısım yönünden ise davalının ----. İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile; takibe 44.583,32 TL asıl alacak ve 13.194,54 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 57.777,86 TL üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren ------ reeskonta kabul edebileceği senetler karşılığı verdiği avanslar için uyguladığı avans faizi oranında faiz işletilmek suretiyle davamına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın kısmen kabulü ile;
1-Takipte kesinleşen 7.335,68 TL asıl alacak ve 2.964,72 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.300,40 TL yönünden hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine,
2-Davalının -----. İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile; takibe 44.583,32 TL asıl alacak ve 13.194,54 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 57.777,86 TL üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren ------ reeskonta kabul edebileceği senetler karşılığı verdiği avanslar için uyguladığı avans faizi oranında faiz işletilmek suretiyle davamına,
3-Alınması gerekli karar harcı 3.946,81 -TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.162,61-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.784,20-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 1.162,61-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 427,60 -TL başvuru harcı, 60,80-TL vekalet harcı, 243,00-TL tebligat ve müzekkere gideri, 8.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.731,40 -TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 1.321,08-TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Gerekçeli karar yazım tarihi itibariyle UYAP üzerinden yapılan kontrollerde arabuluculuk faaliyeti yönünden düzenlenmiş sarf kararı bulunmadığı anlaşılmakla arabuluculuk sarf kararının düzenlenmesi halinde TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca arabuluculuk ücretinin davanın kabul red oranı dikkate alınarak (sarf kararı ile belirlenecek tutarın) davacıdan/davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
8-Davanın kabul edilen kısmı için davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davanın reddedilen kısmı için davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 10.300,40 -TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim