mahkeme 2024/576 E. 2024/691 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/576
2024/691
8 Ağustos 2024
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/161 Esas
KARAR NO:2024/637
DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/11/2016
KARAR TARİHİ: 09/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı aleyhine, davalı banka tarafından------ Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacının hukuk dışı borç yüklenmek suretiyle haciz tehdidi altında banka hesaplarına kendisinin ve oğlunun çeşitli mallarına haciz konması sebebi ile ödeme yapmak zorunda bırakıldığını,-------kullanmış olduğu banka kredisinde, davacının kefil olduğundan bahisle icra takibinde borçlu olarak gösterilerek takip başlatıldığını, ancak davacının takibe konu borcu doğuran kredi sözleşmesine taraf olmadığını, dava dışı şirketin taraf olduğu birden fazla kredi sözleşmesi bulunduğunu, sözleşmelerin ilki olan ------ düzenleme tarihli olanda davacının imzasının bulunduğunu, takibe konu borcu doğuran ve sonradan düzenlenen kredi sözleşmesinde davacının taraf olmadığını, imzasının bulunmadığını, ikinci (2010 tarihli), üçüncü (2014 tarihli) yada dördüncü (2015 tarihli) kredi sözleşmesi ile asıl borçluya verildiğini, icra takibi ile asıl borçluya yüklenen borcun davacı tarafından imzalanmış kredi sözleşmesinden sonraki sözleşmelerden kaynaklı ödemelere ilişkin olduğunu, zaten taraflarına keşide edilen hesap kat ihtarında temerrüt tarihinin 10.05.2016 olduğunun görüldüğünü yani ilk kredi sözleşmesi kapsamında hiç borç kalmamış iken yeni sözleşmeler aktedildiğini ve bu yeni sözleşmelere göre asıl borçluya yeni kredi tahsislerinin yapıldığını, bu yeni sözleşmelerde davacının ve oğlunun kefaletinin bulunmadığını, davacının önceki tarihli imzalamış olduğu ve borca esas olmayan kredi sözleşmesinin takibe dayanak gösterildiğini, davacının imzasının bulunmadığı geçerli olan kredi sözleşmesinden kaynaklı borç ilişkisi, sanki önceki tarihli sözleşmeden kaynaklanıyormuş gibi işlem yapılarak icra takibi başlatıldığını, davacının borçlu şirketteki hisselerini ---- sayı ile tasdikli hisse devir sözleşmesi ile devrettiğini, bu hususun, ------- yayımlanarak ilan edildiğini. dolayısı ile müvekkilinin işbu tarihten sonra, kişisel borçları haricinde, şirket ile ilgili borçlardan sorumluluğunun bulunmadığını takibe konu borcun doğumunun 5 yıl, muacceliyet tarihinin ise işbu devirden 6 yıl sonraya dayandığını, davalının kefil olduğu sözleşmeden kaynaklı tahsis ettiği bir kredi sebebi ile alacağı söz konusu değilken, sonradan yaptığı bir sözleşmeden alacağını haksız olarak ilk sözleşmeye dayanarak yansıtmasının ve icra takibi başlatmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek davanın kabulü ile tahsil harcı dahil dosya borcuna ilişkin olarak ödemek zorunda kalınan 131.803,77 TL'nin ödeme tarihi olan 13.07.2016 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte tahsiline, % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın-------- şubesi ile-----, arasında --- tarihinde --- imzalandığını, davacı ------- bu sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, borçlular tarafından borcun ödenmemesi üzerine borçlulara ihtarname gönderilerek borcun muaccel hale geldiğini ve ödenmesinin ihtar olunduğunu, ödeme yapılmaması üzerine ------ sayılı dosyasından genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatıldığını, dosya kapsamında müteselsil kefil ------ tarafından yapılan ödemelerin, bu ödemelerin ve borç ilişkisinin mahiyetinin de bilinerek yapıldığının açık olduğunu, açılan takibe süresinde itiraz edilmeyerek takibin kesinleştiğini, buna göre itiraz süresi içinde takip konusu borcu kabul ederek ve ihtirazi kayıt ileri sürmeden ödeme yapan borçlunun yaptığı ödemelerin kendisini bağlayıcı olduğundan davanın kabulü için zorunlu yasal koşulların gerçekleşmediğini, öte yandan davalı firmanın borçlu firma ile yeni sözleşmeler yapmış olmasının, var olan eski sözleşmelerin sona erdiği anlamına gelmemekte olup söz konusu sözleşmelerin birbirinin devamı niteliğinde olduğunu, sözleşmenin 70.Maddesinde de ifade edildiği üzere, davacı tarafın kefaletinin asıl borçlu şirketin doğmuş ve doğacak tüm borçlarına ilişkin olduğunu diğer taraftan şirket hisselerini devrederek ortaklıktan ayrılma ile kefalet müessesesinin doğurduğu hukuki sonuçların farklı olduğunu, şirket ortaklığından ayrılmanın kefaleti ortadan kaldırmadığı gibi sona da erdirmediğini, kaldı ki davacının sözleşme ilişkisi devamınca da, bu kapsamda müvekkili bankaya ulaşan bir irade beyanı da bulunmadığını gerek taraflar arasında imzalanan sözleşmeler, gerekse yasa hükümleri gereğince de kefaletten tek taraflı rücu imkanı da bulunmadığını ileri sürerek, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle, davalı banka tarafından kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi sebebiyle başlatılan takip konusu borcun borçlu olunmamasına rağmen ödendiği iddiası ile açılan istirdat davasıdır. Dosyanın safahatı incelendiğinde, mahkememizin --------1-Davanın kabulüne, 2-Yasal koşuları bulunmayan tazminat isteminin reddine,..." karar verildiği, taraf vekilleri tarafından mahkememiz kararının istinaf edilmesi üzerinde dosyanın ------gönderilmiş ve yapılan istinaf incelemesi sonucunda ----Karar sayılı -----tarihli ilamı ile; ''1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;---------- Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Dairemizce verilen kararın sonucuna göre, davacının istinaf talebinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ...'' kararı verildiği, kaldırma kararı sonrasında dosyanın mahkememizin -----esas sayılı dosyasına kaydının yapıldığı görülmüştür.Davcı asilin vefat etmiş olması nedeniyle mirasçılarına davayı takip etmek isteyip istemedikleri yönünde beyanda bulunmaları için tebligat yapılmıştır.Mirasçı ----- tarafından ---- tarihli beyan dilekçesi ile; davacı olan ------ tarihinde vefat ettiğini, HMK 55. Maddesi gereğince mirasçı olarak davaya dahil edilmeyi talep ettiği, ---- yevmiye nolu mirasçılık belgesini beyan dilekçesi ekinde sunduğu görülmüştür.Davacı mirasçısı ------ vekili tarafından ---tarihli feragat dilekçesi ve ekinde davalı --------- tarihinde imzalanan sulh ve ibra protokolü sunulduğu görülmüştür.Davacı mirasçısı ----- tarihli feragat dilekçesi ile; davadan feragat ettiklerini, vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri olmadığına dair dilekçe sunulduğu görülmüştür.Davacı mirasçı -------- tarafından 03.07.2024 tarihli feragat dilekçesi sunulduğu görülmüştür.Davalı vekili tarafından 07.07.2024 tarihli beyan dilekçesi ile; ''davacılar ile imzalanan sulh ve ibra protokolü ile uyuşmazlığın sona erdirildiği, davacıların davadan feragat ettiğini, feragat ve sulh gereğince davacılardan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını, dilekçe ekinde Sulh ve ibra protokolü sunulduğu görülmüştür.
HMK 307. vd maddeleri gereğince davadan feragatin, davayı kesin hüküm gibi sonuçlandıran taraf işlemlerinden olduğu, hüküm ifade edilmesi için karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine de bağlı olmadığı hükme bağlanmış olup davacılar vekillerinin vekaletnameleri incelendiğinde davadan feragat etmeye yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla açılan davanın feragat nedeniyle reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın feragat nedeniyle reddine,
2-Alınması gerekli karar harcı 427,60-TL'nin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.250,88-TL harçtan mahsubu ile artan 1.823,28-TL harcın harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı mirasçılarına veraset ilamındaki miras payları oranında iadesine,
3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı vekili lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
6-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair karar, taraf vekillerinin yokluklarında, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 29/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.