Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/437
2026/127
4 Şubat 2026
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/437
KARAR NO : 2026/127
DAVA : Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)
DAVA TARİHİ : 04/08/2022
KARAR TARİHİ : 04/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Müvekkilinin 22.04.1987 tarihli ------ Gazetesinde tescil edilen ana sözleşme ile kurulan davalı kooperatifin ortaklarından olduğunu, kooperatif tarafından -----mahallesi, 185 pafta, 917 ada, 4 parsel sayılı taşınmazın --- hissesinin satın alınarak arazi üzerinde bu hisseye ayrılan bölümde konut yapılmasının planlandığını, arazi üzerindeki iki bloktan oluşan 40 dairelik bina için çalışmalar başlatıldığını, o tarihte ortak sayısı 52 olan kooperatifte sadece 40 ortağa daire tahsisi yapıldığını, diğer ortaklara tahsis işlemi gerçekleştirilemediğini, inşaatı devam eden 40 dairenin inşa masraflarının sadece kendilerine daire tahsisi yapılan ortaklar katılacağından 07.10.1992 tarihli ticaret sicili gazetesinde - tescil edilen 07.03.1992 tarihli Genel Kurul toplantısında alınan 7 numaralı karar ile kendilerine daire tahsis edilen ortaklar ile diğer ortakların muhasebe kayıtlarının birbirinden ayrılarak ödeme planı oluşturulduğunu, son olarak 31.05.2009 tarihinde yapılan Genel Kurul Toplantısında alınan 6 numaralı karar ile daire tahsisi yapılmayan ortaklardan aidat alınmamasına karar verildiğini, takip eden dönemlerde uygulamanın aynı şekilde devam ettiğini, müvekkilinin de davalı kooperatif tarafından kendisine daire tahsis edilmeyen ortaklardan olduğunu, uzun yıllardır kendisine daire tahsisi yapılmasını iyi niyetli bir şekilde beklediğini, kooperatifin mevcut 49 ortaktan 18 ortağın asaleten ve 8 ortağın vekâleten katıldığı 30.08.2020 tarihinde yapılan Genel Kurul Toplantısında “Arsa payı olan üyelerimiz 25 yıldır Emlak Vergisi ödemediğinden ona tekabül eden yaklaşık 10.000 TL'nin imar infaz ve danışmanlık hizmetlerinde kullanılmak üzere 30.09.2020 tarihinden itibaren başlamak üzere 4 eşit taksitte alınmasına” karar verildiğini, kendisine daire tahsisi yapılmadığı için Genel Kurula katılamayan müvekkiline davalı kooperatif tarafından 09.07.2021 tarihli ihtarname keşide edilerek 14.040 TL'nin 1 ay içerisinde ödenmesi, aksi takdirde ortaklıktan çıkarılacağının bildirildiğini, bu bildirimi takiben kooperatif tarafından keşide edilen 03.09.2021 tarihli ihtarname ile müvekkilinin 01.09.2021 tarihli ve 203 sayılı yönetim kurulu kararı ile kooperatif ortaklığından çıkarıldığını öğrendiğini, müvekkili tarafından Yönetim Kurulunca alınan çıkarma kararına haklı gerekçelerle itiraz edildiğini, kooperatifin 15.05.2022 tarihinde 48 ortaktan 24 ortağın asaleten ve 11 ortağın vekâleten iştiraki ile toplanan 34 ortağın katılımı ile yapılan genel kurul toplantısında müvekkili tarafından yapılan haklı itirazlar dikkate alınmaksızın 6 numaralı karar ile 29 kabul ve 6 ret oyu verilerek oy çokluğu ile üyeliğin iptaline karar verildiğini, ihraç kararının kooperatif ana sözleşmesinin 9.A maddesi hükmüne aykırı olduğunu, ana sözleşmenin bu hükmü uyarınca ortaklıktan çıkarılma müeyyidesinin uygulanabilmesi için davalı kooperatifçe müvekkiline ilki 10 gün ödeme süreli, ikincisi ise bir ay ödeme süreli iki ayrı yazılı ihtar gönderilmesi gerektiğini, ancak müvekkiline sadece 09.07.2021 tarihli ihtarname gönderildiğini, ihraç kararına dayanak yapılan genel kurul kararının yok hükmünde olduğunu, kooperatifin yalnızca 40 üyesine daire tahsis edildiğini, bu nedenle 30.08.2020 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında emlak vergisi ödemelerine tekabül eden yaklaşık 10.000 TL'nin alınması şeklindeki kararın yok hükmünde olduğunu, bütçenin sadece kendilerine konut tahsisi yapılan ortaklar bakımından oluşturulduğunu ve son olarak 31.05.2009 tarihinde yapılan Genel Kurul Toplantısında alınan 6 numaralı karar ile ortaklardan aidat alınmamasına karar verildiğini, bu şekilde karar alınmış iken 30.08.2020 tarihli Genel Kurulda geriye yönelik olarak müvekkiline borç tahakkuku yapılmasının 1165 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 31. Maddesine aykırı keyfi ve kötü niyetli olduğunu, kararın metninden açıkça anlaşılacağı üzere bilanço açıklarını kapatmak için değil aslında kullanamayacak bir fon yaratmak amacı ile alındığını, bu hali ile yasa hükümlerine aykırı olduğunu, mutlak butlanla sakat ve batıl olduğunu, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu 534. maddesi yarınca ortakların sorumluluğu ve ek ödeme yükümlülükleri ile ilgili değiştirmelerin ancak ana sözleşmenin tadili ile mümkün olduğunu, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 52.maddesi uyarınca ortakların şahsi sorumluluklarının ağırlaştırılması veya ek ödeme yükümleri ihdası hakkında alınacak kararlar için bütün ortakların 3/4'ünün rızası gerektiğini, müvekkilinin sorumluluklarının artması ve ek ödeme yükümlülüğü getirilmesi anlamını taşıyan kararın alındığı 30.08.2020 tarihli Genel Kurul Toplantısında 49 ortaktan 26 ortağın toplantıya katıldığını, bu kapsamda ek ödeme yükümlülüğü getirilirken genel kurulda nisap koşuluna uyulmadığını, tüm bu nedenlerle mutlak butlan olan 30.08.2020 tarihli Genel Kurul Toplantısında alınan 6 numaralı karara dayanak olarak 01.09.2021 tarihli Yönetim Kurulu Kararı ve yine 15.05.2022 tarihli Genel Kurul Toplantısında alınan 6 numaralı karar ile alınan ihraç kararının da gerek yasal şartlara uymaması ve gerekse temelsiz olması karşısında hüküm doğuramaz olması nedeniyle ihraç kararının iptali gerektiğini iddia ederek, ana sözleşme, yasa, iyi niyet ve hakkaniyete aykırı olarak 15.05.2022 tarihinde yapılan Genel Kurul Toplantısında alınan 6 numaralı ihraç kararının iptaline, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP; Davacının 22.04.1987 tarihli ---- Gazetesinde tescil edilen Ana Sözleşme ile kurulan kooperatifin yönetim kurulu üyeliğini yapmış ortaklarından olduğunu, 1995 yılında yapılan Kooperatif Genel Kurulunda Kooperatif üyelerinin davacının yönetim kurulu üyesi olduğu yönetimi çalışmaları ve yönetim politikalarını uygun görülmediğinden ibra edilmediğini, yönetim kurulu üyeliğinin bu şekilde sona erdiğini, kooperatifin mali ve idari giderlerinin karşılanması için her yıl yapılması zorunlu genel kurullarda kooperatifin bütçesi tespit edilerek bu ücretin kooperatif üyelerinden toplanarak kooperatifin giderlerinde kullanıldığını, davacının yönetim kuruluğunun değiştiği 1995 yılından itibaren bu tarafa yapılan hiçbir Kooperatif Genel Kuruluna katılmadığını, Genel Kurulca alınan ve üyelerin yerine getirmesi gereken maddi ve idari hiçbir yükümlülüğü yerine getirmediğini, kendisi gibi üyelik vecibelerini yerine getirmeyen üyeler nedeniyle yönetim kurulunca kooperatifin cari ve teknik harcamalarının zamanında yapılamadığını ve bu nedenle diğer üyelerin mağduriyetlerine sebebiyet verdiğini, kooperatife ait emlak vergisinin davacı gibi yükümlülüğünü yerine getirmeyen üyeler nedeniyle ödenemediğini, adı geçen vergiye bu nedenle faiz tahakkuk ettiğini, tahakkuk eden bu faizlerin diğer üyelerine de yansıması nedeniyle borcunu ödeyen üyelerin bu şekilde mağdur edildiğini, davacının 1995 tarihinden itibaren Genel Kurulca alınan ödemesi gereken borcunu birçok yazılı ve sözlü uyarılara rağmen ödemediğini, üyeliğinin vecibesini yerine getirmediği halde 27 yıl süre boyunca yönetim kurulunca üyelikten çıkarılmamasının yönetim kurulunun iyi niyetinin kanıtı niteliğinde olduğunu savunarak, Yönetim Kurulunca Ana Sözleşmenin 14/2 maddesince belirtilen kurallara harfiyen yerine getirilerek kooperatif ortaklığından çıkartılan davacının talebi üzerine yönetim kurulunca alınan ortaklıktan çıkarma kararı 15.05.2022 tarihinde yapılan kooperatifin 2021 yılı Olağan Genel Kurulunda 6.madde olarak gündemde görüşülerek alınan kararın iptali için açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;
Dava, davalı ----- Kooperatifinin 15/05/2022 tarihli genel kurulunda alınan 6 numaralı ihraç kararının iptali talebidir.
Uyuşmazlık; Davalı kooperatif ortağı olan davacı tarafından açılan 15/05/2022 tarihli genel kurulda alınan 6 numaralı ihraç kararının iptal şartlarının mevcut olup olmadığı, açılan davanın 1163 sayılı Kooperatif Kanunun 53. Maddesi uyarınca 1 aylık yasal süre içerisinde açılıp açılmadığı hususlarıdır.
Mahkemenin ---- Esas ----- Karar 27.09.2023 tarihli İlamı uyarınca; '' Açılan davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca Dava Şartı Yokluğundan Usulden Reddine'' şeklinde karar verilmiştir.
----- Bölge Adliye Mahkemesi -----. Hukuk Dairesi --- Esas Karar 30.05.2024 tarihli İlamı ile; ''Kooperatifler Yasası'nın 16/4 maddesi gereğince ortaklıktan ihraç edilen bir üye, ihraç kararının tebliğinden itibaren üç aylık süre içinde kooperatif genel kuruluna veya mahkemeye başvurmak suretiyle ihraç kararına karşı itirazda bulunabilir. Kooperatifler Yasası'nın 16 maddesinde öngörülen üç aylık dava açma süresi hak düşürücü nitelikte olduğundan mahkemece resen gözetilmelidir.Somut olayda, davacı, davalı kooperatif yönetim kurulunun ihraç kararına genel kurul nezdinde itiraz etmiş, davalı kooperatifin 15/05/2022 tarihli genel kurulunda oy çokluğu ile davacının üyeliğinin iptaline karar verilmiştir. İhraç kararının iptali için 04/08/2022 tarihinde eldeki dava açılmıştır. Yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda mahkemece, ortaklıktan ihraç edilen bir üyenin ihraç kararının tebliğinden itibaren üç aylık süre içinde kooperatif genel kuruluna veya mahkemeye başvurmak suretiyle ihraç kararına karşı itirazda bulunabileceği, bu nedenle davanın hak düşürücü sürede açıldığı gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, genel kurul tarihinden itibaren bir aylık hak düşürücü sürede ihraç kararının iptalinin istenmediği gerekçesiyle davanın reddedilmesi doğru olmamıştır.'' gerekçesiyle dosya mahkememize geri gönderilmiştir.
Dosya içerisine hükme esas alınan 05.11.2025 tarihli heyet raporu alınmıştır.
Yapılan Yargılama Sonucu;
Davalı Kooperatifin 15.05.2022 tarihli genel kurulunda alınan 6 numaralı ihraç kararının iptali talebidir.
1163 sayılı Kooperatif Kanunun 52/1 maddesi uyarınca '' Ortakların şahsi sorumluklarının ağırlaştırılması veya ek ödeme yükümlülükleri ihdası hakkında alınacak kararlar için bütün ortakların 3/4 rızası gereklidir. ''
İptali talep edilen 30.08.2020 tarihli genel kurul toplantısında ortaklar listesinde toplam kayıtlı üyenin 49 olduğu, 49 üyenin 3/4 yeter sayısının 37 üye olduğu iptali talep edilen 30.08.2020 tarihli genel kurul toplantısında ise asaleten ve vekaleten katılımın toplam 26 olduğu bu haliyle Kooperatif Kanunun 52/1 maddesindeki yeter sayıya aykırı olarak karar alındığı tespit edilmekle alınan 6 numaralı ihraç kararının yok hükmünde olduğu tespit edilmiştir. Davaya konu edilen 15.05.2022 tarihli genel kurul toplantısında alınan 6 numaralı ihraç kararının dayanağı da yukarıda bahsi geçen 30.08.2020 tarihli genel kurulda alınan 6 numaralı karara getirilen '' ek ödemenin yapılmaması'' olup ilgili maddenin dayanağı 30.08.2020 tarihli genel kurulda alınan 6 numaralı madde olduğu yukarıda anlatıldığı şekilde alınan kararın Kooperatif Kanunu 52/1 maddesine aykırı olduğu, buna dayanak olarak alınan 15.05.2022 tarihli genel kurul toplantısının 6 numaralı kararının ek ödemenin yapılmaması nedeniyle yapılan dayanak maddesinin yok hükmünde olması nedeniyle alınan ihraç kararının da yok hükmünde olduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
15.05.2022 tarihli Genel Kurulda Alınan ----- Numaralı İhraç Kararının YOKLUKLA MALUL OLDUĞUNUN TESPİTİNE,
Alınması gerekli karar harcı 732-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 80,70 TL harçtan mahsubu ile bakiye eksik kalan 651,30-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL peşin harç, 80,70-TL başvurma harcı, 11,50 vekalet harcı ile yargılama aşamasında yatırılan 634-TL Tebligat, posta ve müzekkere gideri ve 3.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.806,90-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,Davalı tarafından yapılan yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13.maddesi uyarınca belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,İlişkin olarak davacı vekilinin ve davalı kooperatif başkanı'nın yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde -- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.