mahkeme 2024/224 E. 2024/682 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/224
2024/682
1 Ağustos 2024
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/224 Esas
KARAR NO:2024/682
DAVA: İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/03/2024
KARAR TARİHİ: 01/08/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı ve davalının eşi ------ arasında --- tarihli Sözleşme imzalandığını, ----- olduğu tüm harcamalar ortaklardan ------ tarafından yapıldığı, şirket ortağı ------- kabili rücu olarak üzere kabul, beyan ve taahhüt ederler. Bu yapılan harcamanın tamamı 450.000 TL’dir. 450.000 TL bu harcama tamamen zarar olup, zararın 250.000 TL’sinin yarısı olan 125.000 TL (36.000 USD) ------- ödenecektir.” şeklinde madde düzenlediğini, taraflar arasında, borç ikrarını içeren bu sözleşme yapılmasına ve aradan uzun zaman geçmesine rağmen davalı ----- müvekkiline olan borcunu ödemediğini, bunun üzerine ----------sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatmış bulunmaktayız. Sonrasında davalının haksız ve kötü niyetli itirazı neticesinde icra takibi durdurduğunu, zorunlu arabuluculuğa başvuru yapılmış olup arabuluculuk aşamasında da anlaşma sağlanamadığını, müvekkilinin alacaklı olduğu ---- tarihli sözleşme ile sabit olduğunu, açıklanan nedenlerle; davanın kabulüne, davalı-borçlunun ------dosyasına olan itirazının iptali ile talepname koşulları ile icra takibinin devamına, davalının, alacağın %20’ sinden az olmayacak şekilde icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, fazlaya ilişkin her türlü haklarının saklı tutulmasına, dava masrafları ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava dilekçesinde müvekkili ve eşi ile 23.08.2017 tarihinde sözleşme imzalandığını bu sözleşme gereğince müvekkilinin kendisine borçlu olduğunu iddia ettiğini, davacının bu yöndeki iddialarının gerçek dışı olduğu, davacının hiçbir iddiasını kabul etmemekle birlikte alacak iddiasının zamanşımına uğradığı, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının--------- tarihli sözleşmeye dayanarak müvekkili adına icra takibi başlattığını, yapmış oldukları itirazları üzerine iş bu davayı açtığını, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının iddia ettiği sözleşmesinde müvekkilinin kendisine borçlu olduğuna ilişkin herhangi bir taahhüt bulunmamakla beraber sözleşmeye ek bu minvalde bir belge de bulunmadığının, söz konusu sözleşme ve içeriğini kabul etmemekle birlikte davacının dayanak gösterdiği sözleşmede müvekkilinin herhangi bir borç ödeme hususunda bir taahhüt vermediğini, sonuç olarak davacının haksız ve dayanaksız iddialarına karşı öncelikle sözleşme incelendiğinde, müvekkili tarafından sözleşmenin herhangi bir kısmında, davacıya borcu olduğuna ilişkin herhangi bir taahhüt, beyan ya da ibare de sözleşmede yer almadığını, davacının dayanak gösterdiği sözleşme şartları davacı lehine düzenlenmiş olup hukuken geçerli olması iyiniyet ve dürüstlük kurallarına aykırılık teşkil edeceğinin, davacının iddia etmiş olduğu sözleşme ve içeriğini kabul etmemekle birlikte davacının iş bu davada dayanak gösterdiği sözleşme bir garanti sözleşmesi niteliğinde olduğu iddia edilmekte olup söz konusu sözleşme kanunun aramış olduğu şartları taşımadığı için geçerli olmadığını, bu yönüyle de söz konusu sözleşmeden kaynaklı olarak müvekkilinden alacak talebinde bulunulmasının hukuka aykırı olduğunu, davada dayanak gösterilen sözleşmede bahsedilen kabul beyanlarının hukuken geçerli olmadığını, tek taraflı müvekkili aleyhine düzenlenmiş olan sözleşmenin müvekkili açısından bağlayıcı olmadığının, söz konusu sözleşmede şirket alacak ve zararından müvekkilinin sorumlu olduğunun tespiti ve müvekkiline bu yönde aleyhe bir sorumluluk yüklenmesi haksız işlem şartı olduğunu, bağlayıcı olmayan bir sözleşmeye dayanarak açılan bu davada davacının tamamen haksız kazanç sağlamaka amacıyla iş bu davayı açtığını, davacının kötüniyetli olduğunun, açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla; haksız ve mesnetsiz davanın reddine, huzurdaki davasının haksız ve hukuka aykırı olması nedeniyle davanın ve icra ve inkar tazminatı talebinin reddine, davacının takibinin haksız ve kötüniyetli olması nedeniyle İcra Ve İflas Kanunun 67. Maddesinin 2. Fıkrası kapsamında davacı aleyhinde kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, sözleşmeye dayalı alacak sebebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67 vd. maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir.
Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, dava şartı olması sebebiyle davanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekir. Mahkememizce görev husus öncelikli olarak incelenmiştir. Burada Ticaret mahkemelerinin görevi ile ilgili bilgi vermekte fayda bulunmaktadır. Ticari dava ve ticari iş birbirinden farklı iki ayrı kavramdır. Her ticari dava ticari iş olmakla birlikte, her ticari iş ticari dava olmamaktadır. TTK' nun 5(1) maddesi uyarınca ticari davalara bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. Dolayısıyla ticari iş kapsamında olmakla birlikte ticari dava sayılamayan durumlarda ticaret mahkemeleri görevli olmayacak, uyuşmazlığın niteliğine göre diğer mahkemelerin görev hususu değerlendirilecektir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılması için; uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden tacir ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın, TTK da veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde bir düzenleme bulunması, diğer bir deyişle mutlak ticari dava olması gerekmektedir.
Somut dosya bakımından; tarafların gerçek kişi tacir veya ticari işletme kayıtları bulunmadığı, bir şirketin yöneticisi veya ortağı olmalarının kendilerini tacir yapmadığı, davanın taraflarının ortağı oldukları şirketler değil bizzat kendileri oldukları, uyuşmazlığında Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde öngörülen mutlak ticari davalardan olmadığı, o halde olayda tarafların sıfatına ve davanın niteliğine göre nispi ya da mutlak nitelikteki bir ticari davanın söz konusu olmadığı kanaatine varıldığından mahkememizin davaya bakmakla görevli olmadığı ve uyuşmazlığın çözüm yerinin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde başvuru halinde dosyanın görevli-------Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK.nun 331/2 maddesi gereği yargılama giderleri, harç, arabuluculuk, vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ------- Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yokluklarında karar verildi. 05/08/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.