Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/740
2024/1031
3 Aralık 2024
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/740 Esas
KARAR NO: 2024/1031
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 19/10/2023
KARAR TARİHİ: 03/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı-borçlunun müvekkili şirkete olan borçlarını ödemediğini, müvekkili şirketin, gemi inşa, tamir bakım, gemi maket ve donatımı alanında çalışan bir şahıs şirketi olduğunu, davalı -------müvekkili şirketten hizmet aldığını, ancak davalı borçlu müvekkili şirkete olan borçlarını ödemediğini, davalının borcunu ödememesi sebebiyle müvekkili şirket tarafından ----- dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından “ödeme emrine, borca ve tüm ferilerine” itiraz edildiğini, ------ başvuruda bulunulduğunu, yapılan toplantı sonucunda davalı-borçlu ile anlaşma sağlanamadığını, davalıdan talep edilen faizi yasaya uygun olduğunu, alacağın likit olduğunu, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek açıklanan sebeplerle; davalı-borçlunun haksız ve dayanaksız ---- dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla aynen devamına, davalı-borçlu aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :Davalıya usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap sunmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, sözleşmeye dayalı alacak sebebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67 vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış,-----üzerinden celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş, ---davacının esnaf kaydı bilgileri celp edilmiş, -----davacının gerçek kişi ticari işletme kaydı ve davalının ticaret sicil bilgileri celp edilmiş, ---- davacının vergi kayıtları celp edilmiş, 01.11.2024 tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.İtirazın iptali istemine konu, ------- sayılı takip dosyasının incelenmesinde; 23.02.2021 tarihinde başlatılan takibin alacaklısının mahkememiz dosyası davacısı borçlunun davalı olduğu; takibin 55.443,36-TL asıl alacak, 91.976,80-TL asıl alacak, 12.399,19-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 159.819,35-TL alacağın tahsiline yönelik yapılan icra takibi olduğu; ödeme emrinin borçluya 23.03.2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 29.03.2021 tarihli borca ve fer'ilerine yönelik itiraz dilekçeleri sundukları, dilekçenin davacı tarafa tebliğine ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı, davanın 19.10.2023 tarihinde 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 159.819,35-TL alacak üzerinden açıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi tarafından düzenlenen 01.11.2024 tarihli raporunda özetle, "Davacı şirketin yasal ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığını, usul ve yasaya uygun olduğu, kendi leh ve aleyhine delil niteliğine haiz olduğunu, tarafların ticari defterleri üzerinde --------- bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, kararın taraflara ihtar ve tebliğ edildiğini, davalının inceleme günü hazır bulunmadığını, herhangi bir ticari defter veya kayıt ibraz etmediği, hal böyle olunca davacı tarafça dosyaya sunulan usulünce düzenlenmiş ticari defter ve kayıtların davacı alacağını doğrular mahiyette davacı lehine delil olacağı hususunun HMK.m.222 vd. hükümleri kapsamında takdirinin münhasıran mahkemenin yargı yetkisi dahilinde olduğu; yukarıda inceleme başlığı altında (11/3) sayılı bentte gösterildiği üzere, davacının ticari defterlerinde takip tarihi itibariyle davalıdan 91.976,80 TL cari hesap alacağının gözüktüğü, dosya kapsamında davacının ibraz ettiği, keşidecisi davalı şirket olan ------ bedelli çek fotokopisinin bulunduğu, söz konusu çekin akıbeti ile ilgili Banka teyit yazısının görülemediği, ilgili çekin halihazırda ödenmemiş olduğu varsayımından hareketle, takip tarihi itibariyle davacının 55.443,36 TL çek bedeli alacağı olduğunu, davacının takip tarihi itibariyle 91.976,80 TL cari hesap alacağı bulunduğu, dosya kapsamında davalıya TTK m.18/3 uyarınca keşide edilmiş bir ihtarname bulunmamasına nazaran cari hesap alacağı yönünden işlemiş faiz hesaplanamayacağı, 08.09.2019 keşide tarihli 55.443,36 TL bedelli çeke ilişkin işlemiş faiz miktarının 13.612,10 TL olarak hesaplandığı, davacının talebi ile bağlı kalınarak işlemiş faiz miktarının 12.399,19 TL olacağı," yönünde görüşlerini bildirmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı şirket defterlerinde davalı şirketin cari hesabının ---- numaralı hesap altında takip edildiği, davacı tarafından dosyaya ibraz edilen cari hesap muavinlerinde çok sayıda işlem bulunduğu ----- en son işlemin davacı tarafından tanzim edilen ---------fatura olduğu, davacı şirketin kendi defterlerine göre davalıdan 91.976,80 TL alacaklı gözüktüğü, ancak davalı şirketin cari hesabına alacak kaydedilen ve dosyaya bir örneği ibraz edilen, keşidecisi Davalı ----- bedelli çekin davacı tarafından---- tarihinde-----ibraz edildiği, Banka tarafından çekin arkasına -------- numaralı dosyası kapsamında Konkordato tedbiri olduğundan herhangi bir işlem yapılmadığının” belirtildiği, davacı şirket tarafından bedeli tahsil edilemeyen söz konusu çekin davalı şirketin cari hesabına borç kaydedilmediğinin görüldüğü, hal böyle olunca, davacı şirketin kendi defterlerine göre takip tarihi itibariyle 91.976,80 TL cari hesap alacağı ve 55.443,36 TL çek bedeli olmak üzere asıl alacağının 147.420,16 TL (91.976,80 TL + 55.443,36 TL) olduğu, davalı şirketin inceleme günü hazır bulunmaması ve defterlerini ibraz etmemiş olması nedeniyle cari hesap karşılaştırmasının yapılamadığı, 08.09.2019 keşide tarihli 55.443,36 TL bedelli çeke ilişkin işlemiş faiz miktarının 13.612,10 TL olarak hesaplandığı, anlaşılmıştır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre; Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır. Davalı taraf ihtara rağmen defterlerini sunmadığından davacının defterlerinden çıkacak sonuca katlanmak zorunda olduğundan yukarıda açıklanan nedenlerle Davanın kabulü ile; Davalının ---- sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin takip talebinde belirtilen şartlarla aynen devamına karar verilmiştir.İcra inkar tazminatı yönünden; İİK’nın 67 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmünce; icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı öngörülmüş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlarının bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda değil ise, alacağın likit ve muayyen olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemez.Eldeki davada alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacak olan 147.420,16-TL'nin %20'si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın kabulü ile;
1-Davalının ------ sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin takip talebinde belirtilen şartlarla aynen devamına,
2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacak olan 147.420,16-TL'nin %20'si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli karar harcı 10.917,26-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.930,22-TL harcın mahsubu ile bakiye 8.987,04-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 1.930,22-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 269,85-TL başvuru harcı, 414,00-TL tebligat ve müzekkere gideri, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.683,85-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3.120,00-TL arabuluculuk ücreti davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı tarafın yokluğunda, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde----- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 26/12/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.