mahkeme 2023/726 E. 2024/327 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/726
2024/327
16 Nisan 2024
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/726 Esas
KARAR NO:2024/327
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ: 13.10.2023
KARAR TARİHİ: 16.04.2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı sigortalısı ----- plakalı ----, müvekkili sigorta şirketi tarafından ---başlangıç tarihli ve ---- numaralı ------- ile sigorta teminatı altına alındığını, müvekkili sigorta şirketi tarafından sigortalı -------- plakalı aracın ---- tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalıların maliki ve sürücüsü olduğu, ---- plakalı aracın çarpması neticesinde, muhtelif yerlerinden hasarlanarak zarar gördüğünü, kazada zarar gören ---- plakalı sigortalı araç üzerinde, müvekkili şirket tarafından yaptırılan Ekspertiz incelemesi sonucunda tespit edilen hasara karşılık olarak müvekkili şirketçe hak sahibi sigortalısına 07.11.2022 tarihinde 2.750,00-TL hasarlı aracın onarımını gerçekleştiren------- olmak üzere toplam 4.275,85-TL hasar bedeli ödediğini, 18.09.2022 tarihli trafik kazası tespit tutanağı ve ekspertiz raporuna göre davalılardan ---- maliki olduğu ----plakalı aracın sürücüsü davalı ------- kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin, sigortalı araçta meydana gelen zararla ilgili olarak sigortalısına hasar ödemesi yaptığından, TTK'nun 1472. Maddesinde yer alan “halefiyet ilkesi” gereğince sigortalısının zarara sebebiyet verenlere ve zarardan hukuken sorumlu olanlara karşı sahip olduğu tüm yasal talep ve dava haklarına halef olduğunu, iş bu sebeplerle, davalıların malik ve sürücüsü olduğu -------- plakalı aracın, 18.09.2022 tarihli kazada, müvekkili şirketçe sigortalı ----- plakalı araca verdiği zararın kusur oranına göre rücuen tazmin ve tahsili için taraflarınca davalı borçlular aleyhinde ------- sayılı dosyası ile ilamsız icra ikibi başlatıldığını, davalıların takip konusu borca ve borcun fer'ilerine itiraz ettiğini, takibin durduğunu, açıklanan nedenlerle; davanın kabulüyle, davalı borçluların icra takibine, ödeme emrine, takip konusu borca ve borcun ferilerine vaki tüm itirazlarının iptaline, takibin devamına, takibe haksız ve kötü niyetle itiraz eden borçlular aleyhinde alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin davalılara tahmiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı --------- vekili cevap dilekçesinde özetle; İş bu davanının TTK 1472 Halefiyete ilişkin hükümleri uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğini, müvekkilinin söz konusu kazada kusursuz olduğunun, kabul anlamına gelmemek kaydıyla yapılacak olan bir bilirkişi incelemesi ile görüleceği üzere hesaplamaların fahiş ve yüksek olduğunun, açıklanan gerekçelerle; öncelikle T.T.K 1472 uyarınca yargılamanın görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesini, davanın reddini, yargılama gideri ile vekalet ücretlerinin davacı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir.Davalı ------ usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap sunmadığı görülmüştür.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava; trafik kazasından kaynaklı davacının -------- kapsamında sigortalısına ödediği bedelin kazaya karışan taraf araç sürücü ve maliki olan davalılara rücusu için başlatılan --------- sayılı icra takibine vaki itirazın İİK 67. vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir.
6102 Sayılı TTK’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunmaktadır.Burada Ticaret mahkemelerinin görevi ile ilgili bilgi vermekte fayda bulunmaktadır. Ticari dava ve ticari iş birbirinden farklı iki ayrı kavramdır. Her ticari dava ticari iş olmakla birlikte, her ticari iş ticari dava olmamaktadır. TTK' nun 5(1) maddesi uyarınca ticari davalara bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. Dolayısıyla ticari iş kapsamında olmakla birlikte ticari dava sayılamayan durumlarda ticaret mahkemeleri görevli olmayacak, uyuşmazlığın niteliğine göre diğer mahkemelerin görev hususu değerlendirilecektir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılması için; uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden tacir ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın, TTK da veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde bir düzenleme bulunması, diğer bir deyişle mutlak ticari dava olması gerekmektedir.Davacı ------- eldeki davayı sigortalısının halefi olarak açmış olmasına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınması gerekir. -------- sayılı ilamında bu husus "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır.Öte yandan, TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. (eski TTK 1301.) maddesinde; “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir.Bu durumda, davacının sigortalısı tacir ise de, davalılar tacir değildir. Yine davalıların sürücü ve maliki olduğu araç da ticari değildir. Bu durumda davanın sigorta sözleşmesinden değil, davalının kusuru ile gerçekleşmesine sebebiyet verdiği iddia edilen haksız fiilden kaynaklandığı anlaşılmakla, uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle, mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde başvuru halinde dosyanın görevli----Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK.nun 331/2 maddesi gereği yargılama giderleri, harç vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde --------- Adliye Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.