mahkeme 2023/548 E. 2025/498 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/548
2025/498
17 Haziran 2025
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/548 ESAS
KARAR NO: 2025/498
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11.08.2021
KARAR TARİHİ: 17.06.2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile ticari ilişki gereğince e-mail yolu ile 31.12.2020 tarihinde e-mail üzerinden 104.474,32-TL'lik borç ikrarı gönderdiklerini, davalının bu belgeyi kabul ettiğini, bu belge ile birlikte davalı/borçlu aleyhine ihtiyati haciz kararı aldıklarını, ihtiyati haciz kararına istinaden davalı hakkında başlatılmış olan ---------- esas sayılı dosyası kapsamında; borçluya tebliğ edilen ödeme emrine karşı yetki ve borcun tamamı yönünden itiraz edildiğini, İcra Dairesi tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, söz konusu karar ve borçlu tarafın itiraz dilekçesinin taraflarına tebliğ edildiğini belirterek, davalı/borçlu tarafından icra dosyasına yapılan 06.07.2021 tarihli itirazın iptalini, takibin devamına karar verilmesini ve alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki, hak düşürücü süre ve derdestlik itirazları olduğunu, davanın haksız ve mesnetsiz açıldığını, daha öncesinde de davacının kendileri aleyhine ------- icra takibi yaptığını, bu takibin de itirazları üzerine durduğunu, o tarihten beri de davacı ile hiçbir ticari ilişkileri olmadığını, bu dosyaya esas icra takibine konu iddianın eski dosyadaki iddia ile aynı olduğunu, esasen davacının aralarında imzalanan taşeronluk sözleşmesinin gereklerini yerine getirmediğini, bu konuda ----- değişik iş sayılı dosyası ile tespit yaptırdıklarını, dolayısıyla davacıya hiçbir borçlarının bulunmadığını beyanla, davanın reddini, haksız olduğunu bildiği halde kötü niyetli olarak icra takibi başlatan davacı aleyhinde %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava hukuki niteliği itibariyle; eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili talebine ilişkin başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.Açılan dava mahkememizin ------ esas sırasına kaydedilmiş, yapılan yargılama sonucunda; "..------ esas sayılı dosyası celp edilmiş olup, dosyanın yapılan incelemesinde; alacaklı ----- borçlu-------icra takibi başlattığı, borcun sebebi olarak ---- tarihleri arasındaki cari hesabın gösterildiği, dosyamıza konu alacağın dayanağını oluşturan cari hesap döneminin -------esas sayılı icra dosyasına konu alacağın dayanağını oluşturan cari hesap döneminin içerisinde ----- tarihli itirazı ile -------sayılı icra dosyasındaki takibin durduğu ve derdestlik dava şartının bulunmadığı anlaşılmakla, dava şartı yokluğundan davanın reddine dair..." gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar istinaf edilmiş, istinaf incelemesini yapan----- karar sayılı ilamı ile mahkememizin kararı; "...Daha önce yapılan icra takiplerinin----- tarihli olup, aynı faturalara dayanmakta ise de, eldeki dava konusu icra takibinin 31/12/2020 tarihli mutabakat belgesine dayalı olarak açıldığı, ancak bu mutabakat belgesinin diğer takiplerdeki faturaları içerip içermediği dosya kapsamından anlaşılmamaktadır. Bu durumda mahkemece tarafların defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, dava konusu icra takibi ile daha önce açılan icra takiplerindeki alacakların aynı faturalara ve alacak kalemlerine dayanıp dayanmadığının ve derdestlik dava şartının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir..." gerekçesiyle kaldırılmış, bu kez dosya işbu -------- esas sırasına kaydedilmiştir.Somut olayda, davacı taraf, taraflar arasındaki ticari alacak kapsamında ---İcra müdürlüğünün------ esas numaralı dosyasında, 28.06.2021 tarihinde, 104.474,32-TL asıl alacak+ 910,00-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti+ 97,70-TL ihtiyati haciz harcı+ 47.243,85-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 152.725,87 TL üzerinden icra takibi yapmıştır. Takipte borcun sebebi olarak 31/12/2018 tarihli 104.474,32 TL tutarlı asıl alacak, 28.06.2021 tarihli 97,70 TL ihtiyati haciz harcı ve 28.06.2021 tarihli 910,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti gösterilmiştir. Davacı taraf ----- esas sayılı dosyasında; 22/01/2020 tarihinde, 149.343,84-TL asıl alacak+ 33.579,86 TL takip tarihine kadar işlemiş faiz olmak üzere 182.923,70 TL üzerinden icra takibi başlatmış, takip sebebi olarak taraflar arasındaki cari hesaptan kaynaklanan bakiye alacak gösterilmiştir.
----- esas sayılı icra takip dosyasında da, 07/11/2018 tarihinde, 5 adet faturadan kaynaklı 148.549,84 TL alacak yönünden icra takibi yapıldığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamına göre; davacı tarafça önce 07/11/2018 tarihinde ------- esas sayılı icra takibinin yapıldığı, takibin 01/08/2018 tarihli ------ fatura; -------- fatura ve ---- tarihli 29.500,00 TL fatura olmak üzere toplam 148.549,84 TL alacağa ilişkin olduğu; bilahare 22/01/2020 tarihinde------ esas sayılı icra takibinin yapıldığı, takibin -------- esas sayılı icra takibinde dayanılan belgelere ilaveten 794,00 TL noter ihtar masraflarını içermekle toplam 149.343,84 TL asıl alacağa ilişkin olduğu; sonrasında 28/06/2021 tarihinde eldeki davaya konu ----- Esas sayılı icra takibinin yapıldığı, takibin ------- ihtiyati haciz harcı ve 28/06/2021 tarihli ihtiyati haciz vekalet ücretine ilişkin olduğu, "tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla" icra takibi yapıldığı, söz konusu asıl alacağın ise dosya kapsamında bulunan 31/12/2020 tarihli 104.474,32 TL mutabakat belgesine dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
Davaya taraf şirketlerin --- arası ----kayıtları celp edilerek, öncelikle davacının defter ve belgelerinin incelenmesi için davacının merkez adresindeki mahkemeye talimat yazılmıştır.Talimat bilirkişisinin 30/05/2024 tarihli raporunda özetle; "...Davacı ------ yıllarına ait yasal ticari defterlerinden Yevmiye, Kebir ve Envanter defterlerin yasal süre içinde açılış tasdiklerinin yapıldığı, yevmiye defterlerinin yasal süre içinde kapanış tasdiklerinin yapıldığı görülmüştür. ----- yıllarına ait yasal ticari defterlerinden Yevmiye ve Kebir Defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerini (beratlarının) alındığı görülmüştür. İlgili yıla ait Envanter defterinin yasal süre içinde tasdik edildiği görülmüştür. Bu haliyle usule uygun olarak tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfının bulunduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Takdir Sayın Mahkeme'ye aittir. Davalı şirketin davacı şirketin düzenlediği --------numaralı 25.000+4.500 TL KDV'li faturayı bildirmediği, davacı şirket 2021 yılı BA bildirimde davalı -------firmasının düzenlediği 1 adet 88.537,56 TL faturayı beyan ettiği defter kayıtlarına almadığı, davacı şirketin defter kayıtlarında 31.12.2021 tarihi itibariyle 165.043,84 TL davalıdan alacaklı olduğu..." şeklinde kanaat belirttiği görülmüştür.Davacı defter ve belgelerinin incelenmesinden sonra davalı defter ve belgelerinin incelenmesine karar verilmiş ve dosya Mali Müşavir bilirkişiye tevdii edilmiştir.Bilirkişinin 29/11/2024 tarihli raporunda özetle; "...davalının yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; 2017-2018-2019-2020 ve 2021 yıllarında e-defter kullanıcısı mükellef olduğu, incelenen GIB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratlarının süresinde yapıldığı, aynı yıllara ilişkin fiziki ortamda tutulmak zorunda olunan Envanter defterlerinin noter onaylarının süresinde tasdik edildiği, ticari defterlerin TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davalı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür. Davacının ticari merkezinin bulunduğu------- Asliye Ticaret Mahkemesinin görevlendirdiği S.M. Mali Müşavir Bilirkişi
---- raporunda; davacı şirketin ---- yıllarına ilişkin fiziki ortamda tutulan ticari defterleri ile --- yıllarında elektronik ortamda tutulan ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının ve ilgili yıllara ilişkin Envanter defterlerinin noter onaylarının süresinde yapıldığı, sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu yönünde kanaat bildirildiği görülmüştür. Davacının Alacak Talebi Yönünden: Sayın Mahkemenin vermiş olduğu görevle sınırlı olmak üzere, dava konusu icra takibi ile daha önce açılan icra takiplerindeki alacakların aynı faturalara ve alacak kalemlerine dayanıp dayanmadığının tespiti için; takiplere konu faturalar, defter kayıtları ve -------- kayıtlarının karşılaştırmalı olarak incelendiğinde; davacı şirketin kendi ticari defterlerinde davalı açık hesabından 2021 yılı sonu itibariyle 165.043,84 TL tutarında alacaklı gözükürken, davalı şirketin raporun 4.b.1. bölümünde incelenen kendi ticari defterlerinde 31.12.2018 tarihi itibariyle 104.474,32 TL tutarında davacı şirkete borçlu gözüktüğü, tarafların defter kayıtları arasındaki uyumsuzluğa ilişkin raporun 4.b.2 bölümünde tespit edildiği şekilde, davacının kendi defterlerinde davalı açık hesabına borç kaydetmiş olduğu 29.09.2018 tarihli KDV DAHİL 29.500,00 TL tutarlı fatura davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı gibi davalının kendi vergi dairesine yapmış olduğu BA bildirim formlarında da yer almadığı, 16.11.2018 tarihli 794,00 TL tutarlı “Noter İhtarname” bedeline ilişkin davacının davalıya düzenlemiş olduğu borç yansıtma dekontunun da davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacının “Noter İhtarname” Masrafının talep edip edemeyeceği hususlarına ilişkin hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu; tüm bu inceleme ve tespitler çerçevesinde; dosya kapsamında suret olarak sunulan 31.12.2020 tarihli “Mutabakat Mektubu” da her ne kadar davalının davacı şirkete 104.474,32 TL tutarında borçlu olduğu gözükse de, az yukarıda tespit ve izah edilen hususlar neticesinde her iki takip tarihinden sonra 31.08.2021 tarihinde davalı şirketin davacı şirket adına düzenlemiş olduğu-------- tutarlı faturanın davacı şirketin incelenen defterlerinde kayıtlı olmasa da davacı şirketin bağlı bulunduğu kendi vergi dairesi müdürlüğüne 2021 dönemine ilişkin yapmış olduğu ----- formu bildiriminde davalı şirketten KDV HARİÇ 88.537,56 TL (KDV DAHİL 104.474,32 TL) tutarında “alım” yaptığına ilişkin bildirimde bulunduğu görülmüştür. Diğer bir husus; davacı tarafça önce 07/1 1/2018 tarihinde------ sayılı icra takibinin yapıldığı, takibin ------ fatura olmak üzere toplam 148.549,84 TL alacak talebine ilişkin faturaların, davacının her iki takip konusu alacak taleplerinin dayanağını oluşturan faturalardan ibaret olduğu kanaatine varılmıştır..." şeklinde kanaat belirttiği görülmüştür.Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, itirazın iptali davaları için de geçerlidir. Öncelikle taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunun ispat kulfeti davacı taraftadır. Davacının, davalı ile arasında mal/hizmet satışına dair iddiasını ve alacaklı olduğun ispat etmesi gerekir. Davacının bu hususları ispatlaması durumunda ispat yükü yer değiştirir ve davalıya geçer. Tüm dosya kapsamı, taraf iddia, savunma, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde; tarafların defter ve belgeleri ile----- kayıtlarının, takip tarihi itibariyle, talep edilen asıl alacak miktarı olan 104.474,32-TL ile uyumlu olduğu, davacı tarafın defterinde kayıtlı olup, davalı defterlerinde kayıtlı olmayan ve davalı tarafından ------ bildirimine konu edilmeyen KDV dahil 29.500,00-TL tutarlı faturanın zaten davacı tarafından takibe konu edilmediği, bu kayıtların, 104.474,32-TL'lik mal/hizmet tesliminin yapıldığına karine oluşturduğu, davacının ticari ilişkiyi ve mal/hizmet teslimini ispat ettiğinden, ispat yükünün davalı tarafa düştüğü, davalının karinenin aksini veya ödeme yaptığını ispat etmesi gerektiği, ancak davalının takipten önce ödeme yaptığına dair bir delil sunmadığı, davacı tarafın icra takibini 'tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile başlattığı' anlaşılmakla, takibin tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 104.474,32-TL asıl alacak üzerinden devamına; her iki tarafın 2021 yılı ----- bildirimine konu ettiği ve davadan sonra davalı tarafından düzenlenen 31/08/2021 tarihli faturaya konu 104.474,32-TL'lik ödemenin icra dairesi tarafından infaz aşamasında dikkate alınmasına karar verilmiş, alacak likit ve itiraz haksız olduğundan, kabul edilen asıl alacak miktarı olan 104.474,32-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının KABULÜ İLE,
-Davalının ------- esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 104.474,32-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar avans faiz işletilmesine,
2-Her iki tarafın 2021 yılı ----- bildirimine konu ettiği ve davadan sonra davalı tarafından düzenlenen 31/08/2021 tarihli faturaya konu 104.474,32-TL'lik ödemenin icra dairesi tarafından infaz aşamasında dikkate alınmasına,
3-Kabul edilen asıl alacak miktarı olan 104.474,32-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 7.136,64-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 1.020,54-TL peşin harç ve icra dosyasına yatırılan 763,63-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 5.352,47-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan toplam 1.784,17-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından başvurma harcı, vekalet harcı, bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 8.558,80-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından vekalet harcı ve tebligat gideri olarak sarf edilen 14,00-TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ----- bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
10-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ---------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.17.06.2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.