mahkeme 2023/544 E. 2024/96 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/544
2024/96
13 Şubat 2024
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/544 Esas
KARAR NO:2024/96
DAVA: Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 31,07.2023
KARAR TARİHİ: 13.02.2024
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Tapuda davacı -----adına kayıtlı olan ----- bağımsız bölümde bulunan taşınmaza ---- poliçe no ile ----- sigortası yapıldığını, ----- devam ederken, ülkemizde büyük yıkım ve zarara sebebiyet veren------- deprem meydana geldiğini, sigortalanan taşınmazda da büyük zarar oluştuğunu, davacının, zarar sonrasında yapmış olduğu başvuru üzerine her iki poliçe yönünden de hasar dosyaları açıldığı ve kendisine bir kısım ödemeler yapıldığını, anılan ödemelerin zararı karşılamadığını, poliçe limitleri sınırlarının da altında kaldığının, ----- ayrıca başvuru yapıldığını, bundan da bir sonuç alınamadığını, açıklanan nedenlerle, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile; HMK 107 md. gereği açılan belirsiz alacak davalarının kabulü ile şimdilik; yaşanılan deprem ve sonrasında meydana gelen hasar üzerine; poliçe limitleri ve sigorta sözleşmesi kapsamında, davacıya ödenmesi gereken ancak eksik ödenmiş olan zararların tazmininin karşılığı olarak şimdilik 2.000,00 TL'nin (her bir taşınmaz ve poliçe için 1.000,00'er TL'nin) zarar tarihi olan 6 Şubat 2023 tarihinden itibaren (mümkün olmazsa sigorta şirketinin temerrüde düşürüldüğü tarihten itibaren) işleyecek ticari avans faizi ile birlikte (bunun kabul görmemesi halinde yasal faiziyle birlikte) davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi, anlaşmama ile neticelenen dava şartı olan ara buluculuk sürecinde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenecek ara buluculuk vekalet ücretinin yargılama giderleri arasında kabul edilerek davalıdan tahsiline karar verilmesi, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; --------sigorta şirketi olmadığından ve dolayısıyla faaliyette bulunmak üzere ruhsatı da mevcut olmadığından, TTK m. 1401/2 uyarınca TTK hükümlerine tabi değildir. ----- girilen hukuki ilişkilerden doğan uyuşmazlıklar hakkında ---- uygulama alanı bulmadığını, dolayısıyla------ karşı açılan davaların TTK’da öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları niteliğinde olmadığından ticari dava olmadığını, davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğini, davacının, sigorta poliçesinden kaynaklanan hasar tazminatı alacağı yönünden talepte bulunabilmesi için öncelikle rehin alacaklısının Türk Medeni Kanunu’nun 879. maddesi uyarınca bu konuda açık ve yazılı muvafakat vermesi gerektiğinin, husumete ilişkin itirazlarımız doğrultusunda rehin alacaklısı bulunması halinde işbu davanın aktif husumet yokluğundan dolayı usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, talep edilecek alacak miktarının başvurunun ikame edildiği anda tam ve kesin bir biçimde belirlenmesi mümkün olmasına rağmen belirsiz alacak şeklinde ikame edilen başvurunun hukuki yarar yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, yapılan inceleme sonucunda --------- meydana gelen 7,7 büyüklüğündeki depremden kaynaklı olarak sigorta bedelinden muafiyet tutarı düşülerek hissedar sigortalıya 73.892,00-TL ödeme yapıldığını, davayı kabul etmemekle birlikte, davacının zararı hasar tarihinde yürürlükte olan yasal mevzuata göre tamamen karşılandığını,-------- tarafından herhangi bir ilave prim alınmaksızın (zeyilname yapılmaksızın) güncel tarife üzerinden sigorta bedelinin ödenmesi ------ amacı ve işleviyle uyuşmadığını, davalı kurumca davaya konu meskene ilişkin tam hasar bedeli ödenmiş olduğundan davalı kurumun başkaca bir sorumluluğu bulunmadığının, kendi özel kanununu havi olan ----- ruhsatı bulunmayan, kanunla kurulmuş olan, kendine özgü istisnai bir kurum olduğunu, ------- bir sigorta şirketi olmadığından ve faaliyette bulunmak için ruhsatı da mevcut olmadığından TTK m.1401/2 uyarınca TTK hükümlerine tabi olmadığını, zeyil yapılmaksızın ve prim arttırılmaksızın tüm sigortalıların artırılmış teminatlardan faydalanması -------- örtüşmemekte olup aksi durum sigortalının sebepsiz zenginleşmesine neden olacağını, hasar gerçekleştikten sonra teminatın genişletilemeyeceğini, davalı kurumca davaya konu meskene ilişkin zeyilnameden önce tam hasar bedeli üzerinden ödeme yapıldığından dolayı davalı kurumun herhangi bir sorumluluğu kalmadığının, ----- ekipleri tarafından davaya konu meskenin bulunduğu -----numaralı binaya ilişkin yapılan incelemelerde oluşan hasarların ---- meydana gelen 7,7 büyüklüğündeki depremden kaynaklı olduğu tespit edilmiştir. Müvekkil kurumca da binaya ilişkin hasar tespitleri ----- meydana gelen 7,7 büyüklüğündeki depreme istinaden yapılarak binada bulunan diğer meskenlere saat 04:17:34'te meydana gelen depremden ödemeler yapıldığını, davacı tarafın depremden sonra zeyilname yapılması durumunda müvekkil kurum tarafından güncel tarife tutarları üzerinden ödeme yapıldığına ilişkin iddiasının asılsız olduğunu, dava konusu taşınmazın 06.02.2023 tarihinde 04:17:34'te ------ meydana gelen 7,7 büyüklüğündeki depremden dolayı ağır hasarlı olarak tespit edilmiş olmasına rağmen zeyilname düzenlenirken sigortalı tarafından kasti olarak beyan yükümlülüğüne aykırı davranılarak meskenin hasarsız olarak beyan edildiğini, davacının talebine ilişkin sigorta kapsamı ve teminat dışı kaldığı hallerin mevcut olup olmadığının araştırılması, bu hallerin mevcut olması halinde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, beyan yükümlülüğüne aykırılıktan dolayı tazminattan en az %50 oranında indirim yapılması gerektiğini, davalı kurum temerrüde düşmediği için faiz talebinin reddi gerektiği, davalı kurum ve gelirleri her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğunu, açıklanan nedenlerle; Davacı vekilinin davalı kuruma yapmış olduğu huzurdaki haksız, usul ve yasaya aykırı davanın usulden reddini, aksi takdirde haksız ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikteki talebinin esastan reddini, yargılama masraf ve vekâlet ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, 06.02.2023 tarihli deprem sebebiyle oluşan zararın-----kapsamında tazmini talebine ilişkin tazminat davasıdır.01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 5/1.maddesi uyarınca, ticari davalara bakmak görevi, asliye ticaret mahkemesine aittir. Ticari davalar, mutlak ve nispi ticari davalar olarak ikiye ayrılmaktadır. Nispi ticari davalar, TTK'nın 4/1.maddesinin ilk cümlesinde tarif edilmiş olup, her iki tarafın da "Ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan" hukuk davalarıdır. Mutlak ticari davalar ise tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın yasa gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır. TTK'nın 4/1-a ve devamı bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar ile diğer kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen uyuşmazlıklar, mutlak ticari davalardır.Somut olayda; davacı deprem nedeniyle uğradığı zararın deprem sigortası kapsamında davalıdan tazimini talep etmektedir. Depremde zarar gören yapı mesken olarak kullanılmakta olup davacı da tacir değildir. Bu haliyle dava mutlak veya nispi ticari dava olmayıp davacı sigorta sözleşmesi nedeniyle tüketici konumunda olduğundan davanın tüketici mahkemesince görülüp karara bağlanması gerektiği kanaatine varılarak mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde başvuru halinde dosyanın görevli ------- Tüketici Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK.nun 331/2 maddesi gereği yargılama giderleri, harç vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ------ Adliye Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/03/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.