Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/951

Karar No

2025/132

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/951 Esas
KARAR NO:2025/132
DAVA:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 24/11/2022
KARAR TARİHİ:13/02/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin----- parsel numaralı taşınmazların maliki olduğunu, taraflar arasında ----yevmiye numaralı ----- imzalandığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre, davacıya ait taşınmazlarda, ------nolu dairenin davacı toprak sahibine ait olacağını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin, ‘’İnşaat İle İlgili Olan Şartname'' adlı başlık ile müteahhidin yükümlülüklerini düzenleyen 6. ve 7. Maddeye göre davalı müteahhidin sözleşmenin imzalanarak ruhsatın alınmasından itibaren 60 iş günü içerisinde inşaata başlayıp sözleşme imzalandıktan 18 ay sonra da anahtar teslimi davacının payına düşen 3 adet daireyi davacıya teslim edeceğini, yine aynı sözleşmenin 7. Maddesinin 2. Fıkrasında; ''.. inşaatın tesliminde gecikme olması halinde davalı müteahhidin daire başı ayrı ayrı her başlayan ay için arsa sahibine aylık 500,00 TL kira bedeli ödeyeceği ve kira ödemelerinin her ayın ilk 3 günü içinde yapılacağının kararlaştırıldığını, davacı müvekkilinin sözleşme gereği yükümlülüklerini ifa ederken davalı müteahhidin sözleşme imzalandıktan 1 yıl sonra dahi inşaata başlamadığını, davalının inşaata başlamaması üzerine davacının davalıya ----------yevmiye nolu ihtarnamesini keşide ederek, davalıya en kısa sürede inşaata başlamasını, aksi takdirde yasal yollara müracaat edeceğini ihtar ettiğini, davacının kendisine noter kanalıyla ihtarname keşide etmesinden sonra davalı, sözleşme konusu taşınmazlar üzerinde inşaat başlamış, ancak sözleşmede taahhüt edilen 18 aylık teslim süresi içerisinde inşaatı bitirerek davacıya teslim etmesi gereken daireleri teslim etmediğini, sözleşme konusu dairelerin teslim edilmemesi üzerine davacı müvekkilinin bu sefer --------yevmiye numaralı keşide ederek, ihtarname tarihine kadar olan 36.000,00 TL Kira bedelinin ve KDV'sinin ödenmesini talep ettiğini, ancak davalının kira bedellerini ödemediğini, davalının sözleşme gereği ödemesi gereken kira bedellerini ödememesi üzerine, davalı müteahhit aleyhine ---- sayılı icra takibi başlatıldığını, ancak davalının icra borcuna itiraz ettiğini, belirtmiş ve, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları ile diğer hakları saklı kalarak; davalının ----- sayılı dosyasına yapmış olduğu kötü niyetli itirazının iptaline ve takibin devamına, icra takibine kötü niyetli olarak itiraz eden davalının, %20'den aşağı olmamak kaydıyla davacıya icra inkâr tazminatı ödemesine, davalı,------- Sözleşmesiyle inşaatın tesliminin gecikmesi halinde her daire için her ay 500,00.-TL Kira bedeli ödeyeceğini taahhüt etmesine rağmen kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğinden, davalının %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatı ödemesine, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin de davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasındaki sözleşmenin imzalanmasına müteakip müvekkilinin, zemin etüt çalışmalarına başladığını, sözleşmeye konu ---- nolu parsellerin tevhiden ---- parsel olması için ivedi olarak girişimlerde bulunduğunu, ilgili belediyeden kaynaklı bir kısım gecikmeler ve olağanüstü hal döneminin getirdiği zorluklar sebebiyle ancak --- tarihinde yapı ruhsatı alarak işe başlanabildiğini, -----tarihinde inşaat fiili kullanıma hazır hale getirilerek davacı tarafa ruhsat tarihinden itibaren 13 aylık sürede teslim edildiğini, sözleşme gereği teslim süresi 18 ay olup, müvekkilini teslim borcunu vaktinden evvel yerine getirdiğini, davacı tarafın da ihtirazı kayıt ileri sürmeksizin daireleri teslim aldığını, daireleri teslim alırken herhangi bir talepte veya kira bedeli alacağı iddiasında bulunmadığını, zemin etüt çalışması, arsaların tevhit süreci ve yapı ruhsatının alınması süreci işin niteliği gereği geçen zorunlu bir hazırlık süreci olup, işbu işe hazırlık döneminin teslim süresi hesabında dikkate alınması ve konuyla ilgili olarak müvekkiline kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığını, davacı taraf iskân ve kira alacağı yönünden ihtirazi kayıtsız belirtmeksizin dairelerini teslim almış olup, teslim aldıktan sonra daireyi kullanmaları veya kiraya vermelerinde bir mani bulunmadığından müvekkilden kira alacağı talep etmesinin mümkün olmadığını, belirtmiş ve izah edilen nedenlerle ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, öncelikle usule ilişkin itirazlarımızın kabul edilerek süreside açılmayan davanın reddine, eğer sayın mahkemenizce usule ilişkin taleplerimizi kabul edilmeyecek ise yukarıda izah edilen nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacı aleyhinde %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.

DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, cezai şart alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67 vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir.
Davacı, taraflar arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi bulunduğunu, inşaatın tesliminde gecikme olması halinde yüklenicinin arsa malikine her bağımsız bölüm için aylık 500.-TL kira bedeli ödemek zorunda olduğu, davalı yüklenicinin teslimde temerrüde düştüğünü, davalının sözleşme kapsamında kararlaştırılan ceza koşulu ödemek zorunda olduğunu, cezai şarta hak kazandığını, cezai şart alacağının tahsili için icra takibine geçildiğini, davalının haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini, davalının haksız itirazının İİK 67 vd. maddeleri gereğince iptaline, davalı aleyhine % icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış,---- sayılı İcra Dosyası ---- üzerinden dosya içerisine alınıp incelenmiş, -------- tarafların ---- kayıtları dosya arasına alınmış, ------ sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiş, ---- tarihli bilirkişi heyeti raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ------ tarihli raporunda özetle, "...Taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine göre davalı yüklenicinin bağımsız bölümleri -----tarihinde teslim etmesinin gerektiği, davalının teslimde temerrüde düştüğü, davalı tarafça dosyaya sunulan tutanak uyarınca bağımsız bölüm zilyetliklerinin davacı tarafa--- tarihinde devredilmiş olduğu, davalının varlığını iddia ettiği noter ihtarının tarihinin -----olduğu, davacı tarafça ifa sırasında ifaya eklenen ceza koşulunun saklı tutulmamış olduğu, bu nedenle talep edilmesinin mümkün olmadığı, sayın mahkemece aksi kanaate varılacak olursa davacı alacağının teknik incelemede hesaplanmış olduğu, davacının faturalandırmadığı alacak için KDV talep etmesinin mümkün olmadığı..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, ------ tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi sebebiyle cezai şart alacağının davacı tarafından talep edilmesinin mümkün olup olmadığı noktasındadır.Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur -------.İspat yüküne ilişkin bu genel kural, itirazın iptali davaları için de geçerlidir. Yani, itirazın iptali davalarında da ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Eldeki dava da, davacı tarafından 10/02/2016 tarihinde tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin davalı tarafından süresi içerisinde ifa edilmediğini ve sözleşmeye aykırılık sebebiyle cezai şarta hak kazandığını yöntemince ispat etmesi gerekmekte olup ispat yükü davacı taraftadır.Davaya konu uyuşmazlığın çözümünde cezai şarta ilişkin hükümlerin tartışılıp değerlendirilmesi gerekmektedir. Cezai şart, borçlunun alacaklıya karşı mevcut bir borcu hiç veya gereği gibi ifa etmemesi halinde ödemeyi vaat ettiği, hukuki işlem ile belirlenmiş ekonomik değeri olan bir edimdir. Cezai şartın amacı, borçluyu borca uygun davranmaya sevk etmektir. Cezai şart, asıl alacağı kuvvetlendirme amacı güder. Bu bakımdan cezai şart, kuvvetlendirilecek asıl borcun mevcut olmasını gerektirir. Asıl borç yoksa cezai şart da söz konusu olamaz. Bu niteliği itibariyle cezai şart asıl borca bağlı fer'i bir borçtur. Asıl borç, mevcut ve geçerli ise, cezai şart da borç doğurur. Asıl borç sona ermiş ya da geçersiz doğmuşsa, cezai şart bağımsız bir borç oluşturamaz. Cezai şart, asıl borcun bağlı olduğu şekle tabidir. Asıl borç bir geçerlilik şekline bağlanmışsa, cezai şartın borç doğurabilmesi aynı şekilde kararlaştırılmış bulunmasına bağlıdır. Ancak, geçerlilik şekline bağlı olan bir sözleşme bu şekle uygun olarak yapılmadığı halde, şekle aykırılığı ileri sürmenin dürüstlük kurallarıyla bağdaşmaması nedeniyle dinlenmediği hallerde, sözleşme geçerli sayıldığından, onun fer’i niteliğinde olan cezai şart da geçerli sayılacaktır. Cezai şartın fer’ilik niteliği asıl borca bağlı olduğu sürece devam eder. Başka bir anlatımla cezai şartın fer’iliği, muaccel olduğu ana kadar devam eder. Borçlu, borca aykırı davrandığında cezai şart muaccel hale geldiğinden artık fer’i değil, asli (bağımsız) bir alacak niteliğini kazanır. Cezai şart, sağlararası hukuki işlemlerde ve özellikle sonuçlarını hayatta doğuran sözleşmelerde kararlaştırılır. -------818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 158. maddesinin başlığı “cezai şart” iken 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun “Ceza Koşulu” başlığı altında üç çeşit ceza koşulu düzenlenmiştir. Bunlar öğretide ortaya atılan kavramlara göre seçimlik ceza koşulu (TBK. md. 179/I), ifaya eklenen ceza koşulu (TBK md. 179/II) ve ifayı engelleyen ceza koşulu (dönme cezası) (TBK md. 179/III) dur.TBK.'nun 179/II. maddesine göre, iki halde alacaklı, ceza koşulunu isteyemez. Eğer alacaklı, ceza koşulunu isteme hakkından açıkça vazgeçmişse artık bu yönde bir talepte bulunamaz. Diğer yandan alacaklı, çekince koymadan ifayı kabul etmiş veya sözleşmeden doğan edimlerini ifa etmeye devam etmişse bu takdirde de ceza koşulunu isteyemez. Somut dosyada, taraflar arasındaki sözleşmenin 7. maddesi gereğince davalının sözleşme gereği edimini yerine getirememesi halinde cezai şart alacağının düzenlendiği, anılan cezai şartın TBK 179/2 maddesi kapsamında "ifaya eklenen cezai şart" niteliğinde olduğu, TBK 179/2 maddesi kapsamındaki cezai şartın talep edilebilmesi için davacı tarafından cezai şarttan açıkça feragat edilmemiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmemiş olması gerektiği, bu kapsamda somut dosya bakımından davacı tarafından ilki sözleşmede kararlaştırılan 18 aylık süre içerisinde olan 07/02/2017 tarihli ihtarname olduğu, diğer ihtarnamenin ise dava konusu bağımsız bölümlerin teslimine ilişkin 30/01/2018 tarihli teslim tutanağından yaklaşık bir buçuk yıl sonra düzenlenen 19/08/2019 tarihli ihtarnamenin olduğu anlaşılmıştır. Öncelikle davacı tarafın cezai şarta ilişkin ihtirazi kayıt olarak dayandığı 07/02/2017 tarihli ihtarname sözleşmede kararlaştırılan 18 aylık süre içerisinde olduğu, ayrıca bu ihtarname ile açıkça cezai şarttan bahsedilmediği, sözleşmede kararlaştırılan süre dolmadığından (doğmayan hakka ilişkin talebin geçerli olmayacağı) davacının cezai şarta ilişkin ihtirazi kayıt sürmesinin mümkün olmadığı, 30/01/2018 tarihli teslim tutanağında ise sözleşme kapsamında davalı eksikliklerinden bahsedilmekte ise de cezai şarta ilişkin açıkça bir kaydın yer almadığı, bu itibarla davacının 30/01/2018 tarihli tutanak ile dava konusu taşımazları çekincesiz ve ihtirazi kayıtsız olarak teslim aldığı, aradan yaklaşık bir buçuk yıl sonra 19/08/2019 tarihli ihtarname ile cezai şart talep etmesinin mümkün olmadığı, davacının dava konusu taşınmazları çekincesiz olarak teslim alması sebebiyle TBK 179/2 maddesi gereği cezai şart alacağı talebinde bulunamayacağı değerlendirilmiş, aksi yöndeki davacı itirazlarına alınan kök ve ek bilirkişi raporu, sunulan deliller ve dosya kapsamı nazara alınarak itibar edilmemiş, sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.Somut dosyada da, davalı tarafından hak düşürücü süre itirazında bulunulmaktadır. Eldeki davanın ilk olarak ----- sayılı dosyası ile açıldığı, davacı tarafça süresi içerisinde davanın takip edilmemesi sebebiyle 07/09/2022 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmüştür.Davanın açılmamış sayılması kararı temyizi kabil niteliktedir. Ancak, derdestlik yönünden kararının temyiz edilmeyerek veya temyiz aşamasından geçerek kesinleşmesini aramaya gerek yoktur. Burada davaların takipsiz bırakılmasını önlemek amacı güdülmüştür. Bu itibarla, davanın taraflarca takip edilmemesi sebebiyle dosyanın işlemden kaldırılması tarihinden itibaren 3 ay içinde dava yenilenmediği takdirde davanın açılmamış sayılmasına ilişkin oluşan tüm yasal hüküm ve sonuçlar başkaca bir işleme bağlı olmadan doğrudan doğruya yürürlük kazanır. Derdestlik, dosyanın işlemden kaldırılması tarihinden 3 aylık süre ile sınırlı olmalıdır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir. Ancak bu hükümler davanın açılmamış sayılmasını gerektiren şartların salt doğumu ile kendiliğinden ortadan kalkar ve derdest olmaktan çıkar. Zamanaşımını kesme etkisi dahi sona erer. ---- İlke kararında belirtildiği üzere açılmamış sayılmasına karar verilen davada maddi ve usul hukukuna dair tüm sonuçlar ortadan kalmaktadır.Davalı tarafça ----- Karar sayılı ilamı gereğince davanın hak düşürücü süre talebiyle reddi talep edilmiş ise de; (belirtilen karar oy çokluğu ile anılmıştır) İİK 67 md. hak düşürücü sürenin davacıya tebliği ile başlayacağı değerlendirilmiş, davalının hak düşürücü süreye yönelik itirazlarına itibar edilmemiştir.İtirazın iptali davalarında davalı yararına kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için davacı/alacaklının takip yapmakta haksız ve alacaklının kötüniyetli olması şarttır. -----Eldeki dava yönünden davalı/borçlu tarafından davacı/alacaklının kötüniyetli olduğu ispat edilemediği anlaşıldığından, davalı/borçlunun şartları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının şartları oluşmayan kötüniyet tazminat talebinin REDDİNE,
3-Alınması gerekli karar harcı 615,40-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 460,81-TL harcın mahsubu ile bakiye 154,59‬-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.320,00-TL arabuluculuk ücreti davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13. maddesindeki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde------------ Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.13/02/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim