mahkeme 2022/907 E. 2023/745 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/907
2023/745
3 Ekim 2023
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/907 ESAS
KARAR NO: 2023/745
DAVA: Alacak
DAVA TARİHİ: 10.11.2022
KARAR TARİHİ: 03.10.2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında ----- yılından bu yana kurulmuş olan sözleşme gereği müvekkilinin, davalı şirketin----- üstlendiğini ve davalının ürettiği mallar için o bölgede pazar sağladığını, buna karşılık ----- komisyon ödenmesi konusunda tarafların anlaştıklarını, yıllarca bu şekilde çalışmış olan taraflardan davalının müvekkile ödemesi gereken komisyon bedellerini eksik ödediğini ve müvekkilin bölgesindeki müşterileri ile müvekkilden habersiz bir şekilde aralarındaki distribütörlük anlaşmasına aykırı olarak ticaret yaptığını, bu hususta ------------- numaralı arabuluculuk başvurusu neticesinde görüşmeler yapıldığını ancak anlaşma sağlanamadığını, bu nedenle işbu davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, müvekkilinin davalı şirketin mallarına -------pazar oluşturmak sureti ile o bölgenin distribütörlüğünü yapmayı üstlendiğini ve bu iş karşılığında yapmış olduğu satışlar neticesinde kendisine-------- komisyon ödemesi yapıldığını, bu sözleşmenin devamı sürecinde davalı şirketin zamanla müvekkili aracılığı ile satış yaptığı müşterilere müvekkil ile aralarındaki distribütörlük anlaşmasına aykırı bir şekilde haricen satışlar yaparak müvekkilin anlaşmaya göre alacak olduğu komisyon bedellerinin önüne geçilmeye çalışıldığını, tüm bu nedenlerle; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile taraflar arasında olan komisyon sözleşmesi uyarınca müvekkilin ödenmemiş olan komisyon bedellerinin tespiti ile şimdilik 15.000.00-TL'sinin dava tarihi itibariyle işletilecek reeskont avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerine tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkile karşı açmış olduğu huzurdaki davanın, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 2 ve 3 kapsamında “iyi niyet” barındırmadığını, davacı tarafın dilekçesi incelendiğinde özetle; müvekkil ile arasında hiçbir zaman akdedilmemiş olan ----------- bölgesine ilişkin distribütörlük sözleşmesi var olduğunu iddia ederek müvekkili şirketin --------- yapmış olduğu tüm ticari satışlardan ötürü %5 komisyon ödemesi talep ettiğini, davacı tarafın işbu iddiasının asılsız ve mesnetsiz olduğu gibi hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, taraflar arasında hiçbir zaman, hiçbir bölge için, distribütörlük sözleşmesi akdedilmediğini, davacı tarafın iddia ettiği gibi müvekkili şirketten hiçbir alacağının bulunmadığını, somut uyuşmazlıkta müvekkili şirket tarafından, davalıya satımı yapılmış olan, davalıya gönderilmiş olan herhangi bir ürün bulunmadığını, somut olayda taraflar arasında “distribütörlük sözleşmesi” olmadığı gibi davacı tarafın iddiasına ilişkin olarak herhangi bir yazılı delilinin de bulunmadığını, davaya konu olayda, davacının dava dilekçesinden de açıkça görüleceği üzere müvekkiline karşı iddia ettiği gibi bir distribütörlük sözleşmesinin yer almadığını, davacının sözleşmenin varlığını iddia ediyorsa iddiasını somut delillere dayandırarak aradaki sözleşmesel bağı ve bu sözleşmenin unsurlarının tam olarak sağlandığını ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafın dilekçesinin dördüncü ve beşinci paragraflarında birtakım ödemelerden bahsettiğini ve dilekçesinin ekinde de müvekkili şirket tarafından kendisine gönderilen ödeme dekontlarını dosyaya ibraz ettiğini, söz konusu müvekkili şirket tarafından yapılan ödemelerin hiçbir şekilde taraflar arasında sözleşmesi olduğunu veya müvekkil şirketin ----- bölgesinde satmış olduğu her ürünün bedelinden, davacı tarafa %5 komisyon ödeyeceği anlamına gelmediğini, taraflar arasında böyle bir anlaşma bulunmadığını, davacı tarafın, müvekkili şirkete bazı işlerinde hizmet vermesi sebebiyle ödendiğini ancak davacı tarafın, taraflar arasındaki yapılmış olan ödemeleri gerekçe gösterdiğini ve sözleşmenin de çerçevesini genişlettiğini ve niteliğini de değiştirdiğini, hiç hizmet vermemiş olduğu, kendisiyle de anlaşma olmayan ticari işlemlerde müvekkili şirketin ortağıymış gibi müvekkil şirketin yapmış olduğu her satıştan %5 komisyon ödeme talep etmesi abesle iştigal olacağını, müvekkili şirketin davacıdan alacağı bulunduğunu, davacı yanın müvekkil şirket müşterisi borçlusu olan -----müvekkil adına almış olduğu ödeme) ------------ müvekkili şirkete teslim etmediğini, davacı yanın güveni kötüye kullanmış olması ve müvekkili şirketin bu parayı kendisinden talep etmesi sebebiyle, kötü niyetli işbu davayı açmış olduğunu, tüm bu nedenlerle; yasal şartları oluşmayan davanın reddini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;
Dava, davacı ile davalı arasındaki distribütörlük ilişkisine dayalı açılan alacak davasıdır.Davacı vekili; davalı ile aralarında distribütörlük ilişkisi bulunduğunu, davalının ürettiği mallar için ------ pazar sağladığını, buna karşılık USD olarak %5 komisyon alması gerektiğini, ancak ödenmemiş komisyon alacağının bulunduğunu beyan ederek davasının kabulünü istemiş; davalı vekili ise; taraflar arasında hiçbir zaman, hiçbir bölge için, distribütörlük sözleşmesi akdedilmediğini, davacı tarafın iddia ettiği gibi müvekkili şirketten hiçbir alacağının bulunmadığını, somut uyuşmazlıkta müvekkili şirket tarafından, davalıya satımı yapılmış olan, davalıya gönderilmiş olan herhangi bir ürün bulunmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Davacının gerçek kişi olması nedeniyle, hakkında esnaf-tacir araştırması yapılması için -------müzekkereler yazılmıştır.Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, dava şartı olması sebebiyle davanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekir. Mahkememizce görev husus öncelikli olarak incelenmiştir. Burada Ticaret mahkemelerinin görevi ile ilgili bilgi vermekte fayda bulunmaktadır. Ticari dava ve ticari iş birbirinden farklı iki ayrı kavramdır. Her ticari dava ticari iş olmakla birlikte, her ticari iş ticari dava olmamaktadır. TTK' nun 5(1) maddesi uyarınca ticari davalara bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. Dolayısıyla ticari iş kapsamında olmakla birlikte ticari dava sayılamayan durumlarda ticaret mahkemeleri görevli olmayacak, uyuşmazlığın niteliğine göre diğer mahkemelerin görev hususu değerlendirilecektir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılması için; uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden tacir ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın, TTK da veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde bir düzenleme bulunması, diğer bir deyişle mutlak ticari dava olması gerekmektedir. Somut olayda davacının gerçek kişi olduğu görülmektedir. Bu kapsamda davanın ticari dava olup olmadığının tespiti hususunda ilgili kurumlara müzekkere yazılmıştır.Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, ----------müzekkere cevapları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının ticari işletmesi bulunmadığı, basit usulde defter tuttuğu ve tacir olmadığı, alacak davasının TTK'nın 4.maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı, bu suretle mahkememizin görevli olmadığı ve uyuşmazlığın çözüm yerinin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE,
2-Davaya konu uyuşmazlığı incelemeye görevinin ----------Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğundan MAHKEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,
3-Karara karşı 2 hafta süresi içinde kanun yoluna başvurulmaz ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulur ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye talep edenin başvurup talepte bulunması halinde dosyanın görevli -------Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine; süresi içerisinde talepte bulunulmazsa davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin talep edene ihtarına (ihtar edildi)
4-Kararın taraflara tebliğinin masrafının davacı tarafından yatırılan gider avansından karşılanmasına,
5-6100 Sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu m.331/2 uyarınca yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemece karar verileceğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davaya görevli mahkemece devam edilmezse ve talepte bulunulursa yargılama giderleri ile ilgili karar verileceği hususunun talep edene ihtarına (ihtar edildi)
7-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile --------- Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03.10.2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.