Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/707
2024/944
12 Kasım 2024
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/707 ESAS
KARAR NO:2024/944
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:15.09.2022
KARAR TARİHİ:12.11.2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından, davalı tarafa ----- sağlanmış olduğunu, davalı tarafından hizmet bedelinin ödenmediğini, davacı ----arasında,-------imzalandığını, sözleşme uyarınca uyuşmazlığın karşı tarafı olan davacı şirketten kurumsal mobil telefon hatları kullanıldığını, devamında imzalanan sözleşmelere istinaden, uyuşmazlığın karşı tarafı olan şirketin, kullanılan kurumsal mobil telefon hatlardan kaynaklanan fatura borçlarını ödemediğini, imzalanan bu sözleşmelere istinaden, davalı kurumsal mobil telefon hatları kullandığını,---------- fatura dökümü tablodan da görüleceği üzere borçlu şirket tarafından kurumsal telefon hattı kullanıldığını, konu hatlardan kaynaklanan 13.681,85-TL asıl alacak tutarındaki fatura borcu ve cayma bedelleri ödenmediğini, hali hazırda takibe konu fatura dökümlerini dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, borçlu şirket tarafından belirtilen fatura borçlarının ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine icra takibi yapıldığını ancak borçlu şirketin ödeme emrine 16.09.2021 tarihinde itiraz etmesi üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, tüm bu nedenlerle; davalı/borçlunun aleyhine açılmış ------ esas sayılı dosyası ödeme emrinde yazılı borca ve tüm ferilerine ilişkin itirazın iptali ile takibin devamını, davalı borçlunun takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşme gereği taraflar arasında yirmi dört ay taahhütlü ve sabit fiyat garantili bir abonelik sözleşmesi gerçekleştirildiğini, işbu abonelik sözleşmesi uyarınca taraflar indirimli abonelik bedelinin yirmi dört ay süresince geçerli olacağı ve tutarın değişmeyeceği hususlarında mutabık kalındığını, sözleşme esnasında tarafça tek taraflı olarak ve herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin iki katına çıkarıldığını, işbu hususa ilişkin davacı tarafla birçok kez iletişime geçildiğini, yapılan görüşmeler neticesinde bir hata sebebiyle indirim oranının sistem kayıtlarında görülmediğini, bu durumun düzeltileceğini, bir sonraki fatura sehven fazla kesilen bedel için mahsuplaşılacağı hakkında bilgi verildiğini, davalı, davacı tarafın kurumsal yapısına güvenerek bir süre ilgili aksaklığın giderileceğini düşünerek işlem yapmadığını ve kendisinden fazla tahsil edilen fatura ödemelerinin iade edilmesini beklediğini, davacı taraf ile yapılan çok sayıda görüşmede ilgili faturalardaki hatanın kendi sistemlerinden kaynakladığı ikrar edilmişse de herhangi bir düzeltme yapılmadığını ve davalı yaklaşık dört ay taraflarca kararlaştırılan sözleşmenin iki katı fazlasını ödediğini, sürecin sonunda her ne kadar yapılan görüşmelerde davacı tarafça davalının haklılığı ikrar edilse de aksaklığı düzeltmek adına herhangi bir işlem yapılmaması nedeniyle davacı tarafından abonelik sözleşmesini haklı sebeple feshedildiğini, davalının, davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, aksine yaklaşık dört ay süresince taraflar arasında belirlenen tutardan fazla ödeme yapmaya mecbur bırakılan tarafın davalı olduğunu, davacının haksız ve hukuka aykırı taleplerinin reddi gerektiğini, tüm bu nedenlerle; öncelikle huzurdaki davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddini, hak düşürücü süreler içerisinde açılmadığından usulden reddini, haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddini, icra takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava; faturaya dayalı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talepli davadır.Davacı vekili özetle; davalı tarafla ---------imzalandığını, davalıya gerekli hizmetin sağlanmasına rağmen, davalının hizmet bedelini ödemediğini, fatura alacağının tahsili için başlatılan takibe de davalının itiraz ettiğini beyan ederek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatı tahsilini dava ve talep etmiş; davalı vekili ise; abonelik sözleşmesi uyarınca tarafların indirimli abonelik bedelinin yirmi dört ay süresince geçerli olacağı ve tutarın değişmeyeceği konularında anlaşmalarına rağmen, davacının tek taraflı olarak ve herhangi bir gerekçe göstermeksizin bedeli iki katına çıkarıldığını, davacı ile yapılan görüşmelere rağmen herhangi bir düzeltme yapılmadığından, davalının yaklaşık dört ay sözleşmede kararlaştırılan bedelin iki katı fazlasını ödediğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış, yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasına geçilerek deliller toplanmış, taraf şirketlerin cari hesaba konu yıllara ilişkin --------kayıtları bağlı oldukları vergi dairelerinden getirtilmiş, icra dosyası celp edilerek incelenmiş, bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlanmıştır.Davalının cevap dilekçesinden ve davacı tarafından sunulan sözleşmelerden anlaşıldığı üzere, taraflar arasında iletişim hizmetine yönelik kurumsal tip abonelik sözleşmesi bulunduğu hususunun ihtilafsız olduğu, ihtilafın; davacının hizmet bedelini sözleşmeye aykırı şekilde artırıp artırmadığı, davalının kısmi ödemede bulunup bulunmadığı, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan faturaya alacağı olup olmadığı, var ise miktarı, bu kapsamda itirazın iptali ve icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir.------ -----sayılı icra dosyasının yapılan incelemesinde; dosyanın alacaklısının davacı, borçlusunun davalı olduğu, davacı alacaklının, 02/08/2021 tarihinde, 13.681,85-TL asıl alacak ve 3.373,31-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 17.055,16-TL üzerinden takip başlattığı görülmüştür.Davanın niteliği ve tarafların tacir olduğu hususu göz önünde bulundurularak TTK 83-85.maddeleri ile HMK 222.maddesi uyarınca her iki tarafın davaya ve takibe konu yıllara ait tüm yasal ticari defterleri üzerinde ve sözleşme üzerinde inceleme yapılması için dosya bilirkişi heyetine tevdii edilmiştir.Bilirkişi heyetinin 24/07/2023 tarihli raporunda özetle; "...Davacı şirketin raporun 4.a.1 bölümünde incelenen 2020 ve 2021 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış onayları ile GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir beratlarının süresinde alındığı, T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı görülmüştür. Davalı şirketinin raporun 4.a.2 bölümünde incelenen 2020-2021 yıllarına ilişkin fiziki ortamda tutulan Yevmiye, Defter-i Kebir ve Envanter defterlerinin noter açılış ve kapanış onaylarının süresinde yapıldığı, T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davalı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı görülmüştür... davalı tarafça ilgili faturalara ilişkin herhangi bir ödeme iddiasında bulunulmadığı ve ödeme belgesinin ibraz edilmediği, fatura içeriklerinin sözleşmeye uygun olup olmadığının tespitinin dosya içerisindeki belgelerden mümkün olmadığı, raporun 6.2.maddesinde belirtilen eksikliklerin giderilmesinden sonra bu hususun tespitinin ve hesaplamanın yapılabileceği, takip öncesi faiz oranının takip talebinde belirtilmediği, takip sonrası faiz oranı talebi olan yıllık %48’in fahiş olduğu, taraflar tacir olduğundan takip sonrası faizin ticari temerrüt faiz oranı olan yıllık %15 oranında (fatura ve takip tarihine göre) olabileceği sonucuna varılmış olup; takdir sayın mahkemenizdedir..." şeklinde kanaat bildirildiği görülmüştür.Mahkememizce istenen sözleşme ve eklerinin dosyaya geldiği, bir önceki celse yerinde inceleme yetkisi ile birlikte defter ve belgelerin incelenmesine karar verildiği, bilirkişilerin eksik diyerek incelemedikleri faturaların defterlerde kayıtlı olup olmadığı, davalıya usulünce tebliğ edilip edilmediği, faturaların iade edilip edilmediği, 8 günlük sürede itiraz edilip edilmediği gibi hususları da yerinde inceleme yaparak değerlendirmeleri, yine sözleşme yorum ve denetim uzmanının dosyada bulunan mevcut sözleşmeler ve eklerine göre uyuşmazlık konularını değerlendirmesi gerektiği anlaşılmakla; dosyanın mevcut hali ve yerinde incelemede tespit edilecek evraklara göre değerlendirilmek üzere ek rapor tanzimi için aynı heyete tevdiine, bilirkişi heyetine yerinde inceleme yetkisi verilmesine karar verilmiştir.Bilirkişi heyetinin 28/10/2023 tarihli ek raporunda özetle; "...Sayın Mahkemenin vermiş olduğu görev kapsamında her iki tarafın ticari defter ve kayıtları kök raporun 4.b. bölümünde detaylı olarak incelendiğinde; Davacının ticari defter, davalıya ait ödeme ve faturaları tüm abonelerin bulunduğu toplu kayıtla -----istemine kaydedildiği, davacı şirketin kendi ticari defterlerinde davalı şirket adına düzenlenen takip konusu faturaların kayıtlı olduğu görülmüştür. Davalının ise kendi ticari defterlerinde takip konusu faturaların kayıtlı olmadığı ve davacı adına herhangi bir açık hesap kaydının tutulmadığı görülmüştür. Kök raporun 4.c. bölümünde incelenen davacı şirket tarafından davalı tarafa düzenlenen takip dayanağı faturaların taraflar arasında akdedilen “Kurumsal Abonelik Sözleşmesi” kapsamında düzenlendiği, yapılan incelemede davalı şirketin bu faturaların bedellerinin ödemesine ilişkin herhangi bir belge, banka dekontu vs yer almadığı, öte yandan davacının GİB sistemi üzerinden düzenlendiği E-faturalara ilişkin davalı şirketin kendisine gönderilen faturalar itiraz, iptal ya da iade faturasına ilişkin somut bir belgenin davalı şirket tarafından ibraz edilmediği görülmüştür. Davalı vekilinin cevap dilekçesi incelendiğinde, davacının hizmet edimini yerine getirmediğine dair bir iddia ileri sürülmemiş; ücretin 12.aydan sonra iki katına çıkarıldığı iddia edilmiştir. Bu haliyle takdir.mahkemenizde olmak üzere davacının hizmet edimini yerine getirdiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı vekilince ücretin iki katına çıkartıldığı iddiası ileri sürülmüş ise de bu iddiaya ilişkin dosya içerisinde herhangi bir somut belge mevcut değildir..." şeklinde kanaat bildirildiği görülmüştür.Davalı vekilinin itirazlarının değerlendirilmesi için dosyanın elektronik ve haberleşme uzmanı bir bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir.Elektronik ve Haberleşme Uzmanı bilirkişinin 31/03/2024 tarihli kök raporunda özetle; "...Yapılan tespitler neticesinde raporda ayrıntılı şekilde belirtildiği üzere, düzenlenen fatura ve yansıtılan ücretlerde belirsiz noktalar söz konusudur. Teknik incelemeler (a) maddesinde belirtildiği üzere nihai değerlendirme sayın mahkemeye ait olmak üzere, mevcut bilgi ve belgelerle değerlendirme yapıldığında, aşağıda verilen faturalardan, 8 ekim 2020 son ödeme tarihli 14.834,46-TL bedelli faturaya yansıyan cayma ücretleri için haklılık görülmediği, bu faturanın yanlış düzenlendiği, sadece bundan sonraki iki dönem faturanın ödenmemesinden dolayı son faturaya cayma bedeli yansıtılabileceği;-------- takip talebinin de son fatura bedeli 1.641,20 TL ve önceki dönemden 820,00-TL borç toplamı 2.461,20-TL esas alacak ve bu değere uygulanacak aylık %4 gecikme faizi ile tekrar hesaplanması gerektiği değerlendirilmiştir..." şeklinde kanaat bildirildiği görülmüştür.Dosyanın son raporu hazırlayan Elektronik Haberleşme Uzmanı ile kök raporu hazırlayan Mali Müşavir ve Sözleşme Yorum ve Denetim Uzmanı bilirkişiye tevdii edilerek; heyet olarak davacı vekilinin son itirazlarının da değerlendirilmesi suretiyle ek rapor düzenlenmesin istenmiştir.Bilirkişi heyetinin 07/08/2024 tarihli ek raporunda özetle; "...a) Teknik değerlendirmeler dosyadaki mevcut belgelere göre yapılmıştır, bununla birlikte fatura detaylarında verilen indirim, taahhüt veya tarife vs bilgileri dikkate alınarak objektif değerlendirme yapılmaya çalışılmıştır. b) Davacı taraf ısrarla, sunulan belgelerin detaylı ve yeterli olduğunu belirtmekle birlikte dosyada sadece son 4 fatura özeti ve bu faturalarda hizmet verilen---- hattına tekabül eden borç bilgisi görülmektedir. Halbuki sunulan ilk dönem eylül 2020 faturasında hizmet alan -----görülmektedir, bu hatlardan tek fatura numarası olan --------- numarasına 12.733,94 TL cayma bedeli yansıtılmıştır ancak bunun nedeni anlaşılmamaktadır. c) Önceki dönemden harcama taahhüdü gerçekleşmediği için mi sözleşme feshedilmiştir veya numaralar başka operatöre mi taşınmıştır ya da müşteriden fesih talebi mi gelmiştir, bu detay belli değildir. Zira ne fesih talebine dair yazılı veya sesli kayıt ne de önceki dönem fatura ve detayları bulunmadığından operatörün haklı feshine sebep görülmediğinden, ekim 2020 son ödeme tarihli 14.834,46 TL bedelli faturaya yansıyan cayma ücretleri için haklılık görülmediği ve ---- çıkarılması gerektiği değerlendirilmiştir. d) Bu noktada davacı taraf, “bilirkişi raporunda belirsiz noktalar olduğunu belirtmesine rağmen bir sonuca varması raporun çelişkili olduğunu ortaya koymaktadır” demiştir. Bilakis yukarıda belirtildiği üzere teknik değerlendirmeler dosyadaki mevcut belgelere göre yapıldığından, cayma bedelinin haklılığını gösterir delil görülmediği için haksız fesih sonucuna varılmıştır. e) Raporda belirtilen “Kampanya 2019 temmuz ayında tanımlandığı halde 2020 Eylül dönemi faturasında kampanyanın 2020 mayıs ayında başladığı ve 5. ayında bulunulduğu görülmektedir, bu fark anlaşılamamıştır” ve “14.834,46 TL yüksek ücret yansıyan faturadan sonraki 9 kasım 2020 son ödeme tarihli faturada ise önceki dönemden 420,90 TL borç kaldığı belirtilmiştir, bunun da detayı anlaşılamamıştır. (14.834,46 TL borcun 420,90 TL harici kısmını mı ödenmiştir vs)” değerlendirmelerine de açıklama getirilmemiştir. f) Davalı tarafın iddialarında da ilk 12 ay indirim alındığı veya aboneliğin ilk 12 ayı boyunca ödeme tutarı kararlaştırıldığı şekilde sabit kaldığı, ancak 13. ayda fatura bedeli davacı tarafça tek taraflı olarak ve herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin 2 katına çıkarıldığı belirtilmiştir. Ancak bu noktada da önceki dönem faturalar olmadığından ücretlendirme detayları görülememiş, değerlendirme yapılamamıştır. g) Sadece sunulan faturalarda eylül ve ekim 2020 döneminde ----- hatlarına 120-140 TL arası ücret tahakkuk ettiği görülmektedir. Bu noktada şu detayı da belirtmekte fayda var, taahhüt edilen ödeme
tutarı, tanımlanan paket kapsamındaki görüşme limitleri aşılmadığı takdirde geçerlidir. Farklı ücret yansıması paket aşımından kaynaklanmış olabilir, bu normaldir, keza eylül-------numarasına 728,57 TL tahakkuk etmiştir. Önceki dönem faturalar ve faturaların ayrıntılı dökümü sunulmuş olsaydı paket ücretleri, artış olup olmadığı veya paket aşımı yapılıp yapılmadığı değerlendirilebilirdi. h) Esasen davacı taraf servis sağlayıcı olduğundan bu detay belgeleri ve dökümleri sistemlerinde tuttuğundan önceki rapora itirazları ile birlikte bu belgeleri de sunması beklenirdi.
i) Davalı tarafın son ve daha önceki beyanları da incelendiğinde kendisine 13. aydan itibaren yansıtılan fazla ücretler için davacı tarafla birçok kez iletişime geçildiğini, yapılan görüşmeler neticesinde bir hata sebebiyle indirim oranının sistem kayıtlarında görülmediğinin, bu durumun düzeltileceğinin, kesilen bedel için mahsuplaşılacağı bilgisi verildiğini, davacı tarafın kurumsal yapısına güvenerek bir süre ilgili aksaklığın giderileceğini düşünerek işlem yapılmadığı ve fazla faturaları zaten düzeltme ve mahsuplaşma yapılacağı düşüncesi ile 4 ay daha ödemesi gereken
meblağın 2 misli ödeme yapıldığını ve bunların ses kayıtlarının davacıdan celbinin talep edildiği ancak alınamadığını (dosyada veya uyap sisteminde ses kaydı görülmemiştir) belirtmiş, 16.11.2023 tarili
davalı beyanında “aksaklığı düzeltmek adına herhangi bir aksiyon alınmaması sebebiyle müvekkil tarafından abonelik sözlemesi haklı sebeple feshedilmiştir.” denmiştir ve “Tüketicinin Korunması
Hakkındaki Kanun'un 52. maddesi uyarınca tüketicinin belirsiz süreli veya süresi bir yıldan daha uzun olan belirli süreli abonelik sözleşmesini gerekçe göstermeden ve cezai şart ödemeksizin feshetme hakkına sahip olunduğunu” iddia etmiştir. j) Her ne kadar raporda davacının haklı fesih gerekçesi görülmediği değerlendirilmişse de davalı burada sözleşmeyi feshettiğini beyan etmiş olmaktadır. Bu noktada ses kayıtları önem arzetmektedir, zira ses kaydında davalının idiaları görülür ise davalı taraf sözleşmeyi haklı olarak feshetmiş olacaktır. Davacının haklı feshi durumunda ise yansıtılan bedeller cayma bedeli olmayıp Abonelik Sözleşmeleri
Yönetmeliği madde-16’ya göre tüketiciye sağlanan indirimlerin geri alınması veya taahhüt kapsamında tahsil edileceği belirlenen bedellerin tahsili olup sözleşme ve yönetmeliklere uygundur.
k) Raporda 8 ekim 2020 son ödeme tarihli 14.834,46 TL bedelli faturaya yansıyan cayma ücretleri için haklılık görülmediği, bu faturanın yanlış düzenlendiği, sadece bundan sonraki dönem faturaların ödenmemesinden dolayı son faturaya cayma bedeli yansıtılabileceği değerlendirilmiştir. Davalı taraf ise “işbu faturadan sonraki iki dönem faturanın ödenmemesinden dolayı son faturaya cayma bedeli yansıtılabileceği görüşü ise asla kabulü mümkün değildir. Zira hatalı düzenlenen işbu faturanın akıbetinin ne olduğu belli değilken, diğer bir ifade ile hatalı olduğu uzmanınca tespit edilmiş bir fatura mevcut iken müvekkilin bir sürü haksız ve hatalı işlem yapan davacıya, üstelik de cayma bildiriminde bulunmuşken ödeme yapmasını beklemek ve bu hatalı faturadan sonraki faturaları ödemediği için davacının cayma bedeli yansıtabileceğini kabul etmek hak ve adaletle uyuşmaz ve kabul edilebilir değildir.” şeklinde beyanda bulunmuştur, bu husus hukuki bir değerlendirme olduğundan takdir sayın mahkemeye bırakılmıştır. Önceki bilirkişi raporunda, tanımlanan indirim kampanya şartları, davalı abonenin verdiği taahhüt karşılığı alacağı indirim miktarları belirtilmiş, ilaveten sözleşmenin 5. Maddesinde, kampanya tanımlaması yapılan ve hedef fatura tahhüdü verilen -------- hatlarının en çok %10 kadarının başka aboneye geçirilebileceği, 6. maddesinde, indirimden yararlanmak için verilen hedef aylık fatura taahhüdünün gerçekleşmesi ve faturaların ödenmesi gerektiği, 9. maddede hatların iptal olması veya görüşmeye kapanması gibi durumlarda, sağlanan indirimin mevcut hatlara dağıtılacak ücretlendirme ile
geri alınacağı, 11. maddede 3 aylık dönemlerde toplam fatura miktarlarının tahhüt miktarının altında kalması durumunda sonraki faturaya tahhüt farkı ücreti yansıtılacağı, 16 ve 17. maddelerde de taahhüt süresi bitmeden aboneliğin sonlandırılması veya feshedilmesi vs durumlarında hesaplanacak bedellerin sonraki faturaya yansıtılacağı belirtilmiştir. Ancak bu noktada da önceki dönem fatura detayları olmadığından bu şartların sağlanıp sağlanmadığı anlaşılamamıştır..." şeklinde kanaat bildirildiği görülmüştür.
Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur ------------.İspat yüküne ilişkin bu genel kural, itirazın iptali davaları için de geçerlidir. Yani, itirazın iptali davalarında da ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.
Öncelikle taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunun ispat kulfeti davacı taraftadır. Davacının, davalı ile arasında mal/hizmet satışına dair iddiasını ve alacaklı olduğunu ispat etmesi gerekir. Davacının akdi ilişkinin varlığını ve alacağını ispatlaması durumunda ispat yükü yer değiştirir ve davalıya geçer. Tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında iletişim hizmetine yönelik kurumsal tip abonelik sözleşmesi bulunduğu hususu ihtilafsızdır. Esas ihtilaf; davacının hizmet bedelini sözleşmeye aykırı şekilde artırıp artırmadığı noktasındadır. Dosya kapsamında 2 kök 2 ek rapor alınmıştır. Özellikle ilk kök ve ek raporlarla uyumlu ancak denetlenebilir son heyet raporundan anlaşıldığı üzere; davacı tarafından alacağının ispatı noktasında dosyaya sunulan delillerden; son 4 faturada 3 adet -----hattına tekabül eden borç bilgisi görülmesine rağmen, eylül 2020 faturasında hizmet alan ----- hattı olması, bu hatlardan sadece ------ numarasına 12.733,94 TL cayma bedeli yansıtılması, feshin kim tarafından yapıldığı, önceki dönemden harcama taahhüdü gerçekleşmediği için mi, numaralar başka operatöre mi taşındığı için mi, yoksa davalıdan fesih talebi geldiği için mi feshedildiğinin tespit edilmediği anlaşıldığından, cayma bedelinin haklılığını gösterir delil görülmediği için takipteki cayma bedeli tutarı yerinde görülmemiştir. Bu kapsamda elektronik ve haberleşme uzmanı bilirkişinin kök raporunda yaptığı hesaplamaya itibar edilerek davacının 2.461,20-TL asıl alacağının bulunduğu kabul edilmiştir.Taraflar tacir olmakla, sözleşme serbestisi gereğince faiz oranını diledikleri şekilde kararlaştırabilirler. Bu nedenle son faturanın son ödeme tarihi olan 07/01/2021 ile takip tarihi olan 02/08/2021 arası, sözleşmede kararlaştırıldığı üzere yıllık %48 olarak mahkememizce yapılan faiz hesaplamasına göre işlemiş faizin 679,29-TL olduğu anlaşılmış, davacının davasının kısmen kabulü ile, takibin 2.461,20-TL asıl alacak ve ----------arası işlemiş yıllık %48 akdi faiz 679,29-TL olmak üzere toplam 3.140,49-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar yıllık %48 akdi faiz faiz işletilmesine karar verilmiş, asıl alacak miktarı yargılama sonucu belirlendiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE,
-Davalının------- Müdürlüğünün ----- sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 2.461,20-TL asıl alacak ve ------- arası işlemiş yıllık %48 akdi faiz 679,29-TL olmak üzere toplam 3.140,49-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar yıllık %48 akdi faiz faiz işletilmesine,
2-Asıl alacak miktarı yargılama sonucu belirlendiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 427,60-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 291,26-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 136,34-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 291,26-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından başvurma harcı, vekalet harcı, bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 5.211,20-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre; 959,58-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4.251,62-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından vekalet harcı ve bilirkişi ücreti olarak sarf edilen 2.011,50-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre; 1.641,11-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 370,39-TL'nin davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 3.140,49-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davalı lehine takdir olunan 13.914,67-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ----- bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret oranına göre; 287,25-TL'nin davalıdan, 1.272,75-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
10-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı tarafın yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi.12.11.2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.