Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/644
2025/121
11 Şubat 2025
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/644 Esas
KARAR NO: 2025/121
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 23.08.2022
KARAR TARİHİ: 11.02.2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı----sigortalı, ---- sevk ve idaresindeki--- tarihinde asli ve tamamen kusurlu olarak, müvekkil adına kayıtlı ----- plakalı araca çarpması sonucu çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sebebiyle ----plakalı araçta toplam ----- tutarında hasar meydana geldiğini, aracın bütün onarım masraflarının müvekkili tarafından yapıldığını, meydana gelen kaza sonrası zararın tahsili amacıyla ----plakalı aracın trafik poliçesini düzenleyen ----müracaat edilmişse de belirtilen şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı sigorta şirketine ---- tarihinde müracaat edilmiş olup davalı sigorta şirketine müracaat edildiği tarihten 8 iş günü sonrasından faizin başlatılması gerektiğini belirterek açıklanan nedenlerle ve fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı kalması kaydıyla, davanın kabulü ile, 2.141,58 Euro tutarındaki hasar bedelinin (fiili ödeme tarihindeki ---- kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığının) temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, (Davalı sigorta şirketi ----poliçe limiti ile sorumlu olmak kaydıyla) yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu olan kazanın 12.08.2020 tarihinde gerçekleştiği iddia edilmekte olup huzurdaki davanın ise 2 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra 23.08.2022 tarihinde ikame edildiğini, başvuran tarafından gerçek zarar miktarı muteber delillerle ortaya konulamadığı gibi zararın miktarının da denetimine engel olunduğunu, somut olayda muhatabı; kanun, genel şart ve poliçe özel şartları düzenlemeleri gereği riziko ve hasarı ihbar edip gerekli bilgi ve belgeleri sigorta şirketine iletmesi ve zorunlu haller dışında, rizikonun gerçekleştiği yer veya şeylerde bir değişiklik yapmaması gerekirken, tam aksi yönde davranması yükümlülüklerin kasten ihlali niteliğinde olduğunu, her halükârda müvekkili sigorta şirketinin ancak ----- genel şartlarında öngörülen şekilde belirlenecek gerçek zarar miktarından sorumlu tutulabileceğini, diğer taraftan haksız fiilden kaynaklanan zararın ancak haksız fiil tarihinde ve memleket parası üzerinden gerçekleştiğinin kabul edilmesi gerektiğini, araçta meydana gelen hasar ve tamir bedeli poliçe genel şartlarına göre tespit edilmesi gerektiğini, bu nedenle davacı tarafından talep edilen hasar tutarının fahiş olması ve piyasa rayiçlerine uygun olmaması nedeniyle kabul edilmesi mümkün olmadığını, sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu yönündeki iddiaların kabulü mümkün olmadığını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun genel şartlara göre belirlenen hasar miktarından iskonto uygulanmak suretiyle sınırlı olduğunu, dolayısıyla her halükarda müvekkili sigorta şirketi yalnızca iskonto uygulanmış bedel üzerinden ve o bedelle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğini, somut olayda müvekkil sigorta şirketinin zararın varlığı ve miktarı hususunda denetim imkanı ortadan kaldırıldığından müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, dolayısıyla davacının faizinin talebinin kabul edilebilir olmadığını, davacı tarafın müvekkili sigorta şirketinin zararın varlığı ve denetimi konusunda imkan tanımadığından başvuru konusu talepler yönünden faize ilişkin taleplerin reddini talep ettiklerini, davanın ikame edilmesine müvekkili sigorta şirketi sebebiyet vermediğinden, müvekkili sigorta şirketinin yargılama gideri ve vekâlet ücretine ilişkin sorumlu tutulmaması gerektiğini belirterek açıklanan nedenlerle; ihbar yükümlülüğünün kasten yerine getirmeyerek riziko ve hasarın denetimi ortadan kaldıran davacının haksız ve hukuka aykırı taleplerinin reddini, dosyanın konusunda uzman bilirkişiye tevdii ile yukarıdaki ilkeler ışığında --- piyasa koşulları dikkate alınarak gerçek zararın tespit ettirilmesini, yapılacak yargılamada, sınırlı sorumluluk ilkesi, gerçek zararın giderilmesi ilkesi, zenginleşme yasağı ilkesi, kusur oranında sorumluluk ilkesinin her durumda gözetilmesini, meydana gelen kazadaki kusur oranlarının tespiti için dosyanın alanında uzman kusur bilirkişisine tevdi edilmesini, müvekkili şirketin vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamasını, fazlaya ilişkin taleplerinin reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası sebebiyle dava konusu araçta oluşan hasar bedelinin davalıdan tahsili talebine ilişkin maddi tazminat davasıdır.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, sigorta poliçesi, hasar dosyası celp edilmiş, -----dava konusu aracın trafik tescil kayıtları celp edilmiş, makine mühendisi bilirkişi ----tarafından düzenlenen ----- tarihli bilirkişi kök raporu ve ---tarihli ek raporu, daha sonra makine mühendisi ---- tarafından düzenlenen ---- tarihli bilirkişi kök raporu ve ----- tarihli bilirkişi ek raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi---- tarafından düzenlenen ------tarihli kök raporunda özetle, "Dava konusu olayın Karayolları Trafik Kanunu kapsamında maddi hasarlı trafik kazası olduğu, meydana gelen olayda kaçınılmazlık faktörünün etkisinin olmadığı, önlenebilir bir kaza niteliğinde olduğunu, davaya konu trafik kazası kapsamında;------- plaka sayılı araç sürücüsü ----- % 100 kusur oranı ile asli ve tam kusurlu olduğu, dava konusu kaza kapsamında aracın işleteni yönünden KTK Madde 85 kapsamında müşterek ve müteselsil sorumluluk, yönünden değerlendirilmesinin mahkemenin takdirlerine maruz olduğu, söz konusu kazanın ---- plaka sayılı araç sürücüsü ------arkadan çarpması şeklinde meydana gelmiş olduğundan ---- plaka sayılı araç sürücüsü ---- kusursuz olduğu, söz konusu araç onarım bedelinin KDV ve işçilik dahil ------- onarılmış olduğunun kabulü ile 1.126,57 € olduğu,( KDV dahil 1.363,14 EUR.) (Ülkeler arasındaki onarım maliyeti farklılığı ----- daha yüksek olmasından kaynaklanmaktadır. ---- parçaların --------- daha pahalı olmasının nedeni parçaların ithal edilip ekstra vergiye tabi olmasından kaynaklanmaktadır.) dosya muhteviyatında yapılan incelemede söz konusu kaza ile hasar durumunun uyumlu olduğu, kaza tarihinde ( 12.08.2020) 1 EUR = 8.5813 TL / 1.126, 57 EUR x 8.5813 TL = 10.889,98-TL olduğu değerlendirildiğini,( KDV dahil 1.363,14 EUR x 8.5813 TL = 11. 697,10 TL ), söz konusu kazalı aracın onarımının yetkili servis ve tamir atölyelerinin iş yükü ile doğru orantılı olmakla birlikte yaklaşık 3 (dört) iş günü süreceğini ( Malzeme temin süresi dahil edilmiştir.)" yönünde görüşlerini bildirmiştir.Bilirkişi --------tarafından düzenlenen 13.09.2023 tarihli ek raporunda özetle, "Kök raporda sehven Boya İşçilik Bedelinin çizelgeye aktarılmamış olduğu ( menfi), davacı vekili tarafından dosya muhteviyatında dava konusu araca yapılan onarım işlemlerinin ---- tercüme olarak dosya muhteviyatına detaylı olarak sunulmuş olduğunun iddia edildiği, dosya muhteviyatında bulunan -----tercümenin sadece bir sayta olduğu ve fotoğrafının aşağıda sunulmuş olduğu, ------tercümenin orijinal ekpertiz raporu ile aynı olmadığı ( menfi), orijinal ekspertiz raporunda onarımı yapıldığı iddia edilen malzeme adeti yedi olarak belirtilmiş iken -------tercümede onarım yapıldığı iddia edilen parça sayısının altı olarak belirtilmiş olduğu, söz konusu araca yönelik onarım esnasında parçaların sökülüp tekrar yenilerinin takılacağı dikkate alındığında işçilik bedelinin oluşacağından şüphe olmadığı, bu durumda çalışma saatleri adı altında yapılan işçiliklerin sınıflandırılmasının mahkemeye ibraz edilmesi durumunda 226,80 € tutarındaki işçiliğin sökme ve takma işçiliği olması durumunda söz konusu işçiliğin hasar bedeline eklenmesi ile taplam hasarın KDV ve işçilik dahil 1.866,26 € olacağı, ancak dosya muhteviyatına sunulmuş olan -------tercümede Çalışma Saatleri adı altında fiyatlandırılan rakamın işçilik bedeli olduğuna dair hilgi olmadığı,( menfi) , hangi işçilik bedeli olduğuna dair detaylandırma yapılmamış olduğu, bu nedenle kadri marufunda olup olmadığı. ve/ veya ----piyasa şartlarına uygun olup olmadığı yönünde değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı, (menfi), bu kapsamda söz konusu eksikliğin giderilmesine müteakip tekrar değerlendirme yapılması gerektiği, değinilen hususlar haricinde taraf vekilleri tarafından görüşümü değiştirecek ek bilgi, belge ve doküman sunulmamış olduğundan kök rapor görüş ve kanaatlerinin aynen devam ettiği" yönünde görüşlerini bildirmiştir.Bilirkişi ----tarafından düzenlenen ------ tarihli kök raporunda özetle, " Sürücü ---- idaresindeki ---- plakalı otomobili ile seyrederken öndeki araçlarla emniyetli takip mesafesini korumadığı ve ----plakalı otomobile arkadan çarptığı için KTK 56/c - 84/d ve KTY 107 - 157/a/4 maddelerinde açıklanan kusurları işlediği, kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu; Sürücü -----idaresindeki ---- plakalı otomobili ile normal seyrederken ---- plakalı otomobilin arkadan çarpması sonucu kazaya karıştığı için kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığı, tazminata konu ------tarihinde kazaya karışmış, ----- adına tescilli otomobilin---- hasar tutarının ---- ve onarım faturasının dosyada mevcut olduğu, ---- adına tescilli otomobilin ----- tarihleri arasında, kazanın meydana geldiği ------ tarihini de kapsayacak şekilde sigorta teminatı altında ve maddi teminat limitinin araç başına 41.000 TL olduğu, KZMSS genel şartların A.3 maddesi gereğince mağdur aracın hasar tutarının sigortalı araç sür nün kusuru oranında ve teminat limitine kadar sigorta teminatı altında olduğu, kazaya karışan araçlar hususi ve sahipleri gerçek kişi olduğu için dava tarihi 23.08.2022 itibariyle yasal faiz talep edilebileceği ancak Euro para birimi ile talep edilen tazminatın yasal faizi olamayacağı, ---- plakalı otomobilin 2.313,58 Euro hasar tutarının talep edilebileceği, " yönünde görüşlerini bildirmiştir.Bilirkişi ----- tarafından düzenlenen ---- tarihli ek raporunda özetle, " Tazminata konu araç,-----tarihinde kazaya karışmış, ----- otomobil olduğunu, otomobilin arka tamponu ve reflektörünün kırıldığını, yenisi ile değiştirildiğini ve boyandıüğını, ---- onarım sonrasında düzenlenmiş 09.10.2020 tarihli, KDV dahil 2.313,58 Euro tutarındaki servis faturası sunulduğunu, kök raporda, otomobilin hasar tutarı belirlenirken ----düzenlenmiş onarım faturası esas alındığını, hasar tutarı 2.313,58 Euro olarak tespit edildiğini, Bilirkişi ----- tarafından düzenlenen, ------ düzenlenen 09.10.2023 tarihli onarım faturasının sadece parça tutarı kısmen dikkate alınmış, işçilik bedeli dikkate alınmamış ve eksik değerlendirme ile ilgili herhangi bir açıklama yapılmadığını, onarım bedelinin 1.363,14 Euro olarak düşük belirlendiğini, 13.09.2023 tarihli raporda, 09.10.2023 tarihli onarım faturasının işçilik bedeli kısmen dikkate alınmış ancak eksik değerlendirme ile ilgili yeterli açıklama yapılmadığını, onarım bedelinin 1.866,26 Euro olarak düşük belirlendiğini, her iki raporun da birbiri ile çelişkilidir ve doğru olmadığını, davacının itiraz dilekçesinde, kök raporda 2.313,58 Euro talep edilebileceğinin belirtildiği ancak kendileri tarafından 2.141,18 Euro talep edildiği belirtilerek 2.141,18 Euro tazminata hükmedilmesi talep edildiğini, davacı tarafından 2.141,18 Euro talep edilirken “fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla” denildiği için kök raporda hasar tutarının tamamının talep edilebileceğinin belirtildiği" yönünde görüşlerini bildirmiştir.Davacı, dosya konu araçtaki hasarı yurt dışında yaşaması sebebiyle, aracını yurt dışında tamir ettirdiğini, bu sebeple ödemiş olduğu bedeli yabancı para cinsinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Yabancı plakalı araçlarda onarım, aracın kayıtlı olduğu ülkede yapılmış veya yapılması zorunlu ise, zararın o ülkedeki (kayıtlı olduğu) katlanılan veya katlanılacak olan giderlere göre belirlenmesi gerekir. Zararın belirlenmesinde; aracın kaza tarihindeki ------ satış kurunun esas alınması, davalı sigortacı tarafından yapılan ödemenin, fiili ödeme tarihindeki ----döviz kuruna göre TL karşılığının tespit edilmesi ve toplam zarardan mahsubu ile bakiye zararın hesaplanması gerekir. Ayrıca döviz kuru üzerinden belirlenen hasarın talep gibi fiili ödeme günündeki kur üzerinden kaza tarihinden işleyecek faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekmektedir.------Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 12.08.2020 tarihinde meydana gelen kazada davalı sigorta şirketinin--- sigortacısı olduğu ---- plaka sayılı araç sürücüsü ---- %100 kusur oranı ile asli ve tam kusurlu olduğu, davacıya ait ----- plakalı aracın kazada hasara uğradığı, onarım bedelinin ----şartlarında kadri maruf, haddi layık onarım bedelinin KDV dahil 2.313,58 Euro olduğu,----- tescilli otomobilin ----- tarihleri arasında, kazanın meydana geldiği----- tarihini de kapsayacak şekilde sigorta teminatı altında ve maddi teminat limitinin araç başına 41.000 TL olduğu görüldüğünden davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın kabulü ile;
1-2.141,58 Euro'nun fiili ödeme tarihindeki merkez bankası efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığının temerrüt tarihi olan 04.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gerekli karar harcı 2.637,02-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 659,26-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.977,76-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yatırılan 659,26-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 80,70-TL başvuru harcı, 120,00-TL tebligat ve müzekkere gideri, 6.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.700,70-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.560,00-TL arabuluculuk ücreti davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---------- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.26.02.2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.