mahkeme 2022/574 E. 2023/782 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/574
2023/782
17 Ekim 2023
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/574 Esas
KARAR NO:2023/782
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:27.07.2022
KARAR TARİHİ:17.10.2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafa balık tedariklerinin davacı şirketçe sağlandığını, ----- tarih aralığındaki borç-alacak ilişkisi konusunda görüşme yapıldığı, davacının 15.260,44-TL alacaklı olduğu konusunda mutabakata varıldığını, davalının borcu kabul ettiğini fakat ödeme yapmadığını, davalı hakkında --------sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının itiraz ettiğini, açıklanan nedenlerle; davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı borçlu aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında yapılan 31.12.2021 tarihli cari hesap ilişkisine istinaden davacıya takip tarihine kadar ödemelerin gerçekleştirildiğini, mutabakat tutarı ile icra takip tutarının aynı olmadığını, davalının davacıya ödeme emrinde yazılı tutarda borcu olmadığını, davacıya ödeme emri tebliğ edilmeden önce 5.000,00-TL ödeme yaptığını, davalının temerrüde düşmediğini, buna istinaden faiz talep edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, davacının davasının reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı cari hesap alacağının ödenmeyen kısmı sebebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67 vd maddeleri gereğince iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.İtirazın iptali davası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre; ilamsız takip yapılmış olması, borçlunun bu takibe itiraz etmesi, itirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. Nitekim aynı hususlara --------- kararında da değinilmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, -------Sayılı dosyası celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş ve bilirkişi raporu alınarak yargılama sonuçlandırılmıştır. İtirazın iptali istemine konu, ------- sayılı takip dosyasının incelenmesinde; 03.03.2022 tarihinde başlatılan takibin alacaklısının mahkememiz dosyası davacısı, borçlusunun davalı olduğu; takibin toplam 15.436,59-TL cari hesap alacağının tahsiline yönelik yapılan icra takibi olduğu, 15.260,44 TL asıl alacak ve 176,15 TL işlemiş faiz talebinin bulunduğu, ödeme emrinin borçluya 15.03.2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekili tarafından borca ve fer'ilerine yönelik 22.03.2022 tarihli itiraz dilekçesi sunulduğu, dilekçenin davacı tarafa tebliğine ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı, davanın 27.07.2022 tarihinde 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 15.436,59-TL alacak üzerinden açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce alınan 21/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı Şirketin Davalı Şirketten, tarafların birbirlerini teyit eder nitelikte kayıtları muvacehesinde, Takip Tarihi itibarıyla Takip Talebinde olduğu gibi 15.260,44 TL asıl alacağI bulunduğu, davalı şirketçe 03.03.2022 Takip tarihini takip eden 04.03.2022 Tarihinde haricen yapılan 5,000.-TL ödemenin, Davacı Şirketin Takip Talebinde belirtildiği üzere TBK.100 Uyarınca, öncelikle faiz ve takip masraflarına mahsup edilmesi sonucunda, takibine devam edilebilecek asıl alacağın 12.798,08 TL olabileceği sonuç ve kanaatlerine varıldığı bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Tarafların Tacir olduğu ve aralarında yazılı bir sözleşmeye dayalı olmaksızın mal alım satımına dayalı ticari ilişki bulunduğu hususunda ihtilaf bulunmayıp, davaya konu ihtilafın, davacı şirketin davalı şirketten takip tarihi itibarıyla, faturalara dayalı açık C/H Bakiyesinden kaynaklı alacak talebinin yerinde olup olmadığı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.Dosya kapsamı ve tarafların ticari defter ve kayıtları he dayanak helgeleri üzerinde yapılan ıncelemeler sonucunda; davacı şirketle davalı şirket arasında 2021 yılı ortalarından itibaren süregelen ve yoğun bir şekilde 2022 yılına kadar sürdürüldüğü görülen ticari ilişki kapsamında, davacı şirketçe davalıya muhtelif tarih ve tutarlarda satış e-faturalarının düzenlenmiş ve elektronik ortamda davalı şirkete tebliğ edilen işbu faturaların Davacı şirketin usul ve yasaya uygun tutulmuş ticari defterlerinde, dayanak belgeleriyle uyum içinde davalı şirket adına borç kaydedilmiş oldukları, keza, davalı şirketin incelenen ticari defterlerinde, davacı şirketçe adına düzenlenmiş ve elektronik ortamda kendilerine tebliğ edilmiş bulunan bu faturalara yasal süresinde herhangi bir itirazda bulunulmayarak ve benimsenerek davacı şirket alacağı olarak ticari defterlerine kaydedilmiş oldukları, tarafların Mükellefi oldukları ------- dosyaya celp edilmiş bulunan ----- FORMU beyanlarından görüldüğü üzere, davacı şirketçe davalı adına düzenlenmiş ve ------ formu ile beyan edilmiş bulunan satış faturalarının, davalı şirketçe yasal nitelikli bir itiraza konu edilmeksizin ve benimsenerek kaydedilmiş oldukları ticari defter kayıtlarının bir sonucu olarak ----- Formu ile davacı şirketten matl alımı olarak beyan etmiş oldukları, davacı şirketin ticari defterlerinde, davalı şirketçe adına borç kaydedilen ve ---- formu ile beyan edilen bu faturalara karşılık, davalı şirketten muhtelif tarih ve tutarlarda olmak üzere, kredi kartı pos çekimleri ve banka aracılığıyla yapılan havalelerden oluşan kısmi tahsilatların gerçekleştirilmiş ve gerçekleştirilmiş olan bu tahsilatların davalı şirketin fatura borçlarından mahsup edilmek suretiyle ticari defterlerde kaydedilmiş oldukları, yapılan bu kayıtlar sonucunda, 03.03.2022 takip tarihinde, davacı şirketin davalı şirketten takip talebinde olduğu gibi 15.260,44 TL ASIL ALACAKLI durumda olduğu ve bu alacağın davanın dayandığı takipte talep konusu yapıldığı, davalı şirketçe 03/03/2022 takip tarihi sonrası, takibin tebliği(15.03.2022) ve dava Tarihi(27.07.2022) öncesi tarih olan 04/03/2022 tarihinde haricen 5.000.-TL ödeme yapıldığı, davacı vekilinin son celseki beyanında davalı tarafa herhangi bir temerrüt ihtarlarının olmadığını beyan ettiği anlaşılmakla davacı tarafından takip öncesi işlemiş faiz talebinde bulunulamayacağı kanaati ile Davanın kısmen kabulü ile; Davalı tarafın ------- sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 10.260,44-TL asıl alacak üzerinden takip talebinde belirtilen şartlar ile devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.İcra inkar tazminatı yönünden; İİK’nın 67 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmünce; icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı öngörülmüş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlarının bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda değil ise, alacağın likit ve muayyen olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemez.Eldeki davada alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacak olan 10.260,44 TL'nin %20'si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ İLE;
1-Davalı tarafın---------- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 10.260,44-TL asıl alacak üzerinden takip talebinde belirtilen şartlar ile devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacak olan 10.260,44 TL'nin %20'si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli karar harcı 700,89-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 186,44-TL harcın mahsubu ile bakiye 514,45-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 186,44-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 80,70-TL başvuru harcı, 77,50-TL tebligat ve müzekkere gideri, 2.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.158,20-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 1.434,52-TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 1.036,91-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, kalan 523,09-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Davanın kabul edilen kısmı için davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 10.260,44-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davanın reddedilen kısmı için davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 5.176,15-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 09.11.2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.