mahkeme 2022/265 E. 2023/733 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/265
2023/733
3 Ekim 2023
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/265 Esas
KARAR NO: 2023/733
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 08.04.2022
KARAR TARİHİ: 03.10.2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde ; Davacı şirketçe --------- adresinde yapılan kontrollerde ----- tarihlerinde kaçak elektrik kullanımın tespit edilmiş olduğu, bu durumun ------- numaralı kaçak usulsüz elektrik tutanakları ile kayıt altına alındığını, tutanaklara istinaden davacı şirket tarafından davalı adına Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin ''Kaçak Elektrik Enerjisinin Faturalandırılması'' başlıklı 44. Maddesi gereğince faturalandırma yapıldığı ve 42. Maddesi gereğince icra takibine konu borcun tahakkuk ettirildiği,----------- dosyasında başlatılan icra takibine borçlu tarafından itiraz edildiği, açıklanan nedenlerle; borçlunun itirazının iptaline, %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama, harç ve masrafları ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA:Davalıya usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap sunmadığı görülmüştür.
İNCELEME VE GEREKÇE
:Dava, kaçak elektrik kullanıldığı iddiasına dayalı olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.İtirazın iptali davası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre; ilamsız takip yapılmış olması, borçlunun bu takibe itiraz etmesi, itirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. Nitekim aynı hususlara ----------- sayılı kararında da değinilmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ---------- dosyası celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş ve bilirkişi raporu alınarak yargılama sonuçlandırılmıştır.
İtirazın iptali istemine konu,------- takip dosyasının incelenmesinde; 05.02.2019 tarihinde başlatılan takibin alacaklısının mahkememiz dosyası davacısı, borçlusunun davalı olduğu; takibin 30.787,01-TL asıl alacak ve işlemiş faizler olmak üzere toplam alacağın tahsiline yönelik yapılan icra takibi olduğu; ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlu vekili tarafından borca ve fer'ilerine yönelik 22.04.2019 tarihli itiraz dilekçesi sunulduğu, dilekçenin davacı tarafa tebliğine ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı, davanın 08.04.2022 tarihinde 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 30.787,00-TL alacak üzerinden açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce alınan 21/01/2023 tarihli rapor ile; 1. Emsal Yargıtay kararları uyarınca, aksi kanıtlanmadıkça resmi ve geçerli belgelerden olan dava konusu kaçak elektrik kullanımı tespit tutanaklarına göre, borcundan dolayı elektriği kesilerek sayacı mühürlendiğine dair belge sunulan tesisat üzerinde elektrik kullanılmaya devam edildiği ve bunun ilgili Yönetmelik hükümlerine göre kaçak elektrik kullanımı olarak nitelendirilmesi gerektiği kesin olarak anlaşılmıştır. Dosyada kaçak elektrik tespiti yapılan adresle davalının nasıl ve neden ilişkilendirildiğini gösteren herhangi bir bilgi ve belge olmadığı, ancak-------- bilgileri sayfasına göre davalı şirketin konut inşaatı yapan bir şirket olduğu, tespit yapılan adresin de tespit tarihlerinde şantiye olduğunun kayıt altına alındığı, dolayısıyla davalı şirket adına şantiye elektriği üzerinden abonelik tesis edilmiş olabileceği ve şantiye elektrik aboneliğinin iptal edilmesi sürecinin de bireysel abonelikten farklı bir işleyişi olduğu anlaşılmakla, davalı ------ tarafından ilgili adreste davalı adına abonelik tesis edilip edilmediğine ilişkin bilgi ve belgelerin sunulması halinde daha kesin kanaatlerle değerlendirmelerde bulunulabilecek bu çıkarıma göre, takdiri sayın Mahkemede olmak üzere, davalının cevap dilekçesi sunmadığı gibi şantiye elektriğinin iptal edildiğini gösteren bir bilgi belge de paylaşmadığı için söz konusu adreste tespit tarihlerinde tüketilen elektrik enerjisinden ve kaçak elektrik kullanımlarından sorumlu tutulabileceği yönünde görüş ve kanaate varılmıştır. Kaçak elektrik tüketimi miktarı hesabında Yönetmeliğin ilgili hükümleri doğrultusunda tüketimi doğru kaydetmiş sayaç endeks değerlerinin kullanılabileceği, keza davacı tarafından yapılan kaçak elektrik tüketim miktarı hesaplamalarında da tüketimi doğru kaydetmiş sayaç endeks değerlerinin kullanıldığı ve tüketim miktarlarının doğru şekilde hesaplandığı anlaşılmıştır. Yönetmeliğin kaçak elektrik tüketimi fatura hesabına ilişkin hükümleri gereğince, 17.12.2018 tarihli ilk tespit için normal tarifenin 1,5 katı üzerinden, 28.12.2018 tarihli tespit için ise mükerrer olduğu için normal tarifenin 2 katı üzerinden cezalı tahakkuk hesabı yapılarak fatura tutarları 8.446,02.-TL ve 18.954,28.-TL olarak hesaplanmış, takip tarihi itibariyle toplam alacak tutarının 27.801,26.-TL olduğu ve davalının söz konusu adreste konut inşaatı yapmak üzere şantiye elektriği aboneliği yaptırdığı çıkarımının kabul edilmesi halinde dava konusu icra takibinin bu kısmından sorumlu olacağı yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizce alınan 06/06/2023 tarihli ek raporda ise;Dava dilekçesi ekinde sunulmadığı gibi, genel talep dilekçesiyle talep edildiği halde sunulmayan ilk kaçak elektrik kullanımı tespit tutanağının 06.10.2018 tarihli olduğu anlaşılmış, yeni durumda 17.12.2018 tarihli tespitin de mükerrer olduğu anlaşıldığı için dava konusu her iki kaçak elektrik kullanımı tespit tutanağı için normal tarifenin 2 katı üzerinden tespit tarihlerinde geçerli olan birim fiyatlarla tahakkuk hesabı yapılmıştır.Dosyada taraflar arasında imzalanmış bir sözleşme olmadığı için, gecikme durumunda uygulanacak faizin ne olacağına dair hüküm bulunup bulunmadığı bilinmemekle birlikte, takip tarihi itibariyle işlemiş faize KDV eklenip eklenemeyeceği konusunda takdir ve değerlendirme Sayın Mahkemeye bırakılmış, toplam alacak tutarının işlemiş faize KDV eklenmeksizin 30.557,33.-TL, işlemiş faize KDV eklenmesi halinde 30.638,61.-TL olacağı hesanlanmıştır.Şeklinde bildirilmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı taraf, davalının daha önce kesilen elektriği açarak kullanmaya devam ettiğinin 17.12.20218 ve 28.12.2018 tarihlerinde yapılan kontroller sırasında tespit edildiğini, davalı tarafa tahakkuk ettirilen kaçak elektrik bedellerinin ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine de itiraz edildiğini beyan etmiş, itirazın iptaline ve takibin kaldığı yerden devamına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı, icra takibine itiraz ettiği görülmektedir.Mevzuata uygun olarak kesilen elektriğin zorunlu haller dışında açılarak kullanılmasının kaçak elektrik kullanımı olarak nitelendirildiği açıkça anlaşılmaktadır. Dava konusu adreste elektriğin 11.12.2018 tarihinde borcundan dolayı elektriğinin kesilerek sayacın mühürleni gösteren bir belge de dosyada mevcuttur. Buna göre, emsal Yargıtay kararları uyarınca aksi kanıtlanmadıkça resmi ve geçerli belgelerden olan kaçak elektrik tespit tutanaklarına göre, daha önce borcundan dolayı elektriği kesilen sayacı mühürlenen tesisat üzerinde elektrik kullanımı yapılmaya devam edildiği, bunun da kaçak elektrik kullanımı olduğu kesin olarak anlaşılmaktadır. Davalı tarafın kaçak elektrik kullanımı tespitine ilişkin herhangi bir beyanı olmamış, yalnızca icra takibine itiraz etmiştir. Davacı tarafından kök rapora itiraz dilekçesinde 06.10.2018 tarihli bir kaçak tespit tutanağı daha sunulmuştur. Dolayısıyla ilk kaçak elektrik kullanımı tespit tutanağının 06.10.2018 tarihli olduğu anlaşılmıştır.Hükme esas alınan denetime elverişli bilirkişi raporu ile davacının başlattığı takibin işlemiş faize KDV uygulanamayacağından kısmen haklı olduğu tespit edilmiş ve davanın kısmen kabulü ile davalı tarafın --------- dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 30.105,78-TL asıl alacak ve 451,55-TL işlemiş faiz üzerinden takip talebinde belirtilen şartlarla aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.İcra inkar tazminatı yönünden; İİK’nın 67 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmünce; icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı öngörülmüş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlarının bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda değil ise, alacağın likit ve muayyen olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemez.Eldeki davada alacak likit olduğundan; Davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacak olan 30.105,78-TL'nin %20'si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ İLE;
1-Davalı tarafın -------------- sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 30.105,78-TL asıl alacak ve 451,55-TL işlemiş faiz üzerinden takip talebinde belirtilen şartlarla aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacak olan 30.105,78-TL'nin %20'si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli karar harcı 2.087,37-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 371,83-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.715,54-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 371,83-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 80,70-TL başvuru harcı, 189,50-TL tebligat ve müzekkere gideri, 2.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.270,20-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 2.253,26-TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 1.310,15-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, kalan 9,85-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Davanın kabul edilen kısmı için davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
10-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde --------------- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 02/11/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.