mahkeme 2022/114 E. 2024/172 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/114

Karar No

2024/172

Karar Tarihi

27 Şubat 2024

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/114
KARAR NO: 2024/172
DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15.02.2022
KARAR TARİHİ: 27.02.2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 06.02.2021 tarihinde konşimento belgesi niteliğindeki gönderisini---- adresinde bulunan alıcıya teslim edilmek üzere davalılardan -----teslim ettiğini, davalılardan ----- ile yapılan sözlü ve yazılı görüşmeler sonucu gönderinin taşıma sırasında kaybolduğunun tespit edildiğini, zayi olan gönderi içeriği konişmento belgesi karşı tarafa ulaştırlamadığı için karşı tarafça yeni bir konişmento belgesi de düzenlenemediğini, konişmento belgesi olmadığı için müvekkili şirketin ------ Gümrük Limanındaki ithal etmiş olduğu malı teslim alamadığını, ------ şirketine, konişmento belgesi olmadan gümrükteki malı teslim almak için ----- Ticari Şubesinden 70.000,00 USD değerinden teminat mektubu alınmak zorunda kalındığını, süresinde alınamayan mal için toplamda 1.256,36-USD, 45 gün için ----- demuraj ücreti olarak toplamda 3.636,00-USD ve Konişmento belgesi olmadığı için ------Ticari Şubesinden alınan 70.000,00 USD için yıllık 735,00USD ödemek zorunda kalındığını, ayrıca müvekkili şirketin ithal etmiş olduğu malları müşterilere geç teslim ettiği için itibar kaybı ve yaklaşık olarak 5.000,00USD zararı meydana geldiğini, davalılarca taşınan Konişmento belgesi muhtevası gönderinin kayıp edilmesinden dolayı toplamda vekil eden şirketin 10.627.30USD masraf ve zararı olduğunu, Bu nedenle konişmento belgesinin kaybedilmesinden dolayı müvekkili şirketin 10.627,30-USD zarara uğradığını, davalı şirketin Taşıma Kural ve Koşullarının genel işlem koşulu niteliğinde olduğundan geçersiz olduğunu ve müvekkili şirkete karşı uygulanamayacağını beyanla, Davacı vekil edenin Kargo taşıma sözleşmesinden kaynaklanan toplam 10.627,30 USD'nin zararın temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara bırakılmasını karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

SAVUNMA :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davada taşımacılık hukukuna ilişkin uluslararası sözleşmelerin uygulanması gerektiğini, davacının gönderisinin kıymetli evrak niteliğinde olan konşimento belgesinin, müvekkili şirket nezdinde gönderimin yasak olduğu kullanım kural ve koşulları ile sabit olup gönderim sırasında oluşabilecek zarar ve zayiden müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının kesinlikle mümkün olmadığını, ayrıca Taşıma Kural ve Koşullarının 21.maddesi V/b gereği davacının müvekkili şirketten doğrudan ve dolaylı zararlara ilişkin herhangi bir tazminat talebinde bulunmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirketin ancak sınırlı sorumlu ve diğer davalı ------ ile müteselsil sorumluluğundan bahsedilebileceğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ------ Şirketine usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap sunmadığı görülmüştür.

İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklı uğranıldığı iddia edilen zarar tazmini istemine ilişkindir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, tarafların ticaret sicil kayıtları, ilgili gümrük beyannamesi ve faturalar celp edilmiş, 19.11.2023 tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi tarafından düzenlenen 19.11.2023 tarihli raporunda özetle, "Dava konusu tazminat talebine konu olan zayiin davalılardan ------- sorumluluğundaki hava yolu taşıması sırasında meydana geldiği, Montreal Konvansiyonu 18'inci madde kapsamında havayolu taşıması esnasında oluştuğu sübuta eren zayiden, davalılardan----- tek başına sorumlu olacağı, davacının talep ettiği zarar türlerinden Montreal Konvansiyonu kapsamında davalıların sorumlu tutulamayacağı, Montreal Konvansiyonu 22'nci madde 3.fıkra gereği taşıyıcının sorumlu tutulabileceği üst sınırın ve davacının talep edebileceği tazminatın (hüküm tarihinde karşılığı hesap edilmek üzere) 22,00 SDR olduğu, mahkemenin davacı lehine hüküm kurması halinde, davacının hükmolunacak tazminat alacağına davalı, -----temerrüde düştüğü 29.06.2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanuni faiz ve temerrüt faizine ilişkin kanunun 2/2 maddesi gereğince ----- Reeskont avans faizi oranında değişen oranlarda faiz talep edebileceği'' yönünde görüşlerini bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacının; davalılardan -----firmasına taşınmak üzere telsim ettiği gönderinin, davalılardan ----- tarafından 10.03.2021 düzenleme tarihli konşimento tahtında fiili olarak taşımasının üstlenildiği, kargonun davalılardan önce ------ teslim edildiği, sonrasında diğer davalı fiili taşıyıcı ----Teslim edildiği, ancak gönderinin havayolu taşıma sırasında zayi olduğu taraflar arasında çekişmesizdir. Davacı, kaybolan gönderinin içeriğinin, ithal ettiği ürünlere ait orijinal konşimento belgesi olduğunu, belgenin yeniden çıkartılması için geçen zamanda katlandığını ileri sürdüğü, demuraj ücreti, teminat mektubu gideri gibi somut maliyet kalemleri yanı sıra şirket itibarının zedelendiğini ileri sürerek yaklaşık 5.000,00USD manevi zararıyla birlikte toplam 10.627,30USD'nin davalılarca ödenmesini talep huzurdaki davanın ikame edildiği anlaşılmaktadır.
Dava konusu somut olayda nakliyenin, uluslararası bir hava yolu taşıması esnasında meydana geldiği dosya kapsamında sabittir. Bu bağlamda, 12.10.1929 tarihinde----imzalanan,------ de taraf olduğu 28.09.1955 tarihli---- değişen ve ----- açısından 01.03.1977 tarih ve ----- sayılı kanun ile onaylanıp, -------- tarihinde yürürlüğe giren, uluslararası taşımaların havayolu ile yapılmasında uygulanacak şartlar ve taşıyıcının sorumluluğunun belirlenmesinde yeknesaklığı sağlamaya yönelik düzenlemelerin ve kuralların karara bağlandığı “Uluslararası Hava Taşımacılığına İlişkin Bazı Kuralların Birleştirilmesi Hakkında $ kapsamında yani "Varşova Konvansiyonu” hükümleri çerçevesinde belirlenmekte idi. Varşova Konvansiyonunun günümüz koşullarına uygun hale getirilmesi amacıyla 10-28 Mayıs 1999 tarihlerinde Montreal'de yapılan Uluslararası Hava Hukuku Konferansına katılan devletler tarafından imzaya açılan Montreal Sözleşmesi Türkiye tarafından 02.04.2009 tarih ve 5866 sayılı “Havayolu ile Uluslararası Taşımacılığa İlişkin Belirli Kuralların Birleştirilmesine dair Sözleşmenin Onaylanmasının uygun bulunduğu Kanun” şekliyle 14.04.2009 tarih ve---sayılı ----yayınlanmış, Bakanlar Kurulunun onaylaması ile ”1999 Montreal Konvansiyonu” 26.03.2011 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu tarihten sonra ise Varşova Konvansiyonu, 1999 Montreal Konvansiyonun kapsamı dışında kalan uluslararası havayolu taşımalarına şartları bulunduğu takdirde uygulanmaya devam edecektir. Davalıların, davacının dava dışı sigortalısı karşısında somut olaydaki sorumluluğun belirlenmesinde (T.C. Anayasası'nın 90. maddesine göre, usulüne uygun şekilde yürürlüğe konulmuş milletlerarası anlaşmalar kanun hükmünde olduğundan ve 1999 Montreal Konvansiyonu'nun 1. Maddesinde, bu sözleşmenin ücret karşılığında yapılan bütün uluslararası yolcu, bagaj ya da kargo taşımacılığı için ve bir hava nakliyesi tarafından üstlenilmiş ücretsiz olarak hava aracı ile yapılan taşımalar için aynı şekilde geçerli olduğu ve uygulanacağı ifade edildiğinden) uygulanması gereken hukuk 1999 Montreal Konvansiyonu olmalıdır. Bu konuda bir atıfta bulunmak gerekirse; Yargıtay ------HD. 13.07.2010 tarih, ----- "Gerçekten de Varşova Konvansiyonu 'nun 18/3 üncü maddesi uyarınca, havayoluyla taşıma süresi kural olarak havaalanı dışında kara, deniz veya nehir yoluyla yapılan bir taşımayı kapsamaz. Ancak belirtilen taşımalar havayolu taşıması sözleşmesinin ifası zımnında yükleme, teslim veya aktarma amacıyla yapılmış ise meydana gelen her türlü zarar, aksi sabit olmadıkça havayoluyla taşıma süresinde meydana gelmiş farz olunur. Bu karinenin aksini ispat her zaman mümkündür (-----. Somut uyuşmazlıkta da ziya, havayolu taşıması sırasında meydana gelmemiş olsa bile hava taşıması sözleşmesinin ifası zımnında yapılan ------taşıması sırasında meydana geldiğine göre, uyuşmazlığa Varşova Konvansiyonu hükümlerinin UYGULANMASI GEREKİR”.Konvansiyonun 18. Maddesi uyarınca; havayolu taşımalarında, zarara neden olan olayın hava taşıması sırasında meydana gelmiş olması şartıyla, taşıyıcı, yükün tahrip veya hasara uğraması halinde doğan zarardan sorumlu olup taşıyıcı ancak, zarara yükün niteliği veya ayıbının ya da taşıyıcı veya onun adamları dışındaki bir şahıs tarafından yükün hatalı paketlenmesinin neden olduğunu kanıtlayabilirse, sorumluluktan kurtulur (Md. 18/2a, b). Bu bağlamda kargonun teslim almaya yetkili kişi tarafından itirazda bulunmaksızın kabulü, taşıma belgesine kargonun durumu hakkında olumsuzlukların yazılmaması veya bir tutanak düzenlenmemesi durumunda, kargonun havayolu konşimentosuna uygun olarak ve iyi durumda teslim edildiğine dair, aksi ispat oluncaya kadar geçerli bir delil niteliğindedir.
Montreal Konvansiyonunun 31. Maddesinin 1.2.,3., ve 4. fıkralarında; ”... Kargoyu teslim almaya yetkili şahıs tarafından şikayetsiz olarak alınması, bagaj ve kargonun iyi koşullarda ve sırasıyla Madde 3 'ün 2. Paragrafında ve Madde 4'ün 2. Paragrafında anılan taşıma dokümanına ya da farklı yöntemlerin içerdiği kayıtlara uygun olduklarına dair kesin olmayan karine teşkil eder. Hasar durumunda, teslim almaya yetkili şahıs hasarın fark edilmesinden sonra derhal ve en geç ... kargo halinde de alınılan tarihten itibaren 14 gün içinde taşıyıcıya şikâyette bulunmalıdır. Gecikme durumunda şikâyet, en geç kargonun kendi kullanımına verilmiş olması gereken tarihten itibaren 21 gün içerisinde yapılmalıdır. Her şikâyet yazılı olmalı ve sözü edilen süreler içerisinde verilmeli ya da gönderilmelidir. Eğer yukarıda bahsedilen süreler içerisinde bir şikâyette bulunulmazsa, taşıyıcının kötü niyeti olması dışında, taşıyıcı aleyhinde bir dava olamaz.” Denilmektedir. Yukarıdaki veriler ışığında bakıldığında; zayi davalı taşıyıcı tarafından kabul edilmiş olup, dosya kapsamında davalı taşıyıcıyı sorumluluktan kurtaracak 18'nci maddedeki beyyinelerin mevcut olmadığı ve davalı ------ bu yönde bir iddiası olmadığı, davacının gönderisinin zayi olduğu sabit olduğundan, taşıyıcının bu madde kapsamında sorumlu olacağı sonuç ve görüşlerine ulaşılmıştır.Konvansiyonun 22. Maddesine göre öngörülen sınırlı sorumluluk hali ” kargonun ulaşacağı yerde teslimi ile ilgili özel bir fayda beyanında bulunmadığı ve durumun gerektirmesi halinde ilave bir ödeme yapmadığı müddetçe, taşıyıcının kargonun tahrip olması, kaybolması ya da kargoya hasar gelmesi halinde her kilogram için sorumluluğu kilogram başına 17 SDR ile sınırlıdır” denilmekte olup, bu sınırın beşer yıllık periyodlarla yenilenmesi konusunda 2014 yılında taraf ülkelerin katıldığı konferansta beş yıl için belirlenen sorumluluk sınırı her bir kilogram için 19 SDR olarak belirlenmiştir. 29 Aralık 2019 tarihinden sonra meydana gelen hasarlar içinse 22 SDR olarak belirlenmiştir. Bu bağlamda; somut olay konusu taşımada -----nolu konişmento (havayolu taşıma senedi) incelendiğinde, gönderen tarafından taşıyıcıya bir kıymet beyanında bulunulmadığı tespit edilmiştir. Bu koşullar altında taşıyıcının bu konşimento kapsamında taşıma sorumluluğunu üstlendiği zayi olan gönderinin brüt 0,Skg ağırlığı en küçük tam sayı olan | kg'a tamamlanarak İkg olarak baz alınacak olup, bu gönderinin davalı taşıyıcıdan tazminat bağlamında sorumlu tutulabileceği azami tutarı, 23'nci madde 1. Paragraf gereğince karar tarihindeki SDR kuru dikkate alınarak belirlenmesi kaydıyla (kg x 22SDR-) 22SDR ile sınırlı kalacaktır. Havayolu taşımasında, zarar durumunda, taşıyıcının sorumluluğu her halukarda sınırlandırılmış olup tek istisnası davacının ağır kusuru değil, taşıtanın taşınan eşya için özel fayda beyanında bulunmasına bağlı olduğu kabul edilmiştir. Nitekim ---- Tarihli içtihadında;"Varşova Konvansiyonu gereğince taşıyıcının taşıma sözleşmesinden kaynaklanan sorumluluğu kural olarak sınırlı sorumluluk olup bu husus anılan Konvansiyon'un 22. maddesinde tüm sorumluluk hâlleri için ayrı ayrı düzenlenmiştir. Bu itibarla anılan Konvansiyon'un 22. maddesinde özellikle taşıyıcının yük taşımasında sorumluluğu, yük taşıyıcıya verilirken gönderici varış yerinde teslimindeki menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunmadıkça ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemedikçe, kilogram başına 17 Özel Çekme Hakkı (SDR) ile sınırlandırılmıştır. Özel bildirimde bulunulması hâlinde, taşıyıcı bildirilen meblağın göndericinin varış yerinde teslim anındaki gerçek menfaatinden büyük olduğunu ispat etmedikçe, bildirimi yapılan meblağa kadar ödeme yapmakla sorumlu olduğu belirtilmiştir...”Şeklinde sorumluluğun sınırının aşılmasının tek şartının özel kıymet beyanına tabi olacağı net bir şeklide belirtilmiştirDavacı, gönderi içeriğinin, ithal edeceği ürünlere ait orijinal konşimento olduğunu beyan etmiştir. Dosyaya ----- Gümrük Müdürlüğünden gelen belgeler incelendiğinde; davacı şirketin, ---- ülkesindeki davadışı satıcıdan, 02.02.2021 tarihli emtia faturası ile -----, navlun ve sigorta bedeli alıcıya ait olmak üzere) teslim, peşin ödeme şekliyle, toplam 59.328,14USD tutarında V kayışı cinsi emtia satın aldığı, 335 kap, brüt 7.670,0kg ağırlığındaki emtianın; ----- firmasınca düzenlenen 06.02.2021 tanzim tarihli ----- nolu ORJİNAL konşimento tahtında, -----nolu konteyner ile ----- adlı gemiye yüklendiği, bağlantı/aktarma gemisinin ----- çıkış limanının------ varış limanın ----- olduğu, emtia bedelinin 16.02.2021 tarihinde emtia bedelinin alıcıya transfer edilerek ödendiği, emtianın 15.03.2021 tarihinde gemiden tahliye edildiği, ------ Gümrük Müdürlüğünün 28.04.2021 tarih, ----- tescil numaralı gümrük giriş Beyannamesi ile millileşerek ithalinin gerçekleştiği, emtianın taşındığı konteynerin boş olarak 08.05.2021 tarihinde taşıyana teslim edildiği tespit edilmiştir. Bu bağlamda davacının ithal ettiği emtiayı tahliyeden sonra kendisine tanınan serbest süre geçtikten sonra gecikmeli olarak teslim almasından dolayı;------11.05.2021/------ nolu fatura karşılığı 1.070,00USD ardiye ücreti, ------ firmasına 11.05.2021/----- nolu fatura karşılığı 3.636,00USD ödediği tespit olunmuştur.Konşimento gönderen tarafından, gönderilen emtianın taşıyıcıya teslimi sonrası düzenlenerek, hamiline yük üzerinde tasarruf yetkisi veren belgedir. Konişmento orijinal olarak düzenlendikten sonra, gönderene teslim edilir. Gönderen (genelde emtia bedelini tahsil ettikten sonra) orijinal konşimentoyu, malları taşıyıcıdan teslim alabilmesi için gönderir. Alıcı da kendisine gönderilen orijinal konşimentonun taşıyıcıya ibrazı karşılığında mallarını teslim alır. Dolayısıyla konşimento satıcı/gönderici tarafından alıcı/gönderilene ulaştırılır. Bu bağlamda davacının alıcı olduğu sabit olmasına rağmen, davalılar kanalıyla konişmento göndermesi anlaşılamamıştır. Bir diğer ifadeyle davalı ------ tarafından taşınan gönderinin içeriğinin orijinal konişmento olduğu beyanı anlamlı değildir. Bu konuda açıklayıcı bir bilgi de dosya kapsamında sunulmamıştır.Davalı ------ kıymetli evrak hükmündeki konişmentoların taşınmasının yasak olduğunu beyan etmiş olsa da sektör teamüllerine göre orijinal konşimento ve evraklar genellikle (nadiren taşıyıcıya teslim hali özel durumları hariç) havayolu kargo ile alıcılarına ulaştırılmaktadırlar. Dolayısıyla davalı ------ bu yöndeki savının geçerli olamayacağı görüşüne ulaşılmıştır.Davacı bir tür dolaylı zararını davacılardan talep etmiş olsa da uyuşmazlığın çözümünde uygulanması gereken Montreal Konvansiyonu hükümlerine göre, taşıyıcının emtianın zayi olması durumunda, dolaylı zararlardan bir sorumluluğu bulunmamaktadır.
Davalı --- zayi bildirimini diğer davalı ----- yaptığı yukarıda inceleme kısmında belirtilmişti. Bu durumda davalılardan ---- gerçek taşıyıcı ------ acentesi olduğu, davalı ------ adına hareket ettiği, Montreal konvansiyonunda 39'uncu maddede tanımlanan “anlaşmalı taşıyıcı” olmadığı, bu nedenle, davalı gerçek taşıyıcı ----- tarafından taşınan eşyanın zayiinde müteselsil sorumluluğu olamayacağı, hüküm tarihinde karşılığı belirlenecek 22 SDR tazminat tutarını davalılardan -----tek başına yüklenmek zorunda kalacağı kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın kısmen kabulü ile;
1-22 SDR'nin dava tarihindeki değeri olan 910,34-TL'nin 29.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı-----alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Davalı -----açılan davanın reddine,
3-Alınması gerekli karar harcı 427,60-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.455,36‬-TL harcın mahsubu ile artan 2.027,76‬-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halide davacıya iadesine,
4-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL peşin harcın davalı ------alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 80,70-TL başvuru harcı, 262,75-TL tebligat ve müzekkere gideri, 2.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.343,45-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 14,71-TL sinin davalı ------ tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 8,54‬-TL'sinin davalı -------alınarak hazineye irat kaydına, kalan 1.351,46-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Davanın kabul edilen kısmı için davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 910,34-TL nispi vekalet ücretinin davalı ------alınarak davacıya verilmesine,
9-Davanın reddedilen kısmı için davalı -------kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 23.061,31-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Davalı ------- Şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 23.206,96-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
11-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 27/03/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim